Arçelik’ten dev adım
Arçelik, kilometrelerce uzaktan çalıştırılabilen akıllı ev aletleri üretimi için Amerikan teknoloji şirketi Scenix’e ortak oldu.
Beyaz ve kahverengi eşya üreticilerinin önde gelen markalarindan Arçelik dev bir adim daha atti. Arçelik, kilometrelerce uzaktan çaliştirilabilen akilli ev aletleri üretimi için Amerikan teknoloji şirketi Scenix’e ortak oldu.
Yapılan basın toplantısında konuşan Mehmet Ali Berkman, Arçelik’in Cisco Systems, Dell Computer, Motorola, Toshiba ve Siemens’le birlikte Scenix’in üçüncü halka arzına katıldığını belirtti. Mehmet Ali Berkman, Arçelik’in yeni ürünleri ile ilgili olarak, “Evinize hırsız girdi. Bunu fark eden güvenlik sisteminden gelen telefonla cebiniz çaldı ve siz açtığınızda otomatik olarak hırsızın çıkardığı sesler kulağınıza geliyor. Gerekirse polise haber verebiliyorsunuz.” dedi.
Arçelik’in geleneksel beyaz eşya üreticisi olmasinin ötesinde yaşami kolaylaştiran ve zenginleştiren komple bir ev hizmetleri şirketi haline dönüştügünü söyleyen Berkman, globalleşen dünyada stratejik işbirliklerinin oldukça yararli katma degerler ortaya çikardigini ve bazen de gerekli oldugunu vurguladi. 5 dolarlik bir chiple internet yardimiyla araçlari uzaktan kumanda etmenin mümkün oldugunu ifade eden Berkman, sistemin isitma sogutma gibi ürünlerde hemen devreye girecegini söyledi. Berkman, zamanla insanlarin cebine fazla yük getirmeden diger bütün ev konfor aletlerini akilli yapacak sistemlere Arçelik güvencesiyle sahip olacaklarini ifade etti.
Berkman, “Arçelik kendi alanında özgün ve yeni teknolojileri kullanarak geliştirdiği projelere uzaktan ulaşım ve kontrol için Scenix microcontrolleri çözümünü entegre etmek üzere işbirliğine gitmektedir. Scenix’in Türkiye temsilciliğini Arçelik’in iştiraki olan teknoloji şirketi Artesis üstlenmektedir” dedi.
Scenix’in Yönetim Kurulu Başkani Bülent Çelebi ise, Arçelik’in Scenix’in birleşik internet işlemcileri ve yazilim teknolojisini kullanarak daha akilli ve uzaktan baglantili uygulamalar saglayacagini söyledi.
Çelebi, bu ortakligin Arçelik ve kullanicilarina neler saglayacagi konusunda, “Tüketiciler internet üzerinden aletlerini izleyebilecek, uzaktan kumanda edebilecek ve güncelleştirilebilecek” dedi. Çelebi ortaklık konusunda birçok firmanın teklifini geri çevirdiklerini ve Arçelik’i tercih ettiklerini sözlerine ekledi.
Merkezi California’da bulunan Scenix’in amacı, interneti her türlü günlük kullanım eşyasının içine sokacak teknoloji pazarlamak ve bunun için gerekli kontrol uygulamalarıyla ilgili iletişim, yazılım ve donanımı geliştirip satmak. (Şerif ERDİKİCİ / Ekonomi Servisi)
Küçük marketler uzmanlaşmalı
Almanya’da 265 hipermarket ile perakende sektörünün önde gelen kuruluşlarindan Real Türkiye Genel Müdürü Servet Topaloglu, Türkiye’de perakende sektöründe acımasız bir rekabet yaşandığını belirterek, bu ortamda sektörde bakkal ve büfe gibi küçük kuruluşların ayakta kalabilmeleri için kesinlikle uzmanlaşmaları gerektiğini söyledi.
Real hipermarketler zincirinin basına tanıtım toplantısında “Türkiye’de hiper, süper, gros vb. adlarla yaşanan market patlamasinin küçük esnafi nasil etkileyecegi” yönündeki sorumuzu cevaplandıran Topaloğlu, “Evet, bu süreçte bu küçük esnafın durumu çok zor. Çözümde ise tek yol uzmanlaşma. 100 metrekare, 200 metre kare bir alanda her şeyi satma, kazanma dönemi bitmiştir. Bu süreçte bakkal, bayi, büfe gibi esnaflar artık bir konuda uzmanlaşmak zorunda. Bu, şarküteri, kozmetik, oyuncakçı vb. şeklinde bir uzmanlaşma olabilir. 24 saat açık olmak, servis vb. değişik hizmet anlayışı olabilir. Ama uzmanlaşmak şart.” dedi.
Metro AG’nin kuruluşu olan Real’in Almanya, Türkiye ve Polonya’da toplam 283 hipermarket mağazası bulunduğunu ve Türkiye’de 5’inci mağazalarını hizmete açacaklarını söyleyen Servet Topaloğlu, “Türkiye, büyük bir pazar. Bu pazardan pay almak için de Türkiye piyasasına girdik.” dedi. (İsmail ALTUNSOY/Ekonomi Servisi)
Zorunlu tasarrufta sınır kalkıyor
Zorunlu tasarruf olarak bilinen Çalışanların Tasarruflarını Teşvik Hesabı’nın tasfiyesi konusundaki çalışmalar netlik kazanmaya başladı.
Daha önce, sistemde en az 6 yıl kalanların kendi tasarruf kesintilerinden oluşan anaparalarını alarak çıkmalarına izin verilirken, yeni çalışmayla, 6 yıl sınırının kaldırılması planlanıyor.
Yeni çalışmaya göre, söz konusu sınırın kaldırılarak, çalışanların, yine kendi kesintilerinden oluşan nominal toplam anapara tutarlarını almalarına imkan tanınacağı belirtiliyor.
Bu imkan sonucunda, sisteme yeni giren bir çalışan da 6 yıl beklemek zorunda kalmadan sistemden çıkabilecek.
Yapılan hesaplamalara göre, 6 yıllık süreç içinde bulunan tasarruf sahibi sayısı, toplam sayının yüzde 25’ini oluşturuyor.
Bu hesaplamalara göre, yeni düzenlemenin kabul görmesi ve bu yüzde 25 oranindaki tasarruf sahibinin sistemden çikmasi durumunda, bunun Hazine’ye maliyeti ise 400 trilyon lira düzeyinde olacak.
Zorunlu tasarruf hesabında, 31 Mayıs itibariyle, 4 katrilyon 217,5 trilyon lira bulunuyor. Hesapta biriken paranın 1 katrilyon 485,3 trilyon lirasını anapara oluşturuyor.
Medya kuruluşları savunma verdi
Uluslararası Moda Yayıncılık AŞ’nin, Hürriyet, Milliyet, Sabah gazeteleri ile Simge Yayımcılık’ın “uyumlu eylem yoluyla fiyat belirlediklerine” ilişkin şikayeti üzerine açilan soruşturma kapsaminda, sözlü savunmalar alindi.
Rekabet Kurulu’nun, Başkan Tamer Müftüoglu başkanliginda bugün yaptigi toplantida söz alan temsilciler, fiyat belirlemede uyumlu eylemin söz konusu olmadigini ifade ettiler. Başkan Müftüoglu da, nihai kararin 19 Temmuz Çarşamba günü açiklanacagini belirterek, oturumu kapatti.
5 tesis için pazarlik
Sümer Holding Anonim Şirketi’ne ait 5 işletme, Meybuz AŞ’de bulunan yüzde 97,57, Tüstaş Sinai Tesisler’e ait yüzde 63,87 ile Asil Çelik’te bulunan yüzde 93,38 oranındaki kamu hisselerinin özelleştirilmesi amacıyla açılacak ihalelerde, teklif sahipleri ile nihai pazarlık görüşmeleri bugün yapılacak.
Enflasyon umut verici
Başbakan Bülent Ecevit, haziran ayı enflasyon rakamlarının yüzde 1’in altında çıkmasının oldukça umut verici olduğunu belirtti.
Ecevit, enflasyonun petrol fiyatlarının artmasına, dünyadaki faiz hareketlerine rağmen bu seviyelere indirilmesinin önemli bir başarı olduğunu ifade ederek, programın başarıya ulaşacağını söyledi.
Dün, Başbakanlık Merkez Bina’da gazetecilerin sorularını cevaplandıran Başbakan Bülent Ecevit, haziran ayı enflasyon rakamlarını nasıl değerlendirdiklerinin sorulması üzerine şunları söyledi: “Enflasyon konusunda bilindiği gibi haziran ayında çok olumlu gelişmeler yaşandı. Daha doğrusu mart-nisan aylarında zaten olumlu gelişme belirtileri görülmeye başlanmıştı. Fakat özellikle haziran ayında bildiğiniz gibi enflasyon yüzde 1’in altına düştü. Hem de bu düşüş, bazı olumsuz dış etkenlere rağmen sağlandı. Dünya petrol fiyatları hızla yükseldi. Son zamanlarda yine önemli hammadde fiyatlarında dünyada önemli artışlar yer alıyor. Faizleri yükselten dış etkenler yer alıyor. Bütün bunlara rağmen enflasyonda beklenilenin de üstünde hızlı bir düşüş sağlanmış olması çok umut verici bir gelişme. Yılın ilk iki ayı hesap dışı tutulursa yüzde 20’lik enflasyon hedefine ulaşilabilecegi görülmüştür. Ancak dikkati elden birakmamak gerekir. Dikkat edilmesi gereken konulardan birisi dişalimdir, ithalattir. Ithalatta artiş sürecine girilmiştir. Eger bu tüketim kaynakli olursa enflasyonu yükseltir. Ama yatirima yönelik olursa olumsuz etkilemez. Ayrica işçilerle girişimcilerin ücretler konusunda gerçekçi ve hakça bir uzlaşiya varmalari da enflasyon düşüşündeki ivmeyi sürdürebilmek bakimindan çok yararli olacaktir.”
Ücret dengesizliği ve memur maaşları
Kamu personelinin ücret dengesizliği konusundaki görüşleri sorulan Ecevit, Yetki Yasası’nın öncelikle bu konuya yönelik olduğunu, bu aşamada ayrıntıya girmek istemediğini ifade etti. Yetki Yasası’nın Cumhurbaşkanının imzasında olduğunu hatırlatan Ecevit, bu onay gerçekleştikten sonra soruları cevaplandırabileceğini bildirdi. Ecevit, “Ancak ücret dengesizliği Türkiye’nin önemli bir sosyal sorunudur.” diye konuştu.
DTP’nin son raporunda memur maaşinda reel olarak yüzde 10 gerileme olacaginin belirtildiginin hatirlatilmasi üzerine de Ecevit şunlari aktardi: “Enflasyon rakamları son üç aylık enflasyon süreci aslında iyimser olmamızı sağlayan gelişmenin işareti. Tabii bazı olumsuz olasılıkları da göz önünde tutmak ihtiyatlılığın gereğidir. Fakat ben ekonomik bakımdan yarın geleceğimize umutla bakıyorum.” (Ankara ZAMAN)
ÖFK’lar daha çok kazandırdı
2000’in ilk yarısında ÖFK’lar önde. Yatırım araçları arasında 2000 yılının ilk beş ayında lider durumda olan ÖFK’lar altıncı ayda arayı açtı. Altın, doları geçerek bankalardan sonra üçüncü sıraya yerleşti.
1 aylık vadeli hesaplar üzerinden yapılan karşılaştırmalarda, 2000 yılının ilk altı ayında liderliğini muhafaza eden özel finans kurumları enflasyon verilerinin üzerinde bir kâr getirisi sağladı. Yılın ilk altı ayının enflasyon verileri TÜFE’de yüzde 17,8, TEFE’de 18,5 olarak açıklanmıştı. Yüzde 23,01’lik getiri, TÜFE’ye göre enflasyonun yüzde 5,21 üzerinde seyretti. Dolar, altın, mark, İMKB ise enflasyonun altında getiri sağladılar. Banka mevduatı yüzde 21,30’luk getiri ile ÖFK’ların gerisinde kalırken, altın yüzde 14,76 getiri ile doların önüne geçti. Dolar yüzde 13,54, mark yüzde 7,60, İMKB ise -4,88. (Şerif ERDİKİCİ / Ekonomi Servisi)
Sabancı’da stratejik atama
Hacı Ömer Sabancı Holding Bankacılık ve Sigortacılık Grup Başkanlığı’na Akın Kozanoğlu atandı. Sabancı Holding’ten yapılan açıklamada, İcra ve Strateji Komitesi’nin, Grup Başkanligi ile Genel Müdürlük görevlerinin ayni yönetici tarafindan yürütülmemesini öngören genel politika çerçevesinde, atamanin yapildigi bildirildi.
Dünya Bankasi’ndan Türkiye’ye teşekkür
Türkiye’yi mayıs ayı sonlarında ziyaret eden Dünya Bankası Başkanı James Wolfensohn, Devlet Bakanı Recep Önal’ın şahsında Türk hükümetine teşekkür mektubu gönderdi.
Wolfensohn mektubunda, “Hükümetinizin ve ekonomiyle ilgili kadrolarınızın, ana reformları uygulama konusundaki kararlılığından etkilenmiş bulunmaktayım.” dedi. Türkiye’ye ve getirilen değişikliklere büyük önem verdiklerini belirten Dünya Bankası Başkanı Wolfensohn, mektubunda, “İlk yılda yaptığınız üzere, -ki gerçekten çok etkileyici- programın uygulanmasında bu kadar kararlı olmaya devam ettiğiniz takdirde, programınızın kapsamlı şekilde reklamının yapılması ve tanınmasını temin etmek için şahsen elimden geleni yapacağım.” diye yazdı.
LPG'de KDV yüzde 40 oldu
LPG ile çalışan araçların kullandığı otogazda daha önce yüzde 17 olan KDV oranı yüzde 40’a çıkarıldı. Bu artış evlerde kullanılan tüpgazı etkilemiyor.
Sıvılaştırılmış Likit Petrol Gazı (LPG) ile çalışan araçların kullandığı otogazda, daha önce yüzde 17 olan KDV oranı yüzde 40’a yükseltildi.
Maliye Bakanlığı’nın hükümlerini yürüttüğü Bakanlar Kurulu kararı, Resmi Gazete’nin dünkü sayısında yayımlandı. Kararla ayrıca, LPG’li araçlarda araç muayene ücretleri de 20 kat artırıldı. Buna göre LPG tesisatı bulunan taşıtların, Karayolları Trafik Kanunu ve yönetmelik hükümlerine göre belli sürelerle yapılacak teknik muayenelerinden alınmakta olan 7 milyon 460 bin liralık harç tutarı, 156 milyon 660 bin liraya çıkıyor.
Bakanlar Kurulu’nun konuya ilişkin kararı, 10 Temmuz 2000 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girdi. Otogazla çalışan araçların yıllık muayene ücretlerinin artırılmasının yanı sıra KDV’nin de azami sınıra çıkartılmasını öngören kararname, 9 Haziran’da yapılan Bakanlar Kurulu gündemine gelmiş, daha sonra bakanların imzasına açılmıştı. Bu arada yeni ayarlama, otogaz satış fiyatlarını bir miktar yükseltecek.
Mutfak tüpü etkilenmiyor
Maliye Bakanlığı, LPG’de KDV’nin yüzde 17’den yüzde 40’a yükseltilmesine ilişkin kararın, mutfakta kullanılan tüpgazı etkilemediğini bildirdi.
Öte yanddan yapılan tespitlere göre, 1999 yılı sonu itibarıyla sayıları 500 bine ulaştığı belirtilen LPG’li araçların sadece 58 bin 211'i, bu durumu trafiğe tescil ettirmiş bulunuyor. Tescili yapılan LPG'li araçların 11 bin 714'ünü ticarî, 46 bin 413'ünü özel, 84'ünü de resmî araçlar oluşturuyor. Oysa Türkiye'de ticarî araçların yüzde 81,9'unun otogazla çalıştığı tahmin ediliyor. Türkiye'de arabalarda otogaza dönüşüm ücreti olarak 900 ile bin 100 Alman Markı arasında bir bedel ödenirken, bu yıl toplam LPG tüketiminin 3 milyon tona, araçlarda otogaz adıyla kullanılan LPG'nin payının da 800 bin tona ulaşacağı vurgulanıyor.
Taksiciler tepki gösterdi
İstanbul Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı Semih Kaçanoğlu, LPG’de ki KDV artışından taksici ve dolmuşçu esnafının muaf tutulması gerektiğini kaydetti. Kaçanoğlu, yaptığı açıklamada, vergi artışından en fazla taksicilerin etkileneceğini belirterek, “Taksici ve dolmuşçu esnafı bu artıştan muaf tutulmalıydı. Bu durumda, İstanbul’da taksimetre ücretlerini gözden geçirmek zorunda kalacağız.” dedi.
Ankara Şoförler Odası Başkanı Ahmet Çiçek de karara sert tepki gösterdi. Bakanlar Kurulu kararının, yeniden gözden geçirilmesini isteyen Çiçek, “Aksi halde yasaların bize verdiği hakları ciddi bir şekilde kullanacağız. Kontak kapatabiliriz” dedi.
Sahte fatura enflasyonu
Tekstilden inşaata kadar çeşitli sektörlerde, bürokrasi yoğunluğu, mükellefleri
sahte fatura kullanımına itiyor.
80’li yıllarda hayali ihracat ve hayali yatırımlar ile hız kazanan sahte fatura olaylarının büyüklüğü son olarak Gaziantep merkezli Altınbaş Holding’in yaptığı trilyonluk gümrük vurgunları ile bir kez daha ortaya çıktı.
Gelirler Kontrolörü Malik Günday tarafından hazırlanan ve Maliye Bakanlığı’na sunulan “Sahte Fatura Kullanımı Önlenmeli mi?” başlıklı oldukça ilginç rapora göre sahte fatura kullanımı ağırlıklı olarak tekstil, hububat, bakliyat, canlı hayvan, hurda metal ve inşaat alanlarında yoğunlaşıyor. Bu sektörlerde sahte fatura kullanımının başlıca sebebi olarak ise mükelleflerin bireysel vergi kaçırma niyetinden çok bu sektörlerdeki belgelemeye ilişkin sorunlar olarak gösteriliyor.
Ağırlık tekstil ve inşaatta
Tekstil sektöründe sahte fatura kullanılmasının nedenleri arasında ilk sırada kaçak işçi çalıştırılması geliyor. Kayıtsız atölyelere imalat yaptırılması, kumaş ve iplik fabrikalarının düşük tutarlı fatura düzenlemeleri ve pamuğun tarladan çırçır—prese fabrikasına ve oradan iplik fabrikasına önemli ölçüde belgesiz satılması ise sahte fatura kullanımının önemli sebepleri arasında. Özellikle ihracatçı firmaların teşviklerden yararlanmak için belge bulma zorunluluğu, ihracatçıları ve diğer tekstilcileri zincirleme olarak sahte fatura bulmaya itiyor.
İnşaat sektöründe ise gerek inşaat malzemelerinin belgesiz temin edilmesi, gerekse kaçak işçi çalıştırılması, teslimlerini belgelendirmek zorunda olan inşaat firmalarını zora sokuyor. Özellikle kamu kurumlarına taahhüt işi yapan firmalar kayıtlarını düzeltmek için önemli ölçüde sahte faturaya yöneliyor.
Hububat ve bakliyat sektörlerinde üretilen ürünler, canlı hayvan sektöründe ise yetiştirilen hayvanlar; belgelendirilmediğinden tüketim ve ihracat aşamasında sahte fatura kullanımına yol açıyor. Hurda metal sektöründe ise metal satın alınan kişiler kayıtsız olduklarından yine piyasadan sahte fatura kullanımı yoluna başvuruluyor. Hizmet sektörlerinde ise sahte fatura kullanımına ne yazık ki işadamları tarafından rekabet eşitliğini sağlayıcı bir unsur olarak bakılıyor.
Sahte fatura nedir?
Vergi Usul Kanunu’na göre sahte fatura, gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmadan hiç olmamış bir ticari ilişkiyi faturanın bazı şeklî unsurlarını bünyesinde bulundurarak varmış gibi gösteren belgeler olarak kabul ediliyor. Sahte faturanın kullanım sebeplerinin başında ise, başkalarından alınan emtiayı belgelendirmek, teşviklerden paravan organizasyon çerçevesinde yararlanabilmek veya hiçbir gerçek mal alımına dayanmayan gider ve indirilecek KDV kayıtları gibi sebepler geliyor. (Aydın HASKEBABÇI / Ekonomi Servisi)
Hanye Turizm hedef büyüttü
Daha önce Karesus ve İonya Otel ile turizm faliyetleri sunan Hanye Turizm, bünyesine yeni kattığı Amarante Otel'i büyümeye devam ediyor.
Turizm sektöründe 1964 yılından beri hizmet veren Hanye Turizm, Bünyesine aldığı otellerde verdiği konoklama hizmetinin yanında günlük seyahat hizmetleride yapıyor. Hanye Turizm ayrıca bazı otellere de pazarlama hizmeti veriyor.
Hanye Şirketler Topluluğu bünyesinde faaliyet gösteren Kerasus Otel, Amarante Otel ve İonya Otel’de müşterilerine değişik tatil seçenekleri sunduklarını söyleyen Hanye Turizm Yönetim Kurulu Başkanı Atilla Çiçekçi, geçtiğimiz günlerde hizmete giren Süzer Otel’e de pazarlama hizmeti verdiklerini kaydetti. Hizmette kaliteyi ön planda tuttuklarını ifade eden Çiçekçi, “Seferihisar Doğanbey mevkiinde bulunan Amarante Otel’i bu yıl bünyemize aldık. Bu otelde, yabancı turistlerin arzu ettiği bir sistem olan 24 saat sınırsız yiyecek ve içecek uygulamasını başlattık. Çiftlikköy Pamukova mevkiinde bulunan İonya Oteli’nde ise daha dar gelirli ailelere hizmet veriyoruz. Ayrıca 5 yıldızlı Kerasus Oteli’mizde müşterilerimize hizmet veriyoruz.” dedi.
Bünyelerinde faaliyet gösteren tüm otellerde bay ve bayanlara ayrı aktiviteler sunduklarını anlatan Çiçekçi, Amarante, Kerasus ve Süzer otellerinde termal sıcak su bulunduğunu kaydetti. (İzmir ZAMAN)
|