3 Mart 1999, Carsamba
Güncel
Dünyadan
Ekonomi
Kültür
Spor
Yazarlar
Arşiv
Medya

Text Only
Temel Harfler



Önemli olan icraat
İş adamları, ekonomik paketin hayata geçirilmesini bekliyorlar
Pakete ihtiyatlı yaklaşım
Ağırlıklı olarak Doğu ve Güneydoğu'nun ekonomik kalkınmasına yönelik hazırlanan umut paketi genel anlamda olumlu bir adım olarak değerlendirildi. Ancak iş adamları, bütün sevindirici yaklaşımlara rağmen ihtiyatı da elden bırakmıyorlar. Bundan önceki hükümetler dönemindeki ekonomik hamlelere dikkat çeken iş adamları, denetim mekanizmasının işlemesini diliyorlar.
Kredilerin takibi yapılsın
Doğu'nun kalkınması adına iyi niyetlerle kamuoyuna açıklanan teşviklerin bölge yararına ve istenilen amaca uygun kullanılmasının şart olduğunu ifade eden Doğu ve Güneydoğu Anadolu'daki iş adamları, vaatlerin lafta kalmamasını özellikle vurguladılar. İş adamları "Verilen sözler mutlaka tutulsun. Verilen kredilerin takibi yapılsın. Önceki paketlere benzemesin." dediler.


Seçim ekran karartacak!
Kanallara şok!
RTÜK, seçim yasaklarına uymayan Tv kanallarına ceza yağdırmaya hazırlanıyor. NTV, Kanal 6 ve TGRT'ye 2, Kanal D'ye 3 ve Show, HBB, Flash televizyonlarına da birer gün kapatma cezası geliyor.
Yüksek Seçim Kurulu'nun (YSK) yayınlamış olduğu seçim yasaklarıyla ilgili genelge ekran karartıyor. RTÜK genelgenin yumuşatılması için YSK'ya başvururken, YSK dün konuyu görüşmek üzere olağanüstü bir toplantı yaptı. YSK tarafından yayınlanan ve seçim yasaklarını belirleyen genelge 'sansür genelgesi'ne döndü. Genelgenin uygulamasını gerçekleştiren RTÜK'ün bir çok radyo ve televizyon kuruluşu hakkında kapatma cezası verdiği ancak henüz tepliğ etmediği öğrenildi. RTÜK yetkilileri de genelgenin kapsamında rahatsızlıklarını dile getirirken topu YSK'ya attılar.
Karartmalar yolda
Konuyla ilgili rahatsızlığını dile getiren bir RTÜK üyesi, "YSK'nın genelgesi tam olarak uygulanırsa 40-50 günlük seçim döneminde RTÜK 4 senede verdiği kapatma cezasından daha fazlasını verir. Biz YSK'dan konuyu yeniden müzakere etmesi için talepte bulunduk. YSK genelge konusunda ısrarlı olursa bizde kapatma cezalarını uygularız. Ceza kararlarına da YSK'ya muhalefetten yazıyoruz" dedi. Genelgenin tam olarak uygulanması halinde "haberlerin bile yasak çerçevesine gireceği" belirtilerken RTÜK'ün seçim döneminde uygulanacak yayın yasaklarıyla ilgili "yumuşatma ve son hafta uygulanma" isteği, üzerine YSK'nında konuyu görüşmek üzere dün olağanüstü toplandığı öğrenildi.
Açıklama YSK'yı bekliyor
Bu arada RTÜK'ün bazı başta ulusal kanallar olmak üzere bir çok yayın kuruluşu hakkında yayın durdurma cezası verdiği öğrenildi. YSK'dan gelecek tavra göre açıklanacağı öğrenilen kararlara göre NTV, TGRT, Kanal 6 televizyonları 2, Kanal D 3 ve Show, HBB, Flash, EyTV, Kanal E'ye de birer gün kapatma cezası verildiği öğrenildi. Başbakan Bülent Ecevit'in önceki "Güneydoğu'ya teşvik paketi"yle ilgili basın toplantısını canlı yayınlayan televizyon kanallarıda YSK'nın genelgesini ihlal gerekçesiyle RTÜK tarafından incelemeye alındığı öğrenildi. Bu çerçevede ceza alan yayın kuruluşu adetinin bu haftaki toplantıda alınacak kararlarla daha da artacağına dikkat çekiliyor. AHMET BIYIK / ANKARA


Başbakan Ecevit: Açıklamak görevim
Başbakan Bülent Ecevit, Güneydoğu ve Doğu Anadolu'ya yönelik dün açıkladığı ekonomik önlemlerle ilgili basın toplantısını yayınladıkları gerekçesiyle, bazı televizyon kanallarının kapatılmasıyla ilgili haberlerin doğru olmadığını söyledi. Başbakan Bülent Ecevit, "Bakanlık ve hükümet çalışmalarıyla ilgili her türlü açıklamayı yapmak bizim görevimiz." dedi.
Gerekçe ben değilim
Ecevit, dün Oran Sitesi'ndeki özel konutunda partisinin 100 sayfa olduğu belirtilen seçim bildirgesi üzerinde çalıştı. Çıkışta gazetecilerin sorularını cevaplayan Ecevit, önceki gün düzenlediği basın toplantısını yayınlayan televizyon kanallarının, seçim yasaklarına aykırı davrandıkları gerekçesiyle kapatılacağına ilişkin haberlerin hatırlatılması üzerine şunları söyledi: "Hayır. O, kesinlikle doğru değil. Çünkü, dünkü açıklamam, devlet, hükümet açıklamasıydı. Eğer, bir yasal yaptırım uygulamaya kalkışırlarsa yasalar, devletten yanadır bu konuda... Bakanlık ve hükümet çalışmalarıyla ilgili her türlü açıklamayı yapmak, görevimiz bizim. Buna aykırı bir karar alınabilmesine ihtimal bile vermem."
Avrupa kendini kınayacak
Bir gazetecinin Avrupalı sosyalist partilerin genel başkanlarının Türkiye'nin kınanması yönünde karar çıkartma girişimlerinde bulunduklarını belirtmesi üzerine de Ecevit şöyle devam etti: "Asıl bundan sonra bazı Avrupa ülkelerinin kendi kendilerini kınamaları gerekecektir. Özellikle, Apo olayı dolayısıyla birtakım gerçekler çıkınca, bazı Avrupalı siyaset çevreleri, kendi kendilerini kınamak, zorunda kalacaklardır." ANKARA (Zaman)


İtirazlar bitti
Milletvekili ve mahalli idareler genel seçimlerine katılan siyasi partilerin YSK ve ilgili il veya ilçe seçim kurullarına verdikleri aday listelerinde gösterilenlerden istifa edeceklerin, bu yoldaki istemlerinin ise en geç yarın saat 17.00'ye kadar bu kurullara ulaşmış olması gerekiyor.
Aşağıdan yukarıya
Belirtilen gün ve saatten sonra ulaşacak istifalar dikkate alınmayacak ve eksiklerin tamamlattırılması için ilgili siyasi partiye bildirimde bulunulmayacak. Siyasi partilerin, her ne sebeple olursa olsun meydana gelebilecek boşalmalarda, göstereceği yeni adayı listedeki boş yere ve sıralamada kazanılmış hakkı zedelemeden aşağıdan yukarıya doğru kaydırma yaparak listeyi tamamlama hakları bulunuyor. Bu arada, seçim takvimine göre aday listelerinin kesinleşeceği 8 Mart 1999 tarihinden oy verme günü olan 18 Nisan'a kadar ölüm veya istifa nedeniyle aday listelerinde oluşacak eksiklikler tamamlanmayacak. Ancak bu kişilerin seçilmiş bulunmaları halinde istifaları hüküm ifade edecek ve yerlerine kendilerinden sonra gelenler seçilmiş sayılacak.
İtiraz sona erdi
Bu arada seçimler için aday olanlara itirazlar dün sona erdi. Geçici aday listelerine karşı itirazlar ilçe seçim kurullarınca bugün hepsi karara bağlanmış olacak. İlçe seçim kurullarının kararlarına karşı il seçim kurullarına, il seçim kurullarının kararlarına karşı YSK'ya itirazlar yarın sona erecek. Bu itirazlar aynı gün kesin karara bağlanacak. Kesin aday listeleri ise 9 Mart 1999 Salı günü ilan edilecek. ANKARA


Temyiz edildi Aşık'ın dosyası Yargıtay'a
Fransa'da tutuklu bulunan organize suç örgütü elebaşısı Alaattin Çakıcı ile telefonla görüştüğü iddialarından sonra Devlet Bakanlığı ve milletvekilliğinden istifa eden Eyüp Aşık hakkında verilen beraat kararı, İstanbul DGM Cumhuriyet Başsavcılığı'nca temyiz edildi.
3 Şubat 1999 günkü duruşmada "Cürüm işlemek amacıyla oluşturulan çeteye yardım etmek" suçundan oy çokluğu ile Eyüp Aşık hakkında "Üzerine atılı suçun maddi ve manevi unsurları oluşmadığı" gerekçesiyle beraat kararı veren İstanbul 6 No'lu DGM, gerekçeli kararın yazımını tamamladı. Dava dosyası, İstanbul DGM Cumhuriyet Başsavcılığı'nın kararı temyiz etmesi üzerine, Yargıtay 8. Ceza Dairesi'ne gönderildi. Aşık hakkındaki beraat kararı, mahkeme heyeti başkanı Sedat Karagül'ün muhalefetine rağmen verilmişti. İSTANBUL


Keçeciler: Türkiye'de demokrasi yerleşti
ANAP Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Keçeciler, "18 Nisan'da, Türkiye'de demokrasinin yerleştiğini şer güçlere göstereceğiz." dedi. Konya'da seçim çalışmalarını sürdüren Keçeciler, Sarayönü ve Kadınhanı ilçelerinde yaptığı konuşmalarda, ülkenin son zamanlarda büyük badirelerden geçtiğini, bu badirelerden 18 Nisan'da yapılacak seçimlerle kurtulunacağını savundu. Keçeciler, şöyle konuştu: "Reylerinize sahip çıkın, demokratik hakkınızı kullanın. 18 Nisan'da sandıktan demokrasi, demokrasiyi savunanlar çıkacaktır. Rejimi, anayasal düzeni değiştirmek isteyenlerden bıktık. Türkiye'de demokrasinin yerleştiğini, 18 Nisan'da şer güçlere göstereceğiz." KONYA


Partilerin "Güneydoğu'ya, şefkat paketi" değerlendirmesi...
FP'li Şener: Laf yığını
Fazilet Partisi TBMM Grup Başkan Vekili Abdüllatif Şener, Başbakan Bülent Ecevit'in Doğu ve Güneydoğu Anadolu'ya yönelik açıkladığı ekonomik paketin 'gerçek olma özelliği' taşımadığını savundu. Şener, "Cak ve cekten ibaret bir laf yığınıdır." dedi. Şener, FP Genel Merkezi'nde düzenlediği basın toplantısında, halkın, sorunlarının çözümü için seçimleri büyük bir umutla beklediğini ifade etti. Ülkenin içinde bulunduğu en önemli sıkıntılardan birinin işsizlik olduğunu ifade eden Şener, şunları söyledi: "Bunun tek sorumlusu, ANAP ve DSP'dir. Yılmaz ve Ecevit devlet imkanlarını rantiyecilere aktarmışlar ve bu kesimin zenginliğine zenginlik katmışlardır. Bu siyasilere sesleniyorum; milletin menfaatini terk ederek, dar ve sabit gelirliler bir kenara bırakılarak seçime gidilmez. Bu yapılırsa, seçimlerde hezimete uğramak kaçınılmazdır." ANKARA

CHP'li Oymak: Umut tacirliği
CHP Genel Sektereter Yardımcısı Haydar Oymak, Başbakan Bülent Ecevit'in Güneydoğu ve Doğu Anadolu bölgelerine yönelik açıkladığı "şefkat paketi"ni umut tacirliği olarak değerlendirdi. Oymak, söz konusu paketle ilgili olarak asıl sorunun da kaynak bulmada yattığına dikkat çekerek, "Bu bir seçim hükümeti. Geçici bir bütçeye sahip. Bundan dolayı bu bütçede alınacak önlemlere yönelik bir ödenek de bulunmuyor." dedi. Parti genel merkezinde düzenlediği basın tolantısında Oymak, "Başbakan, paketteki tedbirlerin 3 yıla yayılarak uygulanacağını söylüyor. Seçimlere 47 gün var." hatırlatmasında bulundu. Kaynak açısından paketin içinin boş olduğunu savunan Oymak, çözümün devlet öncülüğünde bölgesel kalkınma planlarında olduğunu kaydetti. ANKARA (Zaman)

ANAP'lı Okuyan: İnşaallah boş çıkmaz
ANAP Genel Başkan Yardımcısı Yaşar Okuyan, Güneydoğu'ya yönelik yeni bir paketin açıldığını hatırlatarak, "İnşaallah bu paket, diğer paketler gibi boş çıkmaz." dedi. Okuyan, Diyarbakır Demirok Tesisleri'nde düzenlenen parti içi eğitim seminerinde yaptığı konuşmada, Güneydoğu'ya yönelik açılan paketin yeniymiş gibi gösterildiğini söyledi. Paketi memnuniyetle karşıladıklarını dile getiren Okuyan, ancak daha önceki hükümetler döneminde açılan paketler gibi olmamasını, bölge halkının hayal kırıklığına uğramamasını istedi. Seçimlerin bir "yol ayrımı" ve "referandum" olacağını da vurgulayan Okuyan, şöyle konuştu: "Vatandaşlar, tüm partileri denedi. Çiller'i tanımayan bir vatandaşı tanımıyorum.Vatandaş söylenene değil, gördüğüne inanıp, ona göre oyunu versin." DİYARBAKIR

LDP lideri Tibuk: Paralar çarçur
LDP Genel Başkanı Besim Tibuk, "Hükümetin açıkladığı Güneydoğu paketinin hiçbir pratik değeri yoktur. Paralar yine çarçur edilecek." dedi. Tibuk, yaptığı yazılı açıklamada, hükümet tarafından Doğu ve Güneydoğu'nun kalkınması için hazırlanan ekonomik paketin, daha önce açıklanan 8 teşvik paketiyle aynı olduğunu kaydetti. Bu paketle, devletin hantal, verimsiz yatırımlar yapacağını savunan Tibuk, "Özel sektörün bazı açık gözleri de kredilerden yararlanarak, yine yarım kalmış tesisler mezarlığı yaratacaklar." dedi. Şefkat paketinin, devletçi zihniyetle hazırlandığını savunan Tibuk, şunları söyledi: "Hükümetin hazırladığı Güneydoğu paketinin hiçbir pratik değeri yoktur. Paralar yine çarçur edilecek. Bu programı alkışlayanların, daha önce benzer programların neden başarılı olmadığını bir nebze düşünmeleri gerekir." İSTANBUL


Bu da arpa çetesi
Şanlıurfa'nın Suruç ilçesinin Suriye sınırındaki Mürşitpınar Sınır Kapısı'nda bulunan Toprak Mahsulleri
Ofisi'ne (TMO) ait depolardan, 100 ton buğday ile 22 ton arpa çalındığı ortaya çıkarıldı. Olayla ilgili 10. Hudut Bölüğü komutanı yüzbaşı ile 4 kişi tutuklandı, 1 kişi aranıyor. Eski karakol komutanı astsubay ile TMO müdürünün de aralarında bulunduğu 4 görevli hakkında soruşturma açıldı. Olayın 'çete' kavramını çağrıştırdığı belirtilerek, oluşturulan bir dosya, Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi'ne gönderildi.
Bölükte dolu 2 römork
Suruç Cumhuriyet Başsavcısı Cevat İşlek'ten alınan bilgiye göre, TMO'ya ait hububat vurgunu, kimliği belirlenemeyen bir kişinin, Mürşitpınar Jandarma Karakolu'na gece 24.00 sıralarında yaptığı telefon ihbarı üzerine ortaya çıktı. Jandarmanın ihbarı savcılığa bildirmesi üzerine oluşturulan ekip Mürşitpınar'a gönderildi. İnceleme sonucunda, TMO'ya ait depodaki buğdayın traktörle çalındığı belirlendi. Ekip, 10. Hudut Bölüğü'ne girmek isteyince, girişe izin verilmedi. Bu sırada çalınan 2 traktör römorku dolusu buğdayın, bölükte olduğu tespit edildi. Durumun Gaziantep 5. Zırhlı Tugay Komutanlığı'na iletilmesi üzerine 10. Hudut Bölük Komutanı Yüzbaşı İzzet Çokçetin gözaltına alınarak Gaziantep'e götürüldü ve tutuklanarak ceza evine konuldu. Hırsızlıkla ilgili olarak haklarında TCK'nın 492. maddesine göre dava açılan Erdal, Serdar ve İbrahim Halil Yüksel ile M. Sabri Ceyhan tutuklanırken, M. Faik Yüksel ile idari olarak halen Gaziantep Askeri Ceza Evi'nde tutuklu bulunan 10. Hudut Bölük Komutanı Yzb. İzzet Çokçetin hakkında, gıyabi tutuklama kararı çıkarıldı. Daha önce aynı karakolun komutanı olan ve başka ile atanan bir başçavuş hakkında da soruşturma açıldı.
SURUÇ

Tahıl koyunlara mı YEDİRİLDİ?
Çok yönlü olarak sürdürülen soruşturma sonunda çalınan hububat miktarının daha da artacağı tahmin ediliyor. Olayı zamanında bildirmeyen TMO Suruç şube müdürü, depo teknisyeni ve 2 bekçi hakkında, 'görevi kötüye kullanmak', görevlilerin 10. Hudut Bölüğü'ne girişlerine izin vermeyen Yüzbaşı İzzet Çokçetin hakkında ayrıca, 'görevli memurlara engel olmak' suçlarından dava açıldı. TMO şube müdürü ve diğer görevliler, 'hırsızlık olayını neden zamanında savcılığa intikal ettirmedikleri' yolundaki soruyu, "Müfettişler geliyordu, biz kendi aramızda hallediyorduk." şeklinde cevaplandırdılar. Vurgunla ilgili, 'Çete kavramı' çağrıştırması nedeniyle bir dosya daha hazırlanarak, Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi'ne (DGM) gönderildi. Suruç'taki hububat vurgunu soruşturması sırasında alınan bir ihbar da görevlileri şaşırttı. İhbarda, halen Gaziantep'te tutuklu bulunan 10. Hudut Bölük Komutanı Yüzbaşı İzzet Çokçetin'in, köyde kendisine ait koyun sürüsü olduğunun bildirildiğini anlatan Savcı, "Belki de çaldığı arpaları koyunlarına yedirmiş." dedi. Depoların bekçisi Emin Yıldırım, hırsızlık olaylarının gece meydana geldiğini belirterek, "Biz saat 17.00'de görevimizi tamamlayıp, 10. Hudut Bölüğü'ne teslim ediyoruz. Hırsızlık olayı da gece meydana gelmiş." şeklinde kendini savundu.


Rus yarışçıyı yunus kurtardı
Okyanusta devam eden ve dünya çevresinin dolaşılacağı yat yarışında, teknesi alabora olma tehlikesi geçiren Rus yarışçının, yatın dengesini sağlamasına bir yunusun yardım ettiği bildirildi. Rus yarışçı Fyodor Koniukov, yarış devam ederken telefonla ItarTass'a yaptığı açıklamada, çıkan fırtına dolayısıyla teknesinin oldukça yana yattığını ve alabora tehlikesine girdiğini belirtti. Yatık halde ilerleyen teknenin dengesini sağlamaya çalışırken, kendisi ile yarışmakta olan bir grup yunustan birinin aniden sıçrayarak tekneye çıktığını ve dengeyi sağladığını anlatan Koniukov, 'Yunusun bu hareketiyle tekneyi düzeltmeyi başardım.' dedi. Olayın, yarışın Yeni Zelanda-Uruguay ayağında meydana geldiği belirtilirken, Rus yarışçı Koniukov'un yarışı üçüncü olarak sürdürdüğü, birinci sırada İtalyan Giovanni Soldini'nin bulunduğu kaydedildi.


Poşetli ekmek alt yapıya takıldı
Türkiye Fırıncılar Federasyonu ve Ankara Fırıncılar Odası Başkanı Yusuf Ekşi, ekmekte poşet uygulamasının üzerinden 6 ay geçmesine rağmen, Türkiye genelinde başarı sağlanamadığını söyledi. Yusuf Ekşi, 20 Ağustos 1998'den itibaren ekmeğin poşetlenmesi kararı alındığını, fırınlarda bu yönde gerekli çalışmaların tamamlanamadığını ifade etti. Birçok fırının poşetleme makinesini temin edemediklerini belirten Ekşi, şunları kaydetti: "Poşet uygulamasının üzerinden 6 ay geçmesine rağmen, Türkiye genelinde ekmeği poşete sokmada hiç başarı sağlanamadı. 48 bin fırından sadece 150-200 fırında ekmek poşetli satılıyor. Ekmek poşetlenmeden önce Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı yetkilileri ile poşet makinesi üreten firmalarla yapılan görüşmede, firmalar, poşetleme makinesini 3-4 ay içinde tüm fırınlara temin edebilecekleri yönünde açıklamada bulundular. Doğal olarak yetiştiremediler. Poşetleme makinesi almak istese de piyasada makine yok. Makine kullanan fırınların bir kısmı, bisküvi poşetleme makinesiyle ekmek poşetliyor. Bu tür makinelerle ekmek poşetlenmez." Poşetleme makinesi üreten firmaların, makineyi, 3 yıldan önce tüm fırınlara veremeyeceklerini iddia eden Ekşi, "Ekmek hemen poşete giremez. Bize baskı yapılırsa ekmek çıkarmayız." dedi. ANKARA


Hesap soracaklar
Şehit yakınlarının, Avrupa'da, Öcalan ve terörü destekleyen 6 devlet aleyhine açacağı davayla ilgili hukuki çalışmalar son aşamaya geldi. İlk dava İtalya'ya.
Şehit ailelerinin dramını ilk defa milletler arası platforma taşıyacak dava dilekçeleriyle ilgili çalışmaları, 9 Eylül Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bahri Öztürk yürütüyor. Prof. Dr. Öztürk, başvuru için bir model dosya hazırladıklarını, amaçlarının şehit ailelerine hukuki olarak yol göstermek olduğunu söyledi. Öztürk, "Öcalan'ın İtalya'da yakalanmasından sonraki hukuk mücadelesinde tüm yollar denendi. İtalya'da iç yollar tıkandığı için bu dosyalarla İtalya aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) başvuracağız. Mağdur şehit aileleri tazminat için AİHM'ye dava açacak. AİHM başvurusu için ilk dosya İtalya ile ilgili. İtalya, terör örgütünün Güneydoğu'da kullandığı dedektöre yakalanmayan plastik mayınları üretip PKK'ya verdiği için AİHM'ye şikayet edilecek." dedi. Şehit yakınlarının Öcalan'ın yargılanmasına müdahil olarak katılması için de hazırlık yaptıklarını ifade eden Öztürk, "Bazıları bu konuda yanlış yapıyor. Bölücülük suçlamasını içeren 125'inci maddeden müdahale talebinde bulunuyorlar. Müdahalenin, öldürmeden, yaralamadan olması lazım. Dilekçeleri hazırlamaya başladık. Tüm şehit ailelerine dağıtacağız." diye konuştu.
Yolculuk için sponsor
İzmir Şehit Aileleri Dayanışma Derneği Başkanı Yavuz Alphan, izleyecekleri hareket tarzını, hukuk danışmanları Prof. Dr. Bahri Öztürk'ün önerilerine göre belirleyeceklerini ifade etti. Alphan, şunları söyledi: "En azından 500 otobüsle Mudanya'ya gideceğiz. Davaya müdahil olarak katılmak için dilekçeleri Mudanya'da resmi makamlara vereceğiz. Bu büyük yolculuk için sponsor arıyoruz. Otobüs firmalarından yardım bekliyoruz. Türkiye genelinde sayıları 40 olan tüm şehit aileleri dernekleri ile iş birliği içindeyiz." Alphan, PKK terörüne destek olan İtalya, Yunanistan, Kıbrıs Rum Kesimi ve diğer terör destekçisi ülkeleri AİHM'de dava etmek istediklerini söyledi. Alphan, "Avrupa çifte standardının bedelini ödeyecek. Şehit aileleri bu uğurda herşey yapmaya hazır." şeklinde konuştu.
'İşin parasında değiliz'
Şehit Aileleri Dayanışma ve Sosyal Yardımlaşma Derneği Genel Başkanı Şencan Bayramoğlu, "AİHM davasından sonra alınacak maddi tazminatları devlete ve Mehmetçiğe bağışlayacağız. Biz bu işin parasında pulunda değiliz. Acılarımızın ne kadar büyük olduğunu ve haklılığımızı her türlü platformda dile getireceğiz." diye konuştu.
'Hakkımı ödeyemezler'
Tunceli dağlarında 20 yaşındaki oğlu Alaaddin'i PKK terörüne kurban veren Şehit babası Bayram Elyürek, "20 senedir kan ağlayan bu milletin, binlerce şehidin ana ve babalarının manevi tazminatını Avrupa'yı satsalar ödeyemezler." dedi. M. FATİH UĞUR/İSTANBUL

İŞTE TELEFONLAR
AİHM başvurusu için şehit ailelerinin yardım alabilecekleri telefonlar şöyle: İzmir Şehit Aileleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Tel: 0 232 446 23 07 Faks: 0 232 483 23 63. Şehit Aileleri Dayanışma ve Sosyal Yardımlaşma Derneği Tel: 0 212 587 97 50 Faks: 0 212 587 89 57


İpimi liderim cekti
Şok bir kararla siyaset dışı kalan Halil Ürün sert çıktı: "Birileri darağacımı hazırladı, teşkilat gözlerimi bağladı..." Partisi tarafından büyükşehir belediye başkan adaylığı son anda iptal edilen Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Halil Ürün, "Yargısız infazımın ve siyasi cinayetin sebebini bilmiyorum." dedi. DYP büyükşehir ve merkez ilçe belediye başkan adayları dün Ürün'ü ziyaret etti. Adaylığı konusunda son beş dakikaya kadar en ufak bir şüphesinin olmadığını söyleyen Ürün, "Neden bu şekilde cezalandırıldığımı ben de merak ediyorum. Basın mensupları öğrenirse bana da söylesinler." diye sitem etti. "Hazırlanan mizansenler içerisinde işi yürüten bir politikacı olamadım." diyen Ürün, "Çalışkan, dürüst olmak siyasetin sevimsiz yüzüyle tanışmaya mani olmuyor." görüşünü dile getirdi.
Vekillik teklif edilmedi
Parti teşkilatını ve genel merkezini eleştiren Ürün, şunları kaydetti: "Ortada bir ayıp yumağı var ve bu ayıbı herkes birbirinin kucağına atıyor. Halen genel başkan yardımcılığı, milletvekilliği ve bakanlık teklif edildiği konusunda söylentiler var. Mizansenler içinde hazırlanan teklifleri kabul etmem mümkün değil. Böyle bir teklif de olmadı. Tekzip ediyorum. Birileri tarafından hazırlanan mizansende bana da rol verildi. Bu mizansen birilerinin çıkarı ve geleceğine hizmet eden bir senaryo idi. Birileri darağacını hazırladı, Konya teşkilatı gözlerimi bağladı ve siyasi liderim de ipimi çekti." MÜRSEL ÇETİN/KONYA


TBMM Başkan Vekili Gürkan: Ekranlara seçim sansürü uygulanıyor
TBMM Başkan Vekili Uluç Gürkan, Radyo Televizyon Üst Kurulu'nun (RTÜK), radyo ve televizyonların seçim dönemi yayınlarını, haksız ve yersiz bir sansür uygulamasına dönüştürdüğünü ileri sürerek, Yüksek Seçim Kurulu'nun (YSK) bu konuda RTÜK'ü bilgilendirmesini istedi. Gürkan, YSK'ya yaptığı başvuruda, RTÜK'ün sansür uygulamasının demokratik rejimin işlerliğini tehdit edici boyutlara ulaştığı görüşünü savunarak, seçimlerde oy verme gününden önceki 7. günden önce yayın yasağının uygulanamayacağını bildirdi. Dilekçesinde, RTÜK'ün yayın esaslarına uyan yayınlar nedeniyle bazı televizyonlar için anlaşılması ve demokrasiyle bağdaştırılması güç kapatma kararları verdiğini öne süren Uluç Gürkan, şöyle devam etti: "RTÜK'ün bu antidemokratik sansürcü uygulamaları, demokratik rejimin yanı sıra ulusal bütünlüğümüzü de tehdit edebilecek bir hezeyana dönüşmenin eşiğindedir." ANKARA


Bilgisayarlardaki 2000 yılı sorununu bir türk çözdü
1 saniyede tamam
Almanya'nın 26 önemli isminden biri olan Tanju Karabunar, 1 milyar mark fiyat biçtiği programını tanıttı.
Dünyada 2000 yılında bilgisayar konusunda yaşanacak olan sorunu, Türk iş adamı Tanju Karabunar çözdü. Karabunar, Belçikalı ve İngiliz bilgisayar mühendisi arkadaşlarıyla gerçekleştirdiği Microtech 2000 programı ile zaman kaybı ve bilgi kaybetmeksizin bir saniyede bilgisayarları 2000 yılına hazırlıyor. Düsseldorf'ta çalışmalarını sürdüren ve ilk defa Federal Kriminal Dairesi, Federal Anayasayı Koruma Teşkilatı ve çok sayıda banka temsilcisinin katıldığı toplantıda çeşitli bilgisayarlarda programı tanıtan Karabunar, bir disketten oluşan programın bütün bilgisayarlardaki 2000 yılı sorununu çözeceğini söyledi.
Üç yıllık emeğin ürünü
Dünya bilgisayarlarının yüzde 56'lık bir bölümünün henüz 2000'e hazırlanmamış olduğunu belirten Türk iş adamı Tanju Karabunar, tamamlananların ise yeni bilgisayarlar olduğunu kaydetti. Microtech 2000 ile üç yıldır çalışan Karabunar, "Program, bilgisayarın Bios bölümünü 2000'e hazırlıyor. Bilindiği gibi bilgisayarlar 31 Aralık 99'dan sonra 2000 yılını göstermeyecektir. Geç kalındığında, saniyenin onda birinde 100 bin işlem yapabilen bilgisayarlar 99'dan 2000'e geçişte bu yeni rakamı tanımayacak ve milyonlarca bilgi de yok olma tehlikesi ile karşı karşıya kalacak. Program ile bilgisayar bir saniye içinde 2000'e hazır oluyor." şeklinde konuştu.
Schröder'in gözdelerinden
Geçen yıl Almanya'da yapılan genel seçimlerden önce Başbakan Gerhard Schröder'in mektup gönderdiği ve seçimlerden sonra yayınlanan kitabında yer verdiği 26 önemli kişiden biri olan Karabunar, 30 yaşında. Bankacılık eğitimi gören Tanju Karabunar, Almanya'daki Türk gençlerine de çağrıda bulunarak, "Almanya'da Almanlardan daha üstün olmamız lazım. Bunun için de okuyup ilklere imza atmalayız." diyor.


Vatan millet için öldürmüş
Kadıköy'de önceki akşam silahla 2 kişiyi öldürdükten sonra yaralı olarak yakalanan Abdulkadir Kapucu (28), ölen kişilerin terörist olduğunu ve uyuşturucu işi yaptıklarını öne sürdü. Polislerce vurularak yaralı yakalanan Kapucu polise verdiği ifadesinde, olayda hayatını kaybeden kişilerin uyuşturucu işi yaptığını iddia ederek, "Onlar teröristti. Bunu birisinin yapması gerekiyordu. Vatan millet için yaptım" dediği öğrenildi. Bu arada, Şeref Pehlivan'la birlikte saldırıda hayatını kaybeden kişinin Kudbettin Bayram olduğu belirlendi. Bayram ve Kapucu'nun da sabıkalı olduğu öğrenildi. Aramalarda Bayram ve Pehlivan'a ait oldukları öne sürülen 2 ruhsatsız tabanca, Kapucu'nun üzerinde de biri 9 milimetre çaplı "Cobra", diğeri de Uzi'ye benzeyen 7.65 milimetre çaplı Vizör marka 2 tabanca ele geçirildi. Olayla ilgili soruşturmaya devam ediliyor. İSTANBUL


Sigara hakkinda yanliş bilinenler
Light da zararlı
Light (hafif) sigara içerek, sigaranın zararlarından korunmanın mümkün olmadığı bildirildi. Sigara ve Sağlık Ulusal Komitesi'nin açıklamasında, 'sigara hakkında yanlış bilinenlere' yer verildi. Bazı sigara tiryakilerinin, hafif sigara içmek suretiyle zarardan korunduklarını düşündükleri belirtilen açıklamada, uzmanların hafif sigaranın gerçekte hiç de hafif olmadığı görüşünde birleştikleri vurgulandı. Açıklamada, "Sigaranın içinde 4000 tane zararlı kimyasal madde var, bunlardan yalnızca ikisi yok. Bu durumda sigaranın zararlarının ortadan kalkması söz konusu olamaz." denildi. Light içmeye başlayan tiryakilerin çoğunun da bir günde içtikleri sigara sayısı artıyor.
Bu arada sigara içen annelerin sütünde sigara kokusu bulunduğu ve içilen sigara sayısı arttıkça sütteki sigara kokusunun arttığı bildirildi. Açıklamada bilinenin aksine sigaranın kilo almayı önlemediği de ifade ediliyor. İngiltere Akciğer Hastalıkları Derneği tarafından yapılan bir değerlendirmede ise küçük hücreli akciğer kanserlerinin kadınlarda daha çok görüldüğüne işaret ediliyor.


Kazdığı kuyuya düştü
Antalya'da uzun zamandır süren alt yapı çalışmaları vatandaşlara sıkıntılı anlar yaşatırken, önceki gün 100. Yıl Bulvarı'ndaki alt yapı kazısı sırasında bir iş aracı kendi kazdığı kuyuya düştü.
Kazı sırasında büyük bir gürültü çıkararak düşen kepçeyi çevrede bulunan vatandaşlar şaşkınlıkla izledi. Kazdığı kuyuya düşen kepçenin operatörünün sağ olarak kurtulması teselli kaynağı olurken kepçe daha sonra bir vinç yardımıyla kuyudan çıkarıldı.
Aracın sürücüsünün yara almadan kurtulduğu olayda kazı yaparken düşen araç, vatandaşlar arasında espri konusu oldu: "Hep biz düşecek değiliz ya." SELMAN GÜNDÜZ / ANTALYA


Kriz Merkezi nedir?
Başbakanlık Kriz Yönetim Merkezi Yönetmeliği', Necmettin Erbakan'ın başbakanlığındaki Refahyol hükümeti döneminde 30 Eylül 1996 tarihli Bakanlar Kurulu kararıyla kabul edildi. Başbakanlık, Genelkurmay Başkanlığı, bakanlıklar, MGK Genel Sekreterliği, kamu kurum ve kuruluşları ile özel kuruluşları kapsayan Kriz Yönetim Merkezi Yönetmeliği'nin uygulanmasından başbakan veya görevlendireceği devlet bakanı sorumlu bulunuyor. Hizmetlerin yürütülmesi sorumluluğu ise Genelkurmay başkanı, bakanlar, MGK genel sekreteri ile kamu kurum ve kuruluşların en üst düzey yöneticilerine ait. Kriz Merkezi, Türkiye'nin toprak bütünlüğüne yönelik tehditler ile terör olayları gibi anayasal düzeni ortadan kaldırmaya yönelik yaygın şiddet hareketlerine ait ciddi belirtilerin ortaya çıkması durumunda devreye giriyor. Tabii afetler, tehlikeli ve salgın hastalıklar, ağır ekonomik bunalım halleri de kriz yönetimini gerektiren haller kapsamına giriyor. ÖMER ŞAHİN / ANKARA


Ecevit genelge yayınladı
Yetki, kriz merkezinde
Başbakan Ecevit'in yayınladığı genelgeyle Öcalan konusunda Kriz Yönetim Merkezi tek yetkili kılındı.
Bebek katili Abdullah Öcalan'ın Türkiye'ye getirilmesinden sonra Başbakanlık Kriz Yönetim Merkezi (KYM) aktif hale getirildi. Başbakan Bülent Ecevit, yayınladığı genelgeyle terörist başı Öcalan konusunda KYM'nin yetkili olduğunu bildirdi. Genelge, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği'nden, Genelkurmay Başkanlığı'na kadar ilgili tüm devlet kurum ve kuruluşlarına gönderildi. Böylece, askeri yetkililer, MİT, valiler ve Emniyet Genel Müdürü dahil hiç kimse terörist başı konusunda açıklama yapamayacak. Adana depremi, sel felaketi gibi tabii afetlerden sonra aktif olarak çalışan Kriz Yönetim Merkezi (KYM), teröristbaşının Türkiye'ye getirildiği 16 şubattan sonra Başbakan Bülent Ecevit tarafından teyakkuza geçirildi. KYM'nin, Başbakanlık müsteşar yardımcılarının başkanlığında 17 şubattan itibaren 24 saat durmadan çalışıyor. Ecevit imzasıyla yayınlanan genelge şöyle: "PKK terör örgütbaşının yakalanmasını müteakip 17 Şubat 1999'da Başbakanlık Kriz Yönetim Merkezi faaliyete geçmiştir. Milli menfaatler açısından tüm bakanlık kurum ve kuruluşlarının konu ile ilgili faaliyetlerini koordine ederek çalışmaları etkin ve süratli şekilde yürütmek Başbakanlık Kriz Yönetim Merkezi'nin sorumluluğundadır. İlgili bakanlık kurum ve kuruluşları bu konudaki çalışmaları KYM ile koordineli olarak yürütülecektir. Bu merkez dışında bakanlık kamu kurum ve kuruluşları tarafından iç ve dış basına bilgi vermeyecek, herhangi bir açıklama yapılmayacaktır. İçerde ve dışarda yapılacak faaliyetlerin plan dahilinde yürütülmesi amacıyla KYM'nin koortinatörlüğünde kısa ve uzun vadeli eylem planı hazırlanacak ve uygulamaya konulacaktır. Bu eylem planı uygulaması ve faaliyetlerin anılan merkezde koordineli şekilde yürütülmesi konusunda gerekli hassasiyetin gösterilmesini önemle rica ederim."


Avrupa'dan Öcalan teftişi
Bir süredir Türkiye'de bulunan 11 kişilik Avrupa Konseyi İşkenceyi Önleme Komitesi heyeti, helikopterle İstanbul'dan İmralı'ya giderek Öcalan'la ilgili incelemelerde bulundu.
Avrupa Konseyi İşkenceyi önleme Komitesi Heyeti, terör örgütünün elebaşı, Abdullah Öcalan'ın tutuklu bulunduğu İmralı adasına gitti. Cumartesi gününden bu yana İstanbul'da incelemelerde bulunan 11 kişilik heyet, dün sabah saat 09.30'da, helikopterle İstanbul'dan İmralı adasına hareket etti. Heyet, incelemelerini tamamladıktan sonra, İstanbul'a döndü.
Tavuklar satıldı
Öcalan'ın tutuklu bulunduğu İmralı Ceza evi'ndeki hükümlülerin başka cezaevlerine naklinden sonra bakımsız kalan tavuklar, kesilmiş halde Mudanya'ya getirildi. İmralı Ceza evi'ne ait "İmralı-9" motoru ile ilçeye getirilen çok sayıda tavuk, 1 milyon liradan satışa çıkarıldı. Vatandaşların, yarı açık ceza evinde hükümlüler tarafından yetiştirilen ve bakımı sağlanan söz konusu tavukların satışına ilgi gösterdiği gözlendi. Hükümlülerin başka ceza evlerine naklinden sonra çok sayıda büyük ve küçükbaş hayvan da, daha önce Mudanya'ya getirilmiş ve ihaleyle satılmıştı.
Saldırganlar yakalandı
Terör örgütü elebaşı, Abdullah Öcalan'ın yakalanarak Türkiye'ye getirilmesinden sonra örgüt içindeki paniği engellemek bahanesiyle çeşitli yerlere bomba ve Molotofkokteyli attıkları belirlen toplam 17 kişi İstanbul'da yakalandı. Örgüt üyeleriyle birlikte, Rus yapımı savunma tipi el bombası, Molotofkokteylleri ve çeşitli çap ve ebatta silahlar bulundu. Sanıkların, 'İstanbul Barosu binası önüne bomba atılması, Etiler'deki bir kafeteryaya parça tesirli bomba atılarak 3 kişinin yaralanması' gibi olaylara karıştıkları açıklandı. Şanlıurfa'da daha önce yakalanan 8 kişiden 4'ü tutuklandı.


Bağımsız Metin Öney:Liderler padişahtan öte
İzmir Bağımsız Milletvekili Metin Öney, siyasi parti genel başkanlarının yetkilerini düzenleyen herhangi bir belgenin olmadığını, Türkiye'de siyasi parti genel başkanlarını devirmenin padişahları devirmekten daha zor olduğunu söyledi. Öney, Gazeteciler Cemiyeti lokalinde düzenlediği basın toplantısında siyaseti bırakmayacağını belirtti. 19 nisandan sonra gerçek ciddi oluşumların meydana geleceğini ve buna göre siyasi yaşamımı belirleyeceğini anlatan Öney, seçimlerin ertelenmesi için imza toplayan bazı "küskün" milletvekilleri ile birlikte hareket etmediğini dile getirdi. "Söyleyeceklerimin muhatabı olan ANAP Genel Başkanlığı'nı İzmir'e, İzmirlilere şikayet etmektir." diyen Öney şöyle konuştu: "Hiçbir genel başkan, seçimlerde alınan sonuçlardan kendisini sorumlu tutmuyor. Genel başkanların yetkilerini düzenleyecek bir belge de yok. Oysa padişahların yetkileri bile fetva ile belli olurdu. Siyasi partilerde yetkili kurullar yok, sadece genel başkanların aldığı kararları istişare eden heyetler var." İZMİR


Enerjide öncelikler açıklandı
İngiltere'nin ünlü yayın kuruluşu The Economist tarafından düzenlenen 2. Türkiye Enerji Konferansı dün Hilton Otel'inde Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Prof. Dr. Ziya Aktaş'ın yaptığı açılış konuşması ile başladı.
Türkiye'nin enerjideki öncelikli projelerini anlatan Aktaş, "Önce Bakü-Ceyhan ve Türkmen doğalgazının Hazar geçişli Türkiye üzerinden Avrupa'ya nakline ilişkin boru hattı projeleri hayata geçirilecek. Mavi Akım, Trans-Balkan, Mısır-Türkiye doğalgaz hatları ve Türkmen gazına İran güzergahı daha sonra, ama mutlaka gerçekleştirilecek." diye konuştu.
1998'de 10 milyar metreküp doğal gaz tüketildiğine, bu ihtiyacın 2010'da 55 milyar metreküp, 2020'de 80 milyar metreküp olacağına dikkat çeken Bakan Aktaş, Danıştay'ın imtiyaz ve uluslar arası tahkim çekincesi nedeniyle yabancı finansmanın enerji projelerinden kaçtığını hatırlatarak, "Danıştay ile Türkiye'nin çıkarlarına zarar vermeyecek biçimde 'anlayış birliği' yaptık. Proje onayı 3 yıldan 3 aya indirgendi." dedi.
ABD'den İran'a veto
Konferansta çarpıcı bir konuşma yapan ABD'nin Ankara Büyükelçisi Mark Parris, Türkmen doğal gazının İran güzergahı ile Türkiye'ye getirilmesi ve Hazar petrollerinin İran üzerinden Körfez'e nakledilmesinde Washington'un İran'ı veto ettiğini yineledi. Soru üzerine Parris, bunun gerekçesini, "İran, güvenilir partner değil. Teröre destek veriyor, kitle imha silahları üretiyor, Orta Doğu barış sürecine engel oluyor. Bunlardan vaçgeçmediği sürece karşıtlığımız devam edecek. Ayrıca İran petrol ve doğal gaz zengini olarak Hazar ülkelerinin rakibi. Bu rezervlerin naklini rakibin kontrolüne veremeyiz." diye açıkladı. Ankara'ya, Türkmen gazını İran rotası ile getirmek istemesiyle ilgili endişelerini ilettiklerini, ancak Türkiye'nin enerji politikalarını çıkarlarına göre belirleme eğiliminde olduğunu söyleyen Parris, ABD'nin iddia edildiği gibi Rus gazının Karadeniz'in tabanından getirilmesi öngörülen Mavi Akım projesine karşı olmadığını kaydetti. FARUK ARSLAN / ANKARA


Girik yerine Sungur
CHP'de Şişli belediye başkan adaylığı önerisini kabul etmeyen sanatçı Fatma Girik'in yerine eski CHP senatörlerinden Mehmet Emin Sungur'un aday gösterildiği öğrenildi.
Fatma Girik'in belediye başkan adaylığını reddetmesi ile ilgili olarak CHP genel merkezi, "Dizi film teklifleri vardı. Bunun için kabul etmedi." derken, Girik cephesi ise, belediye meclis üyelikleri sıralaması ile ilgili çekincelerini ortaya koydu. Yeni aday M. Emin Sungur'un bir dönem Şişli belediye başkanlığı yaptığı, 1980 öncesinde de CHP senatörü olduğu bildirildi. A. TURAN AYHAN/ANKARA


Arşive yeni mekan
Osmanlı Arşivleri'nin, kötü koşullarda saklanan bölümleri, yeni bir proje ile hayata döndürülecek. Bu belgeler, Özelleştirme Yüksek Kurulu'nun kararı ile Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü'ne devredilen Bağcılar'daki SEKA depolarına taşınacak.
Tanıtma Fonu'ndan sağlanacak 1 trilyon lira ile arşive uygun hale getirilecek olan binaya çağdaş arşiv sistemleri ile toplam 40 kilometre uzunluğunda raflar kurulacak. Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürü İsa Özkul, Bağcılar'da bulunan SEKA depolarının 98 yılının sonunda kendilerine devredildiğini, bu depoların yeniden düzenlenerek Osmanlı Arşivleri'nin bazı bölümlerinin buraya aktarılacağını söyledi.
Osmanlı'nın 700. yıl dönümü dolayısıyla bir uluslararası toplantı düzenleyeceklerini belirten Özkul, Osmanlı devletinden çıkan 40'a yakın ülkeden çok sayıda bilim adamının davet edileceğini söyledi. Özkul, 3 gün sürecek uluslararası toplantıda bilimadamlarına "Tarihiniz için başka adreslere gitmenize gerek yok. Bu konuda müşterek çalışmamız gerekiyor" mesajı vereceklerini anlattı. Özkul ayrıca, Başbakanlık Arşivleri Genel Müdürlüğü'nce çeşitli yerlerde "Osmanlı Fermanları" sergisi düzenleneceğini bildirdi.
Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürü Özkul, Osmanlı arşiv belgelerinin mikrofilme aktarılması projesinde de son aşamaya geldiklerini söyledi. Proje çerçevesinde belgelerin mikrofilme, mikrofilmden bilgisayara, bilgisayardan da CD- Rom'a aktarılacağını ifade eden Özkul, amaçlarının araştırmacılara belgelerin orijinali yerine microfilmlerinin verilerek asıllarının korunması olduğunu anlattı. ANKARA


BBP'de yerel eğitim
BBP, 18 Nisan seçimleri öncesinde belediye başkan adayları için bir rapor hazırladı. 'Yerel yönetim adayları için seçim stratejileri' raporunda adaylar, belediyecilikle ilgili bilgilendirilirken, yerel yönetimlerde seçim stratejileri de ortaya konuluyor. BBP raporda, belediye hizmetlerinde ilkelerini, 'katılımcı, üretici, kaynak oluşturucu, yönlendirici, düzenleyici, birlikçi-bütünlükçü, ilkeli, seviyeli, dürüst yönetim' olarak ifade ediyor. Adaylardan insan unsurunun esas alınmasının istendiği raporda, yerel yönetimlerde sivil toplum kuruluşlarının görüşlerine değer verilmesi gerektiğinin altı çiziliyor. EMİNE DOLMACI/ANKARA


Gazi yıl dönümüne dikkat!
12 marttaki kanlı Gazi olaylarının 4. yıl dönümünde Apo'nun yakalanması bahanesiyle çok büyük olaylar çıkartılabileceği ileri sürüldü.
Avukat-yazar Suat Parlar ve avukat Emcet Olcaytu, otobüs, otel, kahvehane gibi halkın yoğun olarak yaşadığı yerlere yönelik saldırıların provokatif eylemler olduğunu, asıl amacın Türkiye'de bir Kürt-Türk kavgasına zemin hazırlamak için Gazi Mahallesi'nde kan akıtmak olduğunu öne sürdü.
Amaç, Kürt - Türk çatışması
Avukat Suat Parlar, Öcalan operasyonunu değerlendirirken, "Amaç Orta Doğu haritasını değiştirmekle bağlantılıdır. Çağımız global emperyalizm çağıdır. Öcalan'ın yakalandığı Kenya Centeom'un etkili olduğu bir ülkedir. Türkiye, ABD tarafından Avrasya Balkanları olarak değerlendiriliyor. Siyaset sözlüğünde Balkanizasyon, etnik çatışma, halkların birbirlerine karşı kışkırtılmasıdır. Önümüzdeki dönemde Türk-Kürt kavgası çıkartılmaya dönük yoğun kışkırtmalar ile karşı karşıya kalınacaktır. Ancak bu eylemler gelişigüzel eylemler olarak değerlendirilmemelidir. Gazi olaylarını çıkartan kadrolar yine iş başındadır." dedi.
Saldırılar kontrgerilla işi
Gerginlikleri senaryo olarak değerlendiren, avukat Emcet Olcaytu da, ABD'nin Suriye'den çıkartmasından bugüne kadar süren olayların, senaryonun parçaları olduğunu söyledi. Olcaytu, amacın Kuzey Irak'ta Barzani ve Talabani güçlerine bağımsız bir Kürt devleti kurdurmak olduğunu kaydederek, şöyle konuştu: "Bu sürecin sonu Türkiye'de bir iç savaş çıkmasıdır. Bazı güçler tarafından Kürt-Türk kavgası körükleniyor. Türklere Türk milliyetçiliği , Kürtlere de Kürt milliyetçiliği pompalanıyor. Türkiye'deki otobüs yakma türü eylemler kontrgerilla eylemidir. PKK'nın bu tür eylemleri yapacak gücü yoktur. Madem böyle bir gücü vardı, daha önce niçin yapmıyordu? Türkiye karıştırılmak isteniyor. İstanbul merkezli süren Molotoflu saldırılar Gazi Mahallesi'nin yıl dönümünde büyük planların birer parçasıdır. 12 mart günü Gazi Mahallesi'nde çok büyük olaylar patlak verebilir. Oyunlara gelmemek gerekir." İLHAN KAYA / İSTANBUL


Hacı adayları sağlığa dikkat
Ankara Sağlık Müdürlüğü'nce, hacı adaylarının sağlıklarını korumalarını sağlamak amacıyla çeşitli önerilerde bulunuldu. Sağlık Müdürlüğü'nce yapılan açıklamada, hacı adaylarına şu öneriler yapıldı:
Yüksek tansiyon ve şeker hastası olan hacı adayları ile kalp ameliyatı, enfarktüs ve bypass geçiren hacı adayları, hekimlerinin önerilerini aynen yerine getirmeli ve ilaçlarını ihmal etmemeli.
Düşük tansiyonu olanlar, bol sıvı almalı ve kendilerini fazla yormamalı.
Her hacı adayı uyku düzenine dikkat etmeli.
"Turist ishali" adı verilen rahatsızlığa yakalanmamak için, iyi bilinmeyen besinler tüketilmemeli, ağır ve yağlı yiyeceklerden kaçınıp, hafif ve hazmı kolay besinler tüketilmeli.
Güneş çarpması söz konusu olduğunda ezbere ilaç kullanılmamalı, doktor ulaşıncaya kadar serin ve sakin bir yerde kıyafetler hafifletilerek, soğuk su yardımıyla yanığın ve sıcağın tesiri hafifletilerek beklenmeli.
Öğle saatlerinde direkt güneş ışığına maruz kalmamak için dışarı çıkılmamalı veya şemsiye kullanılıp, açık renk kıyafetler tercih edilmeli. ANKARA


Gaziantep polisi motorize oldu
Gaziantep Emniyet Müdürlüğü bünyesinde oluşturulan motosikletli polis timleri hizmet vermeye başladı. Motorize timleri 60 milyar liraya mal olurken, paranın tamamı Polis Teşkilatını Güçlendirme Vakfı tarafından karşılandı. Vali Muammer Güler, motosikletli polis timlerinin hizmete girmesi dolayısıyla düzenlenen törende, düzenli yapılaşma olmayan kenar semtler ve ara sokaklara asayiş ekiplerinin ulaşmakta güçlüklerle karşılaştığını bu sorunu, kent halkı, sanayici, tüccar ve sivil toplum kuruluşlarının da desteğiyle oluşturduğumuz motorize ekiplerle çözdük" dedi. 50 motorize ekipte görev yapacak 100 polis memuru özel eğitimden geçtiler. Asayişle görevli Yunus ve trafikle görevli Şahin timleri kent içerisinde gösterilerde bulundular. lMURAT KUŞ / GAZİANTEP


Hayvanlar bile korundu
Osmanlı Araştırmalar Vakfı Başkanı Prof. Dr. Ahmet Akgündüz, modern dünyanın sözlüğüne 20. asırda girebilen hayvan haklarını, Osmanlı'nın asırlar önce koruma altına aldığını söyledi. Prof. Dr. Akgündüz, Osmanlı'nın bundan 500 sene önce uyguladığı "Ayağı yaramaz bargiri işletmeyeler. At, katır ve eşek ayağını gözedeler. Ağır yük urmayalar; zira dilsüz canavardır. " hükmünün hayvanların fevkalade korunup kollandığının göstergesi olduğunu söyledi.
Hiç fırıncı yakılmadı
Son günlerde Osmanlı döneminde "Kadı'nın ekmeğe ilk hile karıştıran fırıncıyı fırına verdirdiği" şeklindeki beyanatların da son derece üzücü ve asılsız olduğunu belirten Prof Akgündüz, Osmanlı'nın bu sorunu 497 yıl önce çözdüğünü belirtti. 500 yıl önceki İstanbul ve Edirne İhtisab Kanunnameleri, md. 1, 21'de ekmeğin standartı ile ilgili, "Ekmek 700 dirhem bir akçe ola. İnce elekten elene ve tamam bişe ve ak ola ve rayihası olmaya. Ekmekçiler, çaşni tuttukların narh üzere pak işleyeler, eksik ve çiğ olmaya. Ekmek ipinde kara bulunursa ve çiğ olursa, tabanına let uralar; eksik olursa tahta külah uralar veyahut cerime alalar" hükmünün ekmeğin ilk standartı olduğunu belirten Akgündüz, Osmanlı'da yakma diye bir cezanın da kesinlikle olmadığına dikkat çekti. İSMAİL ALTUNSOY / İSTANBUL


Kısakısa
Köpekler kadını yaraladı
Isparta'da başıboş sokak köpeklerinin saldırısına uğrayan 3 çocuk annesi Nadime Öner (57), ağır yaralandı. Önceki gün meydana gelen olayda, çevrede kimsenin bulunmaması nedeniyle yaklaşık yarım saat köpeklerle boğuşan talihsiz kadın, sonunda feryatlarını duyan 2 öğrencinin yardımıyla ölümden kurtuldu. Isparta Devlet Hastanesi'ne kaldırılan Nadime Öner'in başı hariç vücudunun diğer bütün bölümleri köpekler tarafından parçalandı. Devlet Hastanesi doktorları Öner'in hayati tehlikeyi atlattığını; ancak en az bir hafta daha tedavi edileceğini bildirdiler. ISPARTA
Mudanya'da hayat normal
Abdullah Öcalan'ın yakalanıp İmralı adasına getirilmesi ile Mudanya'da alınan güvenlik önlemleri artmış ve bu da ilk günlerde esnafın işlerinin azaldığı konusunda şikayetleri gündeme getirmişti. Fakat dünden itibaren Mudanya'da hayat normale dönmeye başladı. Esnaf güvenlik önlemleri yüzünden esnafın işlerinin azaldığı konusunun kesinlikle yanlış olduğunu söylüyor. Hatta otellerin dışarıdan gelen basın mensupları ve misafirler yüzünden dolu olduğu belirtiliyor. MUSA ZEYBEK/MUDANYA
Bir çete daha çökertildi
Yasadışı yollardan çek-senet tahsilatı yapan 'Şakşaklar Çetesi' de çökertildi. Geçen yıl işadamı İsmet Sürey'in kaçırılması olayına karışan çetenin dışarıda olan son elemanı Mustafa A. da, Balıkesir'in Gömeç ilçesinde düzenlenen operasyonda ele geçirildi. İlçe Jandarma Komutanlığı ekiplerince "Atilla Kaş" adına düzenlenmiş sahte kimlikle yakalanan Mustafa A.'nın, 1997 yılında hapishaneden kaçtığı ve hakkında çok sayıda gıyabi tutuklama kararı bulunduğu öğrenildi. Çetenin elebaşı Yılmaz Şahin Şakşak Ankara'da, diğer elemanlar İrfan Kıztır ve Hasan Kıral Manisa'nın Akhisar ilçesinde, Kamil Turan ise İzmir'de yakalandıktan sonra tutuklanmışlardı.BALIKESİR (Zaman)
Ayaklı cephane
Balıkesir Jandarma Komutanlığı'na bağlı ekipler Aydın Cezayirli isimli vatandaşın aracında ruhsatsız 8 tabanca ile 1308 adet mermi yakaladı. Manyas İlçesi Balıkesir Jandarma Komutanlığı'na gelen bir ihbarın değerlendirilmesi sonucu Manyas'ın Eski Çatalköy mezarlık mevkiinde 16 YS 140 plakalı araçta arama yapıldı. Aramada arka koltuk üzerinde bulunan patates çuvalının içinde bezlerle sarılmış olarak 8 tabanca ile 1308 adet mermi bulundu. Silahlardan 7'sinin numarasız olduğu açıklandı. Silah ve mühimmatı Trabzon'un Akçaabat ilçesinden satmak için Balıkesir ve Manyas çevresine getirdiği öğrenilen Aydın Cezayirli, sevk edildiği adli makamlarca tutuklandı. BASRİ YILDIZLI / BALIKESİR
Sağlıklı Yaşam Fuarı
Sağlığın korunması ve sağlıklı yaşam için gerekli önlemlerin alınması konusunda halkın bilgilendirilmesini amaçlayan Sağlıklı Yaşam Fuarı, 17-21 mart tarihleri arasında Ankara Atatürk Kültür Merkezi'nde gerçekleştirilecek. Türkiye Halk Sağlığı Kurumu'nca düzenlenecek fuarda gerçekleştirilecek panellerde, bulaşıcı hastalıklardan korunma, genel temizlik, çevre sağlığı önlemleri, anne ve çocuk sağlığı ile aile planlaması, sağlıklı beslenme, ruh sağlığı, madde bağımlılığı, spor, kanser ve korunma ile erken teşhis konuları tartışılacak. Fuarda, sağlıklı yaşam konularına ilişkin yayınlar ve sağlık malzemeleri ile ilgili ürünler de sergilenecek. ANKARA
Bir ayağın bedeli 11 trilyon lira
Chicago'da trenin kapısına sıkışan kemanını kurtarmak isterken bacağını kaybeden genç kız, demir yolu firmasından 30 milyon dolar (Yaklaşık 11 trilyon Türk Lirası) tazminat kazandı. Trene binerken elektronik kapıların aniden kapanması üzerine sırtına asılı kemanı dışarıda kalan 24 yaşındaki Rachel Barton, 500 bin dolar değerindeki kemanını almak için kapıyı açınca aşağıya kaydı ve trene asılı olarak 50 metreden fazla sürüklendi. 95'teki kazada bir bacağını ve ayağının bir kısmını kaybeden Barton, demir yolu şirketini dava etti. Jüri, üç yıldan fazla süren dava sonucunda yüzde 4,5 Barton'u, yüzde 95,5 oranında demir yolu şirketini suçlu buldu.
Sosisten 20 kişi hayatını kaybetti
ABD'de, 'Sara Lee Corp.' adlı et ürünleri fabrikasının ürettiği sosislerle yapılan sandviçlerdeki listeria türü bakteri yüzünden yazdan bu yana 20 kişinin öldüğü, 100'den fazla kişinin de hastalandığı açıklandı. Tarım Bakanlığı, olayın büyümesi üzerine, acil önlemler alınacağını duyurdu. Bu çerçevede et fabrikalarının uyması gereken kurallar da yeniden düzenledi. Listeria tipi bakteriler özellikle küçük çocuklar ve yaşlılar gibi savunma sistemi zayıf olan kişileri etkiliyor. Bu bakterinin, diğer bakterilerden çok daha öldürücü olduğu ve bakteriyi alanların yüzde 20'sinin hayatını kaybettiği bildirildi. Bu arada, Sara Lee firması, sosislerde bakteri görülen Michigan fabrikasını geçici olarak kapattığını açıkladı.
Hız heyecanını gökyüzünde de yaşadı
Pazar günü yapılacak Formula 1 yarışları öncesi diğer sürücülerle birlikte Melbourne gelen İngiliz sürücü Johnny Herbert, hız tutkusunu yerden yüzlerce metre yüksekte yaşadı. Herbert'in bu ilginç deneyimi Avustralya Kraliyet Hava Gücü'ne bağlı bir uçağın arka koltuğunda gerçekleşti. Yerde hıza alışan Herbert'in havadaki akrobatik manevralardan çok etkilenmediği görülüyor.
FP: Adaylık teklif ettik
Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Halil Ürün'ün, "kendisine genel başkan yardımcılığı, milletvekilliği ve bakanlık teklif edilmediği" konusundaki açıklamasına, Fazilet Partisi il teşkilatı, basın bürosu aracılığıyla cevap verildi. Yapılan yazılı açıklamada, Halil Ürün'ün 10 yıldır başkanlık görevini başarıyla yürüttüğü ve kente önemli hizmetlerde bulunduğu belirtildi. Açıklamada, şöyle denildi: "18 Nisan seçimlerinde, partimiz, Halil Ürün'e milletvekili adaylığı teklif etmiştir. Halen de genel merkezimiz tarafından, parti üst yönetim organlarında görev teklif edilmektedir." KONYA
MHP'den kitap serisi
MHP Araştırma Geliştirme Planlama Kurulu, "Türkiye'nin temel sorunlarını tanımlama ve çözmeye yönelik" 9 kitaptan oluşan bir dizi yayınladı. MHP'nin, iktidara geldiğinde uygulayacağı politikalar için çerçeve oluşturmaya yönelik olarak hazırlanan kitaplar, adaylar ile teşkilatlara dağıtılıyor. Seride şu kitaplar yer alıyor: "Sağlık Raporu, 21. Yüzyıl'da Türk Milli Sosyal Güvenlik Sistemi, Enerji ve Enerji Kaynaklarımız, Bilim ve Teknoloji, Türkiye'de Enflasyonun Sebepleri ve Çözüm Yolları, KİT'lerin Özelleştirilmesi Hakkında Rapor, Milli Kültür Politikamız, Tarım-Orman Raporu, Yüksek Öğrenim." ANKARA



ZAMAN ]lk Sayfa
© 1998 Feza Gazetecilik A.^.