VİP rezaleti...(1)
Rezaletin rakamsal boyutu, sosyal etkisinden daha büyük. Ancak, tasarruf–sever siyasilerin hükümette ağırlıkta olmasına rağmen, hiçbir yetkili işin bu tarafıyla ilgili değil.
Diğer bir açıdan bakıldığında, her VIP probleminde devletin kasasından yüklü miktarda rakamların uçtuğunun hatırlanması gerekir. Sadece, konumu uygun olmayan kişilerin bu salonu kullanarak uçtuğu varsayımıyla hareket etmek doğru olmaz.
VIP salonlarına karşı antipatisi olan Başbakan Bülent Ecevit, devletin parasını çarçur ederek, cafcaflı davranmayı hiç hazzetmeyen Başbakan Yardımcısı Devlet Bahçeli, VIP salonlarının dolaylı patronları Ulaştırma Bakanı Enis Öksüz ve İçişleri Bakanı Sadettin Tantan’ın varlıklarına rağmen bu tür olumsuzluklar gündeme geliyorsa, durup düşünülmeli. Onların icraatlarına son derece ters düşen gelişmelerin mekanı VIP salonlarında acaba medyaya yansımayan başka nasıl işler oluyor?
Yıllardır aynı personeli VIP salonlarında kimler tutuyor? Uzun süre aynı görevde kalan Emniyet Genel Müdürlüğü’nün personeli ve Devlet Hava Meydanları İşletmesi’nin (DHMİ) elemanları, VIP salonlarını amacı dışında başka kişilere kullandıran şahıslar değil mi? Sadece Semra Özal’ın refakatinde salonu kullanan Fatih Ürek bahane edilerek, hadise geçiştirilmeden detaylı bir araştırma yapılırsa, bizatihi VIP salonuna hükmeden şahısların, menfiliklere sebep olduğu görülecektir. Bunun için, son bir ay içinde VIP salonunu kimlerin kullandığına bakmak lazım. Durumu uygun olmayan kişilerin kayıtlara geçirilmediği unutulmamalı...
Yönetmenliklere uygun şekilde VIP salonlarından geçen yolcuların yüzde 90’ı Türk Hava Yolları’nın (THY) müşterisi. Dolayısıyla en fazla personel istihdamı, araç ve diğer donanımları seferber etmek zorunda kalan THY, maddi anlamda en fazla zararı olan kuruluş. Yönetmeliklere uygun şekilde VIP kullanımının devlete maliyeti olabildiğince ağır. Maddi zarar boyutuyla mevzuya bakmak lazım geldiğinde, kaçak kullanıcılar sebebiyle rakamları ikiye katlayarak hesap etmek gerekir.
Yüce rezaletimizin tazelenen yüzüne hangi açıdan bakılırsa bakılsın tutulur bir yanı yok. Ne Avrupa’da ne de Afrika’da yol geçen hanı gibi kullanılan VIP salonları söz konusu. Geçen hafta medyaya yansıdığı üzere Atatürk Hava Limanı VIP Salonu bir kez daha rezaleti konuk etmiş. Halbuki sadece İstanbul Atatürk Hava Limanı’nda değil, Ankara ve İzmir gibi yoğun önemli şahsiyet trafiğine muhatap olan noktalarda da Türk büyüklerinin kullanımına tahsis edilen VIP salonlarında, istisnasız her gün bu tür rezaletler yaşanıyor.
Çıkarılan yönetmeliklere uygun bir şekilde VIP salonlarını kullananların sayısı ile usulsüz bir şekilde VIP salonlarından hizmet alması sağlananlarla kıyaslandığında ortaya ilginç bir tablo çıkmaktadır.
VIP’e hükmeden İçişleri Bakanlığı adına görev yapan mülki amirler, Emniyet Genel Müdürlüğü personeli ve Ulaştırma Bakanlığı’na bağlı Devlet Hava Meydanları İşletmesi’nin yetkililerinin, bazı şahısları anlamlı yüceltmeleriyle VIP salonu, karnaval salonuna dönüyor.
Yemek içmek bedava. Uçağa ayrı bir araçla, güzel personel rehberliğinde gitmek de cabası...
Yarın; hangi kuruluş ne kadar eleman istihdam ediyor? İkramlar nereden geliyor? VIP salonları niçin düzelmiyor? THY’nin aylık harcaması ne kadar? 21 Ağustos 2000 tarihinde, 12.00–13.00 saatleri arasında, VIP salonu hakkı olmadığı halde ve devletin kurumlarıyla davalı olan hangi şahıs kullandı? VIP salonlarında kimler iş pazarlığı yapıyor?
Moldova’da bile büyükelçiler VIP salonunu ücret mukabilinde kullanırken, Türkiye’de adı duyulmamış ülkelerin fahri konsolosları beleş tarifeden TC VIP salonlarında niçin ağırlanıyor? Kaddafi’nin Libya’sında bile olmayan VIP rezaletinin ince ayrıntıları, başka ülkelerden örnekler...
g.simsek@zaman.com.tr
Yazarımızın en son yazıları
31/
08/
2000...
Son uyarı...
13/
09/
2000...
Bu eğitim sisteminden adam çıkmaz! (1)
14/
09/
2000...
Sistemin eğitime ihtiyacı var! (2)
18/
09/
2000...
İstanbul'un yarım metrosu...
19/
09/
2000...
Türkiye uzaydan nasıl görünüyor?
20/
09/
2000...
Özelleştirme sıkıntısı...
25/
09/
2000...
Kaçakçılık son bulacak mı?
26/
09/
2000...
Benim turizmcim işini bilir...
27/
09/
2000...
Kemalizm Araştırma Merkezi sunar...
28/
09/
2000...
Memur atama taktiği...
|