Suikastın perde arkası
Savcı neden durduruldu?
Özal suikastını inceleyen Yargıtay Savcısı Uğur Tönük son noktaya ulaştığında neden MİT'e çağrılarak,
"Burada dur." denildi?
Son noktadaki isimler
Savcı, Kaya Erdem ve Sabri Yirmibeşoğlu'nun suikast ile ilgilerinin araştırılmasını istedi. Ama
soruşturma ileri gitmedi.
Demirağ da MİT'ten miydi?
Tetikçi Kartal Demirağ, daha sonraki yıllarda MİT'e çalıştığını söyledi. Bu doğru ise, arkasında hangi güç
odakları vardı?
Turgut Özal suikastında, eldeki yaranın kurşun mu, yoksa cam kırığı mı olduğu tartışılırken, suikastın perde arkası
yeniden gündeme geldi. Şimdi, suikastla ilgili olarak "Devletin elindeki bilgilerin boyutu ne?" sorusunun
cevabı araştırılıyor.
Turgut Özal suikastını araştıran Yargıtay Savcısı Uğur Tönük, 18 Haziran 1988 günü Özal'a kurşun sıkan
tetikçi Kartal Demirağ'ı azmettirenlerle ilgili ulaşabildiği son noktaya ulaştı. Aktüel dergisinin 25 Haziran 1992 tarihli
sayısında yayımlanan demecinde Tönük, suikastı aydınlatacak noktaya geldiğinde kendisinin Beşiktaş'taki MİT
binasına çağrılarak 'burada dur' denildiğini belirtiyor. Tönük, Meclis'teki Horzum Komisyonu'na da
verdiği iki ismi Aktüel'e şöyle açıkladı: "Ben tahkikatı yapan bir kişi olarak bunları düşündüm. Hiç
çekinmeden de söyleyebilirim. Dedim ki acaba Kaya Erdem ile bunların arasında bir ilişki var mı? Yine düşündüm ki
korgeneral dediğimiz kişi acaba Sabri Yirmibeşoğlu olabilir mi? Ben şudur diye itham etmiyorum ki. Bunları araştırmak
lazım diyorum."
Özal'ın vekili Kaya Erdem
Tönük'ün ismini verdiği ANAP eski milletvekili Kaya Erdem, Haziran 1998'de Başbakan Vekili
ve Başbakan Yardımcısı olarak görev yapıyordu. Aynı zamanda ekonomiden sorumlu devlet bakanlığını yürüten Kaya
Erdem, ANAP'ın flaş ismiydi.
Yargıtay Savcısı Uğur Tönük, isim vermeden yine aynı noktaya işaret ederken şöyle diyor: "Suikast
olayındaki köşe nokta şudur, burada şu sorunun cevabı aranmalıydı: Kartal Demirağ'ın kurşunu hedefi bulsaydı,
Turgut Özal ölseydi yerine kim gelecekti? O zamanki en popüler isim kimdi?"
Turgut Özal'ın daha sonra bu ismi bir daha yanına yaklaştırmadığı ve siyaset sahnesinden sildiği ifade
ediliyor.
Gazeteci-yazar Can Dündar da, dün köşesinde bu konuyu işlerken, Uğur Tönük'ü Beşiktaş'taki
villaya çağırarak 'burada dur' diyen kişilerin bir korgeneralin adını kullandığını, 'Paşa, kararınızı bekliyor'
dediklerini yazdı.
Dündar, "Kimdi o paşa?" diye sordu.
Demokrat Parti Genel Başkanı Korkut Özal da iki yıl kadar önce Demirağ'ı azmettirenlerin ismini
Ankara DGM'ye verdi. Bu ismin suikast olayında daha önce de adı geçen bir korgeneral olduğu öğrenildi.
Örgütü: Kontrgerilla
Savcı Tönük, Demirağ'ın memleketi Afyon Dazkırı'ya da gitti ve Demirağ'ın kontrgerilla
örgütü içinde yer aldığını tespit etti. Demirağ, 1991'de gazeteci Emin Çölaşan'a, "1970'li yıllarda
komando kurslarında hem siyasi, hem bedensel, hem de silahlı eğitim gördüğünü" açıkladı ve "Başımızda
emekli bir general vardı." dedi. Demirağ 1992'de 32. Gün'den Çiğdem Anat'a da, MİT ile ilişkisi
olduğunu söyleyerek, "Her şeyi vatanımız, milletimiz için yaptık." ifadesini kullandı.
Suikast niye düzenlendi?
Turgut Özal'ın yakın çevresinde bulunan bir ANAP milletvekili ise suikastın perde arkasını şöyle
açıkladı:
"Cumhurbaşkanlığı seçimi arifesiydi. Turgut Özal cumhurbaşkanı
seçilecek, ANAP'ın başına ve başbakanlığa da kendi istediği birini getirecekti. Turgut Özal'ın reformist
çizgisinden memnun olmayan statükocu iç çevreler, bazı dengeleri gözeten dış çevrelerle anlaşarak böyle bir suikastı
planladılar.
HALİL İBRAHİM BALTA / İSTANBUL