GÜNCEL ANA SAYFAYA DÖNÜŞ

www.cihannet.com

24/07/2000

Dünyada Zaman

Türkiye

Arşiv-Arama

Özel Dosyalar

Medya

 

Ana Sayfa

Haberler

Ekonomi

Dış Haberler

Politika

Kültür Sanat

Spor

Yazarlar

Bölge Haberleri

Bütün Haberler

Diziler

Hodri Meydan

Poli-Diyalog

Millet Kürsüsü

Televizyon

Tüketici Masası

Röportaj

Fikir Platformu

www.cihannet.com

Bilişim

Eğitim

Toplum

Akademi

Yaşam

Sağlık

Ulaşım

Otomobil

Medya Analiz

Açık Şemsiye

İnsan Kaynakları

Reklam

İletişim/Künye

 


AKADEMİ 

Fasıldan Fasıla: Efendimiz'in şecaat ve şefkat ufku

Allah Rasulü (sallallahu aleyhi ve sellem), bir birine zıt gibi görünen iyi vasıfları nefsinde toplamış farklı bir insandır; şecaat-i kudsiyesini arz ederken arslanların ödünü koparır; bir mazlum iniltisi duy-duğu zaman onun ruh haletini paylaşır, onunla oturur inler..
Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem)'in zahirde birbirine zıt gibi görünen sıfatları olduğu gibi, birbirini takviye edip destekleyen vasıfları da vardır.
Birbirine zıt gibi görünen bu sıfatları, Din-i Mübin-i İslam'da mühim bir esas olan "sırat-ı müstakim" yorumu çerçevesinde ele almak ve öyle değerlendirmek mümkündür. Mesela Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem), her şeyden evvel bir şecaat ve cesaret abidesi idi. Öyle ki, muharebe meydanlarının Haydar-ı Kerrar'ı Hz. Ali (radıyallahu anh), O'nun bu yanını ifade ederken; "Biz, muharebelerde başımız sıkıştığı zaman Rasûl–ü Ekrem (sallallahu aleyhi ve sellem)'e sığınırdık." der. Nitekim Huneyn'de öyle olduğu gibi Uhud'da da, bir yönüyle kırılıp dökülmüş ve adeta felç olmuş cemaatini, düşmanın içine korku salacak şekilde yeniden harekete geçirmiş; geçirmiş ve adeta "Ölüden diriyi çıkarır, diriden de ölüyü çıkarırsın." (Âl-i İmran, 3/27) hakikatinin mazharı olarak o sarsılmış, kırılmış ve dökülmüş cemaatten dipdiri ve taptaze bir ordu çıkararak yeniden düşmanı yakın takibe almış ve Mekke'ye kadar kovalamıştır. İşte bu, O'nun şecaat-i kutsiyesinin bir ifadesidir ve sahasında nazirsizdir.

His Dünyası: Beni yalnız bırakma

Gönlüm gözüm Sen'in ile açılır,
Geçilmezler Sen'in ile geçilir,
Adın anılınca nurlar saçılır;
Doğ rûhuma beni hasretle yakma!
Hak aşkına kulun yalnız bırakma!

Ölçü veya yoldaki ışıklar: Hz. Muhammed

Tembele ve tembelliğe yüz vermeyen, çalışmayı ibâdet sayıp, çalışkanı alkışlayan, arkasındakilere yaşadıkları çağın ötesini ve topyekün insanlığa muvazene unsuru olma noktalarını gösteren Hz. Muhammed'dir (sallallahu aleyhi ve sellem).



Fasıldan Fasıla

Sistematik hizmet

İrşat ekseni

Diyaloğa açık olmak

Allah'ın Rızası

Bir Menkıbe

His Dünyası

DOST

Hülyalardaki Gerçek

Gönül Gözüyle

Veladet

Ten Kafesi

Ölçü veya 
Yoldaki Işıklar

İnanan 1 kere aldanır

İrşat Erlerine

Müsamaha

Hz. Muhammed

Fikir Üzerine

Birleşme Noktaları

Kur'an'dan İdrake Yansıyanlar

O, ölüleri böyle diriltir!

Nefsinizi Öldürün

Tasavvuf

Müşahede İklimi

Kur'an'ın 
Altın İkliminde

Kur'an ve Hayatımız

Editör
Selçuk Camcı
s.camci@zaman.com.tr

Akademi Sayfası Pazartesi günleri yenilenmektedir



| Ana Sayfa | Haberler | Ekonomi | Dış Haberler | Politika | Kültür Sanat | Spor | Yazarlar | Hodri Meydan |

Copyright © 1995-2000 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21  34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:
+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: zaman@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.