GÜNCEL ANA SAYFAYA DÖNÜŞ

02/10/2000

Dünyada Zaman

Türkiye

Arşiv-Arama

Özel Dosyalar

Ana Sayfa

Haberler

Ekonomi

Dış Haberler

Politika

Kültür Sanat

Spor

Yazarlar

Haber İndeksi

Bölge Haberleri

Diziler

Televizyon

Hodri Meydan

Poli-Diyalog

Millet Kürsüsü

Tüketici Masası

Röportaj

Fikir Platformu

Basın Harmanı

Bilişim

Eğitim

Toplum

Akademi

Yaşam

Sağlık

Ulaşım

Otomobil

Medya Analiz

Açık Şemsiye

İnsan Kaynakları

Reklam

İletişim / Künye

 


KÜLTÜR-SANAT 

Giz göze geldi

Elif Şafak, 'Mahrem'de irikıyım şişman bir kadın ile cüce bir adamın 'göz'lere ziyan (!) evliliğini kurgularken, modern/görsel kültürün insanları 'birkalıp' olmaya zorlamasını anlatıyor.

Modern insan bilmeliydi; modern toplum görmeli. Bilmek ve görmek kaydıyla inşa edildi, modern site. Site sakinleri, her haliyle bilindi ve görüldü. Bil(in)meyen ya da gör(ül)meyen her şey, ‘öteki’ olmakla yazgılandı. Bilin(e)meyenin ve görül(e)meyenin tehlike ol(uştur)duğu düşüncesiydi, ‘beriki(!)’nin zihninde nüvelenen. Teknolojinin de yardımıyla, her şeyin görünür kılındığı bir toplumda ‘mahrem’; modernist ritüelin zıddına olarak, bir başka ‘giz’i imliyordu. Her şeyin ‘bil’inemeyeceği ve ‘gör’ülemeyeceği gizini. Son kitabı ‘Mahrem’de Elif Şafak da bu gizin peşinde dolaştırıyor, okuru. Moderniteye ve beraberinde gelen ‘gör—sel’ kültürün dayatmacılığına bir şerh olarak da düşünülebilecek olan Mahrem, ‘göz’ün bir silaha dönüştüğü ve imaj kültürünün yaygınlaştığı günümüzde, kişinin/öznenin iç ve dış bağlamında yaşadığı şizoid durumu anlatan ‘şizofren bir roman’. Nasıl olmasın ki ve de nasıl olmayalım ki, onlarca gözün üzerimize çevrildiğini bile hissede! Söyleşimiz de izlendiğimiz hissinin sonucu olan bir ‘ürkek’liğin dümen suyunda seyrediyor.
Görmeye ve görülmeye dair
Elif Şafak için yaşamsal bir önem taşıyor, Mahrem. Peki, gözün her şeyi görmeye koşullandığı, ülkenin en bildik insanlarının hayatlarının en ince ayrıntılarına kadar pembe dizi kıvamında ekrana yansıdığı bir ülkede ‘Mahrem’le amaçladığı neydi: “Aslında başlangıçta görmek ve görülmek üzerine bir hikaye yazmak istiyordum. Bu başlangıç aslında kadını ön plana çıkardı. Moderniteyle birlikte gelen bir seyirlik dünya var. Bunun odak noktası kadın. Daha somutlaştırırsak, kadın bedeni. Bir şekilde erkek gözüne göre şekillenmiş, bu gözün ürettiği estetik kalıplar var. Çok küçük yaştan beri bu kurallara uymamız bize öğretiliyor. Ve işin en zor yanı bu erkek gözünü biz de çok içselleştiriyoruz. Bu somut bir şekilde bana dayatılan bir şey olmaktan çıkıyor, soyut bir şekilde benim de kendi kendime dayattığım bir kalıp oluyor. Ve ben kadınların hem kendilerine aynada hem de birbirlerine bu göz aracılığıyla baktıklarını düşünüyorum. Bu gözle birbirlerini yargıladıklarını düşünüyorum. Sorun görmek olduğu için kadın bu kadar önemli. Romandaki kadın kahraman çok çok şişman bir kadın olduğu için, hem görülmekten mustarip hem de görülmemek gibi bir şansı yok. Hem kadın olması, hem seyirlik malzeme olması, durumunu ağırlaştıran faktörler.”

Portakal'a yıldız yağdı

Yeşilçam’ın yıldızları Antalya’ya akın etti. 37. Antalya Altın Portakal Film Festivali için Antalya’ya gelen sinema yıldızlarının sayısı 100’e yaklaştı. Dün başlayan festival dolayısıyla özel uçakla Antalya’ya gelen kafilede Mustafa Avkıran, Yılmaz Duru, Nejat Saydam, Agah Özgüç (yönetmen), Parla Şenol, İhsan Küçüktepe (Çitlenbik) Kadri Yurdatap, Cüneyt Arkın, Selda Alkor, Efkan Efekan, Yusuf Sezgin, Mine Soley, Nilüfer Aydan, Fikret Hakan, Kuzey Vargın, İzzet Günay, Şemsi İnkaya, Meral Konrad, Ahmet Çadırcı, Osman Savcı, Melda Arat, Menderes Samancılar, Mustafa Alabora ve Zafer Doğan gibi isimler yer aldı. Sinema Oyuncuları Derneği (SODER) Başkanı Selda Alkor, sinemanın giderek yok olduğu yolundaki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, tam tersine sinemanın giderek daha çok ilgi gördüğünü söyledi. Alkor, “Sinema öldü diyenler, gelsinler bu manzarayı görsünler, Antalya Film Festivali’ni izlesinler” dedi. Türk sinemasının ünlü aktörlerinden Cüneyt Arkın da Altın Portakal Film Festivali’nin bu yıl daha hareketli geçeceğini söyleyerek, filmlerin de daha içerikli ve daha nitelikli olduğunu kaydetti.



www.bisikletim.com

Etkinlikler

Festivaller

Müzik

Kültür Merkezleri

Sinemalar

Tiyatrolar

Galeriler

Müzeler

Kültür Sanat Günlüğü


Editör
Eyüp Can
e.can@zaman.com.tr



| Ana Sayfa | Haberler| Ekonomi | Dış Haberler | Politika | Kültür Sanat | Spor | Yazarlar | Haber İndeksi | Hodri Meydan |

Copyright © 1995-2000 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21  34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:
+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: zaman@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.