GÜNCEL ANA SAYFAYA DÖNÜŞ

27/09/2000

Dünyada Zaman

Türkiye

Arşiv-Arama

Özel Dosyalar

Ana Sayfa

Haberler

Ekonomi

Dış Haberler

Politika

Kültür Sanat

Spor

Yazarlar

Haber İndeksi

Bölge Haberleri

Diziler

Televizyon

Hodri Meydan

Poli-Diyalog

Millet Kürsüsü

Tüketici Masası

Röportaj

Fikir Platformu

Basın Harmanı

Bilişim

Eğitim

Toplum

Akademi

Yaşam

Sağlık

Ulaşım

Otomobil

Medya Analiz

Açık Şemsiye

İnsan Kaynakları

Reklam

İletişim / Künye

 


POLİTİKA 


Baykal 'İkra' ile döndü

CHP eski Genel Başkanı Deniz Baykal, 30 Eylül’de yapılacak kurultayda genel başkanlığa aday olduğunu açıkladı. Bu açıklama için İstanbul’u tercih eden Baykal’ın konuşmasında mahafazakar söylemler dikkat çekti.

Baykal, “Siyasetin aracı sözdür. Kutsal kitap ‘ikra’ ile başlıyor. ‘Oku’ diyor, ‘Söyle’ diyor. Biz de söylüyoruz, neyi söylüyoruz? ‘Değişim’ diyoruz. Bu bir başlangıçtır.” dedi.

Baykal, dönüşünü CHP İl Merkezi'nde gazeteciler haricinde hiçbir partilinin alınmadığı bir salonda açıkladı. Baykal'ın ilk mesajı ''Bundan sonra seçim istemek yok, seçime katılmak var. Hükümet düşürmek yok, hükümet kurmak var. Asık suratlı olmak yok, güleryüzlü durmak var. Bu bir özelleştiridir.”oldu.

Kutsal kitap 'İkra' diyor

'Bireylerin kimliğinin temel parçası' olarak nitelediği dini inanç ve ibadet özgürlüğünü savunan Baykal, 'siyasetteki değişimin nasıl sağlanacığıyla' ilgili bir soruyu dini terimler kullanarak cevapladı. Baykal şunları söyledi: “Değişim ihtiyacını vurgulayarak bu değişim sağlanacak. Yani şimdi biz bir şey yapıyoruz, onun da anlamı ve önemi var. Siyasetin aracı söylemdir, sözdür. Kutsal kitap neyle başlıyor, ‘ikra’ diyor. ‘Konuş’ diyor, ‘Oku’ diyor, ‘Söyle’ diyor. Biz de söylüyoruz, neyi söylüyoruz? ‘Değişim’ diye söylüyoruz. Bu bir başlangıçtır. Bu söylemle birbirimizi inandıracağız, birbirimize güç katacağız ve bu düşüncemizin haklılığını topluma kabul ettireceğiz ve gereğini yerine getireceğiz.”

İnanca, ibadete saygılı olacağız

Muhafazakâr terimleri ilk defa kullanmasının yeni anlayışının ürünü olup olmadığı sorusuna ise Baykal şu karşılığı verdi: “Yoo, bunların hepsi doğal ve benim günlük yaşamamın birer parçasıdır. Ben sosyal demokrasinin temelinde düşünce, inanç, ibadet özgürlüğünün yattığından hiçbir zaman bir kuşku duymadım. İnsana değer veren, özgürlüğüne saygı gösteren bir siyasetin insanın kimliğinin çok temel bir parçası olan inanç, dini inanç, siyasi inanç, ifade özgürlüğü, ibadet ve kendi kimliğini geliştirme hakkını ona tanımaması; onun bilinçli bir sosyal demokrat olmadığını gösterir. Gerçek sosyal demokratlar bu konuda çok duyarlıdırlar. İnançların siyasette sömürülmesine ödünsüz karşıyız. Bu dengeyi sosyal demokrasi kurmalıdır.'' Konuşması sırasında değiştiğini açıkça vurgulayan Baykal, “Değişmek yaşayan her canlı için kaçınılmazdır.” diyerek sözlerini tamamladı. (İbrahim BALTA / İstanbul ZAMAN)




Ankara'daki gizli el

CHP eski Genel Başkanı Deniz Baykal, siyasi bir makama yeniden talip olurken kendisini yakından tanımayanlar için sürpriz karşılanabilecek iki önemli çıkışta bulundu. Baykal, hem “merkez” yerine “çevre”yi tercih etti, hem de “İslami” vurgularla dikkat çekti.

Baykal'ın Ankara isyanı

Baykal, adaylık açıklamasını “devletin merkezi” ve “siyasetin kalbi” Ankara yerine “Türkiye’nin kalbi” İstanbul’da yaptı. “Soğuk”, “bürokratik” bir kent yerine daha canlı bir başka kenti seçti. Baykal, dün “Gizli bir el Ankara’da siyasi partileri birbirine benzetiyor.” sözleriyle de hem başkent ile Türkiye arasındaki kopukluğa, hem de siyasete yapılan müdahalelere itiraz etti. Baykal, kendi deyimiyle “15 aylık çile çekme” döneminde halkın sesini dinledi.

Baykal'da din vurgusu

Kamuoyunun karşısına ilk çıkışında da Baykal, “İslami” vurgularıyla kiminin takdirini kazandı, kimilerini ise kızdırdı. CHP içerisinde tartışılması beklenen sözlerinde Baykal, “İslam’ın bir buyruğu vardır: Emaneti ehil olana ver. Ehil olmak yaşla ilgilidir.” dedi. Türk solunda “yenileşme” ve “değişim”i savunan Baykal, CHP’nin 1992’de yeniden açıldığı kurultayda da, 1995, 1998 olağanüstü kurultaylarında da “dindar” kesimlerce olumlu karşılanan mesajlar vermişti.

Başörtülü ile diskodaki genç

Sekiz yıl önce “Başörtülü ile diskodaki genci barıştıracağız” diyen Baykal, Bosna–Hersek savaşı sürerken buraya yaptığı ziyarette Sırpların tecavüzüne uğrayan kadınlara da kendi deyimiyle “temizlik ve saflığın simgesi” başörtüsü hediye etmişti. Baykal’ın özel yaşamında dini değerlerle barışık olduğu, Ramazan ayı boyunca oruç tuttuğu; ancak bunu hiçbir biçimde gösteriş vesilesi yapmadığı da biliniyor.

Baykal, sosyal demokratların inanç ve ibadet özgürlüğünden yana olduğunu, inançların ise siyasette sömürülmemesi gerektiğini uzun yıllardır söylüyor. Batman ve Siirt’e yapılan bir ziyarette de “devletin, milletin inancından elini çekmesi gerektiğini” söylemiş, “Bunun arkasında duracak mısınız?” diye soranlara da, “Bunlar bizim temel politikalarımızdan. Biz bunları bir kerelik için söylemedik.” demişti.

Baykal’ın “inanç özgürlüğü” ve “halktan yana” iddialarını bugüne kadar niye hayata geçiremediği de bir anlamda, “gizli el”in içinde bir itiraf olarak duruyor.




Beni Öymen davet etti

"Altan Öymen bir yanlış yaptığı için mi, istifa etmiş bir genel başkan olarak adaylığınızı açıkladınız?" sorusuna Baykal'ın cevabı, ''Beni adaylığa Öymen davet etti.'' oldu.

Öymen'in CHP'nin başarısı için çalıştığını vurgulayan Baykal, şunları kaydetti: ''Bizi aday olmaya Öymen çağırmıştır. Ben kendi kararımla istifa ettim. Bir buçuk yıldır siyaset yapmıyorum. Parti yönetiminde değilim. Şimdi demokratik bir hakkı kullanarak, 15 gün önce açıklanan kurultayımızda (Adayım) diye çıkıyorum."

Dönüş mesajları

Siyasetin aracı sözdür. Kutsal kitap 'İkra' ile başlıyor. 'Oku' diyor, 'Söyle' diyor. Biz de 'değişim' diyoruz.

Seçim istemek yok, seçime katılmak var. Hükümet düşürmek yok, hükümet kurmak var.

Ben sosyal demokrasinin temelinde düşünce, inanç, ibadet özgürlüğünün yattığından hiçbir zaman kuşku duymadım.

İnsanlara dini inanç, siyasi inanç, ifade özgürlüğü, ibadet ve kendi kimliğini geliştirme hakkı tanınmalıdır. Bu sosyal demokrat olmanın gereğidir.

Gerçek sosyal demokratlar insanın kimliğine, inancına mutlak saygı içindedirler. Bizim karşı olduğumuz, inançların siyasette sömürülmesidir.

Değişmek yaşayan her canlı için kaçınılmazdır.




Siyasette ilke sözü verdi

Baykal, şunları hayata geçirme sözü verdi: “Siyaseti yöresel, etnik ya da inanç kimlikleri temelinde değil, ilke, amaç ve bilinç düzeyinde yapacağız.

Siyasetimizin temelinin insan olduğunu, insanların etnik kökü, dini, inancı, mezhebi, serveti, eğitimi, mevkii, makamı ne olursa olsun, herkesin eşit ve aynı derecede saygıdeğer olduğunu asla unutmayacağız.”




Çiller, Salı Pazarı'nı gezdi

DYP Genel Başkanı Tansu Çiller, “Bu hükümet bu meseleyi halledemeyecek. Sandığı milletin önüne koysunlar. Sandıkta bu işin hesabı sorulacak.” dedi.

İstanbul’da dün, Şehremini Salı Pazarı’nı gezen Çiller, seçim isteğini tekrarladı. Halkın kendisine ‘süpürgeyi eline al’ çağrısında bulunduğunu ifade eden Çiller, “Hükümetin alternatifi yok, diyenler, şu pazara gelip milletin halini görsün. Sizlere sabır diliyorum.” şeklinde konuştu.

Tencereli karşılama

İstikrar paketi diye diye halkın ezildiğini kaydeden Tansu Çiller, şunları kaydetti: “Fakirlikte fukaralıkta istikrar olmaz. Ülkede yokluk ve kıtlık var. Esnaf, çiftçi, KOBİ’ler, ihracatçı katledildi. İktidara geldiğimizde hedefimiz ortadirek ve dargelirli.” Pazar esnafı Çiller’e bir file soğan, kara lahana ve muz hediye etti. Bir pazarcı da Çiller’e çiçek takdim etti. Vatandaşlar, DYP lideri Çiller’i, pazar girişinde tencere çalarak karşıladı. Tansu Çiller’e, özellikle kadınların büyük ilgi gösterdiği dikkat çekti. (Birol AYDIN / İstanbul ZAMAN)




İnsanlar hayatından bezdi

ANAP lideri Yılmaz, insanların devletin yapısı ve işleyişinin düzeltilmesi, demokrasi ve özgürlükler alanında bazı yeni açılımlar sağlanmasını beklediklerini söyledi.

ANAP lideri ve Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz, demokrasi ve özgürlüklere ilişkin sıkıntıların sorunları daha da ağırlaştırdığını belirterek, “Hemen her konuda görünen tıkanıklık insanımızı, hayatından bezdirme noktasına getirmiştir.” dedi.

Yılmaz, dün, karayolu ile geldiği Aksaray’daki programının ilk bölümünde, Aksaray Hükümet Konağı’nın temel atma törenine katıldı.

Törende bir konuşma yapan ANAP lideri Yılmaz, Türk insanının devletin yapısı ve işleyişinin düzeltilmesi, demokrasi ve özgürlükler alanında yeni açılımlar sağlanması konusunda genel bir beklenti içinde bulunduğunu vurguladı.

Somut adımlar atılmalı

Vatandaşların hayatını kolaylaştırmak için yapılacak çalışmaların aynı zamanda Avrupa Birliği’ne uyum çalışmalarıyla da bire bir çakışacağını anlatan Yılmaz, şöyle konuştu: “İnsanlarımız Meclis’ten ve hükümetten bu konuda somut adımlar atılmasını istemektedir. Ama sorunlar sadece demokrasi ve özgürlüklere ilişkin yapılması gerekenlerden ibaret değildir. Vatandaşımızın doğrudan günlük hayatını etkileyen birçok alanda da önemli sorunları vardır.”

Elektrik üretimi ve doğalgaz nakli konusunda yaşanan sorunların Türkiye’yi tarihinin en ciddi enerji krizlerinden birine sürüklemekte olduğuna dikkat çeken Yılmaz, kuraklıktan, doğal afetlerden etkilenen çiftçilerin çaresizlik içerisinde, kendilerine devletin yardım elinin uzanmasını beklediklerini kaydetti.

Belediyeler hizmet üretemiyor

Belediyelerin kaynak yetersizliği ve yetki sınırlaması nedeniyle hizmet üretemez hale geldiğine de değinen ANAP lideri Yılmaz, birçok belediyenin vatandaşa hizmet götürmek bir yana, personelinin ücretini ödeyemeyecek durumda olduğunu söyledi. Üretmek ve yeni istihdam alanları oluşturmak isteyen müteşebbislerin önündeki en büyük engelin bürokrasi olduğuna işaret eden Yılmaz, ülkenin gerçek gündeminin de, bu sorunlar olduğunu belirttti. Aksaray ZAMAN (Ömer ŞAHİN / Ankara ZAMAN)




İş hayatında ne değişecek?

ANAP lideri Yılmaz’ın, AB kriterleri de gözönünde bulundurularak, TBMM gündemine getirilecek şekilde hazırlık yaptırdığı çalışmayla iş hayatında şu yenilikler yaşanacak:

Kamu çalışanları işçi-memur diye ayrılmayacak. Bütün çalışanlar 1475 Sayılı İş Kanunu’na tabi olacak.

Sadece kamu otoritesini kullananlar devlet memuru olacak. Bu sayının 150 binle sınırlanacağı hesaplandı.

Kamu çalışanları sendika hakkına kavuşacak.

657 Sayılı Devlet Memurları Yasası lağvedilecek.ILO standardına göre memur kapsamına girecek olanlar için özel yasa çıkarılacak.

Devlet memurlarında özel sektör kriterleri geçecek. Verimlilik ve disiplin esas olacak.

Tembel, görevini yapmayan memurların iş akitleri feshedilecek.

Devlet memurlarının özel hayatına karışılmayacak.




Yılmaz konser dinledi

ANAP lideri Yılmaz'ın konuşmasından önce sanatçı Orhan Hakalmaz bir konser verdi.

Başbakan Yardımcısı Yılmaz'a, Aksaray gezisinde TBMM Başkan Vekili Nejat Arseven, Devlet bakanları Yüksel Yalova, Mehmet Keçeciler, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Yaşar Okuyan eşlik etti. Yılmaz, önceki gün de partisinin başkanlık divanını toplamıştı.




Ufukta seçim görmüyorum

Erken seçim iddialarını yalanlayan Başbakan Ecevit, 'FP'nin kapatılma ihtimali yüzde sıfır' şeklinde bir açıklamasının da bulunmadığını vurguladı.

Başbakan Bülent Ecevit, FP davasında sona yaklaşılmasıyla birlikte artış gösteren erken seçim iddialarını yalanladı. Başbakanlık'tan ayrılırken gazetecilerin sorularını cevaplayan Ecevit, "Ben ufukta erken seçim görmüyorum." dedi.

Başbakan Bülent Ecevit, sabah saatlerinde yaptığı yazılı açıklamada ise, FP Genel Başkanı Recai Kutan'a cevap verdi. Kutan'ın, "Sayın Ecevit bana FP'nin kapatılma ihtimalinin yüzde sıfır olduğunu söyledi." açıklamasını hatırlatan Ecevit, FP'nin kapatılmayacağı yönünde bir kehanette bulunmadığını bildirdi.

Ecevit, şunları kaydetti: “Ben öyle bir kehanette bulunmadım. Ancak, FP'nin kapatılmamasını temenni etmiş olabilirim. Çok sınırlı durumlar dışında partilerin kapatılmasına ilke olarak karşıyım. Partinin değil, suçu işleyenlerin cezalandırılması daha doğru olur düşüncesindeyim. Kaldı ki kapatılan partilerin yerine yenileri kuruluyor. TBMM'de bu konuda bir görüş birliği sağlanabileceğini umarım.” Ankara ZAMAN




Akbulut: 312 netleşmeli

TBMM Başkanı Yıldırım Akbulut, 312. maddenin tamamen kaldırılmasının mümkün olmadığını; ancak içeriğinin yeniden tanımlanması gerektiğini söyledi.

Akbulut, İzmit'in Alikahya beldesinde milletvekillerinin bağışları ile yaptırılan TBMM İlköğretim Okulu'nun açılışını yapmak üzere geldiği Kocaeli'nde, gazetecilerin sorularını cevapladı. Akbulut, 312. maddenin değiştirilmesi önerileriyle ilgili şunları söyledi: “Değişiklik gerektiğine inanıyorum. Kanunda tarif edilen şeyler suçtur. Öneriler, tarif edilen suçların içeriğine ilişkindir. Uygulamada, hakim ve savcıların yorumu önemlidir. Dile getirilen hususlar yakın bir tehlike oluşturursa suçtur. O nedenle, bu maddenin net bir tarife ve kalıba ihtiyacı var."

Yeniden aday olabilirim

Meclis Başkanlığı'na yeniden aday olup olmayacağı da sorulan Akbulut, "Gerekmesi halinde aday olabilirim." dedi. Akbulut, FP Genel Başkanı Recai Kutan'ın, "Parti kapatılırsa sine–i millete döneriz." açıklaması ve ANAP Genel Başkan Yardımcısı Ahad Andican'ın "imam hatip liselerinin meslek liseleri gibi düşünülüp, türbanın da serbest bırakılması" önerisi hakkında yorum yapmaktan kaçındı. Fikri KAYA-İzmit ZAMAN




Kutan bugün NATO'da

FP Genel Başkanı Recai Kutan, bugün, NATO Genel Sekreteri George Robertson ile görüşecek.

Görüşmeye ilişkin çeşitli yorumları değerlendiren NATO üst düzey kaynakları, diğer ülkelerden de politikacıların, devlet adamlarının ve parti başkanlarının genel sekreter ile görüşmeye geldiğini, Türkiye’den çok sık ziyaretçi gelmemesinin doğal olmadığını ifade ettiler.

Türk parlamenterlerin, ittifakı ilgilendiren gelişmeler hakkında 'birinci elden' bilgilendirilmelerinin yararına değinen kaynaklar, Robertson'ın, Türkiye ziyareti sırasında TBMM'ye giderek bazı milletvekilleriyle verimli görüşmeler yaptığını hatırlattılar. NATO kaynakları, 'gündemi Türkiye–NATO ilişkileri ve güvenlik boyutu çerçevesinde kaldığı sürece', Kutan–Robertson görüşmesinin de yararlı olacağına inandıklarını belirttiler. Brüksel



| Ana Sayfa | Haberler| Ekonomi | Dış Haberler | Politika | Kültür Sanat | Spor | Yazarlar | Haber İndeksi | Hodri Meydan |

Copyright © 1995-2000 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21  34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:
+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: zaman@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.