GÜNCEL ANA SAYFAYA DÖNÜŞ

www.cihannet.com

12/08/2000

Dünyada Zaman

Türkiye

Arşiv-Arama

Özel Dosyalar

Medya

 

Ana Sayfa

Haberler

Ekonomi

Dış Haberler

Politika

Kültür Sanat

Spor

Yazarlar

Bölge Haberleri

Bütün Haberler

Diziler

Hodri Meydan

Poli-Diyalog

Millet Kürsüsü

Televizyon

Tüketici Masası

Röportaj

Fikir Platformu

www.cihannet.com

Bilişim

Eğitim

Toplum

Akademi

Yaşam

Sağlık

Ulaşım

Otomobil

Medya Analiz

Açık Şemsiye

İnsan Kaynakları

Reklam

İletişim/Künye

Fikir Platformu

Türkiye nereye koşuyor?

 


RÖPORTAJ 

Süleyman TAYGAR



Örnek bir bölgesel örgüt: ECO

Bölgesel bir işbirliği teşkilatı olarak sessiz sedasız takdire şayan işler yapan Ekonomik İşbirliği Teşkilatı (ECO) art arda birçok projeyi devreye sokmaya hazırlanıyor. 10 yıl içerisinde bir milyar dolar sermayeye ulaşacak ECO Ticaret ve Kalkınma Bankası'nın faaliyete geçmesi, üye ülkeler arasında mal ve hizmetlerin serbest dolaşımına altyapı sağlayacak tarife dışı engellerin kaldırılması anlaşması ve tek vergi ile geçişi sağlayan anlaşma bunlardan bazıları.

1985 yılında İran ve Pakistan ile beraber kurduğumuz ECO, geçen 15 yıl içerisinde Türk kamuoyunca yeterince tanınmasa da, zamanla üye sayısını 3'ten 10'a yükselten, ekonomik anlamda bölge ülkelerine büyük katkılar sağlayan bir örgüt haline geldi. Görev süresi bugün sona erecek olan ve 1996'dan beri örgütün genel sekreterliğini yapan büyükelçimiz Önder Özer teşkilatın nereden nereye geldiğini Dış Haberler Müdürümüz Süleyman Taygar'a anlattı.

CO ekonomik içerikli bir örgüt olmakla beraber, siyasi meselelerle de ilgileniyor musunuz?

ECO bölgesel bir işbirliği teşkilatı ve bu işbirliği münhasıran ekonomik faaliyetleri kapsıyor. Dolayısıyla siyasi ya da ekonomi dışı konular bizim gündemimizde yer almıyor. Diğer bölgesel örgütlerden farkımız bu. Diğer bölgesel kuruluşlar örneğin ASEAN'da bölgesel konular da gündeme gelmektedir.

Bu size daha rahat çalışma imkanı mı sağlıyor?

Tabii, toplantılarımızın daha uyumlu geçmesini sağlıyor. Karşılıklı uzlaşmaya varmak daha kolay oluyor. Ancak şunu da dikkate almak gerekir. ECO meyvelerini verdikçe, bölgede siyasi bir dayanışma havası da oluşabilir.

Ekonomik altyapı verimli bir işbirliğine müsait hale gelirse, bunun bir sonucu olarak siyasi bir anlayış birliği de ortaya çıkacaktır. Bizim ECO olarak stratejimiz kuruluştan itibaren birtakım ana sektörleri hedef alıyor. 1985'te kurulduktan sonra, 1992 yılında genişleme oldu ve Orta Asya Türk cumhuriyetleri, Azerbaycan ve Afganistan teşkilata girdi.

1992'deki genişlemeyi teşkilat açısından bir dönüm noktası olarak ele alırsak, 1985-1992 dönemini değerlendirir misiniz?

1985'ten sonra örgütün durumu çok da verimli değil. Bunun temel sebebi İran-Irak Savaşı. Savaş 1989 yılında bitti ve daha sonra da savaş sonrasının sorunları devam etti. Teşkilatın merkezi Tahran'da, ayrıca İran da örgütün önemli bir üyesi. İran savaş sebebiyle gerekli ilgi ve kaynak tahsisini sağlayamadı. Dolayısıyla bu dönemde fazla mesafe alındığını söyleyemem.

Kaynak tahsislerine biraz açıklık getirir misiniz?

ECO'nun projeleri milli ölçekte gerçekleşiyor. ECO adeta bir şemsiye. Diyelim ki ulaştırma projelerini bölgesel ölçekte oluşturursunuz. Bölgesel anlamda devletler tarafından tasdik ediliyor, fakat uygulamaları milli ölçekte oluyor.

Peki teşkilatın bütçesinin oluşumunda ve üye ülkelerin aidatlarının ödenmesinde bir sorun yaşanıyor mu?

Bizim teşkilat olarak mali sorunlarımız yok diyemem; ama diğer örgütlere göre en az olduğunu tahmin ediyorum. Bizim bütçemiz aslında 1996'dan sonra yüzde yüz teşkilatın masraflarını karşılar hale geldi. Ondan önce devletler dışarıdan destek veriyorlardı. Örgütün yeniden yapılanması 1996 yılından sonra oldu. Bundan sonra biz hakiki bir bütçeye kavuştuk.

Bütçeniz ne kadar?

İki milyon dolara yakın. Bu rakamı geçmiyor, ancak bu rakama çok yakın.

Yeniden yapılandıktan sonra sekretaryanın yapısında nasıl bir değişiklik oldu?

Bizde 40 kişilik bir profesyonel kadro vardır. Bunun 12'si yönetici sınıf, geri kalan 28 kişi profesyonel destek kadrosudur. Mütercimler, araştırma uzmanları vb. Çoğunluğu kurucu ülkelerden olmak üzere çeşitli ülkelerden personel var. Sekretaryada bir temsil esası da vardır. Tacikistan ve Özbekistan hariç 8 ülkenin elemanları sekretaryada çalışıyor. Bizim bütçemizde katkı payı sorunu yaşanmıyor, ancak bazı gecikmeler oluyor. Bir ülke bir yıl ödeme yapmazsa, ikinci yıl önceki yıl ile birlikte aidatlarını öder.

Orta Asya ülkelerinin katkısı var mı?

Var ama onlarınki elbette az. Esas yükü Türkiye, İran ve Pakistan çekiyor.

Peki 1992 sonrası için neler söyleyebilirsiniz?

1992'de üye sayısı 3'ten 10'a çıkınca teşkilatın yapılanması da gözden geçirildi. 1996'da tüm bu çalışmalar sonuçlandırıldı. 96'dan bu yana yeni bir yapılanma ve strateji ile çalışıyoruz. Stratejimizin ana noktaları ulaştırma-iletişim, ticaretin artırılması ve kolaylaştırılması ile enerjide işbirliği. Bu üç noktada yoğunlaşıyoruz. Bu üç alanla ilgili proje ve anlaşmalar hazırlanıyor. Bu anlaşmaların uygulanabilmesi için gerekli mekanizmalar oluşturuluyor. Bu konularla ilgili BM'nin uzman kuruluşları, İslam Kalkınma Bankası (İKB) ve diğer bazı bölgesel kuruluşlarla işbirliği çalışmaları yürütüyoruz.

92 sonrasında Orta Asya Türk cumhuriyetleri, Azerbaycan ve Afganistan'ın örgüte adaptasyonunda sorunlar yaşandı mı?

Bu ülkelerin ECO'ya girişlerinde, ECO açısından bir sorun yaşanmadığını söyleyebilirim. Ama bu ülkelerin kendi bünyelerinde bir adaptasyon ve geçiş dönemi süreci yaşanıyor. Yani merkezi planlama ile yönetilen bir ekonomiden, piyasa ekonomisine geçişin sorunları yaşanıyor. Bu ülkeler bu yüzden bölgesel işbirliğine ağırlık verecek durumda değiller. Önce kendi evlerine çeki düzen vermeye çalışıyorlar.

Peki 1992'den bu yana bu ülkelerin örgüt içerisindeki performansını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bana göre geçen 7 yıl içerisinde teşkilat ile olan ilişkilerinde beklenenden daha olumlu bir performans gösterdiler. Bizim çalışmalarımıza daha çok önem vermeye başladılar. Toplantılarımıza ev sahipliği yapıyor, uzman ve bakan düzeyinde katılıyorlar. Ayrıca biz İKB ve diğer kuruluşlardan mali yardımlar sağladıkça, bu ülkelerin ECO'dan daha fazla fayda çıkabilir ümidi gittikçe artıyor.

Tabii bizim bu alanda bir eksikliğimiz var; ECO'nun bir bankasının olması lazım. Bu bankanın ismi ECO Ticaret ve Kalkınma Bankası. Bu bankanın anlaşması üye ülkeler tarafından imzalandı. Bankanın sermayedarı üç kurucu ülke ve bankanın merkezi İstanbul'da olacak. Bu anlaşma henüz İran Parlamentosu tarafından onaylanmadığı için banka henüz devreye giremedi. İran'daki seçimler sebebiyle anlaşma parlamento gündemine gelemedi. Ancak yeni dönemde parlamento gündemine getirilecek.

Banka hakkında daha fazla bilgi verir misiniz?

Bu banka aşamalı olarak 5 yıl içerisinde 300 milyon dolar sermayeye ulaşacak. Sonra sermaye 10 yıl içerisinde bir milyar dolara çıkarılacak. Başlangıçta otuzar milyon dolarlık bir katılım ile 100 milyon dolarlık sermaye oluşacak. Bu banka bir tür eximbank görevi görecek ve ECO üyelerinin birbirinden alacakları malları kredilendirecek.ECO üyesi ülkeler arasındaki ticaretin hacmi çok düşük. 1998 rakamlarına göre, ECO üyesi ülkeler arasındaki ihracat bazında ticaret hacmi yüzde altı. Yani ECO üyesi ülkeler toplam yaptıkları ticaretin sadece yüzde altısını birbirleriyle yapıyorlar. Biz bu rakamı 2003 yılı itibariyle yüzde ona çıkarmayı hedefliyoruz.

Bunun yanı sıra ticaretin geliştirilmesiyle ilgili de önemli çalışmalarımız var. Tarife dışı engellerin kaldırılması ile ilgili oluşturduğumuz uzmanlar komitesinin katkılarıyla ticaret işbirliği çerçeve anlaşması imzalandı. Bu anlaşmayla tarifeler belli bir takvime göre indirilecek, tarife dışı engeller de belli bir takvimde azaltılacak. Dolayısıyla bu bölge içerisinde mal ve hizmetlerin serbest dolaşımına doğru önemli bir adım atılmış olacak.

Bir diğer çalışmamız da gümrük idareleri ile ilgili. Gümrük idareleri başkanları her yıl toplanıyorlar. Geçen yıl Taşkent'te, bu yıl Bakü'de toplandı. Bu toplantılarda karşılıklı zorlukların azaltılması amaçlanır. ECO üyesi ülkeler arasında tek karne ile dolaşımı hedefliyoruz. Bununla ilgili anlaşma imzalandı ve yürürlüğe girdi. Böylece tek geçiş vergisi olacak. Bunun uygulanması ile ilgili birtakım eksiklerimiz var.

Örneğin garanti verecek kurumların belirlenmesi. Bu geçişler için her ülkede ticaret odalarının garanti vermesi lazım. Bunun oluşumunu henüz tamamlayamadık. Gümrük idareleri başkanları bu çalışmaları tamamlamaya çalışıyorlar. Önümüzdeki yıl tek geçiş vergisi ile geçiş mümkün olacaktır. Böylece ECO ülkeleri arasında özellikle kamyon taşımacılığında büyük bir ferahlık sağlanacaktır.


Dört yıllık genel sekreterlik görevi bugün sona eriyor

Dört yıllık görev süreniz doluyor. Biraz da genel sekreter seçimi ile ilgili mevzuattan bahseder misiniz?

Örgütte genel sekreter daha önce dört yıllığına seçiliyordu. Ancak 1996'da yapılan bir değişiklikle bu süre üç yıla indirildi. Fakat ben 1996'da göreve gelmeme rağmen, bu değişiklik bana işletilmedi ve ben 4 yıl genel sekreterlik yaptım. Bundan sonra genel sekreterlik sırası İran'da. Daha önce İran Dışişleri'nde çalışmış, Tokyo ve Oslo'da büyükelçilik yapmış Abdürrahim Gavahi genel sekreterliğe seçildi.

Dört yılın sonunda sizce nasıl bir örgüt devrediyorsunuz?

Benim dönemimde sekretarya donanım ve çalışma kapasitesi olarak oldukça olumlu yönde gelişme göstermiştir. Ben göreve geldiğimde yeniden yapılanmanın da uygulamasını gerçekleştirmem gerekiyordu. Bugün sekretarya altyapı ve çağdaş imkanların kullanımı açısından çok iyi bir yerdedir.

Ancak tam profesyonel bir kadro kurabildiğimizi söyleyemem. Bu da kuruma personel alım yönteminden kaynaklanıyor. Bizim teşkilatımızda genel sekretere personel alımı ile ilgili yetki verilmemiş. Bunun yanısıra Dünya Ticaret Örgütü (WTO) ile işbirliği içerisindeyiz. Her sene WTO ile ortaklaşa seminerler düzenliyor ve WTO'nun çalışma tarzının üye ülkelerin yetkililerine aktarılmasını sağlıyoruz. Bu projelerin benden sonraki genel sekreter ve kadro tarafından da çok ciddi biçimde takip edileceğine inanıyorum.



| Ana Sayfa | Haberler | Ekonomi | Dış Haberler | Politika | Kültür Sanat | Spor | Yazarlar | Hodri Meydan |

Copyright © 1995-2000 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21  34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:
+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: zaman@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.