Fasıldan fasıla: Hidayet mektupları-2
Zannım odur ki, âlemlere rahmet olarak gönderilen Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem), diğer peygamberler gibi öbür âlemde hayatta olduğuna ve davasının seyrini temaşa ettiğine göre, Müseyleme'den duyduğu tasayı onu öldürmek suretiyle Hz. Vahşi'nin izale ettiğini görmüş ve belki de vicdanen ''Ey Vahşi! Hem amcamın tasasını, hem de dinim adına duyduğum tasayı unuttum. Artık bana görünebilirsin.'' demiştir.
Ayrıca Hz. Hamza'nın Müslümanlığı seçmesi de oldukça zordu. Zira o, yaş itibariyle Efendimiz'den büyük olduğu gibi aynı zamanda O'nun amcasıydı. Bu durumda farklı boyutlarda iki büyüklüğü karşı karşıya getiriyordu. Dahası o, arslanların boynunu koparan dev bir arslan avcısıydı. Bu ve buna benzer meselelerden ötürü onun Mekke'de büyük bir namı, şöhreti vardı ve ''Hamza!'' denildiğinde herkesin ödü kopardı. Dolayısıyla o, Müslüman olmadan önce kendisini Nebiler Serveri'nden hep üstün görmüş de olabilir. İşte bütün bunlardan ötürü, Hz. Hamza'nın Müslümanlığı seçmesi bir hayli zordu ama o, bütün bu engelleri aşarak Efendimiz'in (sallallahu aleyhi ve sellem) madde planında hırpalandığı, önü kesilmek istendiği bir dönemde Müslümanlığı kabul edebilmişti. Evet onun Müslüman olması çok önemliydi; zira henüz Müslüman olmamış kişiler ona bakarken sadece ''Hamza Müslüman olmuş'' demeyeceklerdi; Müslüman olması çok zor olan bir kişinin bütün engelleri nasıl aşıp Müslüman olduğunu konuşacak ve şok yaşayacaklardı; öyle de oldu...
His dünyası: Işık insan
Işıktan bir insan
Ruhum ona kurban
Nurlandırdı bizi
Tekmil hepimizi
Menendi olmayan
O eşsiz kahraman
Ölçü veya yoldaki ışıklar: Seyyah üzerine
Ey rahmeti sonsuz Yüce Yaratıcı, bizler Senin kapının bendeleri ve bu uğurda dünya ve ukbâdan geçmeye kararlı kullarız. Bugüne kadar kimseye secde edip kul olmadık. Derdimizi Senden başkasına açmadık. Açtıksa da "bin tevbe" diyerek dergâhına döndük. Sen bu kapından ayrılmayanların kadehlerini doldur ve asırlardan beri dudağı tebessüm bilmeyenlerin yüzünü güldür.
|