GÜNCEL ANA SAYFAYA DÖNÜŞ

26/08/2000

Dünyada Zaman

Türkiye

Arşiv-Arama

Özel Dosyalar

Medya

 

Ana Sayfa

Haber İndeksi

Güncel

Ekonomi

Dış Haberler

Politika

Kültür Sanat

Spor

Yazarlar

Bölge Haberleri

Diziler

Televizyon

Hodri Meydan

Poli-Diyalog

Millet Kürsüsü

Tüketici Masası

Röportaj

Fikir Platformu

Bilişim

Eğitim

Toplum

Akademi

Yaşam

Sağlık

Ulaşım

Otomobil

Medya Analiz

Açık Şemsiye

İnsan Kaynakları

Reklam

İletişim/Künye

 


RÖPORTAJ 


The New York Times'ın Fethullah Gülen yorumu:
Kritize edilen saygın ve ılımlı din adamı

Amerika'nın en itibarlı gazetesi olarak kabul edilen The New York Times'ın yeni İstanbul temsilcisi Douglas Frantz'ın sorularını cevaplayan Fethullah Gülen, hakkındaki iddialara verdiği yazılı cevapla bir yıllık sessizliğini The New York Times için bozdu.

VAAZLARINDA TOLERANSI anlatan Gülen'in, Papa 2. John Paul ve diğer din temsilcileriyle buluşup Türkiye'nin birçok başbakanı ve cumhurbaşkanı ile bir araya gelmesinin altını çizen Frantz, "Gıyabi tutuklama kararı Gülen'i sevenleri tedirgin ederken, onun hareketi ile ilgisi olmayan liberalleri de endişeye sevk etti." yorumunu yaptı.

Douglas Frantz The New York Times'ta çıkan makalesinde Amerika'da az bilinse de, İslam'ın ılımlı yorumunu öne çıkarmış, desteklemiş biri olarak Fethullah Gülen'in, uzun yıllar Türkiye için gayriresmi büyükelçi gibi çalıştığını belirtti.

Bir Türk genci olan Onur Elgin, yaz tatilinin keyfini çıkarmak yerine, neden fizik çalışarak zamanını geçirdiği konusunda hiç kuşku sahibi değil. Akıcı İngilizcesiyle okulu, ülkesi ve dünya için başarılı olmak istediğini belirtiyor.

Onur'un lisesi Fatih Koleji, halen Pensilvanya'da bulunan 62 yaşındaki dinî lider Fethullah Gülen ile irtibatlandırılan başarılı İslamî cemaatin bir parçası. Birbirinden bağımsız, gevşek bir doku gibi örgülenmiş bu kardeşlik cemaati Türkiye, Balkanlar ve Orta Asya'da açılmış olan yüzlerce okulun yanı sıra, İstanbul merkezli, pro-Islamic bir televizyon kanalı, radyo istasyonu, ajans, günlük gazete ve bankaya sahip.

Amerika'da az bilinse de, İslam'ın ılımlı yorumunu öne çıkarmış, desteklemiş biri olarak Mr. Gülen, uzun yıllar Türkiye için gayri resmi büyükelçi gibi çalıştı. Vaazlarında toleransı anlattı, Papa 2. John Paul ve diğer din temsilcileriyle buluştu; ayrıca Türkiye'nin birçok başbakanı ve cumhurbaşkanı ile bir araya geldi.

Fakat bir yıllık bir soruşturmadan sonra bu hafta Devlet Güvenlik Mahkemesi Mr. Gülen hakkında gıyabî tutuklama kararı çıkardı. Bir savcı Gülen'i, takipçilerini seküler Türk devletini yıkmak için plan yapmaya kışkırtmakla suçladı. Yetkililer henüz Gülen'in iadesini istemeye girişmediler; fakat gıyabî tutuklama kararı Gülen'in sevenlerini tedirgin ederken onun hareketi ile ilgisi olmayan liberalleri endişeye sevk etti.

Bu arada hükümet, bölücülük ve irticaî faaliyetlerle ilgisi olduğu iddia edilen memurların işten atılmasıyla ilgili olarak, tansiyonu çok yüksek bir tartışma başlattı. Başbakan Bülent Ecevit, kanun hükmünde bir kararname ile memurların atılabilmesi için yetki isterken, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer kararnamenin yasalaşmasını iki defa geri çevirdi. Mr. Sezer, bu yetkinin ancak Meclis tarafından kullanılabileceğini belirtti. Ve hükümet bugün bu meseleyi sonbaharda Meclis'e taşımak konusunda fikir birliğine ulaştı.

Bu kriz bazılarının, mayısta ofisi devralan Sezer'in istifasını istemelerine kadar gitti. Bu tartışma aynı zamanda, ülkenin seküler düzenin bekçisi katı grupla, daha fazla konuşma özgürlüğü ve dinî toleransı destekleyenler arasında süregelen gerilimi de artırdı.

The New York Times'ın sorularına verdiği yazılı cevapla Sayın Gülen, bir yıllık sessizliğini bozdu ve suçlamalara açıklık getirdi. Hakkındaki iddiaları uydurma olarak niteleyerek, bu iddiaları 'marjinal; fakat politik alanda etkin güce sahip olan bir grubun' ortaya attığını belirtti.

İslamî bir rejim kurmak gibi bir hedefinin olmadığını; fakat hükümetin etnik ve ideolojik farklılıkları bir ayrımcılık sebebi yapmadan kültürel bir mozaik olarak kabul etmesi için sürekli gayret sarf ettiğini vurguladı. ''Demokrasi ve hukuk standardı, çağdaşlarımız olan Batılı ülkeler seviyesine çıkarılmalıdır.'' diyen Gülen, bir yıldır Amerika'da tedavi görüyor ve sağlık problemleri Türkiye'ye dönüşünü engelliyor.

Türkiye'nin askerî liderleri uzun süre Gülen'i devlete karşı potansiyel bir tehlike olarak kabul ettiler. Bu korkular, geçen yıl televizyonlarda video kasetlerden alıntılarla yapılan yayınlarla pekişti, bu alıntılarda Gülen taraftarlarına 'sabırlı ve gizli' bir biçimde hükümete sızmalarını tavsiye ediyor gibi gösterildi.

Oysa Gülen, sözlerinin genel konteksin dışına çıkartılarak ve bazılarının da değiştirilerek yayınlandığını söylüyor. Kendisini dinleyenlere, yolsuzluğa bulaşmış memurlarla karşı karşıya geldiklerinde, ya da dinî yaşantılarından dolayı kendilerine hoşgörüsüz yaklaşan amirleri olduğunda sabırlı davranmalarını tavsiye ettim; ''Cümleler ve kelimeler cımbızla seçilip montajlanarak, bu işin arkasındakiler her kimse onların amacına uygun hale getirildi.'' dedi.

Mr. Gülen'in açıklamaları, kendilerini 1923 yılında Mustafa Kemal Atatürk tarafından kurulan modern Türkiye'nin bekçileri olarak gören katı laikçileri tatmin etmesi pek mümkün gözükmüyor. Onlar için, Gülen'i sevenler tarafından işletilen okullar ve şirketler İslamî bir rejim kurmak için tohum ekiyorlar.

Bazı ılımlı Türkler ise, İslamî duyarlılıkla hareket eden bu okul ve diğer kurumları, hükümet politikalarının ve ayrımcılığın sebep olduğu boşluğu dolduran önemli çaba olarak görüyorlar. Türkiye Ekonomik ve Sosyal Etütler Vakfı tarafından hazırlanan bir çalışma, bu İslamî grupların yalnızca fakirleri değil, kendilerini merkezden dışlanmış hisseden katı Müslümanları da çektiklerini gösteriyor. Gülen ile irtibatlandırılan bu okullarda yalnızca hükümetin onayından geçen din dersi okutuluyor ve dersler hem Türkçe, hem de İngilizce veriliyor. Yıllık okul harçları birkaç bin doları buluyor ve öğrenciler çok sıkı bir eğitimden ve akademik mücadeleden geçiyor.

'Ekonomik ve Sosyal Etütler Vakfı direktörü Özdem Sanberk, 'Stratejik olarak konuştuğumuzda, bu okullar kesinlikle devlet tarafından desteklenmeli; çünkü bu ülkelerde okullar aracılığı ile Türkiye varlık göstermiş oluyor.' diyor.

İstanbul'un dışındaki Fatih Lisesi'nde, 16 yaşındaki genç Elgin, devleti yıkmak gibi bir niyetten çok uzak görünüyor. Onun şu anda tek amacı yeterince fizik çalıştıktan sonra akademik Türk mili takımında yarışabilmek.

(Douglas Frantz'in dün The New York Times'da yayınlanan makalesi)


| Ana Sayfa | Haber İndeksi | Güncel | Ekonomi | Dış Haberler | Politika | Kültür Sanat | Spor | Yazarlar | Hodri Meydan |

Copyright © 1995-2000 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21  34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:
+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: zaman@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.