 L'af ola beri gele
Uzun uzadıya sigaranın zararlarını anlattık. Meğer daha önceleri sigara daha zararlıymış. Hele kaçak olanlar! Bilmediğimiz yan tesirleri varmış.Turan Çebi, 1988 yılında Kars’ta 5 paket kaçak Marlboro ile polise yakalanır ve ceza alır. Sadece para cezası olsa iyi. Bir de siciline işlenir.
Neredeyse 10 yıl kadar sonra 26 Haziran 1997 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan bir kanunla, siciline işlenen kaçak sigara bulundurma suçundan, 1993 yılında aldığı ruhsatlı silahına el konulur. Hayli uğraştıktan sonra da, bulundurma müsaadesi alabilir.
5 paket kaçak sigaranın cezasını ömür boyu çekmeye mahkumdur. Turan Bey, haklı olarak isyan ediyor: “En ağır suçları işleyenlere bile bu kadar ceza verilmiyor. Apo’nun affı konuşuluyor, ama bize af yok.”
Çünkü kanunda sicilinden silinse de, af çıksa da ruhsat verilmeyeceği belirtilmiş. Hiç olmazsa bir limit konulsun diyor.
Bir şeye daha dikkat çekiyor Turan Çebi: “Necmettin Erbakan’ın Başbakan olduğu dönemde bu kanunla hakkımız elimizden alındı. Şimdi aynı Erbakan, mağdur olarak hakkını aramak için kendine çözüm arıyor.” diyor.
Sigara içenleri savunacağımız aklımızdan geçmezdi ama, bu konu hayli farklı. Affın konuşulduğu bir dönemde, bu konu da ele alınabilirse gayet yerinde olacak...
Belki "Silah ruhsatı çok mu önemli?" diye düşünenler olabilir. Benzinlik işleten biri olarak, silaha ihtiyacı olursa, herhalde soruya gerek kalmaz
Kimliğin var mı? hemşerim
İçişleri Bakanlığı şu günlerde Mernis Projesi üzerinde oldukça yoğun. Merkezi Nüfus İdaresi Sistemi isimli bu proje ile yaşayan ve ölü 110 milyon vatandaşımıza birer numara ve ve bu numarayı taşıyan bir kimlik verilecek. Numaralar kura ile verilecek ve numaranız sizin hakkınızdaki bütün bilgileri içerecek. Çeşitli ülkelerde örneklerini görüyoruz. Sakıncaları da olan güzel bir uygulama. Bunu burada bırakayım ve size başka bir şey anlatayım.
Bakanlık Mernis ile uğraşadursun, Mudurnu Tavukçuluk da tavukları için bir kimlik kartı geliştirdi. Yayla Tavuklarının kimliğinde Baba Adı: Kırmızı İbik, Ana Adı: Yayla Güzeli diye yazıyor. Kimlikte ayrıca özgeçmiş de var: Çevreye ve bölgeye uyumlu, Fransa’dan ithal, genetik yapısı farklı, açık havada serbest dolaşarak, doğal olarak beslendi.
Tavukları bilemem ama; Mudurnu, gelişmelere uyum konusunda bir hayli hızlı.
Pazarlamacı büyüsü
Kapılara gelen pazarlamacıları tebrik etmek lazım. Ne yapıp edip vatandaşı evinde kandırmayı beceriyorlar. Yani deplasmanda oynamalarına rağmen, iyi bir sonuç elde ediyorlar.
Bayan okurumuz anlatıyor. Pazarlamacılar bunların eve de gelmişler. Bayan rahatsız olduğu için, kapıyı kocası açmış. Adamı ikna etmişler. Kadın yattığı yerden kocasını ikaz etmiş: “Bey, Zaman gazetesi manşetten “Pazarlamacılara dikkat edin” diye ikaz etti. Sakın bir yanlışlık yapmayalım!”
Kapıdaki satıcı “Haklısın yenge, bahsettiğin türden üç kağıtçı pazarlamacılar var, ama biz onlardan değiliz!” demiş. Sonra da alavere–dalavere işini halletmiş.
Bütün mağdurların şikayeti aynı: “Ben nasıl oldu da kandım?”
Bir daha yazmayı düşünmüyorduk. İstemeden dönüyoruz işte.
Adalar'dan...
"Adalardan bir yar gelir bizlere” şarkısı her zaman isabetli çıkmıyor. Bu defa Adalardan deprem geldi. Sarsıntıyı duyar duymaz pencereden atlayanlar olduğu gibi, umursamaz biçimde yarım kalan uykularına devam edenler de oldu.
Çoğumuz Ahmet Mete Işıkara’nın “Depremle yaşamaya alışın” öğüdüne alıştık. Deprem gece yarısı geldiğine göre “teheccüt” uyarısı kabul edenler oldu. En güzeli de bu galiba; hep başkasının ders almasını bekleme yerine, kendimize dersler çıkarmak daha yerinde...
Sezer farkı
Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, şaşırtan tavırlarını sergilemeye devam ediyor. En son olarak mutfağa alınan 12 çeşit peyniri 2 çeşite indirtmiş.
İster istemez merak ediyoruz. Sezer’in tutumlu tavrından Köşk ne kazanacak? Bir yılda yapılan harcamaların dökümünü kamuoyuna duyursalar. Hakikaten önemli bir fark var mı? Ne kazandık, ne kaybettik bilsek. Bir de bu uygulamalar, diğer kamu kurumlarına yansıdı mı?
Faturası kimde?
Türk Telekom maaş alamadıkları için faturalarını ödeyemeyen Bağ–Kur ve SSK emeklileri için bir kolaylık sağlayacak.Yapılan açıklamada Telekom emeklilerin fatura tarihlerinin, maaş aldıkları tarihe göre yeniden düzenleneceğini belirtiyor.
Aslında oldukça akıllılar. Emeklinin elinde maaş aldıktan 3 gün sonra hiç para kalmadığını bildikleri için, kendi paralarını bir an evvet kurtarmaya çalışıyorlar... İyi iş!
Dene-tim
Özel yurtların denetimi, Kredi ve Yurtlar Kurumu’na verilmiş. İyi ama, Kredi ve Yurtlar Kurumu'nu kim denetleyecek? Muhtac-ı himmet dede, gayrıya himmet etmekle görevli!
Ayıp
Erbakan'a 312'den dolayı gelen ceza değişik tepkilere yol açtı. Bazıları diyor ki: "312 ayıpsa, neden değiştirmediniz?"
Soru haklı olmasına haklı da, 'Bırakın bu ayıbı biraz da biz işleyelim!' isteğini fazlaca hissettiriyor. Bu da başka bir ayıp.
Büyüme
Enflasyonu düşürmek için neler yapılmadı neler. Yatırımlar donduruldu, zaten kuş halindeki emekli ve memurların maaşlarının kanatları yolundu, hatta özel sektörün zamlarına, kira artışlarına bile sınırlama kondu. Bütün bunlar olurken, 2000 yılının ilk çeyreğine ait büyüme raporu açıklandı: 4.2. Vay canına, nasıl becerdiniz bunu?
|