6 Mayis 1998, Carsamba
Guncel
Dunyadan
Ekonomi
Kultur
Spor
Yazarlar
Arsiv
Medya

Text Only
Temel Harfler

Devran

Fikret Ertan
Tunus ve tarih
TUNUS- Tunus kelimesi gecince akliniza once ne gelir, Tunus size once neyi, kimi hatirlatir?
Ben Tunus gecince once Ibn-i Haldun'u hatirliyorum; onun adi geliyor aklima hemen. Ibn-i Haldun malum caglar boyu unutulmayan buyuk bir tarih filozofu. Unlu saheseri "Mukaddime" bugun de hala onem, canlilik ve gecerliligini koruyor; bu saheser uzerinde hala yeni arastirmalar yapiliyor; yeni tezler yaziliyor.
Dun iste bunlari dusundum; bunlar aklima geldi Ustad Ibn-i Haldun'un tahsilini yaptigi unlu Zeytun Camii ve Kulliyesi'ni (medresesini) gezerken.
"Zeytun" Tunus kentinin orta, eski bolumunde; cevresi her turlu turistik esya satan dukkanlarla dolu; cevresinde muthis bir turist trafigi var. Ama ici yine de sakin; huzur dolu. Tunus'un en eski yapisi sayiliyor. Tarihi VIII. yuzyila kadar gidiyor. Cesitli donemlerde tamirat gormus; ilaveler yapilmis. Bugun iki cok orijinal minaresi, genis sakin avlusu, revaklariyla turistik kargasanin icinde bir huzur adasi. Cami kismi kapaliydi; temizlik yapiliyordu. Bu yuzden mescit namazi eda edemedik; ama cami vakit zamanlarinda aciliyor.
Ibn-i Haldun'un yani sira mesela Ibn-i Arefe gibi alimler de burada tahsil gormusler. Zeytun uzun zaman Tunus'un, Kuzey Afrika'nin en etkili, onemli fikir merkezi olarak tarihe damgasini vurmus.
Zeytun'u ziyaret edince insan ister istemez tarihi hatirliyor ve de cok derin ve genis dusunuyor. Bende de oyle oldu.
Onceki gun Sayin Cumhurbaskani Suleyman Demirel ile Tunus'un eski bolumundeki Sidi Sou Said'i ve unlu Kartaca harabelerini gezerken de hep tarihi, tarih icinde insanlarin macerasini ya da yolculugunu dusundum.
Sidi Sou Said'deki bir eski ev ya da kahvehanede buraya mahsus yesil, naneli bol sekerli cayi icerken ve Demirel'e guzel bir muzik fasli icra eden saz heyeti ile gerilere gittim; sanki Sayin Demirel de oyleydi. Bilmiyorum; ama bana oyle geldi. Cumhurbaskani'nin gozlerinde, bakislarinda ben bu 'tarih huznunu' sezdim sanki.
Ayni duygulari, dusunceleri Kartaca'da da yasadim. Akdeniz'in engin yesil-mavisi bunlara ayri bir boyut da katti. Akdeniz'e yayilan onlarca Kartaca kolonileri geldi aklima. Yani ticaret kolonileri. Tunus'tan Lubnan kiyilarina. Ege kiyilarindan Kudus'e kadar uzanan bir ticaret zinciri ve sonra Roma ile surtusme, uzun yillar savas ve sonra tarihe karisma. Kisacasi binlerce yillik bir zincir...
Tunus derken elbette yaklasik 300 yil surmus Osmanli hakimiyeti de geliyor aklima. Oruc ve Hayreddin reislerin cesaret ve cabalariyla Osmanli beldesi olan Tunus.
1574'te baslayan dogrudan ve fiili hakimiyet; bunun 1702'de mahalli Huseyni yonetimiyle dolayli hale gelmesi ve Fransiz somurge ve isgal doneminin basladigi 1881'e kadar gecen 300 yillik hakimiyet ve nufuz.
Aslinda mahalli dedigimiz Huseyni yonetimi de aslinda bir Turk yonetimi. Huseyniler, anlatildigina gore Girit'ten gelme Turk ailesi. Turk yonetimi aslinda Burgiba'ya kadar da bir sekilde devam etmis. Bugun Tunus'ta Turk kokenli 2 milyon insan oldugu anlatildi bana. 60-70 yasin uzerindekiler Turkce de biliyorlarmis.
Iste bu yuzden Tunus dost bir ulke bize. Tunus Cumhurbaskani Zeynel Abidin'in de ayni dusuncede oldugunu tahmin ediyorum. Bin Ali, bir Arap ulkesi olmasi hasebiyle dun Demirel'e Turkiye'nin Israil ile yaptigi anlasmalardan duydugu rahatsizligi iletmek zorunda kaldi ister istemez; ama Demirel'den guzel bir cevap aldi ve ayni zamanda Demirel, Tunus'tan Suriye'ye cok net ve kararli bir mesaj da verdi. Sanirim bunun etki ve yankisi guclu olacak.
Her neyse, Tunus ziyaretinin aktuel yonlerinden birisiydi bu Israil konusu. Bu da gelir gecer. Ben Tunus'tan ayrilirken yine tarih ile mesgulum; tarih dusunuyorum. Hem kendi, hem de insanliga yolculugunu...
Tabii bu arada kendimi de hesaba cekmekten cekinmiyorum. Yanlislarimi, dogrularimi gozden geciriyorum. Umarim baskalari da oyle yaparlar.
Ara sira tarihe donmek hayirli ve iyi oluyor. Tunus ziyareti aktualite icinde gecen gunlerimden iyi bir soluk oldu benim icin. Bana bunlari hatirlatan Ibn-i Haldun'a ve onun gibilerinin uzerinde Allah (c.c.)'in rahmeti bol olsun.




ZAMAN ]lk Sayfa
© 1998 Feza Gazetecilik A.S.