Portakal'ın Barış günleri
37. Antalya Altın Portakal Film Festivali'nin bu yılki teması 'barış' üzerine kuruldu. Akdeniz'den tüm dünyaya mesajlar gönderecek festivalde 10 film yarışacak.
Türk sinemasının kalbinin 5 gün boyunca attığı Antalya'da, 37. Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde coşku, önceki gün sinema sanatçılarının geleneksel kortej geçişi ile doruğa ulaştı. Bu yıl “Barış Korteji” olarak adlandırılan geleneksel kortejde, birçok ünlü sinema sanatçısı, kendilerini görebilmek amacıyla caddeleri dolduran Antalyalıları selamladı. Gazetecilerle sohbet eden sinema sanatçısı Cüneyt Arkın, festivalin 37. yılına girdiğini hatırlatarak, “Altın Portakal artık miadını doldurmuştur. Festival işini artık vakıf üstlenmesin, sinema dernekleri üstlensin. Festival kaldırılmalı.” şeklinde konuştu.
SODER Başkanı Selda Alkor ise Cüneyt Arkın'ın, festivalin kaldırılmasına ilişkin sözlerinin hatırlatılması üzerine, “Bu, Cüneyt'in şahsi fikridir. Bizim için Altın Portakal Film Festivali, önemini yıllardır kaybetmedi. Halkın bu büyük sevgisini görmek, herkese nasip olmaz. Festival, Antalya ile bütünleşmiştir. Antalya yıllardır vakfıyla, insanıyla festivali gerçekleştirmek için büyük özveri sarf ediyor. Bu işi sinema dernekleri üstlenirse, festival Antalya'da yapılamaz.” dedi. Festival, aynı akşam sanatçılar ve basın mensupları için Cam Piramit Kongre ve Fuar Merkezi'nde verilen resepsiyon ile devam etti.
Açılış filmi 'Kayıkçı'
37. Antalya Altın Portakal Film Festivali'nin açılış filmi olarak gösterilen “Kayıkçı”, izleyiciden büyük ilgi gördü. Antalya Kültür Merkezi (AKM) Aspendos Salonu'nu dolduran yaklaşık 850 izleyici, Biket İlhan'ın yönettiği ve Türk ile Yunan iki gencin iki ülke arasındaki o dönemdeki kötü ilişkilere rağmen yaşadıkları aşkı anlattığı “Kayıkçı” filmini ayakta alkışladı. Filmin ardından düzenlenen toplantıda, filmin yönetmeni Biket İlhan, oyuncuları Levent Özdilek, Katerina Mausatsos, Mustafa Alkıran ile yapımcı Metin Belgin sahnede izleyicileri selamlarken, filmin oyuncularından Yunanlı sanatçı Katerina Mausatsos, mikrofonun kendisine uzatılması üzerine filmin müziği olan ve Yeni Türkü grubunun seslendirdiği “Kayıkçı” şarkısını Rebetiko dansı yaparak Türkçe söyledi.
Akdeniz'den dünyaya
Toplantıda Kültür Bakanlığı Müşteşar Yardımcısı Hüseyin Akbulut, Antalya'nın film festivali, Aspendos Antik Tiyatrosu gibi sahip olduğu sanat ortamlarıyla yalnızca turizm kenti olarak değil, bir kültür ve sanat kenti olarak da kabul edilmesi gerektiğini belirtti. Akbulut, Kültür Bakanı İstemihan Talay'ın festivalle ilgili gönderdiği mesajı da okudu. Bakan Talay, mesajında, Altın Portakal Film Festivali'nin Türk sinemasına büyük katkılarda bulunduğunu belirterek, halkları birleştiren barışın Altın Portakal Film Festivali'nin ana teması olmasından dolayı büyük onur duyduğunu kaydetti. Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Bekir Kumbul ise, dünyanın savaşlarla dolu bir yüzyılı geride bıraktığını belirterek, barışın festival yoluyla önce Antalya'dan başlayarak Akdeniz ve tüm dünyaya yayılmasını diledi.
Altın Portakal Film Festivali'nde Kültür Bakanlığı Özel Ödülü verilecek. Bakanlık bu çerçevede festivale 36 milyar 500 milyon lira destek sağladı. Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, bu yıl 37'ncisi düzenlenen Altın Portakal Film Festivali'nde, en iyi filme 4 milyar, en iyi yönetmene 5 milyar, en iyi senaryoya 5 milyar, en iyi film müziğine 5 milyar, en iyi erkek oyuncuya 2 milyar 500 milyon, en iyi kadın oyuncuya 2 milyar 500 milyon ve en iyi kısa film projesine 2 milyar 500 milyon lira, 10 milyar lira da Altın Portakal Kültür ve Sanat Vakfı'na olmak üzere toplam 36 milyar 500 milyon lira Kültür Bakanlığı Özel Ödülü verilecek. Kültür Bakanı İstemihan Talay, Altın Portakal Film Festivali'ni bakanlık olarak ilk kez maddî ve manevî anlamda desteklemenin mutluluğunu duyduğunu belirtti.
Antalyalı pekiyi, sanatçılar kırık!
Bu sene 37'ncisi düzenlenen Antalya Altın Portakal Film Festivali, geleneksel açılış korteji ve Türk–Yunan dostluğunu beyazperdeye taşıyan “Kayıkçı” filminin gösterimi ile başladı. Kortej öncesi sinema derneklerinin de katılımıyla Cumhuriyet Meydanı'ndaki Atatürk Anıtı'na çelenk konuldu ve bir süre önce yitirdiğimiz Hayati Hamzaoğlu, mezarı başında anıldı.
Geleneksel kortej yürüyüşüne sinemacıların aksine Antalyalıların ilgisi yoğundu. Dokuma fabrikasından büyükşehir belediyesinin önüne kadar olan yol boyunca konuk sanatçılara gösterilen ilgi görülmeye değerdi. Fakat bu ilgiye karşın sinemacıların az olması da bir o kadar dikkat çekti. Cüneyt Arkın, Selda Alkor, Aykut Oray, Şemsi İnkaya, Sümer Tilmaç, Efkan Efekan, Ekrem Bora, İzzet Günay, Nur Süner ve Tarık Tarcan gibi sanatçıların katıldığı festivalde halkın ilgisi daha çok televizyonda ünlenen son dönemin yeni yüzlerineydi.
Festival, ödül kategorisinde yer alan filmlerin gösterimi ile daha yoğun bir sürece girdi. Bu anlamda sergiler, panel ve atölye çalışmaları ile de bu süreç destekleniyor. Türk–Yunan dostluğunu öne çıkarması ve bu temayı kuvvetlendirecek etkinlikler yapması gibi isabetli tercihlerin ötesinde, bu festivalden geleneksel kimliğini aşan yeni gelişimler ve konseptlerin beklendiği de bir gerçek. Bu anlamda Cüneyt Arkın'ın açtığı bir ayraçla yazıyı sonlandıralım: “Altın Portakal yeni arayışlara girmeli. Kendi gelenekselini oluşturmuş bir festival olarak, yeni nelerin yapılacağı tartışılmalı.” (Hüseyin SORGUN / İstanbul)
Sanat fuarı yaklaşıyor
TÜYAP Tüm Fuarcılık Yapım AŞ ve Sanat Galericileri Derneği işbirliği ile, 10–15 Ekim 2000 tarihleri arasında TÜYAP–İstanbul Sergi Sarayı–Tepebaşı'nda gerçekleştirilecek olan, ART–İST 2000–10. İstanbul Sanat Fuarı'nın hazırlık çalışmaları devam ediyor. Türkiye'nin tek sanat fuarı olma özelliğini taşıyan ART–İST 2000'e 52 Türk, 4 yabancı toplam 56 sanat galerisinden, 190 Türk, 25 yabancı, toplam 215 sanatçı katılacaktır.
ART–İST 2000, (ABD) Gallery 2000, (Fransa) Galerie D'art Chappaz, La Petite Galerie, Mac 2000'in katılımı ile uluslararası bir nitelik kazanıyor.
Fuarın yetkili kurulları bu yıl “Sanatçı Onur Ödülü”nün Neşet Günal'a, “Eleştirmen Onur Ödülü”nün Jale Erzen'e, “Sanatsever Onur Ödülü”nün Cavit Armağan'a, “Sanatsever Kurum Onur Ödülü”nün TRT–2'ye, 25 yılı tamamlamalarından dolayı “Sanat Galericisi Onur Ödülleri”nin Kile Sanat Galerisi, Ümit Yaşar Sanat Galerisi ve Galeri Lebriz'e verilmesini kararlaştırdı.
Genç yetenekleri ortaya çıkarma ve sanat dünyasına kazandırma amacı ile düzenlenen “TÜYAP Genç Sanatçı Resim Yarışması” ve “TÜYAP Genç Eleştirmen Yarışması”na başvurular devam ediyor. Başvuru süresi dolan yarışmaların sonuçları eylül ayı sonunda açıklanacak.
Devlet Tiyatroları sezonu açtı
Devlet Tiyatroları (DT), 2000–2001 tiyatro sezonunu açtı. Ankara'da yeni sezon, "Seher Vakti", "Korkut Ana", "Matruşka", "Beni Dünya Kadar Sev", "Tanrılar Erkek Olunca" ve "Barış Gezegeni" adlı oyunlarla başlıyor. Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü'nden yapılan açıklamada, yerli eserlerin ağırlıklı olarak yer aldığı sezon repertuvarında, ulusal kimliğin ön planda tutulduğu belirtildi.
Sahnelenecek oyunlar
2000–2001 tiyatro sezonunda, 12 il merkezinin 32 yerleşik sahnesinde, 100'ün üzerinde oyun sahnelenecek. Ankara Devlet Tiyatrosu bu sezon, 13'ü yeni olmak üzere, 43 oyun sergileyecek. İstanbul Devlet Tiyatrosu, ilk turda Tuncer Cücenoğlu 'nun "Şapka", Tarık Buğra'nın "Patron", V.O. Bener'in "Ihlamur Ağacı", Rainer Hachfeld'in "Ketçaplı Spagetti", Toygun Orbay'ın "Mat", Martin Mc Dowagh'ın "1. Güzellik Kraliçesi Koligula" ve Chiller'in "Haydutlar" adlı eserlerini sergileyecek. İzmir Devlet Tiyatrosu'nda, Recep Bilginer'in "Anılarla Yaşamak" ve Hidayet Sayın'ın "Topuzlu" adlı eseri sahnelenecek.
Tutku, müzik ve duygu
Mydonose Sholwland'de 13-29 Ekim tarihlerinde bir Broadway müzikali gösterime girecek. Bir dönemin en unutulmaz şarkıları... Tutku, müzik ve duygu yoğunluğunun en hareketli versiyonu... Broadway'de en uzun süre sahnelenen müzikal: "Smokey Joe's Cafe". Meltem Cumbul da Türkiye'de sahnelenen bir Broadway müzikali içinde rol alacak. Müzikal "Smokey Joe's Cafe", Broadway'de sahnelendiği uzun süre boyunca kapalı gişe oynadı.
Görele sergisi
"Mavi, gök ve deniz olduğu için değil, deniz ve gök mavi olduğu için güzeldir. Yeşil, ağaç olduğu için değil, ağaç yeşil olduğu için güzel. Bulut da öyle, dağ da, kır da" özüyle doğaya bakış açısından ipuçları veren Hamit Görele'nin eserleri 4 Ekim'den itibaren İş Bankası Parmakkapı Sanat Galerisi'nde. Sergi, 28 Ekim'e kadar açık kalacak.
'Keşfin Kıyısında' buluşma
HP'nin sponsorluğunda gerçekleştirilen "Keşfin Kıyısında" adlı belgesel filmin çekimleri bitmek üzere. Film ekibi, Ilısu ve Karkamış baraj göllerinin etkilenme alanlarında yapılan kazı çalışmalarını görüntülüyor. Yönetmenliğini Hakan Aytekin'in görüntü yönetmenliğini Turhan Yavuz'un üstlendiği belgesel film her biri 30 dakikalık iki bölüm halinde çekilecek.
|