Kirlenmiş yapı ve Gülen'in vazifesi
Sayın Fethullah Gülen'in, ABD'nin en itibarlı gazetelerinden biri olan The New York Times'ın yeni İstanbul temsilcisi Douglas Frantz'ın sorularına verdiği yazılı cevaplara dayanan yorum, bazı köşe yazarlarımız tarafından "Amerika'nın tanıklığı hariçten gazel okumaktır" şeklinde yorumlanmasaydı bu konuya dönmeyecektim. (Bir soru: Neden ABD'nin Türkiye ile ilgili tavırları bundan önce 'hariçten gazel' olarak yorumlanmadı?)
Benim vicdanım, bir insanın bütün bir hayatına, eserlerine, yazılarına, faaliyetlerine bir sünger çekip, sadece bir kasetle ve yargısız infaz kampanyalarıyla mahkûm edilmeye çalışılmasından rahatsız.
Bu yüzden Sayın Gülen'in cihad, laiklik ve kasetlerle ilgili ifadelerini bir belge olması bakımından hatırlatmada fayda görüyorum:
Cihad-laiklik
"İslâm'ın maalesef yanlış anlaşılmış yanlarından biri cihad konusudur. Cihad savaş demek değildir. Savaşın karşılığı aslında 'kıtal' olduğu halde cihad, silahlı savaş gibi takdim edilmiştir. Oysa cihadın ana gayesi Kur'an'da çok açık olduğu üzere; doğrunun yanlıştan ayrılması ve doğrunun takdim ve müdafaa edilebileceği hür bir fikir ortamının teşekkülü, böylece Allah'ı tanıma konusunda insanların önlerine konan engellerin kaldırılmasıdır.
"İslâm, din adına zorlamayı asla tasvip etmez. 'Dinde zorlama yoktur' prensibi, onun getirdiği çok önemli bir prensiptir. Fakat insan, irade sahibi bir varlık olarak, bazı alternatifler arasında seçim yapmak mevkiindedir. Bu seçimin, onun için en yararlı olan istikamette olması için Allah peygamberler göndermiştir. İşte cihadın ana gayesi, peygamberlerin en yararlı olarak takdim ettiği bu alternatifin, insanlara anlatılabileceği, takdim edileceği bir zeminin teşekkülüdür.
"Bu bakımdan laiklik, böyle bir zemin için gerekli hür düşünce ve düşünceyi ifade etme prensibi ise, buna kimsenin bir diyeceği olamaz.
"Nitekim, 20. asırda yaşamış önemli bir Müslüman mütefekkir, 'Devletlerde, laiklik adı altında vicdan hürriyeti bir esas haline geldiği için, maddî kılıç kınına girmiş, onun yerini, İslâm'ın elmas düsturlarını anlatma vazifesi almıştır' mânâsında bir değerlendirmede bulunur. Bu değerlendirmeye aynen katıldığımı ifade edebilirim.
Kasetler-devlet mevkileri
"Kasetler aynen yayınlanmadı. Montajlar yapıldı, sözlerimde çıkarmalara gidildi.
"Meselâ o kasetlerin bir yerinde 'Allah; CHP'nin, DSP'nin belâsını versin, diyemezsiniz.' diyorum. Cümlenin sonundaki 'diyemezsiniz' kelimesi çıkarılıyor, ve ben 'Allah, CHP'nin, DSP'nin belâsını versin..' demişim gibi takdim yapılıyor.
"İkinci olarak kullandığım bazı kelime ve kavramlar ya anlaşılmıyor, ya yanlış yorumlanıyor veya kasten böyle yapılıyor. Meselâ, 'mâmelekimi satma' şeklindeki sözüm, 'memleketi satma' olarak takdim edildi. Halbuki, 'mâmelek' şahsî mülk demektir.
"Arz etmem gereken bir diğer husus da şudur:
"Dünyanın her yerinde insanlar; dürüst, çalışkan, âdil ve halkına saygılı memurlar, idareciler isterler. Bir ülkenin kurtuluşu ve kalkınmasında böyle idareci ve memurların rolü çok büyüktür.
"Oysa Türkiye'de maalesef herkesin kabul ettiği ve son birkaç yılda açıkça ortaya çıktığı üzere, kısmen de olsa kirlenmiş bir yapı vardır. Bu yapıdan menfaat umanlar ve ikballerini, istikballerini bu yapının devamında görenler vardır. Bunlar, belli mevkilerde temiz, dürüst, âdil, dindar idareci ve memurların bulunmasına tahammül edememektedirler. Onların varlığından rahatsızlık duymaktadırlar.
"Halkımızın hemen her ferdi gibi devlette bu nevî memur ve idarecilerin bulunmasını istemek; hakkımın ötesinde herhalde vazifemdir..."
Sayın Gülen'in ifadeleri, devletin Sayıştay arşivi için için yanarken ne ibretli bir hatırlatmadır.
h.gulerce@zaman.com.tr
Yazarımızın en son yazıları
25/
07/
2000...
Abant ailesi
27/
07/
2000...
Yoksa kararname ölçüm balonu mu?
01/
08/
2000...
Devlet, devlet olmalı....
03/
08/
2000...
Gürüz Japon olsaydı...
08/
08/
2000...
İmzalamayacak...
10/
08/
2000...
İmzalamadı... Artık değişim zamanı
15/
08/
2000...
Sınavdan geçen Gülen değil...
17/
08/
2000...
Depremden ders çıkarmanın şartı nedir?
22/
08/
2000...
EXPO 2000 ve Türkiye'nin mesajı
24/
08/
2000...
Sahi bu kriz neden çıkartıldı?
|