GUNDEM
Fehmi Koru

19 Ocak 1996


Gafletin bu kadari...

ABD'deki medya kuruluslariyla Washington Yönetimi arasinda birebir iliski bulundugunu ileri sürecek degiliz; ancak '60 Minutes' gibi popüler bir habermagazin programinda, 'Kürt Sorunu' üzerine bir bölüme yer verilmesini ve konunun Türkiye karsiti bir üslupla ele alinmasini 'tesadüf' sözcügüyle karsilamak da epey zor... Türkiye'yi bir kaç gündür mesgul eden programi, bir de "Acaba bize bir mesaj mi verilmek istendi?" sorusuna cevap aramak üzere irdelemekte yarar var... Ingiltere'nin 'IRA sorunu' ile ABD'nin ilgisi yine böyle baslamisti. IRA, Irlanda'nin Ingiltere'den bagimsizligini savunan 'ayrilikçi' bir örgüt. IRA örgütü tarafindan düzenlenen kanli eylemlerde, son 25 yil içerisinde, binlerce Ingiliz ve Irlandali hayatini kaybetti. IRA'nin siyasi kolu olan Sinn Fein, Londra Hükümeti'nin kara listesinde; Bournemouth'da düzenlenen Muhafazakâr Parti Kongresi'ne bomba olayi yüzünden, su anda iktidarda bulunanlarla IRA ve Sinn Fein arasinda 'kan dâvâsi' da var...

Sinn Fein lideri Gery Adams, iki yil önce, Amerikan medyasinda boy göstermeye basladi. Ingilizlerin görüntüsüne degilse bile sesine 'sansür' koyduklari Adams, Amerikan televizyonlara çikip 'dâvâsini' anlatti. Ingiltere sansürüne devam ededursun, Sinn Fein lideri, CNN araciligiyla, neredeyse hergün Ingiliz halkinin karsisina çikti... Bir sonraki asama, Gerry Adams'in vize alarak ABD'yi ziyaretiydi... Ardindan, Washington'un Londra üzerinde, "Müzakere masasina otur" telkinleri uç verdi. Ekonomisi bozuk Ingiltere, önce bir süre gizli-kapakli, sonra aleni müzakereler yürüttü IRA ve Sinn Fein ile... Bütün bunlardan sonra, binlerce insanin ölümüyle sonuçlanan eylemlerin pasif katilimcisi Gerry Adams, artik 'itibarli' bir özgürlük savasçisi konumunda...

ABD'nin bizdeki 'Kürt Sorunu' ile ilgisi meçhul degil. Son on yil içerisinde, gelen-giden bütün hükümetlere sorunu çözme yolunda baskilar yaptigi da... Washington'un istegi, Türkiye'nin bu sorunu kendi basina çözmesi; Amerikalilar böyle söylüyor... Ancak, Washington'da sorunun çözümü yolunda baska hazirliklarin varligi da epeydir kendini belli ediyor...

Tansu Çiller'in basbakan sifatiyla Washington'a ayak bastigi ilk gezide, Beyaz Saray adina verilen brifingte ifade edilenleri daha önce de kaydetmistik... Milli Güvenlik Konseyi üyesi bir asker, açikça, "Biz, demokratik bir ülke olan Türkiye'de Kürtler'in de siyasi sisteme girmesini istiyoruz; PKK eline silâh alip terör yapacagina, demokratik sistem içinde yerini alsin" demisti... O günden bugüne, PKK o mesaja daha uygun davranmaya basladigi halde, Ankara mesaji almaya bir türlü yanasmadi...

'Kürt Sorunu', bin yillik beraberligin olusturdugu müsait zeminde kolayca çözülebilecek iken, hükümetlerin önyargilara mahkum yanlis politikalari konuyu içinden çikilmaz hale soktu. Sorun bugün tam bir Arap-saçi görünümünde. Terör karsiti tedbirlerin sorunu kendiliginden çözmesi bekleniyor. Oysa, yapilmasi gereken, bütün önyargilari bir tarafa birakarak, insan haklari ve kardeslik baglari içinde, insanlarin daha fazla hak ve özgürlüklere sahip oldugu, daha katilimci bir Türkiye özlemine cevap vermektir...

Sorunu bizim çözemememiz baskalarina isimize burnunu sokma firsati veriyor. CBS Televizyonu'nun '60 Minutes' programinda oldugu gibi, zaman zaman tahriflere de basvurulan müdahalelerin sebebi bu. Ancak, Türkiye'yi yönetenler, her zamanki gibi, kanseri aspirinle tedavi kolayciligina saplaniyorlar... Televizyon kanalina hiddetleniyor, savunma firsati verilmedigi, ya da sansür uygulandigi türünden elestirilerle yapilani geçistirmeye bakiyorlar...

Oysa, bunun bir adim sonrasinin ne oldugunu, Ingiltere-Sinn Fein örneginden biliyoruz. Yakinda, ABD'nin (veya Türkiye'nin müttefik bildigi bir baska Bati ülkesinin), PKK'nin eli kanli liderine 'vize' verdigini ve onu dünya medyasi karsisina çikardigini duyarsak hiç sasirmayacagiz. Çok basit ve bütün ülkeyi rahatlatacak tedbirlerle çözebilecegi bir sorunu, Türkiye, kendi eliyle 'uluslararasi' hale getiriyor çünkü...

Herseyin yorumu var da, bu kadar açik gafleti yorumlamakta güçlük çekiyoruz...