GÜNCEL ANA SAYFAYA DÖNÜŞ

01/09/2000

Dünyada Zaman

Türkiye

Arşiv-Arama

Özel Dosyalar

Medya

 

Ana Sayfa

Haber İndeksi

Güncel

Ekonomi

Dış Haberler

Politika

Kültür Sanat

Spor

Yazarlar

Bölge Haberleri

Diziler

Televizyon

Hodri Meydan

Poli-Diyalog

Millet Kürsüsü

Tüketici Masası

Röportaj

Fikir Platformu

Bilişim

Eğitim

Toplum

Akademi

Yaşam

Sağlık

Ulaşım

Otomobil

Medya Analiz

Açık Şemsiye

İnsan Kaynakları

Reklam

İletişim/Künye

 


HABERLER 


‘TAHSİL EDİN

Kamu kuruluşları, elektrik ve telefon faturalarını en kısa zamanda ödeyecekler. Ecevit, bir genelge yayınlayarak TEDAŞ, TEAŞ ve Telekom'un, kamu kuruluşlarındaki alacaklarını tahsil için her türlü yasal yollara başvurmalarını istedi.

Başbakan Bülent Ecevit, konsolide bütçede sağlanan mali disiplinin, kamu iktisadi teşebbüslerinde de (KİT) sağlanması amacıyla başlatılan çalışmalar sırasında, enerji sektörünün önemli kuruluşlarından olan TEDAŞ ve TEAŞ ile Türk Telekom AŞ'nin kamu ve özel kesimden tahsil edilemeyen alacaklarının önemli miktarlara ulaşması nedeniyle, bu sıkıntının giderilebilmesi için genelge yayınladı. Genelgede, uygulanmakta olan üç yıllık ekonomik programın birinci yılı olan 2000'deki ilk 6 aylık uygulama sonuçlarının, hükümetin de önceden belirlediği hedefler dahilinde gerçekleştirildiği vurgulanarak, ekonomik göstergelerdeki olumlu gelişmelerin, özellikle enflasyondaki düşme eğiliminin devamı açısından ekonomik programın tavizsiz uygulanmasına devam edileceğine dikkat çekildi.

'İvedilikle uygulansın'

Konsolide bütçede sağlanan mali disiplinin, KİT'lerde de sağlanması amacıyla başlatılan çalışmalar sırasında, enerji sektörünün önemli kuruluşları olan TEDAŞ ve TEAŞ ile Türk Telekom AŞ'nin kamu ve özel kesimden tahsil edilemeyen alacaklarının önemli miktarlara ulaştığının belirlendiği kaydedilen genelgede, bu durumun yarattığı sıkıntının giderilebilmesi amacıyla, bazı önlemlerin alınmasının gerekli görüldüğü belirtildi. Ecevit, genelgede belirtilen hususların ivedilikle yerine getirilmesi için gereken özenin gösterilmesini istedi.




Borç takmak yok

TEDAŞ, TEAŞ ve Türk Telekom AŞ öncelikle borcu olan özel kişi ve kuruluşlar ile tüm kamu kurum ve kuruluşlarından tahsilatın sağlanması için mevzuatın öngördüğü gerekli bütün idari ve yasal önlemleri uygulamaya koyacak.

Genel bütçeli daireler, katma bütçeli idareler, KİT'ler ve bağlı ortaklıkları, özel bütçeli kuruluşlar, döner sermayeler, fonlar, kefalet sandıkları, bütçenin yatırım ve transfer tertibinden yardım alan kuruluşlar, il özel idareleri ve belediyeler, bunların kurdukları birlik, müessese ve işletmeler ile özelleştirme programına alınmış kamu payı ağırlıklı kuruluşlar ve diğer kamu kurum ve kuruluşları, TEDAŞ, TEAŞ ve Türk Telekom AŞ'ye olan cari ve önceki yıllara ait borçlarını en kısa sürede ödeyecekler. Bu ödemelerin yapılmasında kurum bütçelerine bu amaçla konulan ödenek ve kaynaklar öncelikle kullanılacak. Bu ödenek ve kaynakların yetersiz olması halinde, ilave ödenek ve kaynak talebine yol açmadan, mevcut diğer ödenek kalemlerinden sağlanacak imkanlar ve diğer her türlü kaynaklar bu amaç için kullanılacak.

Ayrıca, söz konusu tüm kamu kurum ve kuruluşları, bundan sonra TEDAŞ, TEAŞ ve Türk Telekom AŞ'ye ait fatura bedellerinin aksamaya yol açılmadan zamanında ödenmesi konusunda her türlü önlemleri alacaklar, fatura bedellerini hiçbir surette geciktirmeyecek ve borca bırakmayacaklar.




Sel vurgunu

Trabzon'da sağnak yağış sel baskınına yol açtı.

Dün öğleden sonra aniden başlayan ve 3 saat aralıklarla süren sağanak yağış, Yomra ilçesinde özellikle kenar mahallelerindeki işyerleri ve evleri

oturulmaz hale getirdi. Yollar kapandı, araçlar, oluşan göllerde gemi gibi yüzdü. Deniz seviyesindeki işyerleri sular altında kaldı. Trabzon Otogarı'nı da su bastı. Trabzon CHA




Malki tetikçisinin ailesine gözaltı

Bursa'da Malki cinayetinin firari tetikçisi Oğuz Işıklı'nın annesi, babası ve kardeşi, ruhsatsız silah bulundurmak suçundan gözaltına alındı.

Bursa Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı Organize Suçlar ve Silah Kaçakçılık Şube Müdürlüğü ekipleri, Nesim Malki cinayetinin tetikçilerinden Oğuz Işıklı'nın ailesinden 3 kişiyi 'ruhsatsız silah' bulundurmak suçundan gözaltına aldı. Organize Suçlar ve Silah Kaçakçılık Şube Müdürlüğü'nden yapılan açıklamaya göre, bir ihbar üzerine bazı kişilere ait çeşitli ev ve işyerlerinde yapılan aramalarda 4 adet yarı otomatik tabanca ve bu silahlara ait 549 adet mermi ele geçirildi, olayla ilgili olarak 10 kişi gözaltına alındı.

10 kişiden 5'i serbest

Gözaltına alınan 10 kişiden 5'inin olayla ilgilerinin olmadıklarının anlaşılması üzerine serbest bırakıldığını bildiren yetkililer, gözaltındaki kişiler arasında Oğuz Işıklı'nın yakınlarının da bulunduğunu söylediler. Yetkililer, Nesim Malki cinayetinin tetikçilerinden ve halen firarda bulunan Oğuz Işıklı'nın annesi Münevver I., babası Ali I. ve kardeşi Zeki I.'nın gözaltında olduğunu, bu kişilerle birlikte Kadir E. ve Metin K.'nın 'ruhsatsız ve çalıntı tabanca almak, satmak ve bulundurmak' suçlarından adliyeye sevk edildiğini söylediler. Oğuz Işıklı'nın ailesi, adliyeye götürülürken Emniyet Müdürlüğü'nden çıkışları sırasında fotoğraf çekmek için bekleyen gazetecilere sözlü hakarette bulunarak saldırdılar.




Danıştay'a 9 yeni üye

İstanbul DGM Başsavcılığı'na Aykut Cengiz Engin asaleten atandı.

Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk'ün başkanlığında dün toplanan Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK), Danıştay'da boş bulunan 12 üyelikten 9'u için seçim yaptı. Danıştay'ın üç boş üyesi ise Cumhurbaşkanı A. Necdet Sezer tarafından atanacak. HSYK'nın yeni seçtiği üyeler şunlar: "Hüseyin Karakullukçu, (Adalet Bakanlığı Müsteşar Yard.), Yavuz Yoklamacıoğlu, Ayla Perktaş ve Serap Aksoylu (Danıştay savcıları), Banu Dilçin (Danıştay kıdemli tetkik hakimi), Semra Kayır (Danıştay Vergi Dava Daireleri kıdemli tetkik hakimi), Ahmet Hamdi Ünlü, (Danıştay kıdemli tetkik hakimi), Fettah Oto, (Adana Bölge İdaresi Mahkemesi Başkanı), Çetin Zöngür, (Ankara 4. İdare Mahkemesi Başkanı). Bu arada kurul, İstanbul DGM Cum. Başsavcılığı'na, halen bu görevi vekaleten yürüten İstanbul DGM Cumhuriyet Savcısı Aykut Cengiz Engin'i asaleten atadı. Engin, emekliye ayrılan İstanbul DGM eski başsavcısı Oktar Çakır'ın geçici olarak görevden uzaklaştırılmasıyla kurul tarafından bu göreve vekaleten atanmıştı.




Ermenice İncil'i kaçıracaklardı

İstanbul'da, 13. yüzyıla ait Ermenice yazılmış İncil'i yurtdışına çıkarmak isteyen 1 kişi, Atatürk Hava Limanı'nda gözlem altına alındı.

Bir istihbaratın değerlendirilmesi sonucu, Atatürk Hava Limanı Dış Hatlar Terminali'nden yurtdışına çıkış yapmak isteyen 1 kişi yakalandı. Bu kişinin yanındaki el çantasında yapılan aramada, 13. yüzyıla ait Ermenice olarak el yazısıyla hazırlanmış bir İncil ele geçirildi. Resmi olarak maddi değeri henüz tespit edilmeyen İncil'in, piyasa değerinin 1,5-2 milyon dolar civarında olduğu sanılıyor. İstanbul CHA




Başbakanlık Takip Kurulu toplandı

Başbakanlık Takip Kurulu, Başbakanlık Müsteşarı Ahmet Şağar başkanlığında dün rutin toplantısını yaptı.

Başbakanlık Merkez Binası'ndaki toplantı, yaklaşık 1 saat 15 dakika sürdü. Toplantıda, son günlerdeki iç gelişmelerin ele alındığı öğrenildi. Başbakanlık Takip Kurulu, Adalet, İçişleri, Milli Eğitim bakanlıkları müsteşarları, MİT Müsteşarı, Emniyet Genel Müdürü, Genelkurmay ve MGK temsilcileri ile Diyanet İşleri Başkanı'ndan oluşuyor.




Makedonya'dan 'Alo Vatan' hattı

Türkiye ile Makedonya arasında, 'Alo Vatan' hattı hizmete girdi.

Türk Telekomünikasyon AŞ'den yapılan açıklamaya göre, hat, Makedonya'dan Türkiye'ye doğru tek yönlü olarak hizmete verildi. Makedonya'daki Türk vatandaşlarının, hatta ulaşmak için '99 800 0090' numarasını tuşlamaları gerekiyor. İstanbul CHA




NATO'dan kurtarma tatbikatı

Türkiye, İtalya ve ABD deniz kuvvetlerinin katılacağı tatbikat, 4-13 Eylül arasında Mersin Körfezi'nde yapılacak.

NATO'nun üç yılda bir yapılan büyük Denizaltı Arama ve Kurtarma (Submarine Escape and Rescue-SMER) Tatbikatı olan ''Sorbet Royal-2000'', Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığı ev sahipliğinde, 4-13 Eylül tarihleri arasında Mersin Körfezi'nde yapılacak.

Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Genel Sekreterliği'nden yapılan açıklamada, tatbikata, NATO üyeleri Türkiye, İtalya ve ABD'nin deniz kuvvetleri ve kurtarma uzmanlarının katılacağı bildirildi. Sorbet Royal-2000'in, denizaltı arama ve kurtarma alanındaki işbirliği ruhunu geliştirme ve katılımcı ülkelerin bu alandaki faaliyetlerinin koordinesini sağlama amacını taşıdığı ifade edilen açıklamada, tatbikatın, batık durumda bulunan bir denizaltıdan personel kurtarmada NATO yeterliliğinin gösterileceği temel NATO tatbikatlarından biri olduğu vurgulandı.

ABD'den, bünyesinde derinsu denizaltı kurtarma aracı (DSVR) bulunduran USS Dallas denizaltısı, İtalya'dan bünyesinde denizaltı kurtarma aracı (SRV-300), atmosferik dalış elbisesi ve denizaltı kurtarma çanı bulunduran ITS Anteo Kurtarma Gemisi ve ITS Prini Denizaltısı da tatbikatta yer alacak. Sorbet Royal-2000'e, NATO dışından İsveç, Arjantin, Avustralya, Şili, Singapur, İsrail, Hindistan ve Mısır gözlemci olarak katılacak.




Nijer yalılar Silif ke'de

Nijerya'daki özel Türk kolejinde eğitim gören 11
Nijeryalı öğrenci tatil yapmak üzere Silifke'ye geldi.

Türkiye'den giden eğitim gönüllülerinin Nijerya'da açmış olduğu özel Türk kolejinde eğitim gören Nijeryalı 11 öğrenci tatil yapmak üzere Silifke'ye geldi.

Rehber öğretmenleri Tayyar Arslan'la beraber Silifke'nin tarihi yerlerini gezen öğrencilerden Mahmut Selim, geziden oldukça mutlu olduklarını belirterek, ''Türkiye'yi bizlere anlatılandan çok farklı bir ülke olarak bulduk. Gerçekten çok güzel bir ülke. Türk insanı misafirperver ve çok cana yakın. Türkiye'nin çeşitli yerlerinde bulunduk. Her gittiğimiz yerde sıcak bir ilgiyle karşılanıyoruz. Herkes bizi bağrına basıyor. Türk işadamlarına bizim ülkemizde kolej açtıklarından dolayı şükranlarımızı arz ediyoruz. Yoksa bizler Türk insanlarını yakından tanıyamayacaktık. Bütün öğretmenlerimize ve bizlere yardımcı olan herkese teşekkür ediyoruz.'' dedi.

Öte yandan Nijerya'da Türk kolejinde öğretmenlik yapan Tayyar Arslan, Nijerya'da Türk insanı ve Türkiye'nin çok sevildiğini ifade ederek, ''Yurtdışındaki Türk okullarının çok başarılı olduğunu bilen Nijeryalılar çocuklarını okulumuza göndermek için adeta yarışıyorlar. Elimizden geldiğince Türkiye'yi en güzel şekilde tanıtmaya çalışıyoruz.'' diye konuştu. (Ali EREN)




İstanbul Hava Yolları 900 kişi çıkardı

İstanbul Hava Yolları'nda, işten çıkarılan bir grup personel, şirketin içinde bulunduğu krizden kurtulması ve mağduriyetlerinin sona erdirilmesi için Başbakan Bülent Ecevit'ten yardım istedi.

Faaliyetleri durdurulan İstanbul Hava Yolları'nda, 900 kişinin işine son verildiği bildirildi. İşten çıkarılan bir grup personel, şirketin içinde bulunduğu krizden kurtulması ve mağduriyetlerinin sona erdirilmesi için Başbakan Bülent Ecevit'ten yardım istedi. Atatürk Hava limanı'ndaki İstanbul Hava Yolları bürosunun önünde, işten çıkarılanlar adına bir açıklama yapan Süheyla Gülbaran, kendilerine gönderilen işten çıkarılma yazısı ile toplam 2 bin 500 personelin işine son verildiğini öne sürdü. Gülbaran, 3 aydır maaş almamalarına rağmen büyük bir özveriyle çalışmalarını sürdürdüklerini söyledi ve ''sivil havacılık sektörüne devletin kredi desteği vermemesinin bu sektörde çalışanları mağdur duruma soktuğunu'' savundu.




Bomba davasında Yılmaz'a tahliye

Uşak Valisi Ayhan Çevik'e, Çankırı valisi olduğu dönemde düzenlenen bombalı saldırıyla ilgili olarak açılan 29 sanıklı davada, tutuklu sanık Murat Yılmaz'ın tahliyesine karar verildi.

Ankara 1 No'lu DGM'de görülen davada, sanıklar savunma yapmayacaklarını söylediler. Mahkeme, Murat Yılmaz'ın tahliyesine karar vererek duruşmayı erteledi.




Tatbikatta CAN pazarı

Doğu Karadeniz'de gezi ve incelemelerde bulunan denizcilikten sorumlu Devlet Bakanı Ramazan Mirzaoğlu'nun da hazır bulunduğu, Kıyı Emniyeti ve Gemi Kurtarma İşletmeleri Genel Müdürlüğü Trabzon Müdürlüğü'nün açılış töreni öncesi kurtarma ekibinin yaptığı tatbikat tam bir fiyaskoya dönüştü.

Kurtarma ekibinde bulunan Ali Sağlık'ın boğulma tehlikesi atlatması törende korkulu anların yaşanmasına neden oldu. Senaryo gereği yanan gemiden limana halat çekildi. Mağdur gemi personelini canlandıran ekip elemanı Ali Sağlık, halatla karaya doğru çekildi. Ancak tam bu sırada halatın kopması sonucu Sağlık, denize düştü. Boğulma tehlikesi atlatan kurtarma elemanı, daha sonra aynı ekip elemanları tarafından güçlükle kurtarıldı.

Muammer TURAN / Trabzon (ZAMAN)




Tek kollu canavar

Tek kolu olmayan Abdullah Uğurlu, Konya'nın en işlek caddesinde taksi kullanırken yakalandı.

Konya'nın en işlek bölgelerinden Ankara Caddesi'nde denetim yapan terörle mücadele ekipleri, sağ kolunun dirsekten aşağı kısmı olmayan Abdullan Uğurlu'yu (24) araç kullanırken yakaladı. Polis, kontrol için durdurduğu 68 AP 866 plakalı özel otomobili kullanan sürücünün tek kollu olduğunu görünce önce şaşırdı, daha sonra trafik ekiplerini çağırdı.

Geçirdiği bir kaza sonrası sağ kolunun dirsekten aşağısını kaybettiği belirlenen Abdullah Uğurlu, basın mensuplarının soruları karşısında sinirlenerek, ''10 yıldır bu şekilde araç kullanıyorum.'' dedi. Konya / CHA




AA muhabirine çirkin saldırı

Sakarya'nın Taraklı ilçesinde, Belediye Başkanı Halil Aydın'ın ağabeyi ve yeğeni, 'yazdığı bir haberin başkana zarar verdiği' gerekçesiyle AA muhabirine, işyerinde saldırdılar.

Başkan Aydın'ın kardeşi Harun ve yeğeni Yavuz Aydın, A.A muhabiri İzzettin Kömürcü'ye ait işyerine önceki akşam saatlerinde geldiler. Şahıslar, 'Tarihi şelalenin bulunduğu yere tesis yapılıyor' başlıklı haberi yazdığı için Başkan Halil Aydın'ı güç durumda bıraktığını öne sürdükleri İzzettin Kömürcü ile yanında bulunan ağabeyi Cumhur Kömürcü'ye önce hakaret edip, ardından saldırdılar. 5 gün iş göremez raporu alan Cumhur Kömürcü ve kavgadan hafif sıyrıklarla kurtulan AA muhabiri İzzettin Kömürcü, savcılığa suç duyurusunda bulundu.




Ergün Gür tutuklandı

Balıkesir'de, 1994-1998 yılları arasında işlenen 13 cinayetle ilgisi olduğu gerekçesiyle 2 yıldır gıyabi tutuklama kararıyla aranan ve sahte kimlikle İzmir'de yakalanan Balıkesirspor eski Başkanı Ergün Gür (36), tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Alınan bilgiye göre, Balıkesir'de faaliyet gösteren Misyatur otobüs şirketinin sahiplerinden olan Gür, İzmir Emniyeti Organize Suçlar ve Silah Kaçakçılık Şube Müdürlüğü ekiplerince, Bornova'da Kerem Poyraz adlı adamıyla birlikte yakalandı. Gür'ün üzerinden, ''Faruk Dursun'' adına düzenlenmiş kimlik çıktı. Gür, ifadesinde, 2 yıldır özellikle sahil bölgelerindeki otellerde sahte kimlikle saklandığını, Antalya'dan İzmir'e geldiği gün yakalandığını söyledi. Ergün Gür hakkında, İstanbul 6 No'lu DGM ve Balıkesir 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nce, ''Kan gütme saikiyle cinayete azmettirme ve çete oluşturma'' suçlarından gıyabi tutuklama kararı bulunduğu, ayrıca bir başka suçtan da 1 yıl 10 ay hapis cezasına çarptırıldığı belirtildi. Gür, Buca Cezaevi'ne konuldu.




Boğazından sülük çıktı

Ağzından sürekli kan akması üzerine hastaneye başvuran Diyarbakırlı Mahmut Özekinci'nin boğazından sülük çıkarıldı.

Diyarbakır'ın Çermik ilçesi Eskibağ köyünde ikamet eden Mahmut Özekinci isimli vatandaşın boğazından sülük çıktı. İçtiği kaynak suyundan sonra boğazında sürekli rahatsızlık hisseden Özekinci, Diyarbakır Güneydoğu Sağlık Merkezi'ne başvurdu. Burada doktorlar tarafından ameliyata alınan Mahmut Özekinci'nin boğazından sülük çıkarıldı.

Gerekli tetkiklerden sonra sağlık merkezinde müşahede altına alınan Mahmut Özekinci, boğazından kan geldiğini gördüğünü bunun üzerine iki defa doktora gittiğini; ancak bir sonuç alamadığını belirterek, ''Boğazımın içinde bir şey olduğunu hissettim. Doktora gittim ve doktor bana 'Bir şeyin yok.' diyerek ilaç yazdı ve 5 gün içerisinde hastalığımın geçmediği takdirde Diyarbakır'a gitmemi söyledi. Ben de hastalığım geçmeyince Diyarbakır'a geldim. Buraya getirildikten sonra boğazımda sülük olduğunu söylediler. Ameliyata aldılar. Şu an çok iyiyim.'' dedi.

Kulak burun boğaz uzmanı Operatör Dr. Hüseyin Demir de, bölgede vatandaşların dereler ve kaynak sularını kullandıklarını, bunun sonucunda da bu tür vakalara sık rastladıklarını ifade etti. Mithat ŞENGÖZ / Diyarbakır CHA




Şimdi hukuk konuşacak

Ankara DGM Cumhuriyet Savcısı Nuh Mete Yüksel, Fethullah Gülen hakkında, "laik devlet yapısını değiştirerek yerine dinî kurallara dayalı bir devlet kurmak amacıyla yasadışı örgüt kurduğu" gerekçesiyle 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 7. maddesine göre, 5 yıldan 10 yıla kadar ağır hapis cezasına çarptırılması istemiyle dava açtı.

Terörle Mücadele Kanunu'nun "Terör Örgütleri" başlıklı 7. maddesinin 1. fıkrasının birinci cümlesi şöyle: "Bu kanunun 3. ve 4. maddeleriyle TCK'nın 168, 169, 171, 313, 314 ve 315. maddeleri hükümleri saklı kalmak kaydıyla bu kanunun birinci maddesinin kapsamına giren örgütleri her ne nam altında olursa olsun kuranlar veya bunların faaliyetlerini düzenleyenler veya yönetenler 5 yıldan 10 yıla kadar ağır hapis ve 200 milyon liradan 500 milyon liraya kadar ağır para cezası ile cezalandırılırlar."

DGM Cumhuriyet Savcısı Nuh Mete Yüksel tarafından hazırlanan 79 sayfalık iddianamede özetle şu iddialara yer verildi:

Nurculuk, Türkiye Cumhuriyeti'nin tamamen şeriat esaslarına ve İslam prensiplerine göre idare edilmesini, hilafet ve saltanatın geri getirilmesini, inkılapların geçici olduğunu, Kur'an-ı Kerim dışında bir Anayasa'ya ihtiyaç bulunmadığını savunmaktadır.

Nurculuğun bilhassa ordu mensupları arasında yayılmasına önem verilmektedir.

Gülen grubunun amacı, devletin tüm sistemlerinde İslam hükümlerini egemen kılarak teokratik bir İslam diktatörlüğünü kurmaktır.

Gülen, demokratik usuller ile ılımlı, İslam görüntüsüyle kamufle edilmiş yöntemi, yurtiçi ve yurtdışındaki okulları vasıta olarak kullanması, Papa ile görüşerek sadece Türkiye'de değil, dünyadaki Müslümanları yönetmeyi amaçlayan ruhani liderliğe olan ilgisi, siyasî parti, kişi ve bazı devlet kadroları tarafından kabul görmesi nedeniyle hedefine ulaşmada devlet rejimini istismar etmesi, dinî ve siyasî yapısını sürekli canlı tutan kaynağı belirsiz finans desteği ile ülkemizdeki en güçlü ve en etkin irticaî yapılanma olarak değerlendirilmiştir.

Gülen'in TSK'ya karşı uyguladığı politika, hoş görünme, TSK'ya karşı bazı politikacılardan alınmış tavizlerle polisi güçlendirme, böylece denge sağlama, etkinleştiği polis camiasını gerektiğinde TSK'ya karşı kullanma şeklindedir.

Kendine bağlı türban takmayan bayanların askerî öğrenciler ile tanışmaları ve evlenmelerinin sağlanabilmesi için gerekli vasatı sağlayacak bir yapılanmaya gitmiştir. Gülen, bu yöntemle 10 yıl içinde TSK içinde söz sahibi olacağı bir konuma gelmeyi planlamaktadır.

Fethullah Gülen, hedeflediği teokratik diktatörlüğe yumuşak geçişi sağlamak için başkanlık sistemini desteklemektedir

1992 yılında başlattığı yurtdışı açılımı sonucu 35 ülkede toplam 279 eğitim kurumunu (6 üniversite ve yüksekokul, 236 lise, 2 ilkokul, 8 yabancı dil ve bilgisayar merkezi, 6 üniversiteye hazırlık kursu ve 21 yurt) faaliyete geçirmiştir.

Eğitime finans sağlamak amacıyla kendisine bağlı kişi ve kuruluşlardan vergilendirme adı altında aylık ve yıllık aidat toplamaktadır. Kazakistan'daki okulları için Denizli'deki taraftarlarınca 1 milyon dolarlık kaynak aktarıldığı bilinmektedir.




Olaylı Cottarelli protestosu

Adana'da sol görüşlü bir grup, İMF Türkiye Masası Şefi Cottarelli'nin Türkiye'ye gelişini protesto etmek isteyince polis göstericilere müdahale etti.

Büyük Postane önünde toplanan eylemciler, postaneden Başbakanlık'a protesto faksı çekmek istediler. Alın Teri Kızıl Bayrak Grubu'nun gösterisine izinsiz olduğu gerekçesiyle müdahale eden polis, 10 kişiyi gözaltına aldı. Polis olay daha fazla büyümeden göstericileri dağıttı. Bu arada basın mensuplarıyla polis arasında da zaman zaman tartışmalar yaşandı. Osman BALCI / Adana ZAMAN




Ecevit'ten AB emri

''Yasa tasarıları Avrupa Birliği'ne uyumlu olacak. Kurumlar, AB Genel Sekreterliği'ne yardımcı olsun."

Başbakan Bülent Ecevit, Avrupa Birliği çalışmalarıyla ilgili bir genelge yayımladı. Kamu kurum ve kuruluşlarının AB Genel Sekreterliği'nin yürüteceği hazırlık çalışmalarına katkıda bulunması istenen genelgede, "Tüm kamu kurum ve kuruluşlarınca hazırlanacak yasa taslak ve tasarıları, AB müktesebatına uyum açısından da incelenecek ve gerektiğinde AB Komisyonu ile temas edilmesi amacıyla yasalaşmaları için sevk edilmeden önce AB Genel Sekreterliği'ne gönderilecektir." dendi. Helsinki'de, Türkiye için bir katılım ortaklığı belgesi hazırlanmasının öngörüldüğü kaydedilen genelgede, özetle şöyle denildi: "Katılım ortaklığı belgesi, katılma stratejisinin temelini oluşturmaktadır. 'Katılım ortaklığı' belgesine paralel olarak, Kopenhag kriterlerine uyum sağlanmasına ilişkin bir 'ulusal program' hazırlanması öngörülmüştür.

Türkiye, katılım ortaklığı belgesindeki hedefler çerçevesinde, kısa vadeli önceliklerini 31 Aralık 2001, orta vadeli önceliklerini ise en geç 31 Aralık 2003 tarihine kadar tamamlamak durumundadır."




Kıvrıkoğlu her şeyi söyledi

Ankara DGM Cumhuriyet Savcısı Nuh Mete Yüksel, Fethullah Gülen hakkında, "laik devlet yapısını değiştirerek yerine dinî kurallara dayalı bir devlet kurmak amacıyla yasadışı örgüt kurduğu" gerekçesiyle Ankara DGM'ye dava dilekçesini verdikten sonra, çıkışta etrafını saran gazetecilerin sorularını cevapsız bıraktı. Savcı Yüksel, 'Söylenecek her şeyi Genelkurmay Başkanımız Org. Hüseyin Kıvrıkoğlu söyledi." demekle yetindi.




Diyanet Vakfı'ndan Olağanüstü genel kurul

Türkiye Diyanet Vakfı, genel kurulunu 7 ay erken yaparak olağanüstü toplanacak.

23 Eylül Cumartesi günü toplanacak genel kurulda Genel Müdür Mehmet Kervancı ile 'Müslüman'ın El Kitabı' adlı eserin yazarı ve Vakıf İkinci Başkanı Kemal Güran aday olmayacak. 5'i müftülerden seçilen toplam 68 genel kurul üyesi, mütevelli heyet üyelerini belirleyecek. Diyanet İşleri Başkanı ile birlikte toplam 7 kişiden oluşan mütevelli heyet, gizli oyla genel müdür ve vakıf 2. başkanını seçecek. Olağanüstü genel kurulda, vakıf senedinin değiştirilmesi de görüşülecek. Vakfın olağanüstü genel kurul yapma kararını almasında, Bakanlar Kurulu kararnamesi ile Hac Yönetmeliği'nin değiştirilerek gelirinin Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından kullanılmasının da etkili olduğu öğrenildi. Ankara AA




İranlılar yakalandı

Bolu'nun Mengen ilçesinde, kent merkezleri ve şehirlerarası yollarda "tırnakçılık'' yapan İran uyruklu 3 kişi yakalandı.

''Tırnakçılık'' tabir edilen bir tür yankesicilikle vatandaşların cüzdanlarından para çalan İran uyruklu 3 kişinin Zonguldak yönüne gitmekte olduğunun ihbar edilmesi üzerine, Bolu Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube ekipleri, Ebrahim S.K. yönetimindeki 34 VG 5396 plakalı otomobili durdurdu.

Paralar üstlerinde çıktı

İran uyruklu Sait M.K. ve Hasan B.'nin de bulunduğu otomobilde yapılan aramada, zanlıların çeşitli tarihlerde tırnakçılık usulüyle çaldıkları 1400 dolar, 750 mark, 750 milyon lira, sahte pasaport ve eroin yapımında kullanılan 20 gram afyon sakızı ele geçirildi. Bolu'ya getirilen ve vatandaşlarca teşhis edilen 3 İranlı, sorgulamalarının ardından adliyeye sevk edildi.




İkizler eve kavuşuyor

İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesi'nde yapılan başarılı operasyonla birbirlerinden ayrılan yapışık ikizlerin, 7 Eylül Perşembe günü taburcu edileceği bildirildi.

Sedanur ve Semanur adlı yapışık ikizlerin ameliyatını gerçekleştiren Prof. Dr. Daver Yeker, ikizlerin sağlık durumlarının iyi olduğunu belirterek, "Sedanur da, bir haftadır bahçe ve hastane çevresinde gezmeye başladı. Yaraları tamamen kapandı." diye konuştu. İkizleri artık evlerine göndermek istediklerini anlatan Prof. Dr. Yeker, 7 Eylül'de düzenleyecekleri kokteyle tüm basın mensuplarının davetli olduğunu kaydetti.

15 aydır eve gitmedim

İkizlerin annesi Kezban Alkan da "Ben de 15 aydır evimde hiç kalmadım. Evimi çok özledim. Çocuklarımız doğmadan önce bodrum katında bir evde oturuyorduk. Onların sağlığı için 4. katta bir ev tuttuk. Bizim için yepyeni bir başlangıç olacak." dedi.




Denizli sarsıntıları mercek altında

PROFESÖR Erçin Kasapoğlu, bölgede son bir ay içerisinde oluşan küçük depremlerin, gelecekte aynı bölgede yaşanabilecek bir büyük depremin öncüleri olma ihtimalinin bulunduğunu söyledi.

Hacettepe Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Erçin Kasapoğlu, Denizli bölgesinde son bir ay içerisinde oluşan küçük depremlerin, gelecekte bu bölgede yaşanabilecek bir büyük depremin öncüleri olma olasılığının bulunduğunu; ancak bunun kesin olmadığını bildirdi. Prof. Kasapoğlu, yaptığı yazılı açıklamada, Ege Bölgesi'nde düşey hareketin egemen olduğu normal fayların, yatay hareketin egemen olduğu Kuzey Anadolu fayı gibi atımlı faylar kadar büyük deprem oluşturmadıklarına dikkati çekti. Kuzey Anadolu fayı boyunca 7-8 büyüklüğünde depremler oluşurken, Ege Bölgesi'nde en çok 6-6,5 büyüklüğünde depremler kaydedildiğini vurgulayan Prof. Kasapoğlu, doğrultu atımlı faylar boyunca meydana gelen depremler öncesinde öncü şokların nadiren, normal faylarda meydana gelen büyük depremler öncesinde ise öncü şokların daha sık görüldüğünü belirtti. Denizli bölgesindeki deprem aktivitesinin dikkatle izlenmesinde yarar gördüğünü sözlerine ekleyen Kasapoğlu, "Ege Bölgesi'ndeki faylar birbirine bağımlı hareket edebilen bir sistemdir ve söz konusu depremler Denizli'de olmasa bile Ege Bölgesi'nin İzmir, Menemen, Bornova gibi bir başka bölgesinde yakın bir gelecekte oluşabilecek 6-6,5 büyüklüğünde bir depremin öncüleri de olabilirler." dedi.




Noterlerden basına tepki

Basının kendilerini 'önüne geleni incelemeden imzalayan' insanlar olarak gösterdiğini öne süren noterler, medyayı protesto ettiler.

Türkiye Noterler Birliği Başkanı Nasip Dinçer, son zamanlarda bazı basın organlarında ve televizyonlarda, "Ben noter değilim, önüme her geleni imzalamam?", "Çankaya noteri", "Noter değil hukukçu" ve benzeri ifadelerin yer aldığı haber, beyanat ve başyazıların artmasına tepki gösterdi. Dinçer yaptığı yazılı açıklamada, ''Noterin kim olduğu ve ne iş yaptığını' açıklamadan önce, 'Ben noter değilim ki, her önüme geleni imzalayayım.' veya 'Ben noter miyim ki her evrakı imzalayayım.' sözlerindeki aşağılayıcı ve küçük düşürücü anlama dikkatinizi çekmek isterim. Bu söz, noteri önüne gelen her işlemi incelemeden, yasalara uygunluğunu araştırmadan hemen imzalayıveren bir meslek sahibi olduğu imajı vermektedir." dedi. Kamu hizmeti yapan noterin kişiler arasında ve kişilerle devlet arasında yapılan işlem ve her nevi sözleşmeleri resmen belgeleme görevini ifa ettiğini vurgulayan Dinçer, "Noter olarak atanmak için önce hakim, cumhuriyet savcısı veya avukatlık mesleklerinden birinde bir süre çalışmış olmak zorunluluğu vardır." ifadesini kulllandı. İstanbul CHA




Rayları karayolu lobisi kesiyor

İki yıl önce kapatılan Demiryolu Meslek Lisesi mezunları, demiryollarının gelişmesini, 'karayolu lobisi'nin engellediğine dikkat çektiler.

Demiryolu Meslek Okulu Mezunları Derneği'nce düzenlenen açıkoturumda konuşan demiryolcular, demiryollarına makinist, istasyon şefi, teknik eleman ve orta düzey yönetici yetiştiren ve tasarruf gerekçesiyle 2 yıl önce kapatılan Demiryolu Meslek Lisesi'nin tekrar açılmasını istediler. 'Demiryollarımız ve Demiryollarında TCDD Meslek Lisesi' konulu açıkoturum ve basın toplantısında, TIR parkları, karayollarının uzunluğu ile övünen Türkiye'nin trafik canavarından kurtulmasının tek yolunun bitme noktasına getirilen demiryoluna sahip çıkmaktan geçtiği vurgulandı. Demiryolu Meslek Okulu Mezunları Derneği Genel Başkanı Ahmet Kurtkaya, dünya hızlı, etkin ve ekonomik bir demiryolu taşımacılığına yönelirken, ülkemizde demiryollarını geri plana iten politikalar izlendiğini söyledi.

Uras: Karayolu lobisine hayır

İstanbul Bağdat Caddesi'ndeki kazada kızı Selin'i kaybeden ve trafik canavarına karşı başlattığı mücadeleyle tanınan Boray Uras da, Türkiye'de otomotiv sektörü, yan sanayi kuruluşları başta olmak üzere büyük bir kesimin karayolundan gelir sağladığını, 'karayolu lobisi' olarak da adlandırılan bu pazarın geleceğinin karayollarına bağlı olduğu için demiryollarının gelişemediğini söyledi. İTÜ Ulaştırma Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Güngör Evren ise, yük ve yolcu taşımacılığımızın yüzde 95'inin karayoluyla yapıldığını, her yıl binlerce insanı canından eden trafik canavarını karayolu lobisinin beslediğini, bunun önüne halka demiryolu sevgisi kazandırarak geçilebileceğini söyledi. (M. Fatih UĞUR)




Hükümeti böldü

Terörist Fehriye Erdal'la ilgili son gelişmeler Belçika'da hükümet ortakları arasında görüş ayrılıklarına yol açtı.

Sabancı suikastı faillerinden Fehriye Erdal'a ilişkin son gelişmeler Belçika hükümeti bünyesinde büyük bir krize yol açarken, bugün yapılacak haftalık olağan Bakanlar Konseyi toplantısında konunun geniş kapsamlı ele alınacağı ve somut bir karara bağlanacağı açıklandı. 2 haftadır ev hapsinde bulundurulan Erdal'ın durumuna ilişkin adli ve siyasi çözüm bulmakta zorlanan Brüksel hükümetinde görüş ayrılıkları ülke basınına geniş ölçüde yansıyor. Liberal, sosyalist ve yeşillerden oluşan koalisyon hükümetinde adalet ve içişleri bakanlıklarını ellerinde bulunduran liberaller arasında büyük bir bölünme yaşandığı gözlemleniyor. Adalet Bakanı Marc Werwilghen'in, "Fehriye Erdal'ın Türkiye'de işlediği suçlardan Belçika'da yargılanmasının adli açıdan mümkün olmadığını" açıklamasına rağmen, İçişleri Bakanı Antoine Duquesne, "bu konuda son sözün söylenmediğini, somut kararın yarın (bugün) yapılacak Bakanlar Konseyi'nde ele alınacağını" bildirdi.

Başbakandan destek görüyor

Güvenilir kaynaklar, Fehriye Erdal'ın yargılanmasıyla ilgili olarak hükümet içinde görüş ayrılıkları bulunduğunu, adalet bakanının sadece başbakandan destek gördüğünü öne sürdüler. Aynı kaynaklara göre Werwillegen'in, mayıs ayında Gent Mahkemesi'ne baskı yaparak Fehriye Erdal'ın serbest kalmasını sağlaması, İçişleri Bakanlığı ile arasında tartışmalara yol açtı. İçişleri Bakanı Antoine Duquesne, mahkemenin serbest bırakma kararına karşı, Fehriye Erdal'ın tutukluluk süresinin uzatılmasını kararlaştırmıştı. Belçika'nın "La Derniere Heure" gazetesi de dünkü baskılarında, İçişleri Bakanlığı kaynaklarına dayanarak, "Erdal'ın Türkiye'deki suçları nedeniyle Belçika'da yargılanmasının mümkün olduğunu" savundu ve "başa dert olan bu tutuklunun, idam cezası yüzünden Türkiye'ye iade edilemediğini" yazdı. Gazete, Erdal'ın, "her hafta polise gözükmek koşuluyla" tutuksuz yargılanması ihtimalinden de söz etti.




Cani dede tutuklandı

Kadıköy'de 4 ve 7 yaşlarındaki iki torununu kravatla boğarak öldürdüğü ve gelinini de öldürmeye çalıştığı iddiasıyla gözlem altına alınan Yusuf Şengün tutuklandı.

Şengün, gözlem altında tutulduğu Asayiş Büro Amirliği'ndeki işlemlerinin tamamlanmasından sonra Kadıköy Adliyesi'ne getirildi. Cumhuriyet Savcısı Şakir Ünal Ensari, öldürülen çocukların annesi Cemile ve babası Şenol Şengün'ün müşteki sıfatıyla ifadelerini aldı. Ensari, daha sonra ifadesini aldığı sanık Yusuf Şengün'ü (70) de tutuklanması istemiyle mahkemeye sevk etti. Şengün, Nöbetçi 1. Sulh Ceza Mahkemesi'ndeki ifadesinin ardından, ''iki torununu boğarak öldürmek'' gelini Cemile Şengün'ü de ''boğarak öldürmeye tam teşebbüs'' suçlarından tutuklanarak Paşakapısı Cezaevi'ne gönderildi. Sanık Yusuf Şengün, adliye çıkışında basın mensuplarının sorusu üzerine, olayı hatırlamadığını söyledi.

Yusuf Şengün, mahkemedeki ifadesinde hakkındaki suçlamaları kabul etmedi. Gelini Cemile Şengün'ün kızları Nurcan ve Gülcan'ı zaman zaman dövdüğünü ve olay akşamı da sopayla dövdükten sonra yatağa yatırdığını belirten Yusuf Şengün, olayı şöyle anlattı:

"Sonrasını bilmiyorum. Ertesi gün, yani sabahleyin ölmüş olduklarını söylüyorlar. Kim öldürdü, nasıl öldürdüler bilemiyorum. Bunları buralarda duyuyorum. Benim torunlarımı öldürmem için bir neden yok. Ben biraz sinirliyim, ama bir hastalığım yok. 5-6 yıldır sinir hapları kullanıyorum. Bunları da Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'nden alıyorum. Bu hastanede yatmadım, ama oradaki doktora gittim. Bazen midemden kuş sesi, keklik sesi geliyordu. Ama bu geçti, şimdi iyiyim. Hap kullanıyorum, bir de felç geçirdim. Ama çocukları ben öldürmedim."

Öte yandan, Gülcan ve Nurcan adlı kardeşlerin cesetleri bugün Göztepe SSK Hastanesi'nden alınarak Adli Tıp Kurumu'na gönderildi.




Fehriye terörist değilmiş

Belçika'nın özel Flaman televizyon kanalı VTM'de konuşan Fehriye Erdal ''terörist olmadığını'' iddia etti.

Sabancı suikasti faillerinden terörist Fehriye Erdal, Belçika'nın özel Flaman televizyon kanalı VTM'de ''terörist olmadığını'' iddia etti. Belçika İstihbarat Servisi Sözcüsü Hilde Lemmens ise aynı programda yaptığı açıklamada, Erdal'ın üyesi olduğu yasadışı DHKPC örgütünü anlattı ve "Tehlikeli bir terör örgütü söz konusu." dedi.

VTM televizyonundaki bant kayıtlarına göre, Fehriye Erdal, yasadışı DHKP-C'nin bir terör örgütü olmadığını, silahlı eylem yapmadıklarını iddia etti. Sözcü Lemmens ise VTM'de yayınlanan demecinde, Dev-Sol ve DHKP-C terör örgütlerinin geçmişlerini anlatırken "tehlikeli bir terör örgütü söz konusu." diye konuştu.

Teröristlerin Türkiye'deki terör eylemleri hakkında geniş bilgiler veren Lemmens, Belçika'da henüz bir terör eylemi gerçekleştirmeyen örgütün buna yetenekli ve hazır olduğunu vurguladı, Erdal'ın tutuklanmasında ele geçirilen silah ve patlayıcı maddelerin de bunu kanıtladığını bildirdi. Erdal ve örgütünü Belçika için "potansiyel tehlike" olarak nitelendiren sözcü, teröristlerin yalan söylediklerini belirtti.




Türbana erteleme

Malatya 1 No'lu DGM'de görülen ve türban gösterileri ile ilgili kararı verilen, Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nce kısmen bozulan, biri tutuklu 76 sanıklı davanın görülmesine devam edildi.

Malatya 1 No'lu DGM'de yapılan duruşmada, tutuklu sanık Hüseyin Perçin hazır bulunurken, 75 tutuksuz sanıktan da bir bölümü katıldı. Mahkeme heyeti, Yargıtay'ın bozma kararına ilişkin bazı sanıkların ifadesinin alınamaması nedeniyle duruşmayı ertelerken, tutuklu sanık Hüseyin Perçin'in tutukluluk halinin devamına karar verdi. Malatya 1 No'lu DGM, 30 Kasım 1999'da açıkladığı kararında, 76 sanıktan 12'si hakkında beraat, 10'u hakkında davanın reddine, 2'si hakkında görevsizlik, 4'ü hakkında dosyanın ayrılmasına, 48'i hakkında da 1 yıl 6'şar ay ile 5 yıl 7 ay 15'er gün arasında değişen hapis cezası vermişti. Yargıtay 9. Ceza Dairesi, 48 sanık hakkında verilen çeşitli hapis cezalarından 27'sini onaylarken, 21 sanık hakkında verilen cezayı, bazı sanıklar için az, bazı sanıklar için de fazla bulduğu için bozmuştu.




Hayalî ihracata 7 gözaltı daha

İzmir'de sürdürülen hayali ihracat soruşturması kapsamında, İstanbul Gümrükler Başmüdürlüğü'nde çalışan 7 gümrük muayene memuru gözaltına alındı.

Alınan bilgiye göre, İzmir Mali Şube Müdürlüğü ekipleri ile İstanbul polisinin ortak düzenlediği operasyonda Erenköy ve Halkalı gümrüğünde görev yapan Mustafa Kılıçaslan, Ahmet Güneş, Abuzer Babacan, Yücel Sonkan, Nedim Timuroğlu, Sezgin Engin ve İbrahim Özen yakalanarak gözaltına alındı.

İzmir'e getirilecek sanıkların paravan şirketler Yeşer Tekstil ve Günce Tekstil'in Kapıkule'den 1998 ve 1999 yıllarında, Polonya, Bosna ve Almanya'ya yaptığı hayali ihracatlarla ilgilerinin bulunduğu belirtildi.

İzmir'deki soruşturma çerçevesinde bugüne kadar aralarında İzmirli işadamı ve Ege Karadenizliler Vakfı Başkanı Mehmet Niyazoğlu'nun da bulunduğu 38 kişi gözaltına alınmış, DGM'ye sevk edilen sanıklardan 19'u tutuklanmıştı.




Almanya'dan İstanbul'a kano yolculuğu

Kano tipi iki botla üç ay önce Almanya'dan yola çıkan evli çift, 2 bin 800 kilometrelik Tuna Nehri ve Karadeniz'i aşarak İstanbul Boğazı'na geldi.

Almanya'nın Ulm kentinden yola çıkarak, Tuna Nehri boyunca Macaristan, Sırbistan, Romanya'dan geçerek Karadeniz'e ulaşan Franziska, (29) ile eşi 36 yaşındaki Rainer, Karadeniz'in hırçın dalgaları ile boğuşmanın

ardından İstanbul Boğazı'na ulaştılar. Akdeniz'i geçerek Yunanistan, Fransa ve İspanya'dan Cebelitarık Boğazı'na ulaşacaklarını anlatan çift, buradan okyanusa ulaşarak, oradan da yaklaşık 2 yıl sonra 10 bin kilometre yol katederek, Almanya'nın Hamburg kentine varacaklarını ve böylelikle Avrupa turunu tamamlayacaklarını kaydettiler. Uğur ÖZTÜRK / İSTANBUL (cha)



| Ana Sayfa | Haber İndeksi | Güncel | Ekonomi | Dış Haberler | Politika | Kültür Sanat | Spor | Yazarlar | Hodri Meydan |

Copyright © 1995-2000 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21  34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:
+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: zaman@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.