Soğuk bir gece
Hava çok soğuktu. Sokakta bulunan insanlar, soğuktan kurtulup bir an önce sıcak evlerine koşmakta birbirleriyle yarışıyorlardı âdeta. Gecenin karanlığı iyice ilerlediğinde ayaz daha da fazlalaşmıştı. Doğrusu gecenin bu soğuğunda kimse duramazdı dışarıda.
Ya o n’apsındı? Küçük ve kibarcacık burnu, soğuktan iyice kızarmış, gözleri yaşarmış, şubat ayının bu inatçı soğuğunda elini ayağını hissedemez duruma gelmişti sanki. Birden “Çok üşüyorum” diye geçirdi içinden. “Çok üşüyorum”.
Kim bilebilir?
Bizler kurduğumuz güzel dünya hayallerinin yerini şimdilerde vahşetlere bıraktık. O sonsuz hayallerin yerini gün gelir yalnızlık alır ve o mutlu düşünceleri bir boşluktan başka bir boşluğa fırlatır atar. İnsanların yüreği pas tutmuş zannederiz; ama onlar da içlerindeki inciyi fark etmeden yaşamaya devam ederler. Ellerine kelepçe vurulmuş gönül tutsaklarına benzeriz.
AHVAH BABA - Boru diil deme, boru bu !..
Sevgili Ahvah Vatandaş!
Biz 5 arkadaş aynı evi paylaşıyoruz. Derdimiz ne memleket meselesi, ne de içler acısı Fenerbahçe. Derdimiz çok daha büyük. Ne mi? Derdimiz elektrik süpürgesinin demir borusunun tam ortasında sıkışmış bulunan bir bez. Bezin hayat hikayesine gelince, mutlu bir hayat sürerken bir arkadaşımızın teyzesi borunun kirli olduğunu görünce oklavanın ucuna bez koyup temizlemeyi düşünmüş. Bez ortada sıkışmış. Eve gelip o içler ürperten manzarayı görünce ağıt yakmaya başladık.
Neden susuyorsun?
Seninle ilk tanıştığımız günü hatırlıyor musun? Ne kadar ani ve görkemli bir şekilde katılmışım aramıza-anneannem vasıtasıyla-. Geldin, köşene oturdun, en yakın dostumuz oldun ve gideceğe de benzemiyorsun yıllarca.
Herkese selamlar!
Zeynep Demirel, Mehmet Sağlam ve küçük kardeşi Ahmet Can Sağlam. İstanbul’daki bu üç kafadarın bütün okurlarımıza selamları var. Yaz tatilinizi keyifli geçirmenizi, dondurma yemenizi ve bol bol oynamanızı istiyorlar. Çünkü kendileri öyle yapıyormuş. Tabii Açık Şemsiye’yi okumayı da ihmal etmeden...
Ben büyüdüm
Sabah
Erkenden kalktım,
Sessizce
Kahvaltı hazırlayıp
Annemi öperek uyandırdım.
Kardeşime
Güzel güzel kitaplar okudum.
Evi annemle temizledik
Çamaşır yıkadık
Ütü yaptık.
Babam eve dönmeden
Yemeği bile yaptık.
Artık
Büyük bir kız oldum ben.
Rukiye Şeyma Taşyürek-Gebze
Mektubu Gelenler
|