‘Kara Melek’ idamdan döndü
İki yıl önce, zengin dul komşusu Hafize Ünal'ı sevgilisinin yadımıyla öldürmekten yargılanan Aysun Gürer, önce idam cezasına çarptırıldı, sonra hafifletici sebepler gözönünde bulundurularak, cezası 20 yıl 10 aya indirildi.
Kamuoyunda Kara Melek olarak bilinen Gürer'in sevgilisi Lütfullah Ertekin Teker de önce idam cezasına çarptırılırken bu ceza daha sonra 5 yıl 6 aya düşürüldü.
Kara Melek duruşması, dün İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yapıldı. Mahkemede, sanıklar Aysun Gürer ve sevgilisi Lütfullah Ertekin Teker hazır bulundu. Gürer, burada yaptığı son savunmasında, "Hafize Ünal'ı öldürmek istemezdim. Ancak ağır tahrik sonucunda öldürmek zorunda kaldım. Pişmanım, adalete sığınıyorum." dedi. Gürer'in sevgilisi Teker ise savunmasında, "Cinayetin işleneceğinden haberim yoktu. Gürer'e, kendisini koruması amacıyla silah temin ettim. Pişmanım." dedi.
Önce idam verildi
İki sanığa da önce idam cezası verilirken bu ceza daha sonra, Gürer'in mahkemedeki iyi hal ve yardımda haksız tahrikten dolayı 20 yıla indirildi. Gürer'e ayrıca ruhsatsız silah kullanmaktan 10 ay daha ceza verildi. Gürer'in sevgilisi Teker'in idam cezası da 5 yıl 6 aya indirildi.
Aysun Gürer, İzmir'in Hatay semtinde, zengin dul komşusu Hafize Ünal'ı 1998 yılında öldürmüş, İzmir Cinayet Büro ekiplerinin uzun çalışmaları sonucunda, segilisi Lütfullah Ertekin Teker'le birlikte yakalanmıştı. Gürer, Hafize Ünal'ı, kendisini fuhşa teşvik ettiği ve şantaj yaptığı gerekçesiyle öldürdüğünü, sevgilisi Teker ise Hafize Ünal'ın öldürüldüğü silahı kendisinin temin ettiğini itiraf etmişti.
Gaz lambasına dönüş
Hükümetin, "Elektrik kesintisi kaçınılmazdır." açıklamasından sonra, gaz lambası satışlarında büyük bir artış oldu. Petrol istasyonlari ise bir senede sattıkları gazyağını bir ayda sattı.
Hükümetin, "Elektrik kesintisi kaçınılmazdır." açıklamasından sonra Balıkesir'de, gaz lambası satışlarında büyük bir artış oldu. Bazı petrol istasyonları yetkilileri de bir yılda sattıkları gazyağını, kesinti olacak açıklamasından sonra bir ayda sattıklarını söylediler. Türkiye'nin gündemini uzun süredir meşgul eden enerji açığı meselesi, hükümetin elektrik kesintisi açıklamasından sonra yeni boyutlar kazandı. Enerji açığı 2 milyar kw/s olursa sabah yarım, akşam yarım saat kesinti olacak. Açık 4 milyar kw/s olursa sabah 1, akşam 1 saat kesinti olacak. Açığın 8 milyar kw/s olması halinde sabah 2, akşam 2 saat olmak üzere günlük 4 saat elektrik kesintisi olacağı bildirildi.
Şimdi rağbet gaz lambasına
Bütün bu gelişmelerden sonra Balıkesir'de, gaz lambası ve gazyağı satışında patlama yaşandı. Konuyla ilgili görüşlerini aldığımız Hisar Hırdavat Ticaret'in sahibi Hüseyin Demircan, gaz lambasına son günlerde büyük rağbet olduğunu, ileriki günlerde bu ilginin daha da artacağını beklediklerini kaydetti. Ellerinde her çeşit gaz lambasının bulunduğunu belirten Hüseyin Demircan, vatandaşların mağdur olmamaları için bol miktarda sipariş verdiklerini ve kendilerine gaz lambası talebi ile gelen vatandaşların, eli boş dönmeyeceklerini söyledi. Demircan, "21. yüzyıla girdiğimiz ve teknolojinin altın çağını yaşadığı böyle bir zamanda, unutmaya başladığımız gaz lambasının tekrar gündeme gelmesi çok üzücü bir durumdur. Bizler siyasetçi değil, esnafız. Ancak hükümetlerin yanlış politikalarından, birinci elde direkt olarak biz etkileniyoruz. Bir an önce bu enerji açığına çözüm bulunmalı." diye konuştu.
Vatandaş: Soğuk bir şaka bu
Gaz lambası ile ilgili görüşlerini aldığımız bazı vatandaşlar ise, "Unutmaya başlamıştık ama yine gaz lambasına mahkûm olduk. Son günlerde her alanda nostalji fırtınası esiyor, bu da bizim için bir nevi nostalji olacak. Bütün bunlar, soğuk bir şaka. Böyle bir zamanda elektrik kesintisi olacağına inanmak istemiyoruz. Biri bizimle dalga geçiyor." yorumunu yaptılar. Bazı gazetelerin kuponla jenaratör vermesini de değerlendiren vatandaşlar, "Gazeteler, gündemde ne varsa onu veriyor. Şimdi de gündemde elektrik sıkıntısı var. Doğal olarak gazeteler de bu konu ile ilgili bir şeyler verecek, fırsatı değerlendirecekler, işleri bu." dediler.
Hırsızlık için İzmir'den gelmişler
Aydın Emniyet Müdürlüğü Hırsızlık Büro ekipleri, İzmir'den kiraladıkları 35 KUP 56 plakalı araç ile Aydın'a hırsızlık yapmaya geldikleri öğrenilen Mehmet Nuri Çetinkaya (30), Özgür Alaçal (19), Fahri Adıbelli (26) ve Şehmus Aykal (21)'ı, hırsızlık için kullandıkları suç aletiyle birlikte ele geçirdiler. Hırsızlık yapamadan yakalanan 4 kişi, emniyet güçlerince gözaltına alındı. Şahısların arabalarında ve üzerlerinde yapılan aramada para kasası, kapı ve asma kilit açmak için özel olarak yaptırılmış 50 cm. boyunda çelik murç ve büyük bir tornavida ele geçirildi. Sanıkların yapılan sorgulamasında, Mehmet Nuri Çetinkaya'nın evrakta sahtecilik suçundan, Şehmuz Aykal'ın hırsızlık suçundan, Fahri Adıbelli'nin bakaya suçundan arandığı ve daha önceden hırsızlıktan sabıkalı olduğu belirtildi. Yakalananlardan Özgür Alaçal'ın ise herhangi bir sabıkasının olmadığı öğrenildi. Yakalananların, sorgularının tamamlanmasından sonra adliyeye sevkedileceği bildirildi.
MHP: Başkanlıkta ısrarımız yoktur
Son günlerde İzmir gündemini meşgul eden Kınık Belediye Başkanlığı devir teslim meselesi, krize dönüşüyor. Devir teslim meselesinin siyasi krize dönüştürülmeye çalışıldığını ifade eden MHP İzmir İl Başkan Yardımcısı ve Teşkilat Başkanı D. Müsavat Dervişoğlu, MHP ve DYP ilçe başkanlıkları arasında bir protokolün yapıldığını ve bu protokolde her iki partinin meclis üyelerinin imzalarının bulunduğunun doğru olduğunu söyleyerek, "MHP, her zeminde verdiği sözün, attığı imzanın arkasında olmuştur. Ancak sözkonusu protokol, hukuki ve siyasi yetersizliklerle doludur. Hukuka aykırı hükümleri içeren yazılı bir metne akit diyebilmek ve sonuçlarına rıza gösterebilmek mümkün değildir. Bilgi yetersizliğiyle dolu olan bir protokolü ellerine alıp kapı kapı dolaşan DYP yöneticilerini, gerçekleri görmeye davet ediyorum." dedi. İki yanlışın bir doğru etmeyeceğini vurgulayan Dervişoğlu, şöyle konuştu: "Bir yanlışın yapılmış olması, bir yanlışın daha yapılacağı anlamına gelmemelidir. MHP'nin, Kınık Belediye Başkanlığı'nı sürdürme ısrarı yoktur. Meclis üyelerinin karar verirken, yapılan hizmetlerin yapılacaklara teminat olacağı kanaatiyle hareket edeceklerine inanıyorum." Kınıklı vatandaşlar ise devir teslim ile ilgili olarak meclis üyelerinin sessiz kalmalarını yadırgadıklarını söylediler.
Yaşlılar yürüyüşte
Dünya Yaşlılar Günü, Aydın'da yapılan yürüyüşle kutlandı. Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü ile Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü'nün düzenlediği yaşlılar yürüyüşünde yaşlılar, Sevgi Yolu'nda başladıkları yürüyüşü 75. Yıl Atatürk Anıtı önünde bitirdiler. Yürüyüşe katılan yaşlılara çiçek hediye eden gençler, yürüyüş anında da onları yalnız bırakmadılar. Yürümekte zorluk çeken ihtiyarlara destek olan gençler, çiçek vermenin yanında pankart da taşıdılar. Yolun yarısında pes edip arabasına binen yaşlı teyzenin dışında, ihtiyarlar sonuna kadar devam ettiler. Yürüyemeyen bazı yaşlılar da yürüyüş yapanları seyretmekle yetindi.
Üzüm bağlarda kaldı
Her geçen yıl artan mazot, gübre ve ilaç fiyatlarına rağmen TARİŞ'in verdiği üzüm taban fiyatının, başta Sarıgöl olmak üzere bütün Egeli üzüm çiftçisini zor durumda bıraktığı bildirildi.
Geçtiğimiz yıl kuru üzüme 400 bin, yaş üzüme 150 bin fiyat veren TARİŞ'in, bu yıl kuru üzüme 380 bin, yaş üzüme ise 120 bin lira fiyat vermesine tepki gösteren yöre çiftçisi, "TARİŞ, düşük fiyatla beraber özerklik çalışmasına girdiği için bazı ürünleri de geri gönderiyor." dediler. 25 bin hektar araziden ortalama 80 bin ton sultaniye üzümünün çıktığı Sarıgöl'de üreticiler, TARİŞ'in tutumu yüzünden ürünlerini ya düşük fiyattan tüccara veriyor ya da yüksek fiyat beklentisi ile bağlarda bekletiyorlar. İlçe tarım müdürlüğü yetkilileri ise havanın mevsimle birlikte sürekli değiştiğini, bu yüzden bir an önce hasat yapılması gerektiğini yoksa üzümün çürüyebileceğini belirttiler.
Camiler Haftası başladı
İzmir İl Müftülüğü tarafından Dokuz Eylül Üniversitesi İlahiyat Fakültesi konferans salonunda gerçekleştirilen 1—7 Ekim Camiler Haftası'nın açılış törenlerinde bir konuşma yapan Diyanet İşleri Başkanlığı Başmüfettişi Vasfi Yüce, dinin ve İslâm'ın en rahat yaşandığı ülkenin, Türkiye olduğunu söyledi. Birçok İslâm ülkesini gezip gördüğünü belirten Yüce, camilerin tarih boyunca sosyal hayatın merkezi olduklarını belirtti. Yüce, "Mâbetler, her toplumda hürmet gören ve korunan yerlerdir. Türkiye'de yaklaşık 72 bin camide, 5 vakit ezan okunuyor. Bunların yanısıra birçok İslâm ülkesini gezdim, gördüm. Dinin, İslâm'ın en rahat yaşandığı ülke olarak Türkiye'yi gördüm. Camilerimiz eğitim, öğretim ve kültür merkezlerimizdir. Camilerimizin hepsi, fonksiyon olarak Allah'a topluca ibadet edilen merkezlerimizdir." dedi.
Gagavuz Türkleri yardım bekliyor
Rusya Federasyonu'na bağlı Moldova Cumhuriyeti'nde kurulan Gagavuzyeri'nin temsilcileri, bugün İzmir'deydi. Yardım için Türkiye'de bulunduklarını belirten Gagavuz Halk Birliği Başkanı Nikolay Teblis ve Murahhas Üyesi Tanya Nazareva, Ural Altay Kültür ve İnsan Hakları Derneği'nde düzenlenen basın toplantısı ile problemlerini anlattılar. Ortodoks inancına sahip olmalarına rağmen Türk dünyası ile bağlantılarını koparmadıklarını belirten Teblis ve Nazareva, "200 bin Gagavuz Türkü, yardımcı olarak kendine Türkiye'yi görmektedir. Bize yardım edilmesi durumunda, Türk dünyası ile bağımız kopmaz." dediler. Türkiyeli hayırseverlerden, Moldova'da bir kültür merkezi kurulması için yardım isteyen Nikolay Teblis, "Dış politikada Moldova'ya bağlıyız. Ancak kültürümüzü yaşatmak zorundayız." dedi.
At yarışları festivale dönüştü
Denizli'nin Acıpayam ilçesi Yumrutaş kasabasında bu yıl 13.'sü düzenlenen at yarışları, yoğun katılımla gerçekleşti. Türkiye'nin çeşitli yerlerinden gelen 156 binici, yetiştirdikleri atlarla kıyasıya yarışırken katılan binicilerin tamamı, ücretsiz barındırılıp kendilerine yolluk verildi. Rahvan olarak yapılan yarışlar sonucunda baş birinciliğini Alanya'dan katılan Hasan Kozan alırken başaltıda Ömer Gürses, büyük ortada M. Emin Demir, küçük ortada A. Osman Başağa, tayda İsa Angın birinciliği aldı. Yarışlardan, masraflar düşüldükten sonra yaklaşık 6 milyar lira gelir elde ettiklerini belirten Yumrutaş Belediye Başkanı Hacı Recep Yılmaz, önümüzde yıllarda bir de deve güreşleri düzenleyeceklerini söyledi. Yılmaz, halktan gelen yoğun talep nedeniyle yarışmaların alanını genişleterek hem halkı kaynaştırma, hem de kasabaya ek gelir getirme arzusunda olduklarını ifade etti.
Sağlıksız sucuk operasyonu
Denizli Belediyesi Sağlık İşleri Müdürlüğü ve zabıtanın yaptığı denetimler sonucu, insan sağlığına zararlı olduğu tespit edilen 400 kilogram sucuk ele geçirildi. Yapılan tetkiklerde, insan sağlığına zararlı olduğu tespit edilen et ve et ürünleri imha edildi. Kimsenin, vatandaşların sağlığını bozmaya hakkı olmadığını söyleyen Denizli Belediye Başkanı Ali Aygören, "Vatandaşlarımızdan ricamız, sağlıksız ortamlarda bulunduğuna inandıkları bu gibi maddeleri belediyemize bildirsinler." dedi. Diğer illerden gelerek Denizli'de kurulan semt pazarlarında sağlıksız şekilde gıda maddesi satışı yapanlar hakkında da kanuni işlemler yapıldı.
Ayhan: İzmir 'de tasfiye olmaz
CHP 11. Olağanüstü Kurultayı'nda 543 oy alarak genel başkan seçilen Deniz Baykal'ın, diğer adaylara çalışan ve oy veren il ve ilçe teşkilatlarında tasfiyeye gidip gitmeyeceği merak edilirken gözler, Altan Öymen'in yanında yer alan CHP İzmir Teşkilatı'na çevrildi. Kurultay öncesinde Altan Öymen'in yanında yer alınması gerektiğini belirterek Öymen'e destek veren CHP İzmir İl Başkanı Selçuk Ayhan, Deniz Baykal'ın tasfiyeye gideceğini zannetmediğini söyledi. 1.5 yıl aradan sonra yeniden CHP Genel Başkanı seçilen Deniz Baykal'ın, parti içindeki kırgınlıkları ve partiyle halk arasındaki soğukluğu gidermesi gerektiğine dikkat çeken Selçuk Ayhan, kendisinin de aşiret mantığıyla siyaset yapmadığını belirtti. Ayhan, şöyle devam etti: "Genel başkanlığa kim seçilirse seçilsin, benim için farketmez. Ben, aşiret mantığıyla hareket etmiyorum. Dolayısıyla kimseye yakın olmam sözkonusu değil. Ben partimin adamıyım. Deniz bey ile yolumuza devam edeceğiz." Bu arada CHP'nin 60 kişilik parti meclisine, İzmir'den 7 kişi girmeyi başardı. Veli Aksoy, Bülent Baratalı, Türkan Miçooğulları, Semra Aksakal ve Gülseren Alçı Baykal'ın listesinden, Yüksel Çakmur ve Halil Çulhaoğlu ise Altan Öymen'in listesinden parti meclisine girmeyi başardı.
Çocuklar çalışıyor
Türkiye'de 4 milyon çocuk çalışıyor. Çocuk işçi oranı yüzde 32 olan Türkiye, çocuk işçi çalıştırmada Kenya, Bangladeş ve Haiti'den sonra dördüncü sırada yer alıyor.
Her yıl ekim ayının ilk pazartesi günü, Dünya Çocuk Günü olarak kutlanıyor. Dünya Çocuk Günü'nde dahi çocukların büyük kısmı çalışıyor. Yıllardan beri çıkarılan kanunlar, çocukların çalışması ve çalıştırılmasına engel teşkil etmiyor. Yapılan araştırmalarda, dünyada yaşları 5—14 arasında değişen 250 milyon, Türkiye'de ise 4 milyon çocuğun çalıştığı görülüyor.
ILO'nun yaptığı araştırma
Yapılan araştırmalar sonrasında, küçük yaşta çocuk çalıştırma oranlarında Türkiye, ilk sıralarda yer alıyor. ILO tarafından yapılan araştırmaya göre dünyada, yaşları 5—14 yaşları arasında değişen 250 milyon, Türkiye'de ise 4 milyon çocuk çalışıyor. Çocuk işçi oranı yüzde 32 olan Türkiye Kenya, Bangladeş ve Haiti'den sonra dördüncü sırada yer alıyor. Rapora göre Türkiye Cezayir, Mısır, Hindistan, Endonezya, Bolivya, Guatemala, Nikaragua, Malezya, Filipinler ve Pakistan gibi ülkelerden de kötü durumda. Devlet İstatistik Enstitüsü'nün yaptığı bir çalışmaya göre ülkemizde 6—14 yaş arası toplam 11 milyon 889 bin çocuk bulunmakta. Bu grupta yer alan çocukların 3 milyon 848 bini, yani yaklaşık yüzde 32'si çalışıyor.
Çalışma yaşı 6'ya kadar düştü
6—14 yaş grubunda yer alıp işyerinde çalışma yaşamına katılan 1 milyon 8 bin 819 çocuğun büyük bir kısmı, ücretsiz veya çok düşük ücretlerle çalıştırılıyor. Ayrıca yapılan araştırmalarda, çalışan çocukların yüzde 83'ünün çalıştığı işyerlerinin kayıtdışı ve küçük ölçekli atölyeler olduğu ve denetlenmediği belirtiliyor. İstatistiklerde ayrıca Türkiye'de her yıl 600 bin gencin, işgücüne katıldığı ifade ediliyor.
Çocuk günlerini kutladılar
Öğrencilerin rengârenk giysilerle gerçekleştirdiği yürüyüş, Dünya Çocuk Günü kutlamasının yanısıra dünyayı barışa çağrı amacını taşıdı.
İzmir Özel Çamlaraltı Koleji öğrencileri, çeşitli etkinliklerle 2 Ekim Dünya Çocuk Günü'nü kutladı. Okuldaki programın ardından İzmir Özel Çamlaraltı Koleji Anasınıfı ve İlköğretim Okulu öğrencileri, Alsancak'taki Kıbrıs Şehitleri Caddesi'nde bir yürüyüş yaptı. Öğrencilerin, çeşitli ülke çocuklarının rengârenk giysileriyle gerçekleştirdiği yürüyüş, Dünya Çocuk Günü kutlamasının yanısıra dünyayı barışa çağrı amacını taşıdı. Palyaçoların da renk kattığı yürüyüşte, etkinliğe katılanlar ve seyredenler, çocuklara balonlar dağıttı.
Sokak çocukları da eğlendi
2 Ekim Dünya Çocuk Günü, çeşitli etkinliklerle kutlandı. Dün İzmir Cumhuriyet Meydanı'ndaki kutlamalarda ise renkli görüntüler yaşandı. Anaokullarından, Sosyal Hizmetler yetiştirme yurtlarından gelen çocuklar ile sokak çocukları el ele, gönüllerince eğlendi. Palyaçoların gösteri yaptığı etkinlikte çocuklar, hep bir ağızdan 10. Yıl Marşı başta olmak üzere Dağ Başını Duman Almış, Daha Dün Annemizin gibi birçok marş ve şarkıyı seslendirdiler. Etkinliklerde bir konuşma yapan İzmir Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Müdürü Nazmi Taşkın, çocuklardan gelecek adına çok umutlu olduklarını söyledi.
100 çocuğu doyurdular
İstanbul'daki şubesinde bir çocuğu buzdolabına kapatma olayı ile uzun süre kamuoyunu meşgul eden ve bu olaydan sonra ciddi prestij kaybına uğrayan McDonalds, bu kötü imajından kurtulmak için çalışmalara başladı. McDonalds Denizli Şubesi, 2 Ekim Dünya Çocuk Günü dolayısıyla Yetim ve Acizleri Koruma Derneği Yurdu'nda kalan 100 çocuğa öğle yemeği vererek karınlarını doyurdu. Yetim ve Acizleri Koruma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Ayten Kuruş, Dünya Çocuk Günü'nde ancak yuvada kalan 100 ana babasız çocuğun iyi vakit geçirmesini sağlayabildiklerini ifade ederek, "Keşke sokaktaki çocuklara da yardım edebilsek." dedi.
‘İlk kurşun İzmir'de atıldı’
MHP Hatay Milletvekili Mehmet Nuri Tarhan tarafından geçtiğimiz gün ulusal bir gazeteye verilen demeç, İzmirli vatandaşları üzerken İzmirliler Derneği yetkililerince de sert bir dille eleştirildi. Mehmet Nuri Tarhan, 15 Mayıs 1919 tarihinde işgalci Yunan askerlerine ilk kurşunu atan gazeteci Hasan Tahsin'den çok daha önce, Hatay Dörtyol'da çeteci Mehmet Kara'nın, Fransızlara karşı 19 Aralık 1918 tarihinde ilk kurşunu attığını iddia etmişti. Genel Kurmay Başkanlığı'nın arşivlerinde bu gerçeğin belgeli olduğunu belirten Tarhan'ın açıklamalarına, İzmirliler Derneği Basın Sözcüsü Erdinç Tütüncüoğlu açıklık getirdi. Tütüncüoğlu, "Böyle bir iddiayı, gazetelerden okuduk. Bu iddiayı yapan milletvekili arkadaşımız, birtakım belgelere dayanarak mı böyle konuşuyor bilemem. Ancak cumhuriyetimizin temelinin atıldığı 15 Mayıs 1919'da, gazeteci Hasan Tahsin tarafından ilk kurşunun atıldığı ve Kurtuluş Savaşı'nın ilan edildiği, bütün kitaplarımızda mevcuttur. Biz de bunu böyle biliyoruz." dedi. Tütüncüoğlu, "Cumhuriyet tarihinde mutlaka bir yerlerde ilk kurşun atılmıştır. Önemli olan konu, bir olayın başlangıcının vurgulanmasıdır." şeklinde konuştu.
CarrefourSA en ucuzu
Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Sakıp Sabancı Türkiye'nin, hedefine güçlü girişimcilerle varacağını söyledi. İzmir Mavişehir Carrefoursa Hipermarket'in açılışında konuşan Sabancı, Türkiye'nin okul, hastane gibi önemli yatırımlara ihtiyacı olduğunu belirterek, bu yatırımların güçlü devlet hazinesiyle gerçekleşebileceğini kaydetti. Sabancı, "Düzgün toplanan vergilerle oluşturulacak güçlü hazine, Türkiye'yi hedefine ulaştırır. Güçlü hazine varsa, vergiler toplanabilmişse, o zaman hedefe varacağız. 65 milyon insan, daha mutlu yaşayacak." dedi. Türkiye genelinde 7 mağazası olan Carrefoursa, İzmir Mavişehir mağazasını da hizmete açtı. 45 bin metrekare kapalı alana inşa edilen ve yaklaşık 40 milyon dolara malolan Carrefoursa'nın açılışında konuşan Sabancı, Torbalı'daki sigara fabrikasının, geçen yıl 920 milyon dolar vergi ödediğini belirtti.
Eşini delik deşik etti
İzmir'in Çiğli ilçesinde dün sabah yaşanan olay, akıllara durgunluk verdi. Çiğli İlçesi 8251 Sokak'ta dün sabah saatlerinde meydana gelen olayda Musa Saraçoğlu (44), eşi Fatma Saraçoğlu (39)'nu tam 13 yerinden bıçaklayarak öldürdü. Çiftin arasında bilinmeyen bir sebepten dolayı tartışma çıkınca Musa Saraçoğlu, bıçağına sarılarak eşini 13 yerinden bıçaklayıp olay yerinde hızla uzaklaştı. Ağır yaralanan Fatma Saraçoğlu, kaldırıldığı Karşıyaka Devlet Hastanesi'nde, bütün müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Sanık Musa Saraçoğlu, olaydan kısa bir süre sonra emniyet güçlerine teslim oldu.
Çocuğu için çalmış
Geçtiğimiz günlerde, muhasebe ve bilgisayar sorumlusu olarak çalıştığı Ziraat Bankası Karabağlar Şubesi'nden 21 milyar 300 milyon lirayı zimmetine geçirdiği iddia edilen Sadullah İşeri (40), emniyet güçleri tarafından yakalanarak gözaltına alındı. İzmir Asayiş Şube Müdürlüğü Yankesicilik ve Dolandırıcılık Büro Amirliği ekiplerinin dün akşam saatlerinde yaptığı operasyon sonucu yakalanan Sadullah İşeri'nin, valizlerini almak için geldiği evinin yakınlarında yakalandığı öğrenildi. Çalıştığı şubede Kaan Cankur adına hayali bir hesap açarak, yaklaşık 5 aydır diğer müşterilerin hesaplarından bu hesaba para aktardığı iddia edilen İşeri'nin ifadesinde, her şeyi spastik özürlü çocuğu için yaptığını söylediği bildirildi. Çocuğunun otomobilleri çok sevdiğini ve bu işteki amacının bir araba almak olduğunu söyleyen İşeri, amacına ulaştığını belirtti. Emniyet yetkililerinden alınan bilgiye göre İşeri, adliyeye sevkedildi.
Teknopark projesi buharlaştı mı?
Afyon ZAMAN - Afyon Kocatepe Üniversitesi (AKÜ) bünyesinde yapımına 1996 yılında başlanan Teknopark Projesi'nin sümen altı edilmesi ile AKÜ ve bölge sanayicisi önemli bir imkandan mahrum oldu.
Afyon Kocatepe Üniversitesi (AKÜ) bünyesinde yapımına 1996 yılında başlanan Teknopark Projesi'nin sümen altı edilmesi ile AKÜ ve bölge sanayicisi önemli bir imkandan mahrum oldu. AKÜ eski rektörü Prof. Dr. Şehabettin Yiğitbaşı zamanında binası bitirilerek hazır hale getirilen teknoparkta önemli sanayi dallarında araştırma ve geliştirme çalışmaları yapılması planlıyordu. Yiğitbaşı, teknoparkın kurulması için yoğun bir çaba sarf etmiş, ancak faaliyete geçirmeye ömrü yetmeden YÖK'ün baskısı ile görevinden istifa etmişti. 1.250 metrekare kapalı alanda kurulması planlanan teknopark için 40 milyar harcanacaktı.
Üniversiteler bünyesinde "Teknolojiyi geliştirme merkezi" olarak kurulan ve Türkiye'de sayıları 6 olan teknoparklara bir yenisinin eklenmesi için başlatılan çalışmaların engellendiği ileri sürüldü. Tamamlanması ile birlikte sanayiciye önemli hizmetler verecek olan teknopark için bitirilen binaya ise el konularak sınıf haline getirildi.
Şimdi ne olacak?
Yatırım değeri milyarları bulan bu Teknopark Projesi yatırımlar içerisinde en önemli projelerden birisi olarak gösteriliyor. Yarım kalan projenin tamamlanarak AKÜ'nün bir ilke daha imza atması beklenirken, bu konuya Rektör Şan Özalp'ın sıcak bakmadığı ileri sürüldü. Konuyla ilgili olarak görüşlerini açıklayan ilgililer ise AKÜ'de spor tesisleri, kafeteryalar, müzik salonları kadar teknolojiye gereken önemin verilmediğinden yakınarak şunları söylediler: "Maalesef AKÜ'nün teknolojik yatırıma yeteri kadar önem verdiğini söyleyemeyiz. Teknoparklar, üniversite ve sanayi işbirliğinin somutlaştığı bir teknoloji sitesidir. Türkiye'de araştırma ve geliştirme hizmetlerine yapılan yatırım Avrupa ülkelerine göre az. Bunun için bizim işadamımız, yapacağı bir yatırım için Avrupa'nın teknolojisini alıyor ve kullanıyor. Her şeyden önce teknoparkların yaygınlaşması bunu önleyecektir. Yani sanayicinin girişimcilik ruhu ile üniversitenin bilgisi ve elemanlarının tecrübesi birleşerek yeni ve orijinal bir teknolojiye dönüşecektir. Teknopark sayesinde üreticilerin dış ülkelerle irtibatı sağlanabileceği gibi yeni gelişmeler de anında sanayiciye aktarılmış olacak."
(Mesut MERCAN)
|