GÜNCEL ANA SAYFAYA DÖNÜŞ

www.cihannet.com

18/06/2000

Dünyada Zaman

Türkiye

Arşiv-Arama

Özel Dosyalar

Medya

 

Ana Sayfa

Haberler

Ekonomi

Dış Haberler

Politika

Kültür Sanat

Spor

Yazarlar

Bütün Haberler

Diziler

Hodri Meydan

Poli-Diyalog

Millet Kürsüsü

Televizyon

Tüketici Masası

Röportaj

Fikir Platformu

www.burcfm.com.tr

Bilişim

Eğitim

Toplum

Akademi

Yaşam

Sağlık

Ulaşım

Otomobil

Açık Şemsiye

İnsan Kaynakları

Reklam

İletişim/Künye

Mini Anket

Hükümetin
OFF-SHORE zedeler için aldığı 
kararı doğru buluyor musunuz?

Evet
Hayır
Kararsız

Önceki Anketler



 


Gazeteciler de 'cop'landı

Antalya’da gazetecilerin ardı ardına yaşadığı dayak olayları bazılarını meslekten soğuturken, bazılarını da tedbir almaya zorluyor.

En son ANAP Diyarbakır Milletvekili Sebgatullah Seydaoğlu’nun Antalya’da Olimpos Disko’da yanında Rus kızlarla görüntülenmeye çalışılırken, Akşam Gazetesi muhabiri Hakkı Sargın’a dayak atması olayından sonra yanında cop taşımaya başlayan yine aynı gazetenin bir başka muhabiri Soner Kocaer, Antalya muhabirimize “Kendi tedbirimizi kendimiz almak zorundayız.” demiş.

Bu gidişle ‘çağ atlama’, ‘bilgisayar toplumu olma’ terminolojilerine bir de ‘cop toplumu’ olma cümlesini ekleyeceğiz galiba. Eee sonuçta nefsi müdafaa, olacak o kadar!




POLİ DİA -

– İşte oralaa, buralaa hep bizim oluyo gaali...




POLİ FIKRA - Şimdi tatil zamanı

Bu hafta sonu okullar tatile girdi ya fıkramız da onunla ilgili olsun istedik. Zamanın birinde bir Milli Eğitim bakanı sezonun son günü bir anaokuluna misafir olmaya karar vermiş. Haftalar öncesinden haber verilmiş okula ve hazırlık yapılmış. Bakan da hazırlıksız olacak değil ya. Gideceği sınıfta okuyan çocukların dosyalarını istemiş, yüzlerini, isimlerini, babalarının işlerini filan bir güzel ezberlemiş.

Bakan okula eli boş da gitmemiş, yanında ufak tefek hediyeler de götürmüş. Meğer önceden haberli çocuklar da ona hediye getirmişlermiş.

Önce çiçekçinin oğlu uzatmış bakana hediyesini.

Bakan paketi yavaşça sallamış, eliyle tartmış ve

– Sanırım bu bir buket çiçek, öyle değil mi Süleyman, diye sormuş.

Çocuk hem isminin hem de hediyesinin bilinmesinden şaşkın sormuş:

– Evet!.. Ama nasıl bildiniz?

Bakan gülümsemiş:

– Bakanlar her şeyi bilir.

Sıradaki öğrenci, şekercinin kızıymış. O da bakana bir hediye vermiş. Bakan, hediyeyi almış, şöyle bir tartmış, sallamış:

– Sanırım bu bir kutu çikolota, öyle değil mi Emine?

Emine de şaşkın:

– Aaaa, nereden bildiniz?

– Bakanlar her şeyi bilir.

Bir sonraki hediye ise Tekel bayisinin oğlundanmış. Bakan paketi eline almış. Alttan küçük bir sızıntı varmış. Paketi tutarken parmağı ıslanan bakan yavaşça parmağını diline sürmüş:

– Bu bir şarap olabilir mi, Zekai?

– Hayır efendim, değil.

Bakan sızan yerden tekrar bir damlayı parmağıyla alıp tadına bakmış:

– Öyleyse şampanya.

Daha da heyecanlanan çocuk cevap vermiş:

– Hayır, bakan amca!

Bakan sızıntının tekrar tadına bakmış:

– Tamam pes ediyorum, demiş. Nedir bu?

Zekai neşeyle haykırmış:

– Bir köpek yavrusu...




POLİ ALKIŞ - Dinlerarası diyalog

Cuma günü Müslüman ve Hıristiyan âleminde tarihî bir gün yaşandı. Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Nuri Yılmaz ve Hıristiyan âleminin dinî lideri Papa 2’nci Jean Paul, Vatikan’da baş başa görüştüler ve karşılıklı teklif ve tavsiyelerde bulundular. Hoşgörüye son derece ihtiyacımız olduğu bir dönemde, iki din adamının, “Din mensupları olarak ateizm, uyuşturucu, açlık, savaş, şiddet, terörizm ve yabancı düşmanlığı gibi konularda ortak mücadele metotları belirlenmeli.” tezine bütün kalbimle katılıyor ve alkışlıyorum.




Karne belası

Bir öğretim yılı daha sona erdi. Zaman, geçen 8 yılın semeresini toplamak zamanı. Maalesef bu işin tek göstergesi de karne. İki gündür karnelerinde zayıf olan öğrencilerin ne çektiğini, ancak daha önceden çekenler bilir ya da halen çekenler. Her yıl konuyla ilgili olumsuz haberler okuruz gazetelerde. Bu yılki ilk haber yine bir intihar haberiydi.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin Çocuk Meclisi, bu yıl bu acıları biraz olsun hafifletmek için, “Alo Karne Sendromu Hattı” adı altında bir hizmet veriyor. İlk gün 24 saat hizmet veren hat, diğer günler de 10’ar saat boyunca yardımcı olacak. İşin güzel tarafı telefonun ucunda da 13–14 yaşlarında çocukların olması. Karne sebebiyle yaşanabilecek olumsuz olayları en aza indirmek için, çocuklara telefona nasıl cevap vermeleri gerektiği ve arayanlara nasıl yol gösterecekleri uygulamalı olarak anlatıldı. Umarız, bu telefona ihtiyaç duyacak çocukların sayısı fazla olmaz.




Biliyor muydunuz?

Meclis kürsüsünde hükümeti, ‘siyam üçüzleri’ne benzeten FP’li Bekir Sobacı’nın az daha MHP’lilerden dayak yiyeceğini...

ANAP lideri Mesut Yılmaz’a iki soruşturma komisyonunda Yüce Divan yolu açılmasından sonra, Çiller’in yakınlarına, “Bayram yakındır!” dediğini...

‘Mahkûm affetme yetkisini’ ilk defa kullanan Cumhurbaşkanı Sezer’in, sürekli hastalığı sebebiyle Mehmet Demir isimli mahkûmun kalan cezasını affettiğini...

Bugün yapılacak olan ÖSS imtihanına, kimliklerindeki fotoğrafı ispatlamaları şartıyla başörtülü öğrencilerin serbestçe girebileceğini...

Sosyal Sigortalar Kurumu’nun çeşitli özel ve resmî kuruluşlardan prim ve gecikme zammı olarak 1 katrilyon liranın üzerinde alacağı olduğunu...

Alparslan Türkeş’in kızı Ayyüce Türkeş’in Bilkent İktisat Fakültesi diplomasını Süleyman Demirel’den aldığını...



s.karakis@zaman.com.tr
 

| Ana Sayfa | Haberler | Ekonomi | Dış Haberler | Politika | Kültür Sanat | Spor | Yazarlar | Hodri Meydan |

Copyright © 1995-2000 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21  34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:
+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: zaman@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.