MIT raporu savaslari
Donemin Basbakani Turgut Ozal iddialarin tek tek incelenmesini istemisti. Basbakanlik Teftis Kurulu
mufettisleri de MIT arsivine girebilme yetkisini ayni gun almislardi. Kutlu Savas baskanligindaki Teftis Kurulu,
onlerinde, simdi MIT Mustesar Yardimcisi olan Mehmet Eymur tarafindan hazirlanan, kamuoyunda daha cok
'MIT raporu' olarak bilinen, 23 sayfalik ana, 125 sayfalik da ek etud calismasi ile suclamalari bir bir
inceliyorlardi. Her sey Istanbul Emniyet Mudurlugu Cinayet Masasi eski Amiri Ahmet Atesli ve eski soforu
Mumin Mandil'in Istihbarat Dairesi'ne verdigi ifade ile baslamisti. Iki eski Maliye Bakani Adnan Baser
Kafaoglu ve Vural Arikan'in adlari isadami Erdogan Demiroren ve Necdet Cobanli ile birlikte geciyor,
Arsimirdis sirketi oykusune karisiyor ve bu sirketin eski sahibinin bu dort kisi tarafindan kravatla bogularak
olduruldugu ifadesi yine Mehmet Eymur'un baskanligini yaptigi Kacakcilik ve Istihbarat Daire
Baskanligi'nin kayitlarina geciyordu. Bununla birlikte Istanbul eski Emniyet Muduru Sukru Balci hakkinda
"istihbari" nitelikte hazirlanan bir baska rapor, yine Sukru Balci'ya rusvet verdiklerini iddia eden
Dundar Kilic, Fahrettin Aslan ve Huseyin Cevahiroglu'nun Emniyet'e verdikleri ifadeler ve bu dava ile
ilgili taniklarin ifadeleri tum bu belgeler dizisinin temel unsurlarini teskil ediyordu.
KIMLER VARDI KIMLER YOKTU?
Tamami 125 sayfa tutan ve cogu mahkeme kararlariyla curutulen bu raporlar arasinda suclanan isimlerin
listesi bir hayli kabarikti. Vatan Konserveleri'nin sahibi ve babasi Mahmut Karaduman da suclananlar
arasindaydi. ABD'de yayinlanan "The Eroin Trail" adli bir kitapta Turkiye'nin uyusturucu
kacakcilarindan biri olarak gecen Mahmut Karaduman bunun uzerine sirketi dava ediyor, ABD'de 13 yil suren
bu dava sonucunda juri tum suclamalari gercek disi ilan ediyordu. Raporun hemen hemen bircok sayfasinda, farkli
farkli suclarla iliskilendirilen Dundar Kilic ise, kendisine iskence yapildigini ve hatta ifadelerine soylemedigi bazi
sozleri de eklediklerini belirtiyordu. Kilic hakkinda 6 ayri dava acilmis 5'inde tahliye karari verilmisti. Sukru
Balci'ya da rusvet vermekten yargilanan Kilic ile birlikte, Fahrettin Aslan ve Sukru Balci da sanik durumuna
dusmusler ancak dava sonucunda beraat etmislerdi.
Donemin Izmir Valisi Nevzat Ayaz da "Basindan beri bekledigim sey buydu. Isabet olmus"
diyordu. Basbakanin emri ile baslatilan bu sorusturma icin. Sinirleri epey bir zamandir bozuk ve sabri tasmis olan
Necdet Urug Pasa ise "Basbakan ya da Basbakanlik'tan herhangi bir aciklama gelmezse avukatim dava
dilekcesini Danistay'a verecek" diyordu gazetecilere.
Urug Pasa'nin bekledigi olmustu nitekim. Fevkalade muspet buldugu kararin bir an once uygulamaya
konularak sorusturmanin bir an once sonuclandirilmasini istiyordu. MIT Istanbul Bolge Baskanligi yaptigi doneme
iliskin suclamalara hedef olan Nuri Gundes ise "Boyle bir sorusturma acilmasi icin, sayin cumhurbaskanina
ve ilgili makamlara muracaat etmistim. Sayin basbakanin bu karari beni ziyadesiyle memnun etti. Sorusturma
sonucunda gercekler ortaya cikacaktir." diyordu buyuk bir memnuniyetle. Raporlarda adi gecen bir baska
isim ise MIT'in Istanbul bolgesindeki kacakcilik isleriyle ilgili eski sorumlusu Cengiz Abaoglu da 1985 yilinda
Maliye ve Gumruk Bakanligi, Basbakanlik, Adalet Bakanligi, Jandarma Genel Komutanligi ve MIT
mufettislerinden olusan 5 kisilik bir heyet tarafindan 3 ay sureyle arastirilmis sucsuzlugu ispatlamisti.
AGAR VE BASINA SIZDIRILAN RAPORLAR
O yillarda devlet memuru oldugu icin bir aciklama yapmak istemeyen Mehmet Agar, bu tur iddialarin
daha once de yapildigini belirterek konuyu pek ciddiye almiyordu elbette. Aradan yillar gectikten sonra bu kez bir
baska MIT raporu olayi patlak verecek ve Icisleri Bakanligi'ndan istifa etmek zorunda kalacakti. Simdi herkes
su soruyu soruyordu: "Bu rapor oldugu iddia edilen "etudler" basina nasil
sizdirilmisti?"
RAPORLAR, PERINCEK VE EYMUR
Bilindigi gibi MIT raporu oldugu iddia edilen bu etudler ilkin Dogu Perincek tarafindan 2000'e Dogru
dergisinde kamuoyuna duyurulmustu. Bu etudleri ilk elde eden gazeteci ise Hurriyet gazetesinden Irfan Tastemur
olmustu. 30 Ocak 1988 Cumartesi gunu Tastemur, bir arkadasini gormek icin "2000'e Dogru"
dergisine gitmis kendisini kapida goren Dogu Perincek'in iceriye davet etmesinin ardindan Perincek agzindaki
baklayi cikararak Tastemur'dan belgeleri istemis ve kisa bir sure sonra da Tastemur'u ikna etmisti. Irfan
Tastemur'un iddialarina gore MIT belgelerini kendisine sizdiran Mehmet Eymur'un bizzat kendisiydi.
Ancak mahkeme durusmalarinda Mehmet Eymur, yayinlanan MIT belgelerinin aslina uygun olmadigini, bununla
birlikte belgeleri kendisinin sizdirmadigini soyluyordu. Nitekim gazeteci Irfan Tastemur konuyla ilgili
"2000'e Dogru" dergisinde yer alan yazisinda soyle diyordu: "Mehmet Eymur'un
dedigi gibi, bizim yayinladigimiz haberde MIT raporunda aktarilan bolumler kelimesi kelimesine yer almadi.
Eymur raporla haber arasinda celiskiler var diyor. Mumkundur... Oysa biz bu bolumleri raporun parcalari olarak
koymamistik. Bunlar gazeteci olarak ogrendigimiz bilgilerdi."
Yani "2000'e Dogru" MIT raporu diye yayimlanan dosyaya gazeteciler de kendi
bilgilerini eklemeyi uygun gormuslerdi.
II. MIT RAPORU OLAYI
2000'e Dogru dergisi yillar sonra Aydinlik dergisi oldu. 22 Eylul 1996 tarihli 483. sayisinda
kamuoyunda II. MIT raporu diye bilinen bir rapor yayimlandi. Kisa sure sonra boyle bir MIT raporu olmadigi,
olanin sadece bir etud calismasi oldugu anlasildi. Etudde Emniyet Genel Mudurlugu tarafindan PKK ve
Dev-Sol'a karsi faaliyetler icin kullaniliyor goruntusu ile ozel bir suc orgutunun kuruldugu, tehdit, gasp,
harac, uyusturucu kacakciligi, cinayet gibi suclarin icinde oldugu bu grubun ayni zamanda eski ulkuculerden
tesekkul ettigi belirtiliyordu. Habere gore bu grup dogrudan Mehmet Agar'a bagli olup Korkut Eken tarafindan
sevk ve idare ediliyordu. Haberde Susurluk'taki trafik kazasinda hayatini yitiren Abdullah Catli ile ilgili son
derece ayrintili bilgiler veriliyordu:
"1. Abdullah Catli, Remziye oglu, 1956 Nevsehir dogumlu, 1977 Ulku Ocaklari Dernegi Ankara
Subesi Baskani, 1978 Ulku Ocaklari 2. Baskani, 1978'de Ankara Bahcelievler'de 7 TIP'linin
oldurulmesi olayi sanigi, Mehmet Ali Agca'nin kacisina yardim, 1982 cinayetten aranma, Papa suikastinin
planlayicisi oldugu, idama mahkum, uyusturucu kacakcisi. Mehmet Ozbay adina kimlik tasimaktadir. Polis kimligi
ve yesil pasaportu vardir. (...)
Haberde baska kimlerin ismi geciyordu? Haluk Kirci, Abdurrahman Bugday, Sami Hosnav, Sedat Peker,
Mehmet Gozen, Ali Yasak (Drej Ali) ve daha bircok isim.
Burada karsimiza cikan seyin kesinlikle bir rapor olmayip bir etudun sadece Aydinlik dergisine sizdirilan
bazi parcalari oldugu belli. MIT'in bunlara sahip cikmamasinin sebebi budur. Etudler ham bilgilerden olusurlar
ve kesinlik arz etmezler.
KONTR-TEROR MERKEZI
Bilindigi gibi gectigimiz mart ayinda MIT, kendi bunyesinde bir kontr-teror daire baskanligi
kuruldugunu davet ettigi basin mensuplarina resmen acikliyor ve bu birimin basina Mehmet Eymur'un
getirildigini duyuruyordu.
Kontr-teror biriminin diger birimlerden farki yurtdisinda da eylem yapilabilmesinin resmen mumkun
kilinmasiydi. Yani 1980'den sonra, donemin Genelkurmay Baskani ve Sikiyonetim Komutani Orgeneral Kenan
Evren tarafindan ASALA'ya karsi Hiram Abas'a kurdurtulan ve fakat daha sonra Emniyet Genel
Mudurlugu'nden bazi isimlerin kontrolune giren ozel guc artik varlik sebebini yitiriyordu. Eymur ile Mehmet
Agar arasindaki catisma burada acikca ortaya cikiyordu. Bu yuzden Mehmet Agar'in elinde bulundurdugu ve
kimi zaman da zararli olabilen bu gucu dagitmanin vakti gelmisti. Ve dugmeye basildi.
Sol cevrelerin ve ozellikle Aydinlik'in bu kavgada sessiz kalmasi dusunulemezdi cunku bu surec
icerisinde Mehmet Agar nisan ayinda cezaevleri ile ilgili bir dizi duzenlemeye gitmeye basliyordu. 8 Nisan 1996
tarihinde Ertugrul Ozkok, Hurriyet gazetesindeki kosesinde soyle diyordu: "Agar cezaevlerindeki kaotik
durumu cozmeye kesin kararli. Ama Turkiye'nin 12 Mart'tan beri cozemedigi bu sorunu nasil cozecek?
Biraz can yanacak ama bu isi halledecegim. Bizi vururlar diye hicbir sey yapmadan oturmayiz. Bu sozler cok
iddiali. Agar bir adim daha ileri gidiyor ve Adalet Bakanligi'nda baslattigi buyuk degisikligin isaretini su
sozlerle veriyor: Ben zaten hedefim. Hicbir seyden korkum yok. Ama once bu isi yapacak adamlari getirmem
gerekiyor. Cesur adamlara ihtiyacim var. Bunu Milli Guvenlik Kurulu'nda anlattim.
Bu sozler cok tanidik bir Mehmet Agar portresi ortaya cikariyor. Istanbul Emniyet Mudurlugu yaptigi
sirada, Dev-Sol'un butun tehditlerine ragmen teror orgutunun uzerine giderdi. O nedenle de halk tarafindan
da tutulan bir polis muduruydu."
Ertugrul Ozkok nedense Susurluk'taki kaza sonrasinda bu sozlerini unuttu.
PERINCEK NEREDE YANILIYOR?
Perincek MIT raporlarini kaynak gostererek bircok ismi birtakim suclarla itham etti. Oysa su an MIT
mustesar yardimcisi olan Mehmet Eymur'un Dogu Perincek ile ilgili hazirladigi bir seyler yok muydu? Eger 1
ve 2. MIT raporlarinda gecen ifadelere inanmamiz gerekiyorsa, Mehmet Eymur'un Dogu Perincek icin
soylediklerine de inanmamiz gerekmez mi?
FABRIKATOR
(Amerikan Istihbarat Servisi tarafindan kullanilan bir terim olup siyasi ve sahsi maksatlar icin genellikle
hakiki ajan kaynaklarina sahip olmaksizin uydurma ve sisirme haber ureten sahis ve grup anlamindadir. Paper Mill
(Kagit Fabrikasi) tabiri de ayni maksatla kullanilmaktadir.
Aralik 1977'de Savasman'a suc ustu yapilmasindan hemen sonra Savasman'a sucustu yapanlara
karsi taarruz hazirliklari basladi. Hiram Bey'in ozel evraklarindan yararlanarak bu konuyu inceleyelim. Hiram
Bey'e gore "Covert Action Operation" (Ortulu-gizli-faaliyet operasyonlari: Hakiki
organizatoru gizlemek ve gerektiginde onun iliskisini ve sorumlulugunu reddetmek imkani olusturmak amaciyla
planlanan ve uygulanan operasyonlardir.) icin kullanilan fabrikator, basinda Dogu Perincek'in bulundugu TIKP
(Turkiye Isci Koylu Partisi)'nin yayin organi AYDINLIK gazetesi idi.
1968 yilinda TIP (Turkiye Isci Partisi)'in genclik orgutu olan Fikir Kulupleri Federasyonu
Baskanligi'na gelen Dogu Perincek, 1969 yilinda Milli Demokratik Devrim konusunda Mihri Belli ile arasinda
gorus ayriligi cikmasi uzerine Beyaz Aydinlik isimli bir grubun liderligini ustlenmisti. 1971 yilinda Perincek,
Omer Ozerturgut ile birlikte PDA (Proleter Devrimci Aydinlik) hareketinin illegal partisi olarak TIIKP (Turkiye
Ihtilalci Isci Koylu Partisi)'yi kurdu. TIIKP kendisini Mustafa Suphi ve Sefik Husnu donemindeki TKP'nin
mirascisi sayiyor, Zeki Bastimar ve Ismail Bilen donemindeki TKP'yi hain olarak nitelendiriyordu. 1978
yilinda Perincek TIKP'yi kurdu ve genel baskanligini deruhte etti. Parti taktikleri arasinda, firsat kollamak,
uzun sureli bir catisma ve mucadele yurutmek, dusmani daraltmak, birlesebilinecek butun guclerle birlesmek gibi
yontemler vardi. Hedef legal olanaklari sonuna kadar kullanarak guclenmekti. Silahli eylemler ilerideki asamada
dusunulmeliydi.
12 Eylul'den sonra Perincek partisine, yazilara dikkat edilmesini, yonetim, aleyhine herhangi bir tavir
alinmamasini, aleyhte soz soylenmemesine ozen gosterilmesini tembih etmisti. Yonetim TIKP'yi de kapatti.
Perincek 1 Subat 1988'de SP'yi kurdu. Parti, milli demokratik devrim stratejisini benimsemekte ve
sosyalist bir devlet bicimini amaclamaktaydi. Parti ayni zamanda bir zamanlar en buyuk dusmani olan Abdullah
Ocalan'in da propagandasini yapiyordu. (...)
Iste, Hiram Bey'in fabrikatorun basi olarak nitelendirdigi Perincek, cizgileri sik sik degisen bir
adamdi. (...)
Aydinlik'in ilk gunlerinde haber ve makalelerden sorumlu muduru S. Aydogan Buyukozden eski bir
orgut uyesiydi. Istanbul'da Robert Kolej'de gorevli bir Ingiliz'e ait lojmanda telsizle ve basinda perukla
yakalanmisti. Ingiliz'e ait bu ev orgut mensuplarinin saklandigi bir barinak haline gelmisti.
Hiram Bey, Perincek grubunun aktif bir mensubu olan ve bir basin kurulusunun temsilcisi olarak
Ingiltere'ye yerlesen Nuri Colakoglu'ndan supheleniyordu. Resmi bir toplantida Ingilizlerden Colakoglu ile
iliski derecelerini sordurdu. Ingilizler topu Almanlara attilar. Bazi Ingiliz diplomatlarinin Colakoglu ile birkac
temasi olmustu. Ama Colakoglu'nun Almanlarla iliskili oldugunu zannediyorlardi.
Ortaya bir de Almanlar cikmisti. Bircok illegal Turk orgutunu bunyesinde barindiran, PKK faaliyetlerine
destek veren Almanya'nin boyle bir faaliyetin arkasinda olmasi garipsenecek bir sey degildi. Belki de Aydinlik,
yurdumuzun iplerini ellerinde tutmak isteyen Batili devletlerce mustereken yurutulen, Turkiye'ye yonelik, bir
yabanci servisin mensuplari ile iliskilere dayali olarak en basit anlamdaki isbirliginden baslayip, ortak
operasyonlara kadar yonelebilen her turlu faaliyetten olusan bir operasyon mahsulu cok babali bir cocuktu. (...)
Hiram Bey'e gore Aydinlik'in Turkiye'deki misyonu suydu:
1. Turkiye'de hizla gelisen ve Bati dunyasi icin tehlikeli hale gelen Sovyet solunu yeni bir doktrinle
bolmek, birbirine dusurmek, parcalamak, etkisiz hale getirmek.
2. Devlet icinde, orduda MIT'te, poliste, ozel harpte, tarafsiz cizgide olan, dusunce ve faaliyetleri ile
organizator icin tehlikeli olabilecek unsurlari tasfiye etmek. Bu kilit muesseselerde etkinligini artirmak.
3. Turkiye'de politik ve ekonomik istikrarsizligi pompalayan faaliyetleri devam ettirerek, ulkenin
guclenip organizatorun emelleri disinda tamamen bagimsiz ve milli bir politika izlemesini engellemek."
MIT Mustesar Yardimcisi Mehmet Eymur'un Analiz adli kitabinda Dogu Perincek ile ilgili iddialar
uzayip gidiyor. Insanlar artik kime inanacagini da sasirdi. Yillardir Turkiye Cumhuriyeti Devleti'nde gorev
yapmis bir MIT mustesar yardimcisina mi? Yoksa Perincek'e mi? Gercekler er gec su yuzune cikacaktir.
Gala gecesinde odul yagmuru
Gazeteciler ve Yazarlar Vakfi'nin sponsorlugu ile cekilen Kopekler Adasi filminin galasi seckin davetlilerin
katilimiyla Cemal Resit Rey Konser Salonu'nda yapildi.
ISTANBUL (ZAMAN)- Gazeteciler ve Yazarlar Vakfi'nin sponsorlugu ile cekilen Halit Refig'in
yonetmenligini yaptigi 'Kopekler Adasi' filminin galasi evvelki aksam Cemal Resit Rey Konser
Salonu'nda yapildi. Seckin bir izleyici toplulugunun katildigi toren 19.00'da verilen bir kokteylle basladi.
Ardindan filmin icerigiyle paralellik arzeden cevre, doga ve hayvan sevgisi temalarina atfen cevre, doga ve hayvan
dostlarina oduller verildi. Odul yagmuruna bogulan gecede pek cok surpriz an yasandi. Odul toreninin uzamasi
nedeniyle filmin gosterimi ancak 22.15'te gerceklestirilebildi. Buna ragmen davetlillerin ekseriyetinin
gosterimi beklemis olmasi dikkati cekti.
ODUL YAGMURU
Modern kent yasaminin bireyler arasinda meydana getirdigi iletisimsizligi, yalnizligi, itilmisligi,
aldatilmisligi; doga, cevre ve hayvan sevgisi gibi temalarla paralel olarak isleyen, gunumuz insaninin icine
dustugu manevi bunalimlara isaret ederek, olum fikrinin kacinilmazligi uzerine yogunlasan filmin gosteriminden
evvel bircok doga, cevre ve hayvansever kuruluslara, kisilere oduller verildi. Gazeteciler ve Yazarlar Vakfi'na
'doga ve hayvan sevgisini uygulamaya koyucu basarili calismalari' sebebiyle, TBMM Baskani Mustafa
Kalemli'nin esi Betul Kalemli, Prof. Dr.Ismet Sungurbey, Prof.Dr.Zafer Ayvaz, Dogal Hayati Koruma Dernegi
Baskani Nergis Yazgan, Dr.Ilhan Gokgol, Faruk Yalcin, Esin Elingur, Ediz Hun, Nevzat Ceylan ile Turkan Akalin
ve Nurten Akoral'a odul verildi.
Ankara'da sahipsiz hayvanlara barinak kurmasi nedeniyle odule layik gorulen Betul Kalemli, odulunu, DYP
Genel Baskan Yardimcisi Riza Akcali'dan alirken, Nergis Yazgan'a odulunu Turkiye Buyuk Millet Meclisi
Baskani Mustafa Kalemli verdi.
Gecede ayrica, Gazeteciler ve Yazarlar Vakfi tarafindan odule deger gorulen 'Kopekler Adasi' filminin
yonetmeni Halit Refig odulunu Vakif Genel Baskani Latif Erdogan'dan aldi. Refig, odulu aldiktan sonra
yaptigi konusmada, 'Oldugumde mezar tasima (Gayretli bir yonetmen, gercek bir hayvanseverdi) yazilsin'
dedi.
Filmin basrol oyuncularindan Tanju Gursu'ya odulunu Cuneyt Arkin, diger basrol oyuncusu Perihan
Savas'a ise Colpan Ilhan verdi.
Gala gecesinde sanat cevresinden sair Hilmi Yavuz, Besir Ayvazoglu, Mustafa Armagan, Selim Ileri, Colpan
Ilhan, Cuneyt Arkin, Betul Arkin, Mustafa Keser, Ediz Hun, Leman Sam, yer alirken siyasilerden Cevre Bakani
Ziyattin Tokar, DSP Milletvekili Ismail Cem, Necati Cetinkaya ve Istanbul Buyuksehir Belediye Baskan Vekili
Ali Mufit Gurtuna ile cok sayida vakif uyesi ve davetli katildi.
Taliban tekrar kuzeye ilerliyor
KABIL (cha) - Afganistan'da baskent Kabil'i elinde tutan Taliban birliklerinin baskentin 40 km
kuzeyinde bulunan ve stratejik oneme sahip Karabag ve Istalif koylerini ele gecirerek, Kabil'in kuzeyinde
ilerledigi bildirildi. Kabil Valisi Molla Kairulah Khairkhaw, onceki gun baslayan ve 24 saat suren yogun
catismalardan sonra Taliban savascilarinin, muhalefet guclerinin en az 10 kilometre geri cekilmesini sagladiklarini
soyledi.
Catismalarda pek cok kisinin oldugunu belirten Khairkhaw, 200 kisiyi de rehin aldiklarini kaydetti. Molla
Khairkhaw, Taliban'in Uluslararasi Kizilhac Komitesi yetkilileri ile muhaliflerin olulerinin iadesi icin
gorusmeler yaptigini da belirtti.
HER TARAF CESED DOLU
Dun sabah Karabag'a giden gazeteciler de, yollarin kenarlarinda cok sayida muhalifin cesetlerini
gorduklerini bildirirken, Taliban birliklerinin ilerlemesine misilleme olarak karsi guclere ait 2 ucagin Kabil'e
duzenledigi bombali saldirida 6 kisinin yaralandigi belirtiliyor. Cuma gunu baslayan saldirilar sonucunda
Taliban'in uzun suredir sabitlesmis olan mevzilerin yerini degistirdigi ve savasa bir baska boyut kazandirdigi
soyleniyor. Taliban'in ayrica zaferlerini simgelemek icin sariklarindan kestikleri beyaz bezden bayraklari
sallandirdiklari da bolgeden gelen haberler arasinda yer aliyor.
Peru'da rehine inadi suruyor
LIMA- Peru'nun baskenti Lima'da 13 gunden beri devam eden rehine krizinde MRTA gerillalari, giderek
artan uluslararasi baskiya ragmen, hapiste olan arkadaslarinin serbest birakilmasi sartindan vazgecmeden eylemi
israrla surduruyorlar. Lima'da guvenlik tedbirleri biraz daha artirilirken, G-7 ulkeleri ile Rusya, Devlet
Baskani Alberto Fujimori'ye her turlu destegi vereceklerini acikladilar. Ancak, ilk ortak aciklamaya katilan
Japonya dun yaptigi aciklamada krizin insan kaybi olmadan sona erdirilmesi gerektigini belirtti. Japonya
Basbakani Ryutaro Hashimoto, teroristlerle kucuk de olsa bir uzlasma avantaji oldugunu belirterek, rehinelerin
hayatlarini koruyacak bir cozumden yana olduklarini dile getirdi.
Bati Trakya'da cami tamirine engel
ATINA - Yunanistan, Bati Trakya'da Iskece'ye bagli Koyunkoy'de yasal izinle yapilirken, polisin
saldirisiyla durdurulan cami onariminin, "izne aykiri" yapildigini iddia etti. Yunanistan Disisleri
Bakanligi'ndan yapilan aciklamada, B.Trakya'da esit hak ve adalet ile din ozgurlugunun bulundugu one
suruldu. Aciklamada, Turkiye'nin "hayali olaylardan soz edip, B.Trakya'da Yunan vatandasi
Muslumanlar ile Hiristiyanlar arasindaki ahenkli yasami sarsma niyeti guttugu" iddiasina da yer verildi.
Yunan polisi, onarilmakta olan bir camiye baskin yaparak, 16 Turk isciyi tutuklamis, 1 Turk koyluyu de doverek
hastanelik etmisti. (aa)