Mesaj "yoksun"
Çalan saatin sesi, başlamaya hazır bir günün işaretiydi. Şimdi kalkmak, giyinmek, kahvaltı yapma fırsatı dahi bulamadan evden apar topar çıkmak ne zor şeydi.
Her gün aynı şeyleri yapmak!.. Bazen ona da sıkıcı geliyordu hayatın tekdüzeliği. Ama o kabullenmişti bile. Daha evden çıkmadan hazırlamıştı kendini. Umursamazlıklarla dolu bir gün yaşamaya...
Mavi sevgi
Yine annesi kızmıştı. Sabahın köründe hem de hiç haber vermeden denize gidilir miydi? Küsmüştü çocuk. O küçücük ellerini sıkıyor, şişmiş dudağıyla somurtuyordu. Annesi kızdığı halde yine o kayanın üzerine oturdu. Mavi gözleriyle denizi seyretmeye başladı.
Yağmur
Biliyor musunuz? Artık her tarafta kar görmekten sıkıldığımı, yağmuru özlediğimi ve “Artık birazcık da yağmur yağsın.” dediğimi.
İnternette açılan şemsiye!
Açık Şemsiye çocuk sayfası internette. Eğer bir bilgisayarınız varsa ve internete bağlıysanız, bir tıklamayla ulaşacağınız güzel bir site sizleri bekliyor.
Mucize
Bir delikanlı, elinde olta ile, deniz kenarında oturan yaşlı adama yaklaştı; “Burada balık tutmak yasak değildir değil mi?”
“Yasak değil; ama mucizedir.”
Ömer Ulutaş / İstanbul
Kaza
Bir boksör rakibinden fena halde dayak yemişti. Beşinci raundun bitiminde yerine otururken, “Numarasını aldın mı? Numarasını aldınız mı?” dedi. Menajeri yanındakilere; “kendisine bir kamyon çarptığını sanıyor da.” dedi.
Ayşe Ulutaş / İstanbul
Ahvah Baba - Uçaklar çarpışmasın...
Alemin dert fıçısı Ahvah Baba; Benim de derdimi fıçılayabilir misin bilmem; ama ümit ediyorum fıçılarsınız, derdimi ona sordum anlamadı, buna sordum çözemedi. Sonunda size geldim.
Hüngür hüngür
Bizim oraların buzlu yolları var
Ayaklarınız kayar
Okula giden çocuklara
Dil çıkarırlar
|