Simitli kongre
Türkiye İşçi Emeklileri Cemiyeti Eskişehir Şubesi'nin 16. Olağan Genel Kurulu'na katılan işçi emeklilerine simit ikramı yapıldı. Kongrede, simit ikram edilen işçi emeklileri, hükümetlerin emeklilere sahip çıkmadığını ve emeklilerin çok zor durumda olduğunu anlattı.
Emekliler, birçok arkadaşlarının yol parası olmadığı için kongreye bile gelemediğini söyledi. Torba içinde belgeler ve bir simitle kürsüye çıkan işçi emeklisi İsa Güngör'ün konuşması üyeler tarafından uzun süre alkışlandı. Tek liste halinde gidilen seçimde, Şube Başkanlığı'na Arif Duru yeniden seçildi.
Polisler üniversiteli olacak
Polis Akademisi, fakülteye, 25 polis okulu da 2 yıl eğitim veren yüksekokullara dönüşecek.Bu aşamalardan geçmeyen polis olamayacak
İçişleri Bakanlığı, Polis Yükseköğretim Kanunu'nda değişiklik öngören bir yasa tasarısı hazırlayarak, Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne sundu. Tasarı ile birlikte emniyet teşkilatına yönetici kadro yetiştiren Polis Akademisi, adı değişmemekle birlikte üniversite statüsüne dönüştürülüyor. Komiser yardımcısı unvanı ile mezun veren bölüm "Güvenlik Bilimleri Fakültesi"ne dönüştürülüyor. Bu fakülte emniyet teşkilatına yine komiser yardımcısı rütbesiyle mezun verecek; ancak trafik, asayiş, terör, narkotik gibi bünyesinde bölümler oluşturulabilecek.
Polis meslek yüksekokulu
Halen bir yıllık eğitimin ardından emniyet teşkilatına polis memuru yetiştiren 25 polis okulu ise 2 yıl eğitim veren polis meslek yüksekokullarına dönüşecek. Polis meslek yüksekokulları Polis Akademisi'ne bağlı eğitim ve öğretim verecek. Milli Eğitim Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı'nın belirlediği müfredatı uygulayan polis kolejinin statüsünde herhangi bir değişiklik olmuyor. Kolej yine Polis Akademisi bünyesinde bulunan Güvenlik Bilimleri Fakültesi'ne öğrenci yetiştirecek. Bu öğrencilerden başarılı olanlar doğrudan Güvenlik Bilimleri Fakültesi'ne devam edebilecekler.
ÖSS'yi kazanma şartı
Polis meslek yüksekokullarına ise Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi tarafından Öğrenci Seçme Sınavı'nı kazanan ve İçişleri Bakanlığı tarafından ihtiyaç duyulduğu oranda genel ve teknik lise mezunları arasında yapılacak özel yetenek sınavı ile öğrenci alınacak. Öğrenciler resmi kıyafetli ve yatılı olacaklar.
Emniyet Genel Müdür Vekili Turan Genç, Meclis'in tatilde olması nedeniyle Polis Akademisi'nin üniversiteye dönüştürülmesini öngören yasa tasarısı için hükümet nezdinde görüşmeler yaptıklarını ve bu konuda kanun hükmünde kararname çıkarılması için çalıştıklarını ifade etti.
Talihsiz Kemal vatanında
Şubat ayından beri Londra Royal Free Hastanesi'nde tedavi altında bulunan bürokrasi nedeniyle ilik naklinin zamanında yapılmaması sonucunda 30 Ağustos'ta hayata gözlerini kapayan Kıbrıslı Türk Kemal Saraçoğlu'nun cansız bedeni memleketi olan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne getirildi. Kansere yenik düşen Kemal'in cenazesi bugün toprağa verilecek.
Türkiye, Yunanistan ve Kıbrıs adasının iki yakasını ayağa kaldıran küçük kahramanlardan biri olan Kemal Saraçoğlu'nun aynı hastalıkla mücadele eden arkadaşı Kıbrıslı Rum Andreas Vasiliu ise Amerika'da tedavi görüyor.
Ortak acıyı paylaşan 7 yaşındaki Andreas Vasiliu ve 13 yaşındaki Kemal Saraçoğlu için Türkiye, Yunanistan, Kıbrıs, Amerika ve İngiltere'de yaşayan Türkler ve Rumlar kan kampanyalarına katılmışlardı. Vasiliu için uygun kan bulundu. Talihsiz Kemal için uygun kan uzun süre bulunamadı, bulunduğunda bürokrasiye takılan kan maalesef talihsiz Kemal Saraçoğlu'nu kurtarmaya yetmedi. Teoman TURAN / LEFKOŞA
Muğla'yı sigara yaktı
Muğla, 10 yılda orman yangınlarıyla 20 bin hektardan fazla ormanını kaybetti. En çok yangına sebep olan etken; söndürmeden atılan sigara.
Muğla Orman Bölge Müdürlüğü yetkililerinden alınan bilgiye göre, 1990-1999 yıllarını kapsayan 10 yıllık dönemde meydana gelen 2 bin 998 orman yangınında ilde 20 bin 645 hektar orman alanı yandı. Son 10 yıllık verilere göre, yangınların yüzde 34'lük bölümü ihmal ve dikkatsizlik, yüzde 28'i kasıt, yüzde 24'lük bölümü yıldırımdan meydana geldi. Yüzde 14'lük bölümünün nedeni tespit edilemedi.
İhmal ve dikkatsizlik
İhmal ve dikkatsizlik sonucu çıkan yangınların yüzde 42'si sigaradan, yüzde 34'ü tarla temizliği esnasında yakılan ateşin ormana sıçramasından, yüzde 18'i çoban ateşinden, yüzde 5'i piknik ateşinden, yüzde 1'i ise avcı ateşinden çıktı. Kasıt yangınlarının, 1999 yılında çıkan yangınların yüzde 80'inin kundaklama, yüzde 20'sinin ise arazi açma amacıyla çıkarıldığı belirlendi.
Her saat gözlem yapılıyor
Muğla Orman Bölge Müdürlüğü'nce, ormanları yangın tehlikesine karşı korumak için günün her saati 57 yangın gözetleme kulesinden gözlem yapılıyor. 84 haber merkezi tarafından haberleşme hizmetleri yürütülüyor. Stratejik noktalarda konuşlandırılan ve yaklaşık 2 bin 800 işçinin görev yaptığı 82 ekip, yangınlarla mücadale için günün her saati hazır halde tutuluyor.
Düğün evinde POLİS VAR
Kırıkkale Emniyet Müdürlüğü'nce düğünlerde silah atılmasının önüne geçmek amacıyla bir ay önce "Düğün evi polisi" uygulaması başlatıldı.
Uygulamada, yüzde yüz başarı sağlandığı belirtilerek, uygulamanın devam edeceği açıklandı. Kırıkkale Emniyet Müdürlüğü'nden yapılan açıklamada Kırıkkale'de düğünlerde gelenek haline dönüşen silah sıkma olaylarının önüne geçmek için 25, 26 ve 27 Ağustos tarihlerinde il genelinde yapılan düğünlerde 291'i sivil, 46'sı da resmi olmak üzere toplam 337 personelin görev yaptığı kaydedildi.
Çalışmalar sonucunda düğünde silah atan ve üzerinde kuru sıkı tabanca bulunan bir kişinin tespit edildiği bildirildi. Bir diğer düğünde de görevini yapan polise müdahale eden E.K isimli bir şahsın gözaltına alındığı ifade edildi.
Direkte ceset BULUNDU
Sakarya'nın Hendek ilçesinde, yüksek gerilim hattı direğine dikenli telle bağlanmış bir erkek cesedi bulundu.
Bir duyumu değerlendiren Hendek İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, Yenimahalle Beştepeler bölgesinde bulunan Hüseyin Levent'e ait fındık bahçesinde, yüksek gerilim hattı direğine dikenli telle bağlanmış bir erkek cesedi buldular.
Olay yerine getirilen Sakarya Elektrik Dağıtım AŞ (SEDAŞ) ekiplerince dikenli tel kesilerek ceset direkten indirildi. Üzerinden kimliğini belirleyecek herhangi bir belge çıkmayan kişinin, 40-45 yaşlarında, 1.70 boyunda olduğu, üzerinde mavi gömlek, gri pantolon ve siyah ayakkabı bulunduğu belirtildi.
Adanın ihtiyar gazetecisi
51 yıl aralıksız AP'nin İstanbul muhabirliğini yapan 91 yaşındaki Talia Dona, Büyükada'da; tanık olduğu tarihin anılarıyla emekliliğini yaşıyor.
Hayatının 51 yılını gazetecilik yaparak geçiren ve yakın tarihe bir anlamda tanıklık eden Associated Press (AP-Amerikan Haberler Ajansı) İstanbul eski muhabiri 91 yaşındaki Talia Dona, gazeteciliği özlediğini söyledi. Büyükada'daki evinde sakin bir hayat süren Dona, ev kadınıyken maddi sıkıntılar nedeniyle 1945 yılında başladığı gazetecilik mesleğini sonradan çok sevdiğini ve 4 yıl önce emekliye ayrıldığını belirtti.
Gazeteciler ve Sosyal Dayanışma Vakfı tarafından ödüle layık görülen Dona, gazetecilik mesleğine başlayışını şöyle anlattı: ''Çocuğuma bakıyordum ve ev kadınıydım. Hiçbir tecrübem yoktu. Kocam askerlik için Anadolu'ya gitti. Yalnız kaldım. İngilizce ve Fransızca biliyordum. İngiltere'den arkadaşlarımdan, AP'nin İstanbul'da çalışacak birisini aradığını, bir yazıhane açmak istediğini öğrendim. Ben bunun üzerine bir muhabirin yanında çalışmaya başladım. Babıali'de bir apartmanda yer bulduk. İzin aldıktan sonra da AP için çalışmaya başladım. Ben burada yalnız çalışmaya başladım ve 51 sene sadece AP'de çalıştım, İstanbul'da müdür de oldum.''
Eşinin gazetecilik yapmasına karşı çıktığını söyleyen Dona, mesleği yüzünden eşinden boşandığını belirtti. O dönemde zor şartlarda çalıştıklarını kaydeden Dona, ''AP haberlerini mors ile alıyorduk. Üç operatör vardı. Bu haberleri Türkçeye çevirip bir çocukla her saat başı gazetelere dağıtıyorduk.'' dedi.
'İstanbul'suz yaşayamam'
Talia Dona, AP'ye müdür olduğu sıralarda haberlerini doğrudan İngiliz gazetelerine ilettiklerini, bir süre sonra ise yapılan anlaşma sonucu Anadolu Ajansı'na haber servisine başladıklarını bildirdi.
Annesinin Türk vatandaşı, kendisinin de Rum asıllı olduğunu ve Türkiye'de doğup büyüdüğünü anlatan Dona, İstanbul'dan ayrılmayı düşünmediğini ve başka bir yerde yaşayamayacağını söyledi. Çalıştığı dönemde kadın muhabir sayısının çok olmadığını kaydeden Dona, şunları söyledi: ''Karşılaştığım en büyük zorluk erkeklerin kadın muhabirleri ciddiye almamalarıydı. Bana, 'Evine git, çocuğuna bak' diyorlardı.''
Teknolojiye ilgili miyiz?
TÜBİTAK Bilgi Teknolojileri ve Araştırma Enstitüsü (BİLTEN), Türk halkının iletişim araçlarından ne kadar ve nasıl yararlandığını araştırıyor.
TÜBİTAK BİLTEN, pazar payı gün geçtikçe büyüyen iletişim araçlarının Türkiye'deki profilini ortaya koymak üzere bir anket çalışması başlattı. Bölge temsili esasının dikkate alındığı anketin yüzde 95'i tamamlandı. Anket, TÜBİTAK görevlilerince, DİE'nin, gelir durumuna göre kentlerde belirlediği 6 bin kişi üzerinde gerçekleştiriliyor.
TÜBİTAK: Ses getirecek
Türkiye'de Bilgi Teknolojilerinin Sahipliği ve Kullanım Yaygınlığı başlığını taşıyan çalışma, eylül ayında bitirilecek ve elde edilen veriler, 3 ayrı rapora dönüştürülecek. Raporlardan genel bilgilerin yer aldığı bölümü kasım ayında kamuoyuna açıklanacak ve diğer iki raporu ise isteyen kurumlar, bedelini ödemek kaydıyla alabilecek. TÜBİTAK yetkililerinin, ''ses getirecek'' diye değerlendirdikleri ankette deneklere, sabit telefon, cep telefonu, kablolu, dijital ve şifreli Tv, bilgisayar ve internet sahipliği ile bu araçların nasıl kullanıldığına ilişkin sorular yöneltiliyor.
Cola Bakkalın eylemi
Cola satışında büyük marketlere ayrıcalıklar sağlandığını iddia eden
bakkallar, bugün Coca-Cola fabrikası önünde eylem yapacaklar.
İzmir Bakkallar ve Bayiler Odası Genel Sekreteri Nuri Üner, Coca-Cola firmasının son promosyon uygulaması ile 2,5 litrelik ambalajın bakkala geliş fiyatını 861 bin liradan 783 bin liraya düşürdüğünü, ancak aynı malın spot piyasada 660 bin liraya satıldığını bildirdi.
Üretici firmanın zaman zaman bakkallar için belli ölçülerde indirim yaptığını kaydeden Üner, ''Bizim istediğimiz, ambalajın üzerine satış fiyatı basmaları. Bunu yapmıyorlar. Firma merkezini arıyoruz, karşımıza telesekreter çıkıyor. 1 aydır sonuç alamıyoruz.'' dedi.
İzmir Gıda Çarşısı'nda büyük miktarlarda spot satışlar yapıldığını belirten Üner, şunları söyledi: ''Firma bize, (2,5 litrelik ambalajı 1 milyon 25 bin liraya satın) diyor. Biz de ambalaj üzerine etiket konulmasını istiyoruz. Çünkü aynı mal büyük marketlerde tüketiciye 700-800 bin liraya satılıyor. Fiyat farkının bakkaldan kaynaklandığı sanılıyor. Büyük marketler düşük fiyat sağlamak için vadeli olarak 3 kamyon mal alıp, birini rafta, ikisini spot piyasada peşin olarak satıyor.''
Hipermarketlere ayrıcalık
Üretici firmanın, bakkala sağladığı indirimi doğrudan gerçekleştirmediğini, ''5 koli alana 1 koli bedava'' şeklinde promosyon uyguladığını anlatan Üner, şöyle devam etti: ''Böylece bir süre sonra kampanyayı bitirip fiyatı yine eski düzeyine yükseltme fırsatını ellerinde tutuyorlar. Marketlere yüzde 7 iskonto verdiklerini söylüyorlar; ama büyük marketlere, bakkala verilmeyen 8 ayrı avantaj sağlanıyor. Büyük marketler malı 3 ay vadeli alıyor. Promosyon uygulanıyor. Raf payı, promosyon parası, yeni açılacak ünite parası gibi çeşitli isimler altında ayrıcalıklar tanınıyor. Buna karşılık, bakkalların çok ortaklı şirketi olan Bakkal AŞ'ye hipermarketlerle aynı koşullarda mal vermiyorlar. Çünkü Bakkal AŞ'nin onlar kadar yüklü mal almaya gücü yetmiyor. Hipermarketler yüklü mal alıyor, sonra da büyük bölümünü spot piyasaya gönderiyor. Vadeli aldığı malı nakite çevirip, ödeme tarihine kadar parayı kullanıyor.''
İrtica KILIF oldu
Türkiye Sağlık İşçileri Sendikası Genel Başkanı Başoğlu, İslam'a doğrudan saldırmaya cesaret edemeyenlerin bunu irtica kılıfını kullanarak yaptıklarını söyledi.
Türkiye Sağlık İşçileri Sendikası Genel Başkanı Mustafa Başoğlu, İslam'a saldırmak isteyenlerin irtica kılıfını kullandıklarını belirterek, ''İslam'ı doğrudan eleştiremeyenler bunu irtica zırhına sığınarak yapıyorlar. İslam'ı düşman sayma anlayışından vazgeçilmelidir. Hiç kimsenin Atatürk, cumhuriyet, laiklik ve ordunun arkasına sığınarak bölücülük yapmaya hakkı yoktur.'' dedi.
Suçlama var, suç yok
İrtica tartışmalarının tümünün İslamiyet ve dinî vecibelerini yerine getirenler ile imam hatip okullarına dayandırıldığına dikkat çeken Başoğlu, ''Yüce Allah'ın bütün kullarına gönderdiği son din ve ona inananların bir kısmına bazı kimseler, devlet ve millet düşmanı gözüyle bakmaktadır. Suçlama çok; ama ortada mahkeme kararıyla belirlenen suç yok. Bu bile tek başına suçlamaların temelsiz ve tutarsız olduğunu kanıtlamaktadır.'' dedi.
Özellikle Danıştay eski Başkanı Erol Çırakman'ın açıklamalarının, İslam'ı bilmeyenlerin ona düşman gözüyle baktığını gösterdiğini savunan Başoğlu, ''İmam hatip okullarında hangi derslerin okutulduğu bilgisine sahip olmayan Danıştay eski başkanı, önce öğrenip sonra konuşmalıdır.'' dedi.
'Ordu siyaset dışı olmalı'
Sendika genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hüseyin Kıvrıkoğlu'nun basında yer alan ifadelerini de değerlendiren Başoğlu, ''insan haklarının geliştirilmesi ve korunmasında yegane yönetim biçimi olarak demokrasiyi kabul eden bir insan olarak, demokrasi dışı tutum ve davranışa karşı olduğunu'' söyledi. Başoğlu, ''Silahlı kuvvetlerimizin Atatürk'ün koyduğu kurala uygun olarak her türlü siyasi tartışmanın dışında kalması kaçınılmaz bir zorunluluktur.'' şeklinde konuştu.
'Atatürk İslam düşmanı değil'
Atatürk'ü İslam düşmanı göstermenin ona en büyük haksızlık olacağını belirten Başoğlu, Atatürk'ün İslamiyet'le ilgili görüşlerini hatırlattı. Kanun hükmünde kararname tartışmalarının 'bayan eli sıkmayan kaymakama indirgendiğini belirten Başoğlu şöyle devam etti:
''İyi el sıkan veya iyi el öpen kaymakam mı isteniyor, yoksa görevi gereği gibi yapan, dürüst, çalışkan, bulunduğu çevrede toplumla bütünleşmiş, devlet malına el uzatmayan kaymakam mı? Biz ikincisini istiyoruz. El sıkmayan kaymakamları kamu hizmetinde bulundurmama isteği varsa bu, anayasada her Türk vatandaşının gerekli nitelikleri haiz olmak şartıyla kamu hizmetinde bulunabileceği hakkına tecavüzdür.'' Ankara (ZAMAN)
Yağışlı hava kapıda
Türkiye, yarından itibaren yağışlı ve serin havanın etkisine giriyor. Hava sıcaklıkları 10-15 derece azalacak.
Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü'nden yapılan ''meteorolojik ihbara'' göre, bugün de bütün bölgelerde etkisini sürdürecek sıcak hava, 5 Eylül Salı gününden itibaren yerini yağışlı ve serin havaya bırakacak.
Marmara ve Kuzey Ege'de başlayacak yağışlar, 6 Eylül Çarşamba günü Marmara'nın doğusu ve Karadeniz'de yer yer etkili olmak üzere yurdun kuzey ve iç kesimlerinde de görülecek. Hava sıcaklıkları ise yarın Marmara'dan başlayarak özellikle 6 Eylül Çarşamba günü kuzey ve batı bölgelerinde 10-15 derece azalacak. 7 Eylül Perşembe günü kuzeydoğuya hareket edecek yağışlar, 8 Eylül Cuma günü etkisini kaybedecek.
Gönüllü kuruluşların federasyon atağı
Gönüllü Arama-Kurtarma Ortak Çalışma Grubu Başkanı Atilla Ulaş, arama-kurtarma çalışmalarındaki koordinasyonsuzluğun ortadan kaldırılması için federasyon oluşturulması gerektiğini söyledi.
Türkiye genelinde faaliyet gösteren 16 arama-kurtarma derneğinin oluşturduğu ortak çalışma grubu toplantısında konuşan Ulaş, Marmara depreminde devletin nasıl tıkandığının görüldüğünü belirterek, federasyon oluşumunun gerekli olduğunu söyledi. Çalışmalarda ortak dilin önemine de değinen Ulaş, ''Türkiye'de insan profili iyi; ancak eğitim ve materyal eksikliği yaşanıyor. Bu nedenle teknik alanda ortak bir dil oluşturulması gerekli.'' dedi. Ulaş, doğal afet sırasında vatandaşların anında ulaşabileceği bir merkezin oluşturulması gerektiğini söyledi. HAMİT KAVAK / DENİZLİ (CHA)
Köylülere haciz şoku
Tarım Kredi Kooperatifi'nden alınan krediler zamanında ödenemeyince; Muş'un Şenova, Mercimekkale, Yücetepe, Kutlugün ile Dumlusu köylerindeki hayvanlara haciz konuldu.
Muş'ta kredi borcunu ödeyemeyen 600 çiftçinin hayvanlarına haciz konulduğu bildirildi. Muş merkeze bağlı Mercimekkale, Şenova, Yücetepe, Kutlugün ile Dumlusu köylerinde Tarım Kredi Kooperatifi'nden kredi alan 600 çiftçi, dört yıldır borçlarını ödeyemediği için mağdur oldu. Bölgede yaşanan kuraklık, dolu, don ve sel gibi afetlerden sonra tarlasından ürün alamayan çiftçiler, kredi borçlarını ödeyemeyince kooperatif tarafından köylerdeki hayvanlara haciz konuldu.
Mercimekkale Köyü Muhtarı Atik Güler, 54. hükümet döneminde çiftçilerin kredi borçlarının affedileceği veya faizlerin dondurulacağı gibi söylentiler üzerine çiftçilerin borçlarını askıya aldığını söyledi. Bölgede yaşanan iklim şartlarından dolayı da mağdur olan çiftçilerin borçlarını iyice ödeyemez hale geldiğini belirten Güler, şöyle devam etti: "Çiftçiler, aldıkları kredileri hayvancılık ve tarım alanında kullandılar. Ancak bütün çiftçiler borçlarını ödeyemeyecek kadar mağdur oldular. Çiftçilerimiz, hayvanlarına gelen haciz karşısında iyice mağdur oldu. Son çare olarak köylerimizi satacağız. Haciz altındaki çiftçiler köylerini terk ederek, büyük şehirlere yerleşme kararındalar."
ÖDP'lilere gözaltı
Taksim'de yapılacak bir basın açıklamasına gitmek üzere E-5 Küçükçekmece mevkiinde buluşan Özgürlük ve Dayanışma Partisi'ne mensup kişilerin oluşturduğu konvoy polis engeliyle karşılaştı.
Partililer önce, emniyet yetkilileri tarafından geri döndürülmeye çalışıldı. Konvoydakilerin kararlarında ısrar etmeleri üzerine polisle, ÖDP'liler arasında sert tartışmalar yaşandı. Polis ekipleri, gelen araçları yol kenarında beklemeye aldı. Burada uygulamaya karşı gelen beş kişi göz- altına alındı. Olay yerinde genel trafik uygulaması yapan trafik ekipleri de, eksiği bulunan araçlara 17'şer milyon lira para cezası kesti. Bekletilen araçlar, ilçelerine dağılma sözü alındıktan sonra teker teker bırakıldılar. İstanbul CHA
DGS'de 113 bin aday ter döktü
Meslek yüksekokulları ile Açık Öğretim Fakültesi'nin önlisans bölümlerinde okuyan öğrencilere "örgün öğretime geçme" şansı tanıyan Dikey Geçiş Sınavı (DGS), ÖSYM tarafından, üniversite rektörlüklerinin bulunduğu il merkezleri ile KKTC'nin başkenti Lefkoşa'da gerçekleştirildi.
Saat 09.30'da başlayan sınav, 3 saat sürdü. 113 bine yakın adayın katıldığı sınavda, adaylara yarısı sözel yarısı sayısal olmak üzere toplam 180 soru yöneltildi. Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanı Dr. Fethi Toker, kendilerine "sınavla ilgili herhangi bir olay meydana gelmediğinin" bildirildiğini ifade etti. Toker, sınav sonuçlarını 15 gün içinde açıklamayı planladıklarını söyledi. DGS sonucunda, 5 bin 74 aday lisans öğrenimine devam etmeye hak kazanacak. Devlet üniversitelerinde 3 bin 665, vakıf üniversitelerinde 799, KKTC'deki üniversitelerinde ise 610 öğrenci okuyacak.
Evren'den Vali Yüksel'e ziyaret
7. Cumhurbaşkanı Kenan Evren, bir süre önce İzmir Valiliği görevine atanan Alaaddin Yüksel'i ziyaret ederek kutladı. Evren, Ege Ordu Komutanı Orgeneral Çetin Doğan ile geldiği İzmir Valiliği'nde, Vali Yüksel ve İzmir Emniyet Müdürü Hasan Yücesan tarafından törenle karşılandı.
Tören mangasını selamlayan Evren, daha sonra beraberindekilerle Valilik makam odasına geçti. Evren, burada gazetecilere yaptığı açıklamada, Vali Alaaddin Yüksel'i eskiden beri tanıdığını ve başarılarını takip ettiğini söyledi. Yüksel'in İzmir Valiliği görevine getirilmesinin kendisini sevindirdiğini kaydeden Kenan Evren, bütün akrabalarının İzmir'de olduğunu belirtti. Evren, "İzmirlilerin bir şansı var. Buraya hep iyi valiler geliyor." dedi. Vali Alaaddin Yüksel de, Evren'in ziyaretinden duyduğu mutluluğu ifade etti. İzmir-CHA
UŞAK kuşçusu
200 kilo ağırlığındaki Uşaklı Mustafa Kahraman, kimse kendisiyle arkadaş olmak istemeyince; çareyi işyerinde 200'den fazla kuş beslemekte buldu.
Aşırı kiloları nedeniyle yakın çevresinin terk ettiği Mustafa Kahraman (38), yalnızlığını kuşlarla arkadaşlık ederek telafi ediyor. 200 kilo ağırlığında olduğu için kimsenin kendisiyle arkadaşlık etmediğini belirten Kahraman, ''Bu zamana kadar hiç kimse benimle arkadaş olmak istemedi. Onlarla arkadaş olmak ve dostluklarını kazanmak için çok uğraş verdim. Ancak bir sonuç alamadım. Bu da beni tabii ki etkiledi. Şişmanlığımı neden sorun yapıyorlar anlamadım.'' şeklinde konuştu. İşyerinde 100'e yakın güvercin, 50 muhabbet kuşu, 30 bıldırcın, 20 keklik ve 15 saka kuşu besleyen Kahraman, kuşlara gözü gibi baktığını ve her türlü üzüntüsünü, sevincini onlarla paylaştığını anlatarak, ''Ben üzüntülü olduğum zamanda, benim can dostum kuşlar o gün rahat durmazlar. Öterek beni mutlu etmek için çalışırlar.'' dedi. Kahraman, iki çocuğuyla beraber mutlu bir aile yaşantısının olduğunu sözlerine ekledi. Mustafa KUŞEN / Uşak CHA
Yusuf Türel hüznü
Geçtiğimiz perşembe günü vefat eden İlim Yayma Cemiyeti'nin kurucularından Av. Yusuf Türel'i kaybetmenin hüznü sürüyor.
Perşembe günü Hakk'ın rahmetine kavuşan Avukat Yusuf Türel, tek parti döneminden itibaren imam hatip liselerinin kurulması, ayakta kalması ve kaliteli öğrencilerin yetiştirilebilmesi için hayatını vakfetti. Türkiye'de maarif hayatına katkısıyla tanınan İlim Yayma Cemiyeti'nin ve başarılı kimsesiz talebelere burs sağlayan İlim Yayma Vakfı'nın kurucuları arasında bulunan Yusuf Türel, binlerce talebenin yetişmesine vesile oldu. Bu öğrencilerden biri de Bahçelievler Müftüsü Orhan Baykal. Merhumu 1957'de tanıdığını belirten Baykal, "Vefatına kadar hayır, hasenat işiyle uğraştı. Bütün varlığını bu yola harcadı." dedi.
Yusuf Türel'i, açılışında büyük emeği bulunan İstanbul İHL'de (Fatih İHL) okuduğu yıllardan gayet iyi hatırladığını ifade eden Baykal şöyle devam etti: "750 kapasiteli okulun yatılı kısmında okuyan 350 öğrenciden biriydim. Ekseriyeti fakir olan yatılı öğrencilerin iaşe ve ibatesi için elinden gelen gayreti gösterirdi. Hayır ehlini bu işe teşvik ederdi. Boşnak asıllıydı, sert ve inatçı bir yapısı vardı. Sıkıntılı dönemlerde geri adım atmadan mücadelesini sürdürdü."
Hayırseverler üzgün
Türel'in zengin hayırseverlerle de diyaloğu iyiydi. Eğitim hizmetlerinde en büyük destekçilerinden Topbaş ve Bodur aileleri bunlara iki örnek. Kale Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Bodur "Asırlık koca çınar." şeklinde vasıflandırdığı Avukat Yusuf Türel için şunları söyledi: "Ömrünü insanlığın hayrına, eğitime, ilmin ve kültürün değerlerine vakfetmiş dürüstlük ve adalet örneği, hayrın ve hayırseverlerin asırlık koca çınarı Avukat H. Yusuf Türel'i gerçek maşukuna kavuşmak üzere ruhani huzur içinde ebedi istirahatgâhına uğurladık. Yusuf Türel amcamız bundan sonra kalanlar arasında anıları ve hizmetleri ile örnek bir insan, milli heyecan ve duygularla dolu bir büyüğümüz olarak yaşayacaktır."
Rahmi Koç'u iftar yemeğine getirdi
ÖNDER Genel Başkan Vekili Yusuf Ziya Sula da Türel'in sosyal kişiliğine dikkat çekerek, "Türkiye'de isim yapmış siyasi ve ticari kimliği bulunan Rahmi Koç, İbrahim Bodur, Fahrettin Kerim Gökay gibi önemli şahsiyetleri okulumuzda düzenlenen iftarlara davet eder ve bizim ufkumuzu genişletirdi. " dedi.
Türel'i "Sessiz çalışan bir kahraman." şeklinde niteleyen Vakıf Gureba eski Başhekimi Asaf Ataseven, "1951'de İlim Yayma Cemiyeti'nin kurulmasını sağlayan Türel'in, bugün ilahiyat fakültelerinde görev yapan çok sayıda öğretim üyesinin yetişmesinde katkısı vardır." ifadelerini kullandı.
Cenazesi önceki gün Şişli Camii'nden kaldırılan Türel, 1910 yılında Bosna'da doğmuştu. İstanbul Hukuk Fakültesi mezunu Yusuf Türel iki çocuk babasıydı.
İSTANBUL / ZAMAN
Türel hakkında ne dediler?
Bahçelievler Müftüsü Orhan Baykal: Sıkıntılı dönemlerde geri adım atmadan mücadelesini sürdürdü.
Kale Şirketler Grubu Yönetim K. Bşk. İbrahim Bodur: Dürüstlük ve adalet örneği, hayrın ve hayırseverlerin asırlık koca çınarıydı.
ÖNDER Genel Başkan Vekili Yusuf Ziya Sula: Rahmi Koç gibi önemli şahsiyetleri okulumuzdaki iftarlara davet eder, ufkumuzu genişletirdi.
Vakıf Gureba eski Başhekimi Asaf Ataseven: İlahiyatlarda görev yapan çok sayıda öğretim üyesinin yetişmesinde katkısı vardır.
Üniversite kaçak mı?
Selçuk Üniversitesi'nin Alaeddin Keykubat Yerleşkesi'ndeki tüm binalarının "ruhsatsız" olduğu, İmar Kanunu'na göre "kaçak" olarak tanımlanan bu binaların yıkılması gerektiği iddia edildi.
Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Özkafa, Alaeddin Keykubat Yerleşkesi'ndeki binaların ruhsatsız olduğunu belirterek, belediye ile üniversite arasında, kampus alanındaki binaların ve devam eden inşaatların ruhsatlandırılması konusunda görüş ayrılığı bulunduğunu bildirdi. İmar Kanunu'na göre, kampus alanındaki bina ve inşaatları denetleme yetkisinin belediyede olduğunu kaydeden Özkafa, "Kampusteki binalar ruhsatlandırılmalıdır." dedi.
Binaların ruhsatları da oturma izinleri de yok
Merkez Selçuklu Belediyesi İmar Müdürü Hüseyin Çopur da, üniversite kampusünün belediyenin mücavir alan sınırları kapsamında bulunduğunu kaydederek, "İmar Kanunu'nun 26. maddesine göre, kapsam dahilindeki her türlü yapılaşma, izne bağlıdır." diye konuştu.
Selçuk Üniversitesi Alaeddin Keykubat Yerleşkesi'ndeki tüm binaların "ruhsatsız" olduğuna işaret eden Çopur, şöyle devam etti: "18 milyon metrekarelik kampus alanındaki binaların hiçbirinin ruhsatı yok. Ayrıca, iskan (oturma) izni de bulunmuyor. İmar Kanunu'na göre ruhsatsız binalar 'kaçak yapı' olarak işlem gördükleri için yıkılmaları gerekiyor. Ancak, biz eğitim ve öğretimi engellememek için ceza yaptırım uygulamıyoruz. Sadece, binaların mevzuat çerçevesinde ruhsatlanmasını talep ediyoruz."
Ruhsata gerek yok
Selçuk Üniversitesi Yapı İşleri Daire Başkanı Zafer Gelibolu ise, üniversitenin 1983 yılında kurulduğunu hatırlatarak, "Aradan geçen 17 yılda ruhsat konusu gündeme gelmedi. Bugüne kadar neredeydiler? Neden bu konu şimdi gündeme geliyor, neyi kaşımak istiyorlar, anlamış değilim." dedi.
Üniversite kampusündeki yapılaşmanın devam ettiğini anlatan Gelibolu, şunları söyledi: "İmar Yasası'na göre, her bina için ayrı ayrı ruhsat almamıza gerek yok. Genel yapılaşma projesi hazırladık. Proje içinde yapılaşma planını belediyeye sunduk. Kampus alanında yönetim olarak istediğimiz düzenlemeyi yapabilme yetkimiz var. "
Kömür yine cep yakacak
Eylül ayı ile birlikte vatandaşı yakacak telaşı sardı. Fakat, sezon açılışında, odunun tonu 45 milyondan; kömürün de 80 milyon liradan satışa sunuluyor.
Bu arada ilginç bir gerçek daha ortaya çıktı. Vatandaşlar artık, gerek parasızlıktan gerekse deprem korkusundan kömürü aylık paket olarak alıyor.
Geçen sene sezonu eylül ayında tonu 36 milyon liradan açan kömürün, mart ayında fiyatı 80 milyon lira olmuştu. Yani kömür, yaklaşık yüzde 120'lik bir artışla sezonu kapatmıştı. Eğer beklenilen zam önümüzdeki günlerde gerçekleşirse, bu yıl da odunun ton fiyatı 50-60, kömürün de 100-120 milyona çıkacak.
İstanbul'da 4 kişilik bir ailenin sadece odun yakması durumunda 4-6 ton odun alması gerekiyor. Sadece kömür kullanılması durumunda ise, 3-4 ton kömür yakıyor. Fiyatları odun için 50, kömür için 100 milyon lira olarak kabul ettiğinizde bu ailenin yakacak masrafı odun ve kömüre göre; 300- 500 milyon lira arasında değişiyor.
Vatandaş paket paket alıyor
Öz Şamdanlı Ticaret sahibi Halay Şamdanlı, artık vatandaşın pahalılık ve deprem korkusu yüzünden kömürü paket paket aldığını söyledi. Şamdanlı, depremden sonra toplu alımların yüzde 70 oranında azaldığını belirterek, "Vatandaş artık aylık 3-5 paket kömür ihtiyacını alıyor. Bunda deprem korkusu da etkili oldu." dedi. Ağacın sunta olarak Körfez'e gittiğini, bu yüzden köylerde odun bulmakta zorlandıklarını belirten Şamdanlı, kömürün de ithal olduğu için dolara endeksli olduğunu ifade etti. Aker Ticaret Sefaköy ana depo sorumlusu Dursun Kolbaş da, fiyatların talebe göre arttığını kaydederek, pazarın canlanmasıyla kasım ayından itibaren fiyatlarda yüzde 50-60 artış olacağını dile getirdi.
RAMAZAN SOLAK / İSTANBUL
|