Bir anı, bir şampiyon...
Tüm dünyada heyecan kasırgasına sebebiyet veren olimpiyat oyunları şu günlerde tüm hızı ile devam etmekte. Açılışından bu yana Halil Mutlu ile yakaladığımız mutluluğun ardından Çeçen asıllı sporcumuz Hüseyin Özkan’ın Türk judo tarihinde tek olimpiyat altın madalyasını kazanması çok büyük bir başarı olarak tarihteki yerini almış bulunmakta.
Kazandığımız madalyalara baktığımızda aklıma gelen tek şey: “Ne varsa minder ve ringde var. Evet güreş, halter, judo, tekvando ve diğer bazı sporların yapıldığı ringler bizim madalya arayacağımız yerler. Diğer branşlarda ne zaman kazandık ki şimdi kazanalım. Biz şimdi yukarıdaki başlığımıza dönelim. Spor tarihimizde ilk madalya 1936 yılında rahmetli Mersinli Ahmet Kireççi tarafından Berlin Olimpiyatları’nda kazanıldı. Merhum Kireççi bir ağır sıklet. Son madalyamızı ise 1996 Atlanta Olimpiyatları’nda Mahmut Demir kazandı. Aynı şekilde Demir de bir ağır sıklet. Mahmut Demir’in altın madalyaya uzanmasına 45 dakika kala Mahmut’un yapmış olduklarına bir göz atalım. Yanımda Prof. Emin Ergen vardı. Emin Hoca’ya bakarak ‘hocam’ dedim. Mahmut’un şu ısınma tekniğine ve Beyaz Rus Alexi Medvedev’in yüz ifadesine bir bakın bu maçı Mahmut mindere çıkmadan kazanacak, hatta şimdiden adamın işini bitirdi. Emin hocam da olayı bir hayli dikkatli gözlerle analiz etti. Mahmut takla atıyor, Rus da, Mahmut partnerle idman yapıyor, o da, Mahmut 7–8 tane sprint yaptı, Rus da aynısını yapıyor. İnanılacak şey değil. Biz bir eğitimci olarak olayı çıplak gözle gözlemlerken büyük şampiyon Mahmut Demir kazanma hırsının verdiği müthiş arzu ve istekle ısınırken âdeta minderi titretir derecesinde ısınırken, rakibi Medvedev ise ikide bir yutkunmakta ve kanı donmuş şekilde Mahmut’u izlemekte. Sözü uzatmadan neticeye varacak olursak nitekim yapılan anons sonucunda ağır sıklet olimpiyat şampiyonluğu müsabakası başlıyor ve Mahmut tereyağından kıl çeker gibi maçı 3–0 kazanarak 1966 yılından sonra ilk altın madalyamızı büyük milletimize armağan etti. Müsabakanın genel gidişatına baktığımızda eğer Mahmut istese idi çok daha farklı kazanabilirdi. Evet çok akıllı ve 25 yıllık mesleki hayatımda taktik geliştirme ve ince detayına kadar planlama yapan sporcular arasında Mahmut Demir’i gördüm. Müsabaka yapmış olduğu ağır sıkletlere göre hem kilo hem de boy olarak daha küçük kalmasına rağmen, hırsı, bir 52 kg kadar sürati ve inanılmaz mücadele gücü ile büyük başarılara imza attı. Son söz olarak:
Halter ile başlayan judo ile devam eden madalya umudumuzu, devam eden boksta ve Eylül 24’te başlayacak grekoromen ve 28’de başlayacak olan serbest güreşimizle devam ettirmek ve altınlara uzanmak en büyük dileğimiz. Şimdi büyük şampiyon Mahmut minderde yok yerine varisleri Zekeriya ve genç Aydın var. İkisinden birisi mindere çıkacak. Benim inancım grekoromende; 63, 76, 85, 97 ve serbestte ise 58, 69, 76, 130 kiloda madalyaya çok yakın hatta altın ve altın madalyalar kazanabilecek durumda olmamız yönünde. O zaman Hak’tan hayırlısı.
a.tarhan@zaman.com.tr
Yazarımızın en son yazıları
17/
07/
2000...
Grekoda 4 yılımız
22/
07/
2000...
Fransızca sorumuz yok
24/
07/
2000...
Himmete endaze!
03/
08/
2000...
Avrupa'da ikinciyiz
06/
08/
2000...
Yüzyılda Türk güreşi
20/
08/
2000...
Başkanlık seçimleri (1)
01/
09/
2000...
Başkanlık seçimleri (2)
02/
09/
2000...
Sydney'e giderken
06/
09/
2000...
Serbest güreşimiz
08/
09/
2000...
Grekoromende Sydney öncesi
|