GÜNCEL ANA SAYFAYA DÖNÜŞ

www.cihannet.com

16/07/2000

Dünyada Zaman

Türkiye

Arşiv-Arama

Özel Dosyalar

Medya

 

Ana Sayfa

Haberler

Ekonomi

Dış Haberler

Politika

Kültür Sanat

Spor

Yazarlar

Bölge Haberleri

Bütün Haberler

Diziler

Hodri Meydan

Poli-Diyalog

Millet Kürsüsü

Televizyon

Tüketici Masası

Röportaj

Fikir Platformu

www.cihannet.com

Bilişim

Eğitim

Toplum

Akademi

Yaşam

Sağlık

Ulaşım

Otomobil

Medya Analiz

Açık Şemsiye

İnsan Kaynakları

Reklam

İletişim/Künye

 


 


İlk icraat, ilk ders

Nuri Kayış, Parlamento'nun saygın muhabirlerinden biriydi. RTÜK üyesi seçilmesinde muhabir arkadaşlarının bire bir kulisleri de bir hayli etkili oldu. Gazeteci Nuri Kayış şimdi RTÜK Başkanı.
Önce üye sonra başkan olmasından sonra Kayış'ın ziyaretçisi bir hayli fazlalaşmış. Ziyaretçilerden kurula ilk defa ayak basanlar, RTÜK'ün bir tabelası olmamasından dolayı binayı bulmakta bir hayli zorlandıklarından söz etmişler. Oysa bina iki yıldır aynı yerde.
Tabela eksikliğini fark eden RTÜK Başkanı Nuri Kayış idari ve mali işler daire başkanını makamına çağırarak bir tabela yaptırılmasını istemiş.. Başkan bürokratik süreci anlatmış:
– Efendim, demiş. Tek tabela yaptıramayız. Kurum içindeki daire başkanlıkları ve üyeler için de isimlendirme yapmamız lazım ve bunun için de ihale açmamız lazım.
Mesele öylece kalmış. Sonra bir gün Kayış'ın ziyaretine TRT Genel Müdürü Yücel Yener gelir. O da binayı bulmakta zorlananlar arasındadır. Aralarında şöyle bir diyalog yaşanır:
– Binanızı bulmakta zorlandık.
– Haklısınız. Tabela eksiği var. Tabela yaptıracağız; ancak ihale açılması gerekiyormuş.
– Ne gerek var. Ben TRT'den iki eleman göndereyim size, tabelanızı onlar yapsın.
– Ne kadara mal olur?
– Ne parası? Lafı mı olur?
Gerçekten de Yener, TRT'ye döndükten sonra iki adamını tabela için gönderir. Kapının önüne gelen iki kişinin ölçü almaya çalıştıklarını gören idari ve mali işler daire başkanı koşarak RTÜK başkanının odasına çıkar ve onunla da aralarında şöyle bir konuşma yaşanır:
– Efendim iki tane adam kapının önünde ölçü alıyorlar.
– Evet, biliyorum. TRT'den geldiler. Tabela yapacaklar.
– Efendim, onları gönderseniz. Ben hemen tabelayı yaptırırım.
– Peki ya ihale?
– Tamam, onu hallederiz efendim.
Nuri Kayış iki yıldır tabelası olmayan RTÜK'e tabela yaptırmasını ilk icraatı olarak değerlendirirken, aldığı ilk dersi de, "Bürokrasiye iş yaptırmak meğer ne zormuş." diye özetliyor.




POLİ-DİA:

Şimdi bu sıcaklarda da bakanlık hiç çekilir mi ya?




POLİ-ALKIŞ: Bazcılar


Yaydıkları mikrodalgalar ile özellikle genç vücutlarda büyük tahribat yapan baz istasyonları hem elektronik kirlilik yapıyorlar hem de sağlığa büyük tehdit oluşturuyorlar. Bütün bu olumsuzluklarına rağmen baz istasyonları (kapsama alanlarını genişletmek için) pıtrak gibi her tarafımızda çoğalıverdi.
Hafta boyunca Zaman'ın bu konudaki haberlerini okudunuz. Alkışlanacak kararlar önce Milli Eğitim Bakanlığı ardından da Sağlık Bakanlığı'ndan geldi. Her iki bakanlık da okul ve hastanelere baz istasyonu kurulmaması ve kurulu olanların da en kısa zamanda sökülmesini emrediyorlardı.
"O istasyonlar kurulurken, yetkililer neredeydi?" sorusunu es geçip, biraz geç de olsa bu kararı alanları alkışlıyorum.




POLİ-GAF :YÖK ve zam


Haftanın birinci gafı YÖK'ten geldi. YÖK, rektörlük seçimlerinde en fazla oy alan rektör adayları yerine Cumhurbaşkanı'na sadece bir oy alan adayları götürdü. Belki Gürüz için bu normal bir davranıştı; ama ilimin beşiği olarak nitelendirilen üniversitelerdeki bu demokrasi ayıbı haftanın gafına en büyük adaydı.
İkinci gaf ise memur maaşlarına yapılan zam oldu. BM İnsani Kalkınma Raporu ölçülerine göre ülkemizdeki memur maaşları Afrika için tanımlanan gelir düzeyinde kaldığı halde, zam oranı sadece yüzde 10 oldu. İşin güzel tarafı, rakam açıklanmadan bir gün önce memurlara sıcak bahane edilerek iki günlük bir tatil (kıyağı) hediye edilmesiydi. Zaten sıcaktan kavrulan memurlara, hükümetin kararı ilaveten sıcak duş etkisi yaptı.




Her şey sağlık için


İki hafta önce size Devlet Bakanı Abdulhaluk Çay'ın geçirdiği kalp ameliyatı ve sonrasını anlatmıştım. Meğer hatıralar onunla sınırlı değilmiş. Bakan Çay ameliyattan sonra kendisini ziyarete gelen Moldova'nın Gagoğuz asıllı Ankara Büyükelçisi Dr. Tudov Anghelli'den artık sigarayı bıraktığını ifade ederken ilginç bir teklif almış.
Büyükelçi, "Eğer sigara içmiyorsanız size 'Gagoğuz suyu' getireyim sayın bakan" demiş. Gagoğuz suyunun, bu ülkede çok meşhur bir şarap olduğunu bilen Bakan Çay, bundan sonra sağlığına dikkat edeceğinin bir göstergesi olarak, "Teşekkür ederim kalsın!" cevabını vermiş. Bakan Çay, ameliyattan sonra sağlıklı yaşam için kolları sıvadı. Sigarayı bıraktı, Gagoğuz suyunu reddetti. Sırada ise iyice sağlığını kazandıktan sonra sırta iyi bir eşofman geçirerek her sabah, lojmanlarının etrafında yürüyüş turlarına başlamak var.




POLİ FIKRA: Mars'a yolculuk


NASA Mars'a adam gönderecekmiş. Sadece bir kişi gidecek ve giden de bir daha geri dönemeyecekmiş. İlk aday olan mühendise bu iş için ne kadar para istediğini sormuşlar:
– 1 milyon dolar, demiş ve eklemiş: Bu parayı aileme bağışlayacağım. Ben gideceğim ve geri dönmeyeceğim. Bari onların hayatları garanti altında olsun.
İkinci aday ise bir doktormuş. Ona da aynı soruyu sormuşlar:
– 2 milyon dolar diye cevaplamış doktor. Bu paranın bir milyonunu aileme bırakacağım, geri kalan bir milyonunu da tıbbi araştırmalar yapan kurumlara paylaştıracağım.
Üçüncü aday ise bir politikacıymış. Aynı soruya o, "3 milyon dolar isterim." diye cevaplayınca, yetkililer politikacıya bu kadar çok parayı nasıl paylaştıracağını sormuşlar.
Politikacı yetkililere doğru eğilmiş ve kısık bir sesle şunları söylemiş:
"1 milyonunu ben alırım, 1 milyonunu size veririm. Mühendisi de Mars'a göndeririz."




Biliyor muydunuz?


MEB'de yenilenen su deposunun boyanmasından sonra su içen personelden 5'inin karın ağrısı nedeniyle hastaneye kaldırıldığını....
AB üyeliği öncesinde en kapsamlı olarak nitelendirilen TESEV'in 'Devlet ve Reform' çalışmasında, partilerin gelirlerinin şaibeli olduğu tespitinin yer aldığını...
Devekuşu çiftliğini gezen Altan Öymen'e çiftlik sahibi tarafından bir devekuşu yumurtası hediye edildiğini ve "Bunu CHP Genel Merkezi'ne asarsanız, örümcekler partiye yuva yapmaz." denildiğini...
KİT'lerin iç ve dış borçlarının 10 katrilyon liraya dayandığını...
Devlet Bakanı Mehmet Keçeciler'in 2001 yılında 55 gümrükte otomasyona geçileceği müjdesi verdiğini...



s.karakis@zaman.com.tr
 

| Ana Sayfa | Haberler | Ekonomi | Dış Haberler | Politika | Kültür Sanat | Spor | Yazarlar | Hodri Meydan |

Copyright © 1995-2000 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21  34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:
+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: zaman@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.