YARGI töhmet altında kalmamalı
İddiaların somut eylemlere dayanması gerekir. Anayasa'ya göre, hiçbir organ, makam, merci veya kişi, hakimlere emir ve talimat vere- mez, tavsiye ve telkinde bulunamaz. Anayasa hükümlerine herkes uymakla yükümlüdür.
Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk, "hakim ve savcılar hakkındaki bütün iddiaların, adalet müfettişlerince incelendiğini ve gerektiğinde soruşturulduğunu" söyledi. "Yargıda Fethullahçıların bulunduğu" şeklindeki iddiaları değerlendiren Türk, "yargının hiçbir şekilde töhmet altında kalmaması gerektiğini" bildirdi.
Türk, şöyle konuştu: "Bazı iddialar var. Hakim ve savcılar hakkındaki bütün iddialar, adalet müfettişlerince incelenmekte ve gerektiğinde soruşturulmaktadır. Sadece bu konudaki değil, her konudaki iddia incelenir ve araştırılır. Ama iddiaların somut eylemlere dayanması gerekir. Yargı sürecinde takdire ilişkin konular kanunun öngördüğü yollardan itiraz veya temyiz konusu olabilir. Hakimlik ve savcılık mesleğinin onuruyla bağdaşmayan veya yasalara aykırı eylemlerle ilgili her türlü iddialar titizlikte incelenmekte ve soruşturulmaktadır. Hakimlerin hiçbir töhmet altında kalmadan görevlerini Anayasa'ya ve kanunlara uygun olarak, vicdani kanaatlerine göre yapmaları Anayasa'da da açıkça belirtilen bir ilkedir. Yine Anayasa'ya göre, hiçbir organ, makam, merci veya kişi yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hakimlere emir ve talimat veremez, genelge gönderemez, tavsiye ve telkinde bulunamaz. Anayasa hükümlerine herkes uymakla yükümlüdür."
Hukukçulardan eleştiri
Öte yandan, Çağdaş Hukukçular Derneği Başkanı Ali Ersin Gür de, hiçbir merciin hukuk alanına müdahale etmeye hakkının bulunmadığını söyledi. 'Tam yargı bağımsızlığına kimsenin müdahale etmemesi gerekir.' diyen Gür, "Yönetilenler kadar devleti yönetenlerin de hukuka bağlı olması gerekir. Yargının mutlaka bağımsızlığının sağlanması şart. Birileri hakkında kararı ancak bağımsız mahkemeler verir. Hiçbir merciin hukuk alanına müdahalesi kabul edilemez." şeklinde konuştu.
İnsan Hakları Derneği Genel Başkanı Hüsnü Öndül ise, hiç kimsenin, halen yargıda bulunan bir dava için konuşma hakkına sahip olmadığının altını çizdi. Öndül, şöyle konuştu: "İstanbul ve Ankara yargısı şeklinde bir ayırım yapmak yanlıştır. Doğru bir değerlendirme değildir. Gerek yasama, gerekse yürütme organının yargıya telkin ve tavsiye niteliğinde açıklamalarda bulunması yargı bağımsızlığına aykırıdır." ANKARA
KHK, halka rağmen çıkmaz
Karadeniz Sahil Yolu Araştırma Komisyonu Başkanı ve ANAP Samsun Milletvekili Mehmet Çakar, halkın yüzde 80'inin memurun ihracını kolaylaştıran yasanın çıkmasını istemediğini belirterek, "Halka rağmen TBMM'den kanun çıkmaz." dedi.
Memleketi Samsun'da Zaman muhabirine açıklamalarda bulunan Çakar, Meclis'ten çıkan yasaların halkın menfaatine olması gerektiğinin altını çizdi. Çakar, şöyle konuştu: "Halkın menfaatine olmayacaksa çıkması yanlış. Kamuoyuna yansıyan boyutuyla memurlarla ilgili düzenlemede bazı sakıncalar var. Yasa ile sanki halk baskı altında tutulacakmış imajı veriliyor. O yanlış. Bu yasayı bu haliyle halk istemiyor. Devlet memuruna güvenmeli, şüpheyle yaklaşırsa hizmet alamaz. Hükümetin ipleri germemesi lazım."
Konjonktüre göre yasa...
ANAP Grup Başkan Vekili Beyhan Aslan ise, Cumhurbaşkanı'nın yetkilerinin sınırlandırılmasına ilişkin anayasa değişikliği tartışmasının zamanlamasının doğru olmadığını belirtti. Aslan, "konjonktüre göre yasa çıkarılması"nın yanlış olduğunu bildirdi. Aslan, şöyle konuştu: "Anayasa değişikliği yapılacaksa, bu dokunulmazlıklar, soruşturma komisyonları, Cumhurbaşkanı'nın yetkisini de içine alacak şekilde yapılmalı. Soruşturma komisyonları gündemdeyken bu değişiklik ortaya atıldı, sonra unutuldu. Bugün Cumhurbaşkanı'nın yetkileri gündemde. Anayasa değişiklikleri böyle perakende ve konjonktüre göre yapılmamalı. Anayasayı değiştirirken döne döne düşünülmeli. Anayasa Uyum Komisyonu toplanmalı, ciddi bir çalışma yapıp, konsensus sağladıktan sonra konuyu Meclis'e getirmeli. Değişiklikler bir daha ele alınmasını gerektirmeyecek şekilde yapılmalı." (Mustafa ÇAKIR)
Cumhurbaşkanı diploma verdi
Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, özel uçak "GAP" ile dün sabah İstanbul'a geldi.
Cumhurbaşkanı Sezer, Yeşilköy Askeri Havaalanı'nda, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ergin Celasin, İstanbul Valisi Erol Çakır, 3. Kolordu ve Batı Garnizon Komutanı Korgeneral Hüseyin Göksu ile öteki yetkililer tarafından karşılandı. Cumhurbaşkanı Sezer ile eşi Semra Sezer de İstanbul'a geldi. Karşılama töreni sırasında, Vali Çakır'ın eşi Mübeccel Çakır, Semra Sezer'e bir buket çiçek verdi. Sezer daha sonra, Hava Harp Okulu'ndaki diploma ve sancak devir-teslim törenine katıldı. Sezer, daha sonra Ankara'ya döndü.
İSTANBUL
Memurlara işçi statüsü
Hükümetin ekim ayında Meclis gündemine getirmeye hazırlandığı devlet memurlarını kolay işten çıkaracak düzenlemeye ANAP'tan yeni bir öneri geldi.
ANAP'ın sendika kökenli İstanbul Milletvekili Emre Kocaoğlu, 657 sayılı yasanın lağv edilerek devlet memurlarının işçilerle aynı statüye sahip olmasını teklif etti.
Cumhurbaşkanı Sezer ile hükümet arasında krize yol açan KHK'nın yanlış olduğunu ve sorunun Meclis'te yasayla çözülmesi gerektiğini vurgulayan Kocaoğlu, "kesin çözüm" olarak gördüğü önerisini şöyle açıkladı: "657 sayılı Devlet Memurları Kanunu çağ dışıdır. Memurların ayrı statüye sahip olmaları yanlıştır. Özel sektör kuralları devlet memurları için de geçerli olmalıdır. Kesin çözüm 657 Sayılı Yasa yerine 1475 Sayılı İş Kanunu'nun kapsamının genişletilip memurların buna dahil edilmesidir. Böylece memurlar da işçiler gibi sendikal haklarını kazanırlar. Devlet, memurlarının düzenli çalışmalarını denetler."
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hüseyin Kıvrıkoğlu'nun açıklamalarını da değerlendiren Kocaoğlu, "Genelkurmay Başkanı'nın demokratik sürece müdahaleye hakkı ve niyeti yoktur. Kendi görüşlerini seslendirmiştir." dedi. Kocaoğlu, yasal düzenleme yapılırken hukuk ilkelerine uyulması gerektiğini kaydetti. (Ömer ŞAHİN)
Hukuk devleti elzem
'Demokratik hukuk devletini' Türkiye'nin izleyeceği temel yol olarak nitelendiren Bahçeli, demokrasi adına fetva verenleri eleştirdi.
MHP lideri ve Başbakan Yardımcısı Devlet Bahçeli, demokrasi adına fetva vermeye çalışanların üslup ve söylemlerinin, demokratikleşme önündeki en büyük engellerden birisi olmasının manidar olduğunu belirterek, "Demokratik hukuk devleti, insanımızın mutluluğu, ülkemizin daha ileri gitmesi için, elzem olan temel yol ve yöntemlerden biridir. Bu ülke ve millet, her türlü sorunu, demokratik, hukuk devleti içinde aşacak güçte ve inançtadır." dedi.
Bahçeli, İçel'in Çamlıyayla İlçesinde düzenlenen, "Çamlıyayla 4. Geleneksel Zafer Şöleni"nde yaptığı konuşmada, demokrasi ve hukuk devletinin, aynı cumhuriyet rejimi gibi milletin temel siyasi tercihleri olduğunu ifade etti. Bahçeli, şöyle konuştu: "Demokratik hukuk devleti, insanımızın mutluluğu, ülkemizin daha ileri gitmesi için, elzem olan temel yol ve yöntemlerden biridir. Ama, hiçbir zaman ayrımcılığın, bölücülüğün, terörün zemini ya da gerekçesi olamaz. Birilerinin, demokrasi ve insan hakları gibi hayati değer ve kavramları kullanarak, yapmak istedikleri, sadece kardeşliğimize, sosyo-kültürel dokumuza değil, demokrasiye de zarar vermektedir."
Fetva vermeye çalışanlar
Demokrasi adına, fetva vermeye çalışanların, üslup ve söylemlerinin, demokratikleşme önündeki, en büyük engellerden birisi olmasının manidar olduğunu ifade eden Bahçeli, "Bu ülke ve millet, her türlü sorunu demokratik hukuk devleti içinde aşmasını başaracak güçte ve inançtadır." dedi. Bu başarının, farklılıkları kurumlaştırarak, demokratik kültürü ve rejimi, atomize etmek isteyenlere rağmen sağlanacağını vurgulayan Bahçeli, şunları kaydetti: "Yeni demokrasi havarilerinin, her şeyden önce, bu ülkenin temel hassasiyetlerine, milletimizin müşterek değerlerine, saygı göstermesini öğrenmesi şarttır. Farklılıklar, bizim kabusumuz değil, zenginliğimiz ve güzelliğimiz olmalıdır. Bunun yolu, millet-devlet zıtlaşmasını teşvik etmek, farklılıkları kaşımak ve istismar etmek değildir. Şüphesiz bu gerçek, kavrandığı ölçüde demokrasi ve hürriyetler alanında, daha güzeli arayış, anlamlı ve sağlıklı olacaktır."
Baş ağrıtan sorunlar
Türkiye'nin yakın gelecekte, birikmiş olan sorunları bir bir aşacağını kaydeden Bahçeli, şöyle devam etti: "Ülkemiz, yıllardır ayak bağı olarak hissettiği, aşamayacakmış gibi gördüğü bütün konuları birer birer halledecektir. Bugün başımızı ağrıtan sosyal ve ekonomik sorunlar çözüldükçe, laiklik prensibi ve dini değerlerimiz çatışma konusu olmaktan çıkacaktır."ÇAMLIYAYLA
Yasa yapmak Meclis'in işi
DYP'li TBMM Grup Başkan Vekili Turhan Güven, Genelkurmay Başkanı Hüseyin Kıvrıkoğlu'nun KHK'nın ekimde yasalaşması gerektiğiyle ilgili sözlerine, "Kanun yapma yetkisi Meclis'indir." diye cevap verdi.
Güven, memurlarla ilgili kanun hükmündeki kararnamenin anayasa ve yasalara aykırı olduğunu belirterek, "Bugünkü haliyle sevk olursa katılmamız mümkün değil. Düzgün hale getirirlerse tam destek veririz." dedi.
Güven, DYP Genel Merkezi'nde düzenlediği basın toplantısında, Türkiye'nin asıl gündeminde enflasyon, işsizlik, fukaralaşma ve yolsuzluğun bulunduğunu söyledi. Güven, "Sayıştay yanıyor, araştırın." dediklerinde, sanal gündemler yaratılarak, Sait Halim Paşa Yalısı'nın gündeme getirildiğini ifade etti. Güven, "Eğer böyle bir tabloyu Sayın Çiller alacaksa, niye Ankara'ya getirsin. Sait Halim Paşa Yalısı ile Sayın Çiller'in İstanbul'daki yalısı arasındaki mesafe daha yakın." dedi.
Asker geri plana...
MHP Eskişehir Milletvekili Süleyman Sazak ise, "Siyaset ve siyasilere daha çok güven duyulan ülkelerde, siyasi konularda askerler geri planda kalırlar. Türkiye'de tam tersi yaşanıyor." diye konuştu. Ankara/ZAMAN
AİHM'ye 3. başvuru
İkinci ret kararının ardından Erbakan, 3. defa AİHM'den infazın durdurulmasını istedi. AİHM'nin bugüne kadar benzer davaları reddettiğini belirten Şevket Kazan, "Bu defa ümitliyiz.'' dedi.
Kapatılan Refah Partisi Genel Başkanı Necmettin Erbakan'ın avukatları, Diyarbakır DGM tarafından verilen ve Yargıtay'ın onadığı bir yıllık hapis kararına ihtiyati tedbir konulması için üçüncü kez AİHM'ye başvurdu. Adalet eski Bakanı Şevket Kazan, ihtiyati tedbir için iki kez verilen ret kararının mahkeme değil, mahkeme başkanı tarafından alındığına dikkat çekti. Kazan, şöyle konuştu: "Üçüncü başvuruyu da yaptık. Ancak başvurunun esastan incelemesi sürüyor. Bu konuyla ilgili olarak karar verilmedi. Bu sürecin bir yıl kadar sürebileceğini tahmin ediyoruz. Ayrıca AİHM, bugüne kadar idam ve sınırdışı etmeler hariç hapis cezalarıyla ilgili olarak olumlu hiç karar vermemiş. Olumlu bir karar verildiği durumda mahkeme önünde yığılmadan endişe ediyorlar. Ancak biz son başvurudan ümitliyiz; yüzde 51 ümidimiz var."
AİHM aciliyet görmedi
Öte yandan, FP Genel Başkan Yardımcısı Teoman Rıza Güneri de, Erbakan hakkındaki hapis cezasıyla ilgili olarak yürütmeyi durdurma isteminin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nce (AİHM) reddedilmesi konusunda, "AİHM, aciliyet görmediği için böyle bir karar almış olabilir." dedi. Partisinin İstanbul il merkezinde bir basın toplantısı düzenleyen Güneri, AİHM'nin, tedbir kararlarını daha acil konularla ilgili olarak aldığını söyledi.
Memurlarla ilgili kanun hükmünde kararnameye de değinen Güneri, 'irticanın tanımı tam olarak yapılmadığı için' bütün memurların "Acaba başörtülü annemiz, eşimiz yüzünden zarar görür müyüz?" endişesine kapıldığını, tedirgin olduğunu savundu. (Süleyman KURT)
Kutan: Yılmaz bizi şaşırtıyor
FP Genel Başkanı Recai Kutan, ANAP lideri Mesut Yılmaz'a atfen basında yer alan, 'Yüksek Sivil Şûra' önerisine tepki gösterdi.
Kutan, 'Memura ihraç kararnamesi'nin TBMM' den geçebilmesi için Bakanlar Kurulu'na yetki verilerek, "Yüksek Sivil Şûra" oluşturulmasını öngören teklifi değerlendirirken, "Sayın Yılmaz'ın böyle bir teklifte bulunmasını doğrusu hayretle karşılıyoruz." dedi.
Hayret ve üzüntü
Kutan, dün gazetecilerin konuya ilişkin soruları üzerine, Mesut Yılmaz'ın "zaman zaman gerçek anlamda demokratik profil çizecek tarzda" beyanlarının olduğunu hatırlattı. Yılmaz'ın bu beyanlarının, gerek kamuoyunun gerekse FP'nin onayını aldığını dile getiren Kutan, şöyle konuştu: "Bu tip beyanlarda bulunurken, ardından da Yüksek Askerî Şûra gibi, 'Yüksek Sivil Şûra' gibi bir teklifte bulunmasını doğrusu hayretle karşılıyoruz. Biz FP olarak, baştan beri KHK'nın demokratik bir anlayışla telif edilemeyeceği görüşündeyiz. Bu itibarla, Yılmaz'ın bu istikametteki beyanlarını üzüntüyle karşıladığımızı ifade ediyorum."
Kutan, kapatılan RP'nin Genel Başkanı Necmettin Erbakan'ın, avukatları aracılığıyla Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne yaptığı başvurunun reddedildiğine ilişkin haberin hatırlatılması üzerine de, bu konuda bilgisinin bulunmadığını ifade etti. ANKARA
FP'de kritik hafta sonu
FP, hafta sonunda olağanüstü toplanacak Genel İdare Kurulu'nda, teşkilatlarını masaya yatıracak.
GİK'ten önce yapılacak olan il başkanları toplantısında ise il başkanları uyarılarak çalışma tempolarını artırmaları ve görevlerini aksatmamaları istenecek.
Tasfiye söylentilerini yalanlayan genel merkez yöneticileri, "Partide örgütler bazında herhangi bir tasfiye yok. Biz sadece olağan toplantılar çerçevesinde çalışmayan örgütleri gözden geçireceğiz." diyorlar. Geçtiğimiz hafta yapılan GİK toplantısında, Hakkari, Urfa ve Bayburt örgütlerini "uyarma ve çalışmalarını bir süre izleme"yi kararlaştıran FP yönetimi, Ankara, Trabzon, Kayseri, Diyarbakır, Kocaeli, Kars, Denizli, Samsun, Çanakkale, Yozgat ve Hatay örgütlerini de izlemeye almıştı. Etkinlikleri ve parti içi ilişkileri araştırılan bu örgütlerin kaderinin hafta sonu toplanacak olan GİK'te belirlenmesi bekleniyor. (Emine DOLMACI)
Çiller cenaze namazında
İstanbul'da bir parkta emeklilerle bir araya gelen DYP lideri Tansu Çiller, temsilî olarak kılınan cenaze namazına iştirak etti.
DYP Genel Başkanı Tansu Çiller, İstanbul'da dertlerini dinlemek için emeklilerle bir araya geldi. Çiller burada, hükümeti protesto için hazırlanan mizansen gereği, emeklilerin cenaze namazını kıldı. Bakırköy Kartaltepe Millet Parkı'nda emeklilerle bir araya gelen Tansu Çiller, ülkenin fakirleştirildiğini savundu. Çiller, "Bir ailenin sadece gıda gideri 150 milyonu aşmış. 4 kişilik bir ailenin geçinmesi için 450 milyon liradan fazla gelire sahip olması gerekiyor." dedi.
Konu Meclis'e taşınacak
Bağ-Kur emeklisinin 65, SSK emeklisinin de 105 milyon lira emekli maaşı aldığını belirten Çiller, bunun düzeltilmesi için Meclis'te girişimlerinin devam ettiğini, tatilin ardından tekrar gündeme alınması için çalışacaklarını ifade etti. DYP lideri, uzun emekli kuyruklarının kaldırılması ve internet teknolojisinden faydalanılması için hükümete çağrıda bulunurken, emeklilerin istedikleri hastaneye gitme hakkına sahip olmaları gerektiğini vurguladı.
Bakırköy İşçi Emeklileri Derneği'nin kendisine verdiği plaketi de alan Tansu Çiller, ombudsmanlık için Demirel'in uygun isim olduğunu yineledi. (Ramazan SOLAK)
DYP'den sendikalara destek
DYP, devlet memurlarının ihracını kolaylaştıran kanun hükmünde kararnamenin (KHK) hükümet teklifi olarak Meclis gündemine gelmesi aşamasında, sendikalarla ortak eylemler yapacak.
Kamu-Sen Genel Başkanı Resul Akay'ın önceki gün DYP lideri Tansu Çiller'i ziyaret ederek destek istemesinin ardından DYP, sendikaların eylemlerini destekleme kararı aldı. Çiller, kanun teklifinin Meclis'e sevk edilme aşamasında memur sendikaları Kamu-Sen, Memur-Sen ve KESK'i ziyaret ederek destek sözü verecek. Sendikaların yapacağı eylemlere parti teşkilatlarının da katılması sağlanırken Meclis'te de teklifin Anayasa'ya aykırılıklarının tespiti için hukuk kökenli milletvekilleri bir çalışma yapacak. DYP, teklifin Anayasa Komisyonu'ndan aynen geçmemesi için çalışacak. DYP'li kurmaylar, KHK'nın toplumda büyük tepki gördüğünü ve toplumsal barışı bozduğunu vurguluyorlar. (Ahmet BIYIK)
Fazilet'li başkanlar Düzce'de toplandı
FP'nin Marmara Bölgesi ve Batı Karadeniz'deki belediye başkanları Düzce'de bir araya geldiler.
Aydınpınar köyündeki alabalık tesislerinde basına kapalı sürdürülen toplantıya, Marmara ve Batı Karadeniz'deki ilçelerin FP'li belediye başkanları katıldılar. Düzce Belediye Başkanı Ruhi Kurnaz, toplantının amacının, depremin ardından bölgedeki belediyelerin sorunlarının tartışılması olduğunu belirtti. Kurnaz, "Toplantıda, Yerel Yönetimler Yasası, yapı denetim şirketleriyle ilgili gelişmeler, afet katsayılarının değerlendirilmesi, SSK ve vergi borçları konuları görüşülecek." dedi. FP Genel Başkan Yardımcısı Veysel Candan ile İstanbul Büyükşehir belediye eski Başkanı Tayyip Erdoğan'ın da katıldığı toplantıda, Düzce, Cumayeri, Akyazı, Karasu, Sultanbeyli, Tuzla, Yazlık, Altındere, Darıca, Derince, Hendek ve Gölyaka belediye başkanları, Kocaeli FP İl Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu, eski Sarıyer Belediye Başkanı Yusuf Tulun ile Bolu eski milletvekili Fethi Görür de hazır bulundular. DÜZCE
ANAP liderine HADEP ziyareti
ANAP lideri ve Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz, HADEP Genel Başkanı Ahmet Turan Demir ve beraberindeki parti yöneticileriyle görüştü.
Başbakanlık Merkez Binası'nda basına kapalı olarak gerçekleşen görüşmenin ardından gazetecilere bir açıklama yapan HADEP Genel Başkanı Demir, Türkiye'nin çeşitli sorunlarını görüştüklerini belirtti.
AB'ye entegrasyon sürecinin hızlandırılması ve bu çerçevede yapılabilecek düzenlemeler konusundaki görüşlerini açıkladıklarını ifade eden Demir, "Kendisinin de bilinen görüşlerini dinledik. Bu konuda bir hayli mutabakat içerisinde olduğumuzu sevinerek hissettik." dedi. Türkiye'de demokratikleşme için olumlu bir ortam olduğunu ve bunun iyi değerlendirilmesi gerektiğini Yılmaz'a ilettiklerini belirten Demir, şöyle devam etti: "Durmuş olan şiddetin bundan sonra nüksetmeyecek şekilde ortadan kaldırılmasını, Anayasa'nın ve yasaların demokratikleştirilmesini, pek çok alanda yeniden düzenlemeler yapılması gerektiğini söyledik. Mutabık kaldığımız konularda demokratikleşme doğrultusundaki çalışmalarında katkı sağlayacağımızı belirttik."
İdam cezasının kaldırılması
Demir, bir soru üzerine idamın kaldırılmasını parti olarak hep savunduklarını, Yılmaz'ın da idam cezasından yana olmadığını bildiklerini söyledi. Demir, Yılmaz'ın bu konuda Türkiye'nin Avrupa'nın standartlarına uymak zorunda olduğunu belirttiğini de kaydetti. Demir, bir gazetecinin "Sizin ne gibi katkılarınız olacak? Neler önerdiniz?" şeklindeki sorusunu cevaplarken, Türkiye'nin demokratik atılımlarına her bakımdan büyük katkılar sağlama şanslarının bulunduğunu, partisinin Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde önemli bir taraftarı olduğunu ve bu potansiyellerini olumlu çalışmalara katabileceklerini sözlerine ekledi. ANKARA
KHK değişirse destek veririz
DYP TBMM Grup Başkan Vekili Turhan Güven, memurlarla ilgili kanun hükmünde kararnamenin yanlış, anayasa ve yasalara aykırı olduğunu belirterek, "Düzgün hale getirirlerse, tam destek veririz." dedi.
Güven, DYP Genel Merkezi'nde düzenlediği basın toplantısında, hükümetin milletin dertlerine çare bulmak yerine, ciddi konular gündeme geldiğinde sanal gündemler ortaya attığını ileri sürdü.
Cumhurbaşkanı'nın KHK'yı iade ederek, görevini yaptığını kaydeden Güven, "Bu sefer, KHK Meclis'e gelecek grup kararı alınacak diyorlar. Bu onların iç meselesi. İşin acil olduğu ifade ediliyorsa, niye Meclis'in açılması bekleniyor? Meclis'i toplayın." dedi. Güven, hükümetin gününü gün etme niyetinde olduğunu öne sürerek, gündeminde ciddi meselelerin olmadığını söyledi.
Yalı, Çiller'in evine daha yakın
Vatandaşın ve yönetenlerin gündeminin faklı olduğunu savunan DYP Grup Başkan Vekili Güven, Türkiye'nin asıl gündeminde enflasyon, işsizlik, fukaralaşma ve yolsuzluk iddialarının bulunduğunu söyledi. Güven, "Sayıştay yanıyor, araştırın." dediklerinde, sanal gündemler meydana getirilerek, Sait Halim Paşa Yalısı'nın gündeme getirildiğini ifade etti. Güven, "Eğer böyle bir tabloyu Sayın Çiller alacaksa, niye Ankara'ya getirsin? Sait Halim Paşa Yalısı ile Sayın Çiller'in İstanbul'daki yalısı arasındaki mesafe daha yakın." diye konuştu. ANKARA
|