18 Temmuz 1999, Pazar
Güncel
Dünyadan
Ekonomi
Kültür
Spor
Yazarlar
Arşiv
Medya

Text Only
Temel Harfler


Suikastın perde arkası
Savcı neden durduruldu?

Özal suikastını inceleyen Yargıtay Savcısı Uğur Tönük son noktaya ulaştığında neden MİT'e çağrılarak, "Burada dur." denildi?

Son noktadaki isimler

Savcı, Kaya Erdem ve Sabri Yirmibeşoğlu'nun suikast ile ilgilerinin araştırılmasını istedi. Ama soruşturma ileri gitmedi.

Demirağ da MİT'ten miydi?

Tetikçi Kartal Demirağ, daha sonraki yıllarda MİT'e çalıştığını söyledi. Bu doğru ise, arkasında hangi güç odakları vardı?

Turgut Özal suikastında, eldeki yaranın kurşun mu, yoksa cam kırığı mı olduğu tartışılırken, suikastın perde arkası yeniden gündeme geldi. Şimdi, suikastla ilgili olarak "Devletin elindeki bilgilerin boyutu ne?" sorusunun cevabı araştırılıyor.

Turgut Özal suikastını araştıran Yargıtay Savcısı Uğur Tönük, 18 Haziran 1988 günü Özal'a kurşun sıkan tetikçi Kartal Demirağ'ı azmettirenlerle ilgili ulaşabildiği son noktaya ulaştı. Aktüel dergisinin 25 Haziran 1992 tarihli sayısında yayımlanan demecinde Tönük, suikastı aydınlatacak noktaya geldiğinde kendisinin Beşiktaş'taki MİT binasına çağrılarak 'burada dur' denildiğini belirtiyor. Tönük, Meclis'teki Horzum Komisyonu'na da verdiği iki ismi Aktüel'e şöyle açıkladı: "Ben tahkikatı yapan bir kişi olarak bunları düşündüm. Hiç çekinmeden de söyleyebilirim. Dedim ki acaba Kaya Erdem ile bunların arasında bir ilişki var mı? Yine düşündüm ki korgeneral dediğimiz kişi acaba Sabri Yirmibeşoğlu olabilir mi? Ben şudur diye itham etmiyorum ki. Bunları araştırmak lazım diyorum."

Özal'ın vekili Kaya Erdem

Tönük'ün ismini verdiği ANAP eski milletvekili Kaya Erdem, Haziran 1998'de Başbakan Vekili ve Başbakan Yardımcısı olarak görev yapıyordu. Aynı zamanda ekonomiden sorumlu devlet bakanlığını yürüten Kaya Erdem, ANAP'ın flaş ismiydi.

Yargıtay Savcısı Uğur Tönük, isim vermeden yine aynı noktaya işaret ederken şöyle diyor: "Suikast olayındaki köşe nokta şudur, burada şu sorunun cevabı aranmalıydı: Kartal Demirağ'ın kurşunu hedefi bulsaydı, Turgut Özal ölseydi yerine kim gelecekti? O zamanki en popüler isim kimdi?"

Turgut Özal'ın daha sonra bu ismi bir daha yanına yaklaştırmadığı ve siyaset sahnesinden sildiği ifade ediliyor.

Gazeteci-yazar Can Dündar da, dün köşesinde bu konuyu işlerken, Uğur Tönük'ü Beşiktaş'taki villaya çağırarak 'burada dur' diyen kişilerin bir korgeneralin adını kullandığını, 'Paşa, kararınızı bekliyor' dediklerini yazdı.

Dündar, "Kimdi o paşa?" diye sordu.

Demokrat Parti Genel Başkanı Korkut Özal da iki yıl kadar önce Demirağ'ı azmettirenlerin ismini Ankara DGM'ye verdi. Bu ismin suikast olayında daha önce de adı geçen bir korgeneral olduğu öğrenildi.

Örgütü: Kontrgerilla

Savcı Tönük, Demirağ'ın memleketi Afyon Dazkırı'ya da gitti ve Demirağ'ın kontrgerilla örgütü içinde yer aldığını tespit etti. Demirağ, 1991'de gazeteci Emin Çölaşan'a, "1970'li yıllarda komando kurslarında hem siyasi, hem bedensel, hem de silahlı eğitim gördüğünü" açıkladı ve "Başımızda emekli bir general vardı." dedi. Demirağ 1992'de 32. Gün'den Çiğdem Anat'a da, MİT ile ilişkisi olduğunu söyleyerek, "Her şeyi vatanımız, milletimiz için yaptık." ifadesini kullandı.

Suikast niye düzenlendi?

Turgut Özal'ın yakın çevresinde bulunan bir ANAP milletvekili ise suikastın perde arkasını şöyle açıkladı:

"Cumhurbaşkanlığı seçimi arifesiydi. Turgut Özal cumhurbaşkanı seçilecek, ANAP'ın başına ve başbakanlığa da kendi istediği birini getirecekti. Turgut Özal'ın reformist çizgisinden memnun olmayan statükocu iç çevreler, bazı dengeleri gözeten dış çevrelerle anlaşarak böyle bir suikastı planladılar. HALİL İBRAHİM BALTA / İSTANBUL




ZAMAN ]lk Sayfa
© 1998 Feza Gazetecilik A.Ş.