GÜNCEL ANA SAYFAYA DÖNÜŞ

www.cihannet.com

04/07/2000

Dünyada Zaman

Türkiye

Arşiv-Arama

Özel Dosyalar

Medya

 

Ana Sayfa

Haberler

Ekonomi

Dış Haberler

Politika

Kültür Sanat

Spor

Yazarlar

Bütün Haberler

Diziler

Hodri Meydan

Poli-Diyalog

Millet Kürsüsü

Televizyon

Tüketici Masası

Röportaj

Fikir Platformu

www.cihannet.com

Bilişim

Eğitim

Toplum

Akademi

Yaşam

Sağlık

Ulaşım

Otomobil

Açık Şemsiye

İnsan Kaynakları

Reklam

İletişim/Künye

Haftanın Anketi

Milli Takım Teknik Direktörü Mustafa Denizli'yi, Euro 2000'de başarılı buldunuz mu?

Evet, ancak 
     bu kadar
     olabilirdi

Hayır, daha
     fazlasını
     yapabilirdi

Kararsız

Önceki Anketler



DIŞ HABERLER 


Çeçenlerin yeni taktiği intihar saldırıları

Bugüne kadar saldırıları kurdukları pusu ve vur–kaç taktikleriyle sürdüren Çeçen savaşçılar taktik değiştirerek intihar saldırılarına yöneldiler.

Çeçen Sözcü Movladi Udugov, saldırıların geniş çaplı bir operasyonun ilk ayağı olduğunu ve yüzlerce kişinin öldüğünü iddia ederken, Moskova saldırılarda toplam 36 kişinin öldüğünü öne sürdü.

Çeçenistan'da Rus güçlerine karşı saldırılarını bugüne kadar pusu kurma ve vur–kaç taktikleriyle sürdüren Çeçen savaşçılar intihar saldırıları başlattılar. Çeçen sözcü Udugov, Gudermes, Argun, Noyber ve başkent Grozni'nin güneybatısındaki Urus–Martan'da bomba yüklü kamyonlarla düzenledikleri 4 intihar saldırısında yüzlerce kişinin öldüğünü duyururken, saldırıların geniş çaplı bir operasyonun ilk ayağını oluşturduğunu söyledi. Moskova ise saldırılarda toplam 36 kişinin hayatını kaybettiğini doğruladı.

Argun kenti yakınlarında, bomba yüklü kamyonla bir polis yurduna gerçekleştirilen ilk saldırıda 25 kişi öldü, 81 kişi yaralandı. Gudermes'te düzenlenen bombalı intihar saldırısında da 11 kişi hayatını kaybetti.

Çeçen kaynakları, Argun'daki saldırıda en az 50 kişinin öldüğünü iddia ediyorlar. Saldırının, Çeçenistan'a yönelik Rus operasyonunun başladığı geçen yılın ekim ayından beri düzenlenen en kanlı saldırı olduğu belirtiliyor. Patlamadan hemen önce binayı terk eden bir görgü tanığı, bir kamyonun son süratle binaya girdiğini, sonra korkunç bir patlama olduğunu söyledi.

Acil Durumlar Bakanlığı'ndan bir yetkili, patlamada 7 kişinin de kayıp olduğunu söyledi. Yetkili, İçişleri Bakanlığı yurdunu hedef alan bombalı saldırının, yerel saatle 20.00 (TSİ 19.00) sularında meydana geldiğini belirtti. Kurtarma görevlilerinin, bina enkazında arama çalışmalarına başladığını belirten yetkili, yurtta kaç kişinin kaldığını bilmediklerini ve ölü sayısını tahmin etmelerinin zor olduğunu söyledi. Polis yurdunda, Ural dağlarındaki Chelabinsk bölgesinde özel polis biriminin kaldığı kaydedildi. Çeçenistan, ölü sayısını 50 olarak açıkladı.

2. patlama Gudermes'te

Argun kentindeki patlamanın ardından doğudaki Gudermes kentinde de bomba yerleştirilen bir kamyonun patlaması sonucu ilk belirlemelere göre 11 kişi öldü. Itar–Tass ajansının Rusya İçişleri Bakanlığı'na dayanarak verdiği haberde, patlamada 3 Rus askeri ve 8 sivilin öldüğü belirtildi.

Bu arada Çeçen sözcü Udugov AFP'ye telefonla yaptığı açıklamada, Gudermes, Argun, Noyber ve başkent Grozni'nin güneybatısındaki Urus–Martan'da bomba yüklü kamyonlarla düzenledikleri 4 intihar saldırısında yüzlerce kişinin öldüğünü öne sürdü. Movladi Udugov, “Saldırılar yüzlerce kişinin ölümüne yol açtı. Argun'da 120, Gudermes'te de yaklaşık 200 kişi öldü” dedi. Doğudaki Kurşaloy kentinde de intihar saldırısı düzenlemeyi planladıklarını, ancak bu planın başarıya ulaşmadığını belirten Udugov, “Rusların kaç kayıp verdiğine dair elimizde henüz bilgi yok, çünkü bu kentlerde çatışmalar devam ediyor” dedi.

Operasyonun ilk ayağı

Udugov ayrıca, son 24 saatte Çeçenistan'daki Rus güçlere yönelik intihar saldırılarının “geniş çaplı operasyonun başlangıcı” olduğunu söyledi. Çeçen komutanlardan Şamil Basayev'in sözlerini aktardığını belirten Udugov, intihar saldırılarının “Çeçenistan'ın bağımsızlığı için başlatılan kapsamlı operasyonun ilk ayağı” olduğunu kaydetti. Saldırıların Çeçenistan'da “psikolojik dönüm noktası” olduğunu söyleyen Udugov, “Yüzlerce Çeçen savaşçının intihar saldırıları için gönüllü olduğunu” ileri sürdü. (Moskova)




Mashadov: Rusların şansı kalmadı

Çeçenistan Devlet Başkanı Aslan Mashadov da, Rus güçlerinin Çeçenistan'da 2–3 ayda yenilgiye uğrayacağını söyledi.

Video kasede kaydedilen görüntüleri Çeçenistan'da yayımlanan Mashadov, “Çeçen savaşçıların uyguladığı intihar saldırısı taktiğinin Çeçenistan'ın denetimini ele geçirmek isteyen Ruslara hiç şans vermediğini” belirtti. Bu arada Kremlin sözcüsü Sergey Yastrjembski, düzenlenen intihar saldırılarında ölenlerin sayısını 36 olarak açıkladı. Saldırılarda 74 kişinin de yaralandığını söyleyen Yastrjembski, Argun'da bir polis yurdu yakınlarında düzenlenen saldırıda ölenlerin sayısının henüz kesin olarak tespit edilmediğini ve ölü sayısında artış olabileceğini kaydetti. (Moskova)




Fatih firkateyninin ABD çıkarması

ABD'nin ulusal bayramı 4 Temmuz dolayısıyla, bugün New York limanı şimdiye kadar düzenlenen en büyük deniz gösterilerine sahne olacak.

Gösteriler için 37 ülkeden 25 savaş gemisiyle, büyüklü küçüklü 150 yelkenli gemi New York'a geldi. “Uluslararası Deniz Kuvvetleri Resmi Geçidinde” Türkiye'yi Fatih firkateyni temsil ediyor. Fatih, 9 Temmuz'a kadar New York'ta kaldıktan sonra Boston'a geçecek ve Boston limanındaki “Sail Boston–2000” deniz geçidine katılacak.

Törenleri ABD Başkanı Clinton'un da izleyeceği bildirildi. Clinton, bugün sabah New York limanında yapılacak geçit sırasında Türkiye, Singapur, Güney Afrika, Brezilya, İtalya, Fransa, Yunanistan, Hindistan, Ukrayna, İngiltere, İrlanda, Kanada ve ABD donanmalarına mensup gemileri teftiş edecek. Clinton'un, teftiş sırasında “USS Hue City”adlı savaş gemisinde bulunacağı, daha sonra “USS Kennedy”uçak gemisine geçerek yelkenli gemilerin yapacağı 5 saatlik geçidi izleyeceği belirtildi. Yelkenli gemiler içinde en fazla ilgi görenlerden biri “Amistad” adlı esir gemisinin kopyası. Afrika'dan 1839'da 53 köleyi alan “Amistad” Amerika'ya gelirken, köleler yolda isyan çıkarmış ve sonuçta özgürlüklerine kavuşmuşlardı. (New York)




ABD'ye Türkiye ve İsrail desteği

BM bünyesinde oluşturulacak savaş suçları mahkemesinin çalışma esaslarıyla ilgili olarak New York'ta yapılan toplantılar sırasında ABD'ye, Türkiye ve İsrail'den başka destek veren ülke çıkmadığı öğrenildi.

ABD, BM şapkası altında barış gücü faaliyetlerine katılacak askerlerinin, savaş suçları mahkemesi tarafından yargılanmasına karşı çıkıyor ve bu konuda kendisine ayrıcalık tanınmasını istiyor. ABD, New York'ta kapalı kapılar ardında yapılan ve 3 hafta süren müzakereler esnasında, savaş suçları mahkemesinin “ABD vatandaşlarının yargılanmak üzere kendisine teslim edilmesini isteme” yetkisini kısıtlamaya çalışmıştı.

Bu konuda Washington hükümetine sadece Türkiye ve İsrail'den destek geldi. Toplantıda konuşan 45 ülke temsilcisinden 43'ünün ise “ABD vatandaşlarına ayrıcalık tanınamayacağı” görüşünü savundukları öğrenildi. Savaş suçları mahkemesinin oluşumuyla ilgili sözleşmeyi şimdiye kadar 13 ülke onaylamış bulunuyor. Almanya ve Kanada'nın sözleşmeyi yakında onaylamaları bekleniyor. Mahkeme, sözleşme 60 ülke tarafından onaylandıktan sonra faaliyete geçebilecek. Savaş suçları mahkemesi, soykırım, insanlığa karşı işlenen suçlar ve savaş suçları sanıklarını yargılayacak. (New York)




AGSK krizi büyüyor

NATO'nun AB üyesi olmayan 6 Avrupalı müttefikinin, AB Dış Politika ve Ortak Savunma Yüksek Temsilcisi Solana ile yapacakları AGSK hakkındaki toplantı belirsiz bir tarihe ertelendi.

NATO'nun AB üyesi olmayan Avrupalı müttefiklerinin, dün akşam Brüksel de buluşarak Avrupa Güvenlik ve Savunma Kimliği (AGSK) konusunda son gelişmeleri değerlendirmelerine ve ortak tavır arayışında bulunmalarına ilişkin girişim sonuçsuz kaldı. Norveç'in önerisiyle yapılması planlanan toplantının, belirsiz bir tarihe ertelendiği duyuruldu.

NATO ve AB kaynaklarından elde edilen bilgilere göre, Norveç'in bakanlar düzeyinde yapılmasını istediği toplantıya, İzlanda, Norveç ve Çek Cumhuriyeti'nin bakan, Polonya ve Macaristan'ın müsteşar, Türkiye'nin ise müsteşar yardımcısı düzeyinde katılacakları belirlendi. İttifak'ın 6 üyesinin, dün akşam yemeğinde, AB Dış Politika ve Ortak Savunma Yüksek Temsilcisi Javier Solana ile buluşmaları planlanıyordu.

Türkiye'nin, Dışişleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Kurtuluş Taşkent ve Batı Avrupa Birliği (BAB) Daimi Temsilcisi Büyükelçi Temel İskit tarafından temsil edilmesi planlanan toplantıda katılım düzeyinin düşük olması nedeniyle Solana'nın da buluşmaya sıcak bakmadığı ileri sürülüyor.

Diplomatik kaynaklar, AB'nin Feira Zirvesi'nden sonra, AB üyesi olmayan Avrupalı NATO müttefiklerinin AGSK karar mekanizmasından dışlanmalarının kesinlik kazandığını hatırlatıyor ve Başbakan Bülent Ecevit'in sert açıklamalarının Brüksel'de yankı uyandırdığını belirtiyorlar.

Ecevit, zirveden sonra yaptığı değerlendirmede, Norveç'in çağrısı üzerine planlanan dünkü toplantıya bakan düzeyinde katılımı gereksiz bulduğunu belirtmiş ve AB nin kararını akıl dışı, insaf dışı, anormal olarak nitelendirmişti.

Başbakan Ecevit, Türkiye'nin NATO daki veto kozunu gereğinde kullanabileceği mesajını da vermişti.

Kaynaklar, dünkü toplantının ertelenmesinin esas nedeninin, Türkiye'nin, en sert tepkiyi göstermesine rağmen, bakan düzeyinde katılımı reddetmesi olduğunu kaydediyorlar.

Toplantının, 6 NATO müttefiki arasında gerçek bir uzlaşma olmaması nedeniyle hiçbir somut sonuç getirmeyeceğinin baştan bilindiğine de dikkat çekiliyor. AB'ye adaylık sürecine öncelik veren Polonya, Macaristan ve Çek Cumhuriyeti gerginlik yaratmaktan kaçınırlarken, Norveç'in konuya sadece iç politika nedenleriyle yaklaştığı belirtiliyor.

Türkiye'yi gerçek anlamda destekleyen İzlanda'nın ise NATO üyesi olmasına rağmen silahlı kuvvetleri bulunmuyor. Solana'ya yakın kaynaklar, Ankara'nın tavrının endişe verdiğini gizlemiyor ve diyalog yollarının kapalı olmadığını, ikna görüşmeleri yapılacağını ileri sürüyorlar. (Brüksel)




Barak barışın diyetini ödüyor

İsrail'de hükümetteki koalisyon üyelerinden pekçoğunun muhalefetine rağmen dindarların askerlik hizmetlerinden muafiyet ve tecil kapsamını genişleten rapor (Tal Raporu) parlamentoda oylamaya alındı.

Tal Raporu Aralık 1998'den beri düzenleme bekleyen konuyu ele almak üzere hazırlanmıştı. Aralık 1998'de İsrail Yüksek Mahkemesi dindarların askerlik tecil işlemlerinin herhangi bir yasaya dayanmadığı gerekçesiyle lüzumlu yasayı geçmek üzere hükümete bir yıl müddet tanımış, aksi takdirde dindarların tecil işlemlerinin durdurulup silah altına alınacaklarını açıklamıştı.

Pazar günü gerçekleşen hükümet toplantısında yasalaşmasına karar verilen raporla birlikte askerliği teşvik edecek önlemler alınması ve askerlikten muaf tutulanların sosyal hizmetlere katılmasını öngören değişikliklerle ilgilenmek üzere bir de komisyon kurulmuştu. Tal Komisyonu'nun raporu dindar Yeşiva (Yahudi dini eğitim kurumları) öğrencilerinin 23 yaşına kadar askerliklerinin tecil edilmesine ve bundan sonra Yeşiva'da eğitimlerine devam etmekle Haredi sosyal servis ağı ve/veya orduya katılıp katılmama arasında karar vermelerini öngörüyor.

Ehud Barak seçim kampanyası sırasında dindar Yeşiva öğrencilerinin de askere alınacağı sloganı ile propaganda yapmıştı. Dün bir açıklama yapan Barak, eşitliğin gerekliliği konusunda hâlâ kararlı olduğunu ancak bunun da gençleri zorla askere götürmekle sağlanamayacağının anlaşılması gerektiğini açıkladı. (Kerim BALCI / Kudüs ZAMAN)




Filistin otoritesi kararsız

Pazar günü Filistin'in yönetim merkezi Gazze'de “bağımsızlık ilanı” meselesini görüşmek üzere toplanan 129 üyeli Filistin Merkezi Komitesi dün de devam eden görüşmelerinde bağımsızlık ilanı için nihai bir tarih ilan etme konusunu tartıştı.

Komitenin toplantı binası önünde toplanan Filistinliler “Bağımsızlık ilanını bugün yapalım” gösterileri yaparken, komite üyeleri arasında 13 Eylül tarihinin İsrail ile yapılan görüşmelerden bağımsız olarak bağımsızlık ilanı günü olarak belirlenmesi tezi ile nihai tarihin Arafat'ın 1988 bağımsızlık ilanının yıldönümü olan 15 Kasım olarak belirlenmesi isteyenler arasında tartışmalar yaşandı. (Kudüs ZAMAN)




Meksika'da zafer muhalefetin

Meksika'da devlet başkanlığı seçimlerini muhalefetteki muhafazakar Ulusal Hareket Partisi'nin adayı Vincente Fox (PAN) kazandı. Seçim zaferi Meksika siyasi tarihinde bir dönüm noktası olarak nitelendiriliyor.

Seçim sonuçlarına göre Fox oyların 47,5'ini alırken, iktidardaki Kurumsal Devrimci Parti'nin adayı Francisco Labastida ise yüzde 31,8 oranında kaldı. Merkez soldaki Demokratik Devrim Partisi (PRD) adayı eski Mexico Belediye Başkanı Cuauhtemoc Cardenas ise, oyların yüzde 16'sını alarak üçüncü oldu.

Meksika Devlet Başkanı Ernesto Zedillo, televizyondan yaptığı konuşmada, PAN adayı Fox'un, 71 yıldır iktidarda bulunan Kurumsal Devrimci Parti (PRI) adayı Francisco Labastida'yı yenilgiye uğrattığını belirterek, Fox'u galibiyetinden dolayı kutladı. Barışçı bir geçişi garanti edeceğini söyleyen Zedillo, Meksikalı seçmenlerin barış içinde bir seçim geçirdiğini ve “Fox'un zaferinin, Meksika demokrasinin olgunlaştığını gösterdiğini” belirtti. Zedillo'nun görevi, aralık ayında sona eriyor.

Seçim kampanyalarında yandaşlarına gerçek bir “ekonomik mucize” sözü veren Fox'un zaferi, 71 yıl aynı parti yönetiminde yaşamış Meksika'da önemli bir değişimi simgeliyor. Seçimleri “Meksika'da tarihi bir gün” diye değerlendiren Fox, “Bugünden itibaren ileri gitmeliyiz, birliğe ihtiyacımız var. Meksika'yı hepimizin rüyası olan büyük bir ülke yapmak için birlikte çalışmalıyız” dedi. Fox, Coca Cola'nın uzun yıllar temsilciliğini yürütmüş bir işadamı olarak tanınıyor.

PAN taraftarlarının, Fox'un zaferi üzerine başkent Mexico'da Bağımsızlık Heykeli etrafında toplanarak PAN'ın mavi–beyaz renkli bayraklarını salladıkları ve sevinç gösterileri yaptıkları belirtildi.

PRI'nın adayı Labastida da taraftarlarına gözyaşları içinde yaptığı konuşmada, yenilgiyi kabul ederek, “Vatandaşlar kararını verdi ve biz buna saygı göstermeliyiz” dedi. Labastida, “Partimiz yaşıyor ve yaşamaya devam edecek. Biz, çoğunluğun güveni ve üyelerin birliğiyle nasıl yeniden canlanacağımızı biliyoruz” diye konuştu. Demokratik Devrim Partisi (PRD) adayı Cuauhtemoc Cardenas da seçimlerle ilgili değerlendirmesinde, “Bu seçim, devlet partisi rejiminin parçalanmasını başlattı” dedi.

Bu arada PAN'ın, Morelos ve Guanajuato eyaletleri valilerini belirlemek için yapılan seçimi kazandığı, başkent Mexico'nun belediye başkanlığı için yapılan seçimde ise PRD'nin adayı Andres Manuel Lopez Obrador'un önde olduğu kaydedildi. Öte yandan Pan ve Yeşiller Partisi (PVEM) koalisyonu, ilk seçim sonuçlarına göre parlamentonun her iki kanadında da çoğunluğu kazandı. (Mexico City)




ABD'nin Irak politikasına eleştiri

ABD Başkanı Bill Clinton yönetimi, Irak lideri Saddam Hüseyin'i devirmek için yeterince etkili bir politika izlemediği gerekçesiyle eleştirildi.

The Washington Times'ta Jim Hoagland imzasıyla yayımlanan yorumda, Amerikan yönetiminin, Saddam'ı devirmek için, Irak muhalefetine yardım eder gibi görünüp aslında mali destek vermemeye çalıştığı savunuldu. ABD yönetiminin Irak politikası, '7 yıllık başarısızlık' olarak nitelenirken, Irak'ta uçuşa yasak bölgelerde Amerikan pilotları ve Iraklı sivillerin, siyasi görünüşü kurtarmak için her gün risk altında tutulduğu ve bu durumun Körfez bölgesinde stratejik bir değişim yaratmadığı kaydedildi. Saddam'ın devrilmesini beklemenin, Clinton yönetiminin Irak'ta izleyeceği en cüretkar politika olduğu belirtilirken, Irak muhalefetiyle iki yıldan fazla zamandır yürütülen stratejinin, 'anlamlı bir Amerikan yardımından' yoksun olduğu için, çökme yolunda olduğu ifade edildi. (Washington)




Denktaş'tan Cenevre mektubu

KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, dolaylı Ada'dan ayrılmadan önce yazılı bir açıklama yaptı.

Denktaş, “Haklı bir davanın müdafaasındayız. 1963te Enosis uğruna ortaklık cumhuriyetini yıkmış olan eski Rum ortaklarımızla uzlaşma yollarını bulma egzersizine iyi niyetle devam edeceğiz” dedi. Denktaş, 'halkın özgür idaresi ile kurmuş olduğu devletin egemenliğinin, halkın bağımsızlığının ve eşitliğinin, gerçekçi bir uzlaşmanın bugün var olan statülerden geçmesi gerektiğini bir kez daha detaylı bir şekilde savunacaklarını' kaydetti. Ülkenin içinde bulunduğu ekonomik sıkıntıları ve bunları halletmek için verilmekte olan uğraşı yakından izleyeceğini kaydeden Denktaş, bu sıkıntıların giderileceğine olan inancını ifade etti. (Teoman TURAN/ Lefkoşa)




Moğol seçimleri Halk Partisi'nin

Moğolistan'da, üçüncüsü düzenlenen genel seçimleri iktidarda bulunan eski Komünistlerin oluşturduğu Moğol Devrimci Halk Partisi'nin (MPRP) kazandığı bildirildi.

Seçim komisyonundan bir yetkili, kesin olmayan sonuçlara göre, Moğol Devrimci Halk Partisi’nin seçimleri kazandığını belirtti, ancak parlementoda kaç sandalye elde ettiğini açıklamayı reddetti. Yetkili, 'Kesin sonuçlar henüz belli değil ancak MPRP parlamentoda çoğunluğu sağladı' dedi. Bu arada devlet radyosu, 76 sandalyenin bulunduğu parlamentoda MPRP’nin 72 sandalye kazandığını duyurdu. (Ulan Bator)




Geçici başbakan işbaşında

Fiji'de askeri yönetim, 19 Mayıs'tan bu yana rehin tutulan Hint asıllı Başbakan Mahendra Chaudhry'nin yerine, Fijili Laisenia Qarase'yi geçici başbakan olarak atadı.

Askeri yönetimin lideri Genelkurmay Başkanı Tuğamiral Franck Bainimarama, düzenlediği basın toplantısında, geçici bir sivil hükümet kurulduğunu ve başbakanlığa Fiji Ticaret Bankası Başkanı Laisenia Qarase'nin getirildiğini söyledi. Bainimarama, bundan sonra sorumluluğun kendisi ve kabine arasında paylaşılacağını söyleyerek, devlet başkanı olarak bütün sorumluluklarını yerine getireceğini ve ulusal güvenlikten doğrudan sorumlu olmaya devam edeceğini belirtti.

Ülkedeki Hint toplumunun iyi eğitimli üyelerinin hükümette yer almaları yolundaki önerilerinin kabul görmediğini belirten Bainimarama, bugün göreve başlayacak geçici hükümetin görev süresinin 18 ay olduğunu kaydetti. Bainimarama, bütün rehineler serbest bırakılıncaya, parlamentoyu basan silahlı kişiler silahlarını teslim edinceye ve kamu düzeni tamamen sağlanıncaya kadar görevde kalacağını da belirtti. (Suva)



| Ana Sayfa | Haberler | Ekonomi | Dış Haberler | Politika | Kültür Sanat | Spor | Yazarlar | Hodri Meydan |

Copyright © 1995-2000 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21  34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:
+90 (212) 454 1 454 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: zaman@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.