Serbestte alt yapı
3–9 Temmuz tarihleri arasında Fransa'da yapılan Dünya Gençler Serbest Güreş Şampiyonası'ndan altın madalyasız döndük 58–63 ve 76 kiloda 3 gümüş madalya kazandık.
Şampiyonada Rusya 74 puanla 1. olurken, İran 68 puanla 2., Türkiye ise 49 puanla üçüncü oldu.
Tarih boyu büyük başarılara imza attığımız serbest güreşin alt yapısında da grekoromen gibi gerileme olduğunu her zaman yazmıştım. Biz şimdi serbest alt yapının gençler kulvarına bir göz atalım. 1997 yılı (3 altın, 1 bronz), 1998 (1 altın, 1 gümüş, 1 bronz), 1999 (1 gümüş ve 1 bronz) ve 2000 yılında da 3 gümüş madalya. Tablo meydanda. 1999'un ekim Ekim ayındaki şampiyonada 1 altın, 2 bronz madalya kazanan ekibimiz, yanlış strateji ve çalışma sistemi yüzünden dünya üçüncülüğü ile yetinmek zorunda kalmıştı.
Grekoromende olduğu gibi serbestte de Harun Doğan, Yüksel Şanlı ve Aydın Polatçı gibi süper yetenek gençlerimizin ardından onların yerlerini dolduracak rekabeti artıracak pek eleman olmayışı, kulüplerin zor durumda olması, ödüllerin tırpanlanması, kulüplere malî kaynak verilmemesi nedeni ile alt yapıdaki sıkıntıların aynısının da üst yapıda da olduğunu görmek mümkün. Tüm bu sıkıntıların yanı sıra liglerin karma yapılarak müessese takımlarının zor duruma sokulması da serbest güreşi zayıflatıyor. Çünkü bazı yörelere münhasıran birçok kulüp grekoromen, birçok kulüp de serbest ağırlıklı dizayn edilmiş bulunmaktaydı. Karma lig fikrinden sonra bir takımda 20 serbestçi yerine 10 serbest ve 10 grekoromen güreşçi barındırmayı yeğleyen kulüplerde serbest ister istemez büyük zarara uğradı. Büyük vaatleri olan federasyonumuzun 4 yıllık icraat tablosu yukarıda belirtilmiştir. Bana göre iyiye bir gitme olmadığı gibi alt yapı zayıflatılmış ve hazır tüketilmiştir.
Peki yapılan hata ne idi. Camiayı birleştirme iddiasında olan Ayık federasyonu, büyük bilgi ve birikime sahip teknik adamları minder kenarına Türk güreşine zarar verdi. Son aylarını tamamlayan federasyon yönetiminin yerine seçimle iş başına gelecek yönetim kurulunun daha fazla Türk güreşine eğilmesi en büyük dileğimizdir. Son söz olarak. Yıllardır milli takımlarımızda görev alan bir çalıştırıcı olarak tek dileğim güreşin her zaman birlik beraberlik içinde olması, işi iyi bilen teknik adamların kenara itilmemesidir. Temennim güreşimizin çok daha iyi yerlere gelmesidir.
a.tarhan@zaman.com.tr
Yazarımızın en son yazıları
27/
06/
2000...
Güreş ve hakemlik...
29/
06/
2000...
Altyapı ilgisiz...
30/
06/
2000...
Nice Kırkpınarlara...
07/
07/
2000...
Bu millet seni seviyor Taşçı...
09/
07/
2000...
Çok seslilik isteği
|