M Tipi, F Tipi’ni döver!
Silahlar, uyuşturucular, cep telefonları... Unutur muyum, tabii ki Malatya Kayısısı'ndan yapılma hoşaflar... Bunlar, cezaevlerinin gayriresmi demirbaş listesi oldular, adeta...
Her zaman söylüyorum, Türkiye'de mizah yazarlarına da, komedyenlere de ekmek kalmadı, diye...
'Ülkemden cezaevi manzaraları' öylesine üst üste geliyor ki, hayatın pratiği kara mizahın bizzat kendisini de solluyor, mizahçıların hiç mi hiç şansı kalmıyor!
*
Geçenlerde, bir mafya reisinin kendisi için alışverişe gitmeyen bir gardiyanı dövdüğünü yazmıştı, gazeteler...
Bir başka 'reis' de, gardiyanı lahmacun almaya göndermişti...
Bu gardiyanlar, "Orda bir gardiyan var uzakta, gitmesek de görmesek de o bizim gardiyanımızdır" tekerlemesindeki, gardiyanlar...
Daha da çıkaramadıysanız eğer... Hani Cüneyt Arkın'ın bir filminde çarptığı ve şapkasını düşürdüğü, sansür kurulunun da "Türk gardiyanının şapkası yere düşmeeez!" diye kesim yaptığı olaydaki gardiyanlar...
Neyse, fazla dağılmayalım, cezaevi haberleri yağmur gibi yağmaya devam ediyor...
Dünkü Yeni Binyıl'ın manşeti, mahkûmların duruşmalara gitmek için aralarında para toplayıp cezaevi aracına benzin almaları ile ilgiliydi:
Eskişehir Cezaevi, Susurluk davası sanıklarını, "akaryakıt için ayrılan harcama kaleminde ödenek kalmadığı için" İstanbul DGM'ye gönderemiyor, duruşma iki hafta erteleniyor... (İki cümlenin arasına giren münasebetsiz bir anons: Ödenek sağlanana kadar adalet yoktur; necip milletimize duyrulur!)
Cezaevlerinin akaryakıt istasyonlarına borcu milyarı aşıyor...
Bazı mahkûmlar, Bayrampaşa Cezaevi'nde olduğu gibi, yönetime tutanakla "borç" veriyor!.. Ne çabuk unuttunuz, Bayrampaşa Cezaevi Müdürü, mahkum sevkıyatı için Çakıcı'nın yeğeninden 1,5 milyar lira borç almıştı, hani... (Bir başka müsasebetsiz replik: Gardiyan efendi, şurdan bir koşu Alaattin ağbime iki ekmek arası cep telefonu al, gel, hele!)
*
'Manşetlerdeki Cezaevlerimiz' dizisi devam ediyor: Dünkü Sabah'ta, Çakıcı'nın hapisteki adamı falancanın, "vur" emri verdiği Eskişehir Cezaevi Müdürü'nün kenti terk ettiği yolunda bir haber vardı!
Dehşete düşen müdür, Adalet Bakanlığı ve Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvurup, can güvenliğinin sağlanmasını istiyor. Kendisine verilen korumayı da yeterli bulmuyor ve izne çıkarak şehirden ayrılıyor...
Şimdi, sıkı durun... Cezaevi müdürünün izinden sonra, "başka bir cezaevine nakledilmesi" bekleniyor!
***
Radikal'de Neşe Düzel'in konuştuğu, Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkif Evleri Genel Müdürü Ali Suat Ertosun, cezaevleri sorununun bir "devlet sorunu" olduğunu söylüyor... "Adaletin gerçekleşmesi isteniyorsa bu toplumda, o zaman adalete daha çok para ayrılır! Savunma'nın bütçedeki payı yüzde 36, Adalet'in ise binde 7..." diyor...
Türkiye'deki cezaevlerinin kapasitesi 73 bin kişi... İçeride, şu anda 72 bin kişi var... Her ay bu sayı 400 artıyor...
Dolayısıyla üç ay sonra içerisi "ağzına kadar" dolmuş olacak!
Kapanışta, Güncel Bir Cezaevi Anketi Sorusu: Cezaevinizi F Tipi mi, yoksa M (Mafya) Tipi mi alırdınız?
t.korkmaz@zaman.com.tr
Yazarımızın en son yazıları
09/
06/
2000...
Picasso, cami avlusuna bırakılmaktan kurtuldu!
14/
06/
2000...
Aşkımız olay olacak, kavgamız canlı yayınlanacak!
15/
06/
2000...
'Gladyo'tör, nihayet vizyonda!
16/
06/
2000...
Dersimiz, Derin Tarih...
20/
06/
2000...
Birkaç Kötü Aktör
21/
06/
2000...
Ankesörlü Memoli
22/
06/
2000...
Vatan hainliğinin dayanılmaz kolaylığı!
23/
06/
2000...
Hoşaf için de, tekzip bekliyorum!
|