Merhaba Yenigün geliyor
Otobüse binip sıkışmayan, pazara gidip fiyatları görünce sıkılmayan, çocuğunu sınıfları 60 kişilik bir okula yazdırırken geleceği adına kara kara düşüncelere dalmayan, hastane kuyruklarında doğduğuna doğacağına pişman olmayan ve her ayın sonunu nasıl getireceğini bir türlü kotaramayan insanların, bu halkın derdini yeterince bilemeyeceğine inanıyoruz.
Pek çok Tv kanalı sabah programlarına yaz döneminde ara verdi ya da ekip değiştirme yoluna gitti. Merhaba Yenigün de bunların arasında. Bu rekabet ortamında kendinizi başarılı buluyor musunuz?
Sanırım bu sorunuza rahatlıkla 'evet' diyebilirim. Çünkü gerçekten bizi sevindiren birtakım gelişmeler oldu. Seyircilerimiz bize ulaşarak, tatilin ne zaman biteceğini sordular. İzleyicilerin bir sabah programı için Tv kanalını arayıp yayınlanmasını talep etmeleri, bana göre bir başarı göstergesi.
Ben ve ekip arkadaşlarım, yıllardır haberciliğin içinde olan bir grubuz. 2000 yılının Ocak ayına kadar da zaruret olmadıkça ekran önüne çıkmamayı tercih ettik. Bize 'Merhaba Yenigün bundan böyle sizde' dendiğinde, hem heyecanlandık hem de biraz endişelendik doğrusu. Mesleki birikimimize olan güvenimize rağmen 2 saatlik bir canlı yayında, insanlara hem gazete okuma, hem haber vtr'lerini sunma, hem de makul yorumlarla bu süreci destekleme, yeterli ekran ve canlı yayın tecrübesi olmayan bizler için bir riskti. Ancak başta Genel Koordinatörümüz Dr. Hidayet Karaca Bey olmak üzere STV yönetiminin ekibimize verdiği destek ve temeldeki iyi niyetimiz, bizi gelecek için ümitlendirici bir noktaya getirdi. İnsanlar, Merhaba Yenigün yeni yayın dönemine hazırlık için yayından kalktığı günlerden bu yana gerek telefon gerekse faks ve elektronik posta aracılığıyla bize ulaşıp 'Ayrılık ne zaman bitiyor?' diye soruyorlar. Bu da yeni yayın dönemi için bizi onurlandırmanın ötesinde daha da iyi olmamız konusunda sorumlu ve azimli kılıyor.
Medyanın görevi değil
'Merhaba Yenigün, 4 Eylül'den itibaren yaşadığımız zorlukları yenmeye geliyor.' Bu slogan aklımıza takıldı. Bir program, zorlukları nasıl yenebilir?
Temel anlamda ve evrensel bazda yazılı, görsel ya da işitsel medyanın görevi değildir zorlukları yenmek. Ama biz ülkemizde kamuoyunun sesi olarak lanse edilen ve öyle olması gereken medya gücünün, halkın yaşamsal problemleriyle yeterince ilgilenmediği/ilgilenemediği düşüncesindeyiz.
Otobüse binip sıkışmayan, pazara gidip fiyatları görünce sıkılmayan; çocuğunu, sınıfları 60 kişilik bir okula yazdırırken geleceği adına kara kara düşüncelere dalmayan, hastane kuyruklarında doğduğuna doğacağına pişman olmayan ve her ayın sonunu nasıl getireceğini bir türlü kotaramayan insanların, bu halkın derdini yeterince bilemeyeceğine ve bilse bile dile getiremeyeceğine inanıyoruz. Popülizm yapmak gibi bir amacımız yok; ama 'Biz sizinle aynıyız ve aynı düşünceleri paylaşıyoruz.' derken STV ekranlarından Türkiye'ye insanları aldatmış olmuyoruz. İşte böylesine baskın bir sosyal dokunun dertlerini gündeme getirmekle ülkenin çoğunlukta olan; ancak sesi az değil hiç çıkmayan kitlesinin yaşadığı zorlukların aşılmasına katkıda bulunacağımızı düşünüyoruz. Onların problemlerinin çözülmesi ise bizim dertlerimize derman bulunması anlamına geliyor. İşte bu şekilde, sadece Merhaba Yenigün ekibi olarak değil, yukarıda saydığımız problemlerden birini ya da her birini yaşayan herkesle birlikte, 4 Eylül'den itibaren zorlukları yenmeye geliyoruz.
Peki programınızda neler değişti? Geçtiğimiz sezona oranla yenilik unsurları görmek mümkün olacak mı Merhaba Yenigün'de?
Yeni yayın döneminde görsel ve içerik yönünden oldukça zengin bir Merhaba Yenigün'le çıkacağız izleyicilerimizin karşısına. Ekip olarak bu yayın döneminde, Merhaba Yenigün'ü izleyenlerin lügatinden, 'sabah mahmurluğu' deyimini çıkarmaya hazırız. Elbette gazetelerden belli bölümler okuyacağız ve gündeme damgasını vuran haberleri seyircilerimize ulaştıracağız; ama bununla da yetinmek değil niyetimiz.
Merhaba Yenigün'ü bir gazete programı olarak görmedik, görmüyoruz. İzler kitleyi güne hazırlamak niyetindeyiz. Onlara hava durumu, bir önceki günün borsa ve para piyasası gibi klasik bilgileri verirken, ayrıca gün içinde yoğun bir biçimde konuşulması beklenen haberlerin de canlı yayın konukları ya da telefon bağlantıları aracılığıyla perde arkasını aralayacağız. Tabii ki sıcak gelişmeler de anında Merhaba Yenigün ekranından izler kitleye ulaşacak. Fakat programımızda izleyicilerin diğer sabah programlarında rastlayamayacakları değişik köşeler de bulunuyor; Geçmiş Zaman Olur ki, Bunlar da Oluyor, Görmezden Gelemedik, Öyle Bir Geçer Zaman ki, Tv'de Sinema, Elin Oğlu, İçten Gelen, Beriki Türkiye, Arayan Bulur ve Kıssadan Hisse gibi şimdilik sadece adını vermekle yetineceğim.
İzleyicilerimizin Merhaba Yenigün'ü seyrettiklerinde tadına varacakları hazırlıklarımız da yok değil.
www.merhabastv.com
Programınızın içeriği hayli yoğun görünüyor. Bu yoğun içeriği hazırlayacak ekip de hayli kalabalık mı?
Ekibimiz fazla kişiden oluşmuyor; ama programda çalışanların tecrübesi ve meslek bilgisi oldukça iyi. Programın metin ve bilgi anlamındaki içeriğini yapımcı arkadaşım Ahmet Torun'la birlikte biz hazırlıyoruz. Renklerden yazı karakterlerine kadar görselliği içeren her konudan, görsel editör Hakan Şahinli sorumlu. Yönetmen arkadaşımız Yusuf Kadri Şirinkan ise her sabah programın reji yönetmenliğini yapmakla yetinmeyip, gün içinde de gerek fragman gerekse cıngıl çekimlerinde görev alıyor. Tüm bu çalışmalarımızda Adil Saçan ve Ercüment Doğu adındaki iki yapım yardımcısı arkadaşımız da gün boyu koşturarak, bizlere asiste ediyorlar.
Programa dışarıdan destek veren 'no name' adlı bir de webmaster arkadaşımız var. Özellikle bu yayın döneminde üzerinde dikkatle durmaya çalışacağımız www.merhabastv.com sayfasını hazırlıyor. Bu arada yayında ve montajda emeği geçen STV personelini de sevgiyle anmak gerekiyor.
|