GÜNCEL ANA SAYFAYA DÖNÜŞ

www.cihannet.com

17/07/2000

Dünyada Zaman

Türkiye

Arşiv-Arama

Özel Dosyalar

Medya

 

Ana Sayfa

Haberler

Ekonomi

Dış Haberler

Politika

Kültür Sanat

Spor

Yazarlar

Bölge Haberleri

Bütün Haberler

Diziler

Hodri Meydan

Poli-Diyalog

Millet Kürsüsü

Televizyon

Tüketici Masası

Röportaj

Fikir Platformu

www.cihannet.com

Bilişim

Eğitim

Toplum

Akademi

Yaşam

Sağlık

Ulaşım

Otomobil

Medya Analiz

Açık Şemsiye

İnsan Kaynakları

Reklam

İletişim/Künye

Fikir Platformu

Eleştiri mi? İftira mı?

 


RÖPORTAJ 

Aydın HASKEBAPÇI



Avrupa'da Türkleri konuşturan adam

Turkcell'in Amerika'daki başarıları ile gurur duyduğumuz bu hafta biz de size iletişim alanında Avrupa'dan bir başka başarı öykümüzü aktarmak istedik. Bundan 18 yıl önce gittiği Hollanda'da kurduğu Europa Turk Telekom isimli şirketi ile Ali Yavuz, Avrupa telekom piyasasında kendine güçlü bir yer edindi.

Özellikle Avrupa'daki Türkler arasındaki iletişimi daha ucuz ve daha hızlı sağlayan Europa Turk Telekom, Hollanda, Almanya ve İngiltere'nin yanı sıra Fas'ta da alternatif santral hizmetleri veriyor. ETT'nin sahibi Ali Yavuz, Türk Telekom'un özelleşmesi sonrası şimdi de Türkiye ile Avrupa ülkeleri arasında santral hizmetleri vermeyi hedefliyor.

Avrupa Türk Telekom firmasının sahibi Ali Yavuz ile şirketin Gayrettepe'deki İstanbul ofisinde görüştük. Haftanın yarısını Türkiye'de yarısını ise Hollanda'da geçiren Yavuz, 1-2 ay içinde İkitelli'deki yeni binalarına taşınacaklarını belirtti. Yavuz, Türkiye'de iletişim sektöründe pek çok yeni proje üzerinde çalıştıklarını da açıkladı.

Bize biraz kendinizden bahseder misiniz?

Ben bir Dadaş çocuğuyum. Erzurum'un İspir ilçesinde 1960 yılında doğdum. İlk öğrenimimi ve gençlik yıllarımı Rize'de geçirdim. Babam Rize'de belediye işçisi olarak çalışıyordu. 1975 yılında yalnız olarak İstanbul'a geldim. Dışarıdan Sultanahmet Ticaret Lisesi'ne devam ederken aynı zamanda Kasımpaşa'da ayakkabı boyacılığı yapıyordum. Adeta bir sokak çocuğu gibi yaşadım. Aksaray'da belediye zabıtaları bizi sürekli kovalıyordu. Bir ara da Üsküdar'da lahmacun fırınlarında çalıştım. Sanki bir değirmen taşının altındaki buğday gibi ezile ezile özünü hissederek bir İstanbul başlangıcı oldu. Hayatımın gençlik yılları İstanbul'da geçti ve burada her işi yaptım diyebilirim. Son olarak bir mali müşavirlik bürosunda çalışmaya başladım.

Hollanda macerası nasıl başladı?

Muhasebecilik tecrübesi sırasında şirketin bilgisayar programlarını öğrenmek için Belçika'ya gönderildim. Dokuz aylık bir bilgisayar eğitimi aldım; ama pek de başarılı olamadım. Ama nasip öyleymiş orada kaldım. Ve orada bir dergide yazı yazmaya başladım. Ayda 600 gulden para kazanıyordum. Bu parayla orada yaşamaya çalışırken otobüslere biletsiz bindiğim dahi oldu. Daha sonra Hollanda'ya geçtim. Benim amacım bu dönemde bilgisayarlı muhasebeyi çok iyi öğrenip ülkeme geri dönmekti. Ancak orada öncelikle Türk işadamlarına yönelik olarak mali müşavirlik bürosu açtım. Bu işte başarılı da oldum. Sonra bu ülkede kalmaya karar verdim.

Ticaret hayatına nereden atıldınız?

Bir gün bir arkadaşımdan 20 tane deri mont ödünç alarak buradaki bir pazarda satmaya başladım. Ardından Frankfurt'tan deri mont getirip Hollanda'da pazarda satıyordum. Bu işten iyi de para kazandım. Bu arada telekomünikasyon sektörü merakımı celbetti. Ben de bu alana sıfırdan girmeye karar verdim. 1989 yılında Avrupa'da Amerikan telekom şirketlerinin çeşitli ürünlerini pazarlayan bir şirket kurdum. Daha sonra Hollanda'da kendi sistemimizi hayata geçirdik. Önce çeşitli şehirlerde santraller kurduk ve bu santraller arasında bir network oluşturduk. Ve alternatif operatörlüğe başladık.

Avrupa'da yasal düzenlemeler alternatif operatörlüğe müsait mi?

Avrupa'da telekomünikasyon alanında özelleştirmeler 1993 yılına kadar uzanıyor. Bu dönemlerde iletişim alanında özgürlük arttı ve bize lisanslar verildi. Yoksa bizim bu hizmetleri gerçekleştirmemiz mümkün olmazdı.

Şirkete neden Europa Turk Telekom (Avrupa Türk Telekom) ismini verdiniz? Bu isim nereden aklınıza geldi?

Ben öncelikle Avrupa'da da Türk ismini yaşatmak, Türklerin de bu telekomünikasyon işinde olduklarını göstermek istedim. Ve bu ismin hakkını vermek için o gün bugündür var gücümle çalışıyorum. Ben bu isim için lisans almaya gittiğimde tereddüt edildi. "Neden Avrupa Türk?" yani "Neden sınırlıyorsunuz hizmetinizi?" şeklinde sorulara muhatap oldum. "Sadece Türklere yönelik bir iş mi yapacaksınız?" soruları ile karşılaştım. Ben ise, "Hayır, ben bir Türk şirketi kuruyorum. Bir Amerikalı ya da İngiliz kurduğu şirkete kendi ismini nasıl verebiliyorsa ben de verebilmeliyim." diye düşündüm. Şu anda da bütün Avrupa'da bu ismin arkasındayız ve sahibiyiz. Ancak ağabeyimiz Türk Telekom, bir gün Avrupa'ya açılmaya karar verirse bu isim hakkını onlara vermeye de hazırım.

İlk başta kuruluş sermayeniz ne kadardı?

Şirketin ilk dönemlerinde 1 milyon dolar gibi bir yatırım yaptık. Zaman içinde bu sermaye hızla arttı.

Şu anda kaç ülkede faaliyettesiniz?

Biz Hollanda'nın dışında Belçika, Almanya ve İngiltere'de faaliyetteyiz. Gelecek sene Amerika'da Türklerin yoğun olarak yaşadığı New York'ta altyapımızı kurmak için çalışmalara başladık

Avrupa'da bu alanda çalışan başka Türk firması var mı?

Hayır, biz lisanslı taşıyıcı olarak tek Türk firmasıyız.

Peki sizin bu operatörlük sistemi nasıl çalışıyor? Bize kısaca anlatır mısınız?

Müşterilerimiz bizden aldıkları telefon kartlarını evde, otelde ya da herhangi bir işyerinde ücretsiz giriş numarası yani toll free dediğimiz numarayı arayarak telefon açabiliyorlar. Kendine özel kodunu ve şifresini girerek bunu kullanabiliyor. Son olarak çıkardığımız "Alo Türkiye" kartlarında Nasrettin Hoca amblemini kullandık. 20 mark tutarındaki bu kartlar ile 70 dakika süreyle İstanbul'la görüşmek mümkün.

Bizim ayrıca kurumsal ve bireysel abone sistemlerimiz de var. Şu anda Hollanda'daki KPN Telekom şirketinden biz yüzde 50 daha ucuza görüşme gerçekleştiriyoruz. İlginçtir, belki de bu yüzden bizi yakında mahkemeye verecekler.

Santral kapasiteniz ne kadar?

Örnek vermek gerekirse; Avrupa'da pre–paid yani ön ödemeli vb. çeşitli ürünlerimizle 1 milyon kişinin tanıştığını söyleyebilirim. Bugün Hollanda'da Türkiye'ye giden trafiğin yüzde 17'si ise bizim hatlar üzerinden sağlanıyor. Almanya ve Belçika'da da bu oran hızla artıyor.

Fas'a açılımınız nasıl gerçekleşti?

Ben Avrupa dışında başka ülkelerde de yatırım fırsatı ararken Fas dikkatimi çekti. Hollanda'da bu insanları tanımıştım. Fas'a gittiğimde de o insanların bir Türk olarak bana olan ilgisini görünce çok etkilendim. Çölün ortasında 180 km. hızla giderken bir polis beni durdurdu ve ceza makbuzunu çıkardı. Ancak sonradan benim Türk olduğumu öğrenince trafik cezası kesmekten vazgeçti ve kağıdı yırtıp attı. Fas'ta şu anda çeşitli santral ve data projelerimiz faaliyette.

Türkiye'ye ilişkin hedefleriniz nelerdir?

Biz Türkiye'de gelecekte bazı ürünlerde daha kaliteli ve daha ucuza hizmet vermeyi ve piyasada yüzde 15–20 gibi çok ciddi bir pazar payı düşünüyoruz. Özellikle Türkiye'den Avrupa'ya gerçekleştirilen data transferi konusunda bazı projelerimiz var.

Ülkemizde Türk Telekom bu konuda bir tekel oluşturmuş durumda. Türkiye'de bu tip santraller kurma imkanı var mı?

Türkiye'de özelleştirme sonrası önümüzdeki yıllarda bu konuda adımlar atılacağını umuyorum. Ocak ayında çıkan Telekomünikasyon Kanunu ile 2003 yılından sonra bu tip yeni projelere onay çıkacağını düşünüyorum. Zaten biz şimdiden bu konuda bazı çalışmalara başladık. Türkiye'de kurumsal internet hizmeti vermeyi planlıyoruz. İstanbul İkitelli'de bu iş için bir merkez kurduk. Başta Ankara, İzmir olmak üzere en az 10 ilde kuracağımız santral altyapısı ile telekomünikasyon alanında Türkiye'de de büyük potansiyel görüyoruz. Yurtdışındaki kurulu altyapımızı da bu konuda büyümemiz için bir avantaj olarak görüyoruz. Gelecekte de zaten dünya ticareti tamamen data transferi üzerinden gerçekleşecek.

Siz de Turkcell gibi ileride halka açılmayı düşünüyor musunuz?

Elbette, yakın gelecekteki hedeflerimiz arasında halka açılmak da var. Bunun için çalışmalarımız sürüyor.

Yurtdışından bakıldığında Türkiye'deki telekomünikasyon piyasasını nasıl görüyorsunuz?

Bana göre Türk Telekom'un dünyada yaşanan hızlı değişime paralel olarak rekabetçi piyasaya hazırlanması lazım. Türk Telekom, Asya'nın ve Avrupa'nın adeta uyuyan bir devi görünümünde, bunun mutlaka uyandırılması lazım. Son dönemde bu konuda bazı adımlar atıldı; ama hâlâ yeterli değil. Özellikle internet altyapısı konusunda Türkiye yaya kalmış durumda. Dünyada şu anda 3. jenerasyon GSM ihaleleri düzenlenirken, Türkiye'deki GSM operatörleri, hâlâ KDV'yi ödeyip ödememe tartışması yapıyorlar. Bu bana göre bir haksızlıktır. Türk Telekom'u özelleştirirken başka birilerinin tekelleşmesine müsaade edilmemeli.

Size göre Türk Telekom'un bugünkü değeri nedir?

Bence bu öyle tartışılacak ve konuşulacak bir konu değildir. Dünyada bunun belli standartları vardır. Hesaplarken abone sayısı, kullanım oranı ve benzeri değerler önem taşır. Türk Telekom'un değeri bana göre bugün çok yüksektir, belki 32 milyar dolardır. Turkcell, 17 milyar dolar ediyorsa Telekom'un değeri herhalde bundan çok daha yüksek olmalıdır. Çünkü altyapısı çok daha güçlüdür.

Siz Türk Telekom'un bu sene özelleştirileceğinden ümitli misiniz?

Ben şu anki kadroların bu işi başaracağına inanıyorum. Özellikle Bakan Enis Öksüz, bugüne kadar söylediği her şeyi gerçekleştirdi. Bundan sonra da söylediğini yapacağına inanıyorum. Ama burada ihaleye çıkarılan miktarın yüzde 20 değil de yüzde 50 olması Türk Telekom'un geleceği açısından çok daha faydalı olurdu. Bu özelleştirme gelirini artırırken, yeni yatırımları da hızlandırırdı. Özelleştirmeden en kârlı çıkacak olan da Türk Telekom olacaktır. Avrupa'daki telekom firmaları özelleştirmeler sonrası 2–3 kat değer kazanmışlardır.

Acaba Avrupa'dan hangi firmalar Türk Telekom'a talip olabilirler?

Bana göre Avrupa'nın üç büyükleri Alman, Fransız ve İngiliz telekom firmaları bu ihaleye girerler. Ama yüzde 50'si ihaleye çıksaydı rekabet çok daha fazla olurdu.

İş hayatında sizce başarının sırrı nedir?

Her şeyin başı inanarak özveri ile çalışmak. İşini severek ve bilerek yapmak. Bazıları "Sermaye olmadan iş olmaz." derler. Ancak yalnızca sermaye ile de başarı gelmez. Muhakkak bilgili ve dürüst olmak zorundasınız.

Geçmişe şöyle bir dönüp baktığınızda, iş hayatınız hakkında neler söylemek istersiniz?

Ben Hollanda'ya gittiğim zaman cebimde 400 lira para vardı. Şu anda ise milyon dolarları Türkiye'ye yatırım için transfer ediyorum. Ben Avrupalı Müslüman bir Türk olarak Türklüğümle gurur duyuyorum. Afrika'da bir Osmanlı torunu olduğum için görmüş olduğum iltifatı size anlatamam. Ve ben Afrika'da Türk bayrağını dalgalandırmakla gurur duyuyorum.

Ülkemizdeki deprem felaketi sonrası Avrupa Türk Telekom olarak sanırım siz de bazı faaliyetler yaptınız.

Evet, biz kurduğumuz gezici santraller ve uydu telefonlar vasıtasıyla o bölgedeki insanlarımızı Avrupa'daki akrabaları ile görüştürdük. Bütün dünya ile bedava iletişimlerini sağladık. Prefabrike evler konusunda da kendi çapımızda bazı yardımlarımız oldu.

Sizin bir de Hollanda'da düzenlenen yağlı güreşlerde ağalığınız var. Bu olay nasıl gerçekleşti?

Bunlar bizim aslında sponsorluk çalışmalarımız. Ben güreşi ve ciriti çok seviyorum ve bu sporların tanıtımı için geçen senelerde ağalık görevini yüklendim. Bu tür kültürel değerlerin mutlaka Avrupa'daki soydaşlarımıza aşılanması gerektiğini düşünüyorum. Örneğin; biz telefon kartlarının üzerinde de Nasrettin Hoca figürlerini kullanarak kültürümüzü Avrupa'da da yaşatmaya çalışıyoruz. Avrupa kupası öncesinde de Hollanda'ya gelen Türklere yönelik olarak bazı etkinlikler organize ettik. Milli takımın Hollanda'ya gelişini kutlamak için çeşitli organizasyonlar yapıldı. Biz de bunların bir kısmına sponsor olduk. Amsterdam'da yağlı güreş festivalinin yanı sıra, bir de mehter takımı konser verdi.

Memleketiniz İspir'e zaman zaman uğruyor musunuz?

Ben köyüme babamın mezarını ziyarete sık sık giderim. Hatta hem gittiğimde kalmak, hem de misafirleri ağırlamak için orada bir köşk yaptırıyorum. Bu kültürün ve geleneğin çocuklarım için de yaşamasını istiyorum. Hatta çocuklarımın ileride Erzurumlu gençlerle evlenmesi en büyük isteğim.

Ali Yavuz – Europa Turk Telekom

Erzurum'un İspir ilçesi Elmalı köyünde 1960 yılında doğdu. 1980 sonrası Hollanda'ya giderek bir süre muhasebecilik yaptı. Ardından ticaret hayatına giren Ali Yavuz, Europa Turk Telekom isimli bir şirket kurarak iletişim sektörüne atıldı. Ali Yavuz, evli ve üç çocuk sahibi.



| Ana Sayfa | Haberler | Ekonomi | Dış Haberler | Politika | Kültür Sanat | Spor | Yazarlar | Hodri Meydan |

Copyright © 1995-2000 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21  34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:
+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: zaman@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.