Efendimiz'in tarifleri içinde Kur'an (2)
O'nun hakemliği ile –inşaallah– bir gün dünyada bütün ahlakî ve sosyal problemlerin aşılacağına inanıyorum. Elverir ki, Kur'an'ı hazmetmiş olanlar, ona sahip çıksın ve ruhuna sadık kalarak asrın idrakine göre onu bir kere daha seslendirsinler. Aslında gelecek adına bunun yapılması zaruridir. İnşaallah, büyük ilim adamları ve düşünürleri, ululazmâne bir gayretle, Kur'an–ı Kerim'in bu mevzudaki muhtevasını bir kere daha gün yüzüne çıkarır ve onun geçmiş gelecek haberlerinin doğruluğu yanında, hakemliğinin ne kadar isabetli olduğu hususunu bir kere daha ispat ederler.
2. MADDE: ''VE HABERU MA BA'DEKUM: O'NDA, SİZDEN SONRAKİLERİN DE HABERİ VARDIR.''
Kur'an–ı Kerim, nüzulünden itibaren kıyamete kadar cereyan edecek olan pek çok hadiseye de işaret eder. Şimdi onun bu konuyla alakalı birkaç işaretini arz etmeye çalışalım: Tarihi devr–i daimler hakkında Kur'an–ı Kerim, Maide 54. ayetinde mefhum olarak şöyle ferman eder: ''Eğer dinden ellerinizi gevşetir, geriye durursanız Allah yepyeni bir kavim getirir, (Onlar birinci saftaki insanlar saffetindedirler.) Onlar, Allah'ı severler, Allah da onları sever, Allah yolunda cihad eder, kınayanın kınamasına aldırış etmezler.''
His Dünyası - Dâussıla
Dinliyorum ruhumu gurbetten usanmışım,
Bunca ''dâussıla''ya dayanırım sanmıştım..
Her yeri vatan saymada meğer aldanmışım,
Herkesle hemdem olacağıma inanmıştım...
Millî ikbâlimize koşarken nefes nefes,
Ülkemde yaşayıp orada ölmek hayalimdi;
Bir gam melodisi bu yerde duyduğum her ses,
Yutkunuyorum belirsiz duygularla şimdi.
Ölçü ve Yoldaki Işıklar - İç dünyası
Ruhlarımıza giren ve orada kök salan her düşünce, er–geç meyvesini verir. Bu meyve, ''Tubâ–i Cennet'' meyvesi de olabilir, Cehennem zakkumu da... Dimağında; iyinin, güzelin, afvın, müsâmahanın nüveleri bulunan bir insanın gönlü hep Cennet bahçelerini andırır. Ve böyle birinin, birdenbire hırsızlık yapıp yol kesmesi, zina edip adam öldürmesi, içki içip uyuşturucu kullanması, herkesi hor görüp her şeyi tenkit etmesi düşünülemez. Bütün bu uygunsuz davranışlar için, daha önceden bir kısım fena fikir ve fena planların bulunması şarttır. Dimağı, fena ve yaramaz düşüncelerle dolu olan insanın yaptığı şeyler ise, tamamen onun iç dünyasının akislerinden ibâret olacaktır. Bunun içindir ki, her fert, kendi iç dünyasıyla düzen ve istikamete kavuşmadıktan sonra, dış durumu itibâriyle katiyyen güzel olamaz, güzel görünemez; olsa, görünse bile, uzun zaman öyle kalamaz.
|