Sezer'den Meclis'e yol haritası
Meclis’in 3 aylık tatili bitti ve yeni yasama yılı dün Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in açış konuşmasıyla başladı. Bu start bir anlamda müthiş gelişmeleri bünyesinde barındıran sonbahar sürecinin başlaması demek.
Cumhurbaşkanı Sezer’in kararnamelere karşı olumsuz tavrı nedeniyle hükümet ve Çankaya arasında esen soğuk rüzgârlar dün Genel Kurul’da da kendini gösterdi. Milletvekilleri Cumhurbaşkanı Sezer’in konuşmasına dikkatlerden kaçmayan iki farklı tavır sergiledi.
Muhalefet partileri FP ve DYP sıralarından sıkça alkışlar yükselirken DSP, MHP ve ANAP milletvekilleri Cumhurbaşkanı’nın uzun konuşmasına cılız tepkiler verdiler. Bu hareketsizlik kuşkusuz hükümetle Çankaya arasında yaşanan gerginlikten kaynaklanıyordu. Sıkıntının milletvekillerine de yansıdığı anlaşılıyor.
Belki önümüzdeki günlerde Cumhurbaşkanı’nın yetkilerini sınırlamaya kadar gidecek bu konu yeni dönemin en karakteristik özelliği olmaya aday. Bu noktadan değerlendirilirse yeni yasama yılının sıkıntılı açıldığı söylenebilir. En azından hükümet açısından böyle...
Cumhurbaşkanı Sezer’in konuşmayı pek sevmediği biliniyor. Çankaya’ya çıktığı günden bugüne mesajlarını ağırlıklı olarak yazılı vermeyi tercih ediyor. Meclis’in açılışında yapacağı konuşma bu bakımdan önemliydi. Gerek hükümetle arasında yaşanan soğukluğa gerekse sonbahar siyasetine ilişkin vereceği mesajlar merakla bekleniyordu.
Cumhurbaşkanı beklentilerin aksine konuşmasını uzun tuttu ve 80 sayfalık bir kitapçıktan okudu. ‘Türkiye’nin çağdaş uygarlık çabasındaki önceliklerine değineceğim.’ diye başladığı, hukuk devleti ve demokrasiye vurgularla sürdürdüğü konuşmasında oldukça çarpıcı mesajlar verdi. Öte yandan Ermeni soykırımını yeniden ısıtan ABD’ye de gerekli sözleri söyledi.
Cumhurbaşkanı Sezer’in, Türkiye’nin, çağdaş, demokratik uluslar topluluğu içindeki saygınlığını artırmak yönünde Anayasa’nın gözden geçirilerek özgürlükçü, katılımcı, güvenceli yeni anayasa oluşturulmasına ihtiyaç duyduğunu söylemesi milletvekillerine yapılmış yerinde bir çağrıydı.
İnsan hakları alanında evrensel normlara uyum sağlamak için Anayasa ve yasalarda değişiklik yapılmasının zorunluluk olduğunu vurguladı.
Hükümeti, Meclis’e şikayet anlamına gelen şu sözler önemli:
Kanun hükmünde kararname çıkarma yetkisinin ivedi ve zorunlu olmayan durumlar için verilmesi, hemen her konuda düzenleme yetkisi tanınarak uygulamaya yaygınlık ve süreklilik kazandırılması yasama yetkisinin devri anlamına gelir ve Anayasa ile bağdaşmaz.
Yolsuzluk kapsamında söylediklerinin üzerinde durmaya değer:
Toplumun etik ve hukuksal kurallarını ihlal eden yolsuzluk yanında dar bir çevreye büyük çıkarlar sağlanmasına olanak veren, kamu kaynaklarını belirli çevrelerin çıkarına dönüştüren, kıt kaynakların kamu yararına, eşitlik ve adalet ilkelerine uygun, akılcı kullanımına engel olan tüm siyasal ve yönetsel yozlaşmaları da yolsuzluk kapsamında ele alıp değerlendirmek zorunlu duruma gelmiştir.
Zaman zaman siyasete kadar uzanan yolsuzluk ve usulsüzlük iddialarının Cumhurbaşkanı Sezer tarafından seslendirilmesini önemsemek gerekir. Bu sözler yeni döneme ilişkin bazı kasırgalı gelişmelere de ışık tutacak nitelikte.
Cumhurbaşkanı Sezer, milletvekillerine ‘zorunlu’ gördüğü bazı konularda görev çağrısı yaparken bu dönüşümü gerçekleştirecek siyasî partilere dair getirdiği şu eleştiri gözlerden kaçmadı:
Kendi iç yapılarında ve uygulamalarında demokrasinin gereklerine uygun davranmayan, demokratik kuralları geçerli ve etkin kılmayan siyasal partilerin demokratik devlet ilkesini tüm kural ve kurumlarıyla gerçekleştirmesini beklemek güçtür.
Cumhurbaşkanı Sezer’in 80 sayfalık uzun konuşması Avrupa Birliği sürecinde milletvekillerine ‘görev yükleyen’ bir yol haritası diye yorumlanabilir. Hükümetin, kararnameleri iadesi nedeniyle baş gösteren soğukluğu bir yana bırakarak, dünyanın gittiği istikameti gösteren haritaya uygun çalışma disiplinine girmesi temenni edilir.
Ancak Sezer’in dediği gibi, siyasî partilerin, mevcut yapılarıyla demokratik devlet dönüşümünü gerçekleştirmesi de güç...
m.unal@zaman.com.tr
Yazarımızın en son yazıları
14/
09/
2000...
Adlî hatanın ağır bedeli
15/
09/
2000...
Hırsız memuru atmayalım mı?
17/
09/
2000...
Akay Kavşağı'nda öteki irtica
18/
09/
2000...
Adnan Menderes: Dirimden korkmayacaktınız...
20/
09/
2000...
312 iyimserliği
22/
09/
2000...
Demirel'in huyu
24/
09/
2000...
Dışarıda kalan bir siyasetçi
27/
09/
2000...
Ankara yerine İstanbul ve yeni Baykal
29/
09/
2000...
CHP'nin iddiası, Baykal'ın şansı
01/
10/
2000...
CHP'de yeni dönem
|