Güreş ve hakemlik...
Milli takımlarımızda uzun yıllar süren görevim esnasında hakemlerimizin uluslararası alanda yönetmiş oldukları birçok başarılı müsabakaya şahit oldum.
Birçoğu elinden gelen her türlü konuda bizlere yardımcı oldu. Zaman zaman gelip ekiplerimize moral verdiler. Her ne hikmetse her türlü spor branşında en büyük şikayet hakemler üzerine olmakta. Evet, bu görev inanılmaz zor görevdir. 1 ila 2 saniye içinde karar vermek ile karşı karşıyasınız ve bir yanlış kararınız bir insanın bir yıllık alın terinin zayi olmasına sebebiyet vermekte. Bu psikolojik ortamda bulunan bir insan her insanın yaptığı gibi hata yapabilir. Bu çok normaldir. Benim şahsî kanaatim güreş hakemlerimizin uluslararası alanda son derece başarılı müsabakalar yönettiklerine defalarca şahit oldum. FILA'da başta Martinetti'nin başkan olduğu bu camiada birçok lobiler bulunduğunu hepimiz bilmekteyiz.
Hangi ülke daha fazla lobi çalışması yaparsa o derece etkili olabilmekte. Hiçbir hakemin tam tarafgir olması mümkün olmamakla birlikte denk giden mücadelelerde hakemin inisiyatifi galibiyet üzerine büyük etki etmektedir. Bu nedenle ülkemizde E kategori 1 ve 2 sınıf hakemlerimizin uluslararası alandaki bu zorlu mücadelede desteklenmeleri gerekmektedir. Birçok ülkede olduğu gibi bizim de FILA yönetiminde yöneticimiz bulunmakta. Bu hadiseler uluslararası alanda cereyan ederken biz kendi özümüze dönecek olursak adaletin olduğu yerde hır gür olmaz. Spor müsabakalarında haklı ve haksızı ayıran hakemlerdir. Onların kararlarına, tarafsızlıklarına gölge düşürmemek gerekmektedir. Hiçbir baskıya maruz kalmamalıdırlar. Peki bunlar bizim camiada olmakta mı? Hayır.
Her federasyonun yönetime geldiğinde kendi paralelinde olan hakemlere her zaman yakınlık gösterdiği bilinen bir gerçektir. Oysaki yapılan bu yanlışın Türk güreşine hiçbir faydasının olmadığı gün ışığı gibi görülmesine rağmen yıllardır ısrar edilip duruldu. Şimdi bu yönetim zamanında hakemlere yapılan uygulamaya bir bakalım. Federasyon yetkilisinin bir müsabakada "Kardeşim kırmızıya iki puan ver ve kolunu kaldır." diye hakemlere karışması, istediği hakemin üzerine kırmızı çizgi çekmesi, hatta bazılarını devre dışı bırakarak klasman düşmelerine sebebiyet verildiği herkes tarafından bilinmektedir. Hatta bazı müsabakalarda durumu protesto eden birçok hakemimizin bu haksızlığa kızarak tribüne çıktığı da bilinmektedir.
Son söz olarak, uluslararası alanda iyi bir performans izleyen Türk hakem camiasına gereken değerin verilmesi, hak edenin mutlaka önünün açık tutularak gelebildiği yere kadar yükselmesinin sağlanması gerekmektedir. Bu yönetim yıl sonunda görevi tamamlamakta, umarım gelecek yönetimler bu uyarımıza kulak asar.
a.tarhan@zaman.com.tr
Yazarımızın en son yazıları
|