GÜNCEL ANA SAYFAYA DÖNÜŞ

02/10/2000

Dünyada Zaman

Türkiye

Arşiv-Arama

Özel Dosyalar

Ana Sayfa

Haberler

Ekonomi

Dış Haberler

Politika

Kültür Sanat

Spor

Yazarlar

Haber İndeksi

Bölge Haberleri

Diziler

Televizyon

Hodri Meydan

Poli-Diyalog

Millet Kürsüsü

Tüketici Masası

Röportaj

Fikir Platformu

Basın Harmanı

Bilişim

Eğitim

Toplum

Akademi

Yaşam

Sağlık

Ulaşım

Otomobil

Medya Analiz

Açık Şemsiye

İnsan Kaynakları

Reklam

İletişim / Künye

 


 


Yahyalar Yahyalar

Yeğen'e bazı yörelerde 'yiğen' derler. Hatta söyleyiş iyice bozulursa 'yiyen' olur. Tıpkı 'Yiyen Demirel' gibi. Yeğen Demirel'in asker ocağında bıçaklanması, amca Demirel'i müthiş öfkelendirmişti. Ancak, bıçak sadece yeğen Demirel'in bacağını delmekle kalmadı, hortumu da patlattı. Maharet sadece bıçakta değil elbette. Çankaya'nın da müthiş bir etkisi var. İnandığı doğruları, en büyük güçlere karşı savunan Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'i de unutmamak lazım. Sezer, Çankaya'da olmasaydı eğer, Yahya Demirel de yine elini kolunu sallaya sallaya gezmeye, hatta hortumlamaya devam ederdi. Bundan hiç şüpheniz olmasın. Ancak, Sezer bütün oyunları bozdu.

Medyanın da, Yahya Demirel'e yüklenmesini nasıl değerlendirmek gerekiyor acaba? Demirel'in gücünü kaybetmesi, medyanın rant arayışını başka yerlere doğru kaydırması etken olabilir mi?

Egebank'ın içi çuvallarla boşaltılırken, güvenlik kameraları da olanları kaydediyormuş. Belki de bilerek böyle davranmışlardır. Yaptıkları soygunu bir de dizi film yapıp satar ve bundan da para kazanırlar.




Aman dikkat!

İstanbul'dan Samir Ağayev bir anısını paylaşmış bizimle. Samir Ağayev ülkemizdeki misafir öğrencilerden birisi. Yaşadığı bize ilginç geldi. Size aktaralım istedik. Bakalım beğenecek misiniz?

“8 yıla yakındır ücretsiz paso kullanıyorum. Sabah okula giderken artık adeta içgüdü haline gelmiş bir vaziyette cüzdanımın paso olan kısmını seri bir şekilde göstererek otobüsün arkasına ilerledim. Ücretsiz paso olunca otobüs beklemek işime gelmez.

Uygun bir durakta inip ikinci otobüsü bekledim. Buna da yine aynı şekilde bindim. Cüzdanı kapatırken gayri ihtiyari cüzdana bakınca 23 yıldır bana yol gösteren bu iki gözüme inanmak istemiyordum. Evet cüzdan boşdu. Paso–maso diye bir şey yoktu orda.

Hiç alışkanlığım olmadığı halde pasoyu cüzdanımdan çıkarmış ve yerine koymayı unutmuştum. Üstelik boş cüzdanla iki otobüs değiştirme cesareti göstermiştim.

Okuldan geriye nasıl mı döndüm? İnanmazsınız o da ücretsiz...” Ağayev'inki belki hoş bir anı olmuş; ama siz siz olun sakın otobüs şoförlerini kandırmaya çalışmayın; yoksa yaşayacaklarınız nahoş bir anı haline dönüşebilir.




İhanet

Bekir Coşkun, okunaklı ve dokunaklı yazılarıyla tanınır. Bakmayın siz onun bazı yazılarındaki acımasızlığa. Halden ve dilden gayet iyi anlar. Her pazar köpeği Pako’ya mektup yazar. Dilsiz hayvanlara tercüman olmaya çalışır.

Bu hafta da öyle yapmış. Yazlıklarda sahipsiz bırakılan köpeklerin çaresizliğini anlatıyor: “Yurtdışında çocukların odalarında yaşayan hayvanları merakla izlediğimi gören bir Fransız bana ‘Kalem, káğıt gibi hayvanlar da eğitim aracıdır... Bunlarla çocuklara sevgiyi, sorumluluğu, sadakati öğretiyoruz...’ demişti...

Bizim görgüsüzler ise işte böyle çocuklara ihaneti öğretiyorlar...

Sorumsuzluğu, acımasızlığı...”

Bazıları, ‘Hayvanları sevmeyen insanları da sevmez.’ der. Belki de o yüzden gazetelerde boy boy ihanet hikayeleri okuruz. O yüzden birbirimize karşı acımasız davranırız.

Ama çözemediğimiz bir nokta daha var: Geçenlerde köpek kavgası yüzünden 4 kişi birbirini öldürdü. Acaba onlar köpekleri sevdikleri için mi kavga ettiler? Yoksa köpeklerin dalaşı bahane miydi?




Pişmaniye

Bayındırlık Bakanı Koray Aydın, cumhurbaşkanlığı seçiminde Ahmet Necdet Sezer’e oy verdiği için pişmanmış. Vatandaşlar arasında meşhur olan şu sözü söylemiş: ‘Keşke elim kırılsaydı da oy vermeseydim!’ Bir dahaki sefere inşaallah Sayın Aydın. Bu arada, vatandaşlar da aynı sözü, dileriz sizin gibi düşünenler için söylemiyordur.




Takım elbise Show

Show Tv'de yayınlanan 'Kim 500 Milyar İster’ adlı yarışma programına katılan bir yarışmacı, arkadaşımız Yücel Ergüneş'e anlatmış, o da bize anlattı. Yarışmaya katılan adaylardan yanlarında 3'er adet takım elbise getirmeleri isteniyormuş. Sebebini sorduğumuzda net bir cevap alamasak da çeşitli rivayetler

ortaya çıktı:

Yarışmacıların aynı renk takım elbise ile yarışmamaları için...

Yarışmacıları birbirleriyle karıştırmamak için...

Görüntüyü bozmamak için her yarışmacıya aynı renkte elbise giydirmek için...

Seyircilerin yarışmacıları karıştırmamaları için..

Ancak aklımıza takılan bir konu da şu: Gardrobunda 3 ayrı takımı bulunan bir insan niçin 500 milyarlık bir yarışmaya katılsın ki?.. Bu hayat pahalılığında her babayiğidin gardrobunda 3 ayrı takım elbise bulunmaz değil mi?

Yoksa yanılıyor muyuz?




Sonunda olacağına vardı

Amerikan Doları sadece Türkiye'nin başına dert değil. Türkiye liradan altı sıfır atmak için enflasyonun tek haneli rakamlara düşmesini beklerken, Latin Amerika ülkelerinden Ekvador, sonunda radikal çareyi buldu. Dünyanın önde gelen muz ihracatçılarından olan Ekvador kendi para birimi olan 'sucre'yi kaldırıp, Amerikan Doları'nı ulusal para birimi ilan etti. Biz ne yapsak acaba?




ÇocukGünü

Haberiniz olmayabilir: Bugün 'Dünya Çocuk Günü'. Bugünün nasıl değerlendirilmesi, nasıl kutlanması gerektiğini, doğrusunu isterseniz, biz de bilmiyoruz. Ancak aklımıza gelen şeyi hemen söyleyelim: Bugün, okullara alınmayan, keskin nişancılarla korkutulan çocuklarımızı bir günlüğüne olsun rahat bırakalım. Dünyaya karşı ayıp olmasın!




CHP'de 'İkra'

Deniz Baykal'ın CHP Kurultayı'na 'İkra' ile başlaması, yeniden genel başkanlığa gelmesine yol açtı. Vatan ve millet için hayırlı uğurlu olsun. Baykal'ı kutluyor ve yeni görevinde başarılar diliyoruz. Seçmenler, şimdi 'İkra'nın devamını bekliyor: 'Bismirabbikellezi halak.'



s.karakis@zaman.com.tr         h.sutay@zaman.com.tr
 

| Ana Sayfa | Haberler| Ekonomi | Dış Haberler | Politika | Kültür Sanat | Spor | Yazarlar | Haber İndeksi | Hodri Meydan |

Copyright © 1995-2000 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21  34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:
+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: zaman@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.