Ahmet SELİM / Keyfiyet
Bir dostun rüyası
Önce kısacık bir hikâye anlatmak istiyorum: "160-170 km. süratle gidiyoruz. Yol, tek yönlü. Ama karşı taraftan, büyük kamyonların hatta TIR'ların gelebileceği söylendi bize. Ne akılsa, bu tehlikeyi bir an önce atlatmak için sürat yapmayı tercih ettik.
Mehmed NİYAZİ / Tahlil
Rönesansımız şimşeğini çaktı
Yıkıntılar, dramlar üzerine kurulan cumhuriyetimizin ilk yıllarında bile devlet hayatında ciddiyet vardı. Baştaki cumhurbaşkanının savaş alanlarından gelmesinin keyfîliklere sebep olmadığını şu hadiseden de öğreniyoruz. Almanya'nın yenileceği kesinleşince, İsmet Paşa Sovyet Rusya'ya dostluk mesajları vermek gayretiyle Türkçü ve Turancıları tutuklattı.
Mehmet Ali YILDIRIMTÜRK / Panorama
Beklenenler olmadı
Devletin zirvesinde hafta başında yaşanan ve kısa süren KHK krizi az da olsa piyasalarda yankı buldu. Ancak Hazine'nin salı günü gerçekleştirdiği 11 ve 18 ay vadeli, bu ayın son iç borç ihalesine âdeta olumlu yansıdı. Bono faizlerinin bir miktar yükselmesi, ihale ve katılımı artırdı.
Hasan ÜNAL / Analiz
Nasıl Avrupalı olunur? (I) Galatasaray örneği
Aslında burada anlatmak istediğim tam olarak 'Avrupalı' olmak değil; modern veya kalkınmış olmak. Ancak Osmanlı'dan itibaren Türkiye'nin modernleşmesi, Avrupa'ya benzemek ve Avrupalının kültürünü, alışkanlıklarını almak hatta çoğu zaman da taklit etmek manasında kullanıldığı için 'Avrupalı' tabirini kullanıyorum. Halen de modernleşme veya kalkınmışlık manasında Avrupalılık sık sık kullanılıyor.
Ali Halit ASLAN / Washington Sütunu
Washington ve Sezer
Yıl 1999, aylardan Kasım. ABD Dışişleri Bakanı Madeline Albright, AGİT İstanbul zirvesi için Başkan Bill Clinton'la beraber Türkiye'de bulunmaktadır. Verilen bir resmi yemekte Bayan Albright'a protokol gereği dönemin Anayasa Mahkemesi Başkanı Ahmet Necdet Sezer'in masasında yer ayrılmıştır. Ancak Albright meslektaşı İsmail Cem'e daha yakın olmak ve biraz laflamak için masasını değiştiriverir. Bunu öğrenen Sezer yemeği terk ederek Albright'ı protesto eder.
İlnur ÇEVİK / Ters Açı
Cepler yanıyor
Hükümet istediği kadar ekonomide başarılı olduğunu düşünsün ve söylesin insanlarımız hâlâ ceplerine bakıp kendisine söylenenleri masal gibi dinliyor; ama birçoğuna da inanmıyor.
Erol ÖZBİLGEN / Cihannüma
Sayıların anlattığı...
Bizim kültürümüzde olduğu kadar bütün dünya dillerinde, edebiyatında, halk deyimlerinde yer alan 1, 3, 5, 7, 10, 12, 14, 28, 33, 40, 99, 1000, 28000 gibi birçok sayı vardır. Bu sayılar tarih boyunca bütün insanlar için kutluluk, hayırlılık, uğurluluk anlamı taşıyışları ve sembol oluşları ya da bazı âdetlerin, kurum ve kuruluş isimlerinin etimolojik kökeninde yer alırlar.
Halil İbrahim EKİZ / Tarifname
Nouma Diyarbakırlı mı?
Bu da nereden çıktı diyebilirsiniz. Bu sezon uygulamaya konulan forma numarası değişikliği ve isim yazma işini abarttık galiba. Öyle ilginç numaralar var ki sırtlarda anlayan beri gelsin. Bizim oyuncular kendi şehirlerinin plaka numarasını sırtlarına yazdırıyorlar.
|