GÜNCEL ANA SAYFAYA DÖNÜŞ

www.cihannet.com

23/07/2000

Dünyada Zaman

Türkiye

Arşiv-Arama

Özel Dosyalar

Medya

 

Ana Sayfa

Haberler

Ekonomi

Dış Haberler

Politika

Kültür Sanat

Spor

Yazarlar

Bölge Haberleri

Bütün Haberler

Diziler

Hodri Meydan

Poli-Diyalog

Millet Kürsüsü

Televizyon

Tüketici Masası

Röportaj

Fikir Platformu

www.cihannet.com

Bilişim

Eğitim

Toplum

Akademi

Yaşam

Sağlık

Ulaşım

Otomobil

Medya Analiz

Açık Şemsiye

İnsan Kaynakları

Reklam

İletişim/Künye

 


 


Parayla değil

Anavatan Partisi Genel Başkanı Mesut Yılmaz sonunda bakan oldu. AB konusunda çalışmalara ne derece hız verdi bilmiyorum; ama Meclis'te aklanmanın üzerinde müspet bir tesir yaptığı da bir gerçek. Örnek mi istiyorsunuz, hemen anlatayım.

Yılmaz, Antoicheia isimli antik şehri dolaşıyordu. Şehri dolaşırken M.Ö. birinci asırda yapılmış olan antik tiyatroya uğramadan olmazdı. Yılmaz tiyatronun tribünlerinde dolaşırken, müze müdürü de kendisini bilgilendirdi:

– Efendim, tarihte ilk defa bu tiyatroda isme göre oturuluyordu. Bütün koltuklarda kime ait olduğu yazıyordu.

Yılmaz tiyatrodan çıkarken Devlet Bakanı Rüştü Kazım Yücelen karşıladı ve espriyi patlattı:

– Efendim aslında ben de gelecektim tiyatroya; ama biletim olmadığı için almadılar.

Yılmaz bunun altında kalmadı:

– Önemli değil Rüştü Bey. Zaten biz de yanlış yere oturmuşuz, kaldırdılar.

Kafile şehri dolaşırken bir de tünele girdiler. Tünel fazla uzun değildi; ama gerçekten çok karanlıktı. Göz gözü görmüyordu. Yılmaz'ı takip eden basın mensupları hemen kameralarının ışıklarını yakıp ortalığı aydınlattılar.

Yılmaz yine duramadı:

– Basının ne kadar önemli olduğunu görün. Onlar olmasaydı yolumuz karanlık kalacaktı.




Kim bunlar

Turizm Bakanı Erkan Mumcu, memleketi olan Isparta Yalvaç'taki 5. Pisidia Antoicheia Şenlikleri'ne katıldı. Şenlik çerçevesindeki etkinliklerde bir ara sahneye bir grup genç çıktı ve 'tamtam dansı' yapmaya başladı.

Mumcu gösteriden sıkılmış olacak ki, hemen yanı başında oturan belediye başkanına dönüp sordu:

– Kim bunlar?

– Efendim, Kocaeli Üniversitesi Beden Eğitimi Yüksek Okulu öğrencileri. Dans gösterisi için geldiler.

Mumcu gülümsedi ve şunları söyleyiverdi:

– Yalvaç Yalvaç olalı böyle eziyet görmemişti.




POLİ ALKIŞ -

– Yaşasın, bu sıcakta güç de olsa sığınacak bir gölge bulduk!




POLİ ALKIŞ - Gereği yapıldı

Rektör seçimlerinde en fazla oyu alan adayları Cumhurbaşkanı'na sunulan listeye almayan YÖK'e yine en güzel cevap Cumhurbaşkanı tarafından verildi. Ahmet Necdet Sezer, kamuoyundaki haklı tepkiyi de göz önüne alarak listeyi iade etti. Bu, YÖK tarihinde ilk defa oluyordu.

İşin en güzel yanı ise YÖK'ün bu tutuma tepkisi karşısında siyasi partiler tarafından gösterilen tavır oldu. MHP, DYP, FP hatta CHP bile marifetleri sağır sultan tarafından bile duyulan YÖK'ün, bu durumu iyi değerlendirmesini ve istifa etmeleri için bir gerekçe olarak kullanmalarını istedi. Alkışım anti–demokratik uygulamaların karşısında olan herkese...




Gülmez padişah

Gürcistan–Türkiye Dostluk ve Dayanışma Derneği'nin Gürcistan'a düzenlediği geziye katılan diplomasi muhabirimiz Faruk Arslan, Tiflis'ten itibaren heyeti takip eden, hiç gülmeyen, konuşmayan yaşlı KGB ajanına ithaf ettiği bir şiir yazmış. Şiir öyle meşhur olmuş ki, Gürcistan'ın devlet gazetesi Gürcü dilinde yayımlamış. Sonra da Ermeni kökenli KGB ajanının evine postalanmış. Bir baskı rejiminin mensubunu resmetmesi sebebiyle şiiri dikkatlerinize sunuyorum.

GÜLMEZ PADİŞAH

Kara gözlü gülmez insan, sen nesin?

Anlamadım!

Senin olmadığın günler, inan ancak yaşadım.

Pek mağrur duruşun, sanki hava, su senin.

Simanda tebessüm niye yok?

Gülmez padişah!

Kulakların delik, yaşın gelmiş 70'e kara gözlüm!

Bir ayağın çukurda,

Kafanda 40 tilki dolaşır şahin adam.

Bakma bize öyle!

Neşemize limon sıkıyorsun be adam!

Elinde antik makina bizi niye çekiyorsun?

Gülmez padişah!

Gözlerinin siyahlığı gönlüne vurmuş.

Baktığın her taraf buz gibi donmuş.

Tarlada ekilen ekinler, bahçede çiçekler solmuş.

Tiflis'ten beri niye peşimizdesin?

Gülmez padişah!




POLİ FIKRA - Zenginliğin kaynağı

Özellikle yurtdışındaki mal varlığı ile bir hayli ünlü olan Amerikalı bir politikacıya muhabir soruyor:

– Efendim bugünlere nasıl geldiğinizi, bu inanılmaz servetin

öyküsünü bizimle paylaşmak ister misiniz?

Ve cevap geliyor:

“1928 yılıydı. 1. Dünya Savaşı’nın acıları yeni yeni sarılıyordu. Elimdeki birkaç sentten başka hiçbir şeyim yoktu. Elimdeki 5 sent ile ancak 1 elma alabiliyordum ve ben 1 tek elma aldım. Sabahtan akşama kadar elmayı sildim sildim sildim. Pırıl pırıl yaptım. O elmayı gün sonunda tam 10 sente sattım.

Sabahı zor etmiştim. Ertesi sabah, elimdeki 10 sentimle 2 elma aldım. Sabahtan akşama kadar o 2 elmanın her tarafını sildim, parlattım ve gün sonunda ikisini, toplam 20 sente sattım. Bu sistemle ay sonuna kadar devam ettim. 1 ay içerisinde tam 137 dolar kazanmıştım.

Ertesi ayın ilk haftası karımın annesi öldü. Yastık altındaki çıkınından 5 milyar dolar çıktı ve böylece zengin olduk.”




Biliyor Muydunuz?

Çevre Bakanlığı ile Milli Eğitim Bakanlığı arasında imzalanan protokol gereği 8 yıllık temel eğitimde okullarda zorunlu olarak çevre dersi verileceğini...

Tüm İşçi Emeklileri Derneği yöneticilerinin kendilerine randevu vermediği gerekçesiyle Başbakan Ecevit'i, Cumhurbaşkanı Sezer'e şikayet ettiklerini...

Süleyman Demirel'in kaza geçiren Ali Kırca'yı ziyaretinde "Baş ve bel çok önemli. Damdan düşenin halinden, damdan düşen anlar." dediğini...

Samsun Vezirköprü'de verilen sözlere rağmen yıllardır yollarının asfaltlanmadığı şikayetinde bulanan bir vatandaşa Bahçeli'nin, "Söz verip yapmayanlar klasik siyasetçi, biz onlardan değiliz." cevabını verdiğini...

Devlet Bakanı Rüştü Kazım Yücelen'in, "Ben burada çavuş değilim" diyerek, TRT Genel Müdürü'nün tek başına kullandığı yetkilerini elinden aldığını...



s.karakis@zaman.com.tr
 

| Ana Sayfa | Haberler | Ekonomi | Dış Haberler | Politika | Kültür Sanat | Spor | Yazarlar | Hodri Meydan |

Copyright © 1995-2000 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21  34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:
+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: zaman@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.