03/10/2000

ANA SAYFA

BALIKESİR

BİLECİK

BURSA

ÇANAKKALE

EDİRNE

İSTANBUL

KOCAELİ

KIRKLARELİ

SAKARYA

TEKİRDAĞ

YALOVA


HABERLER 


Çeteyi kuramadılar

İSTANBUL - Üç ayrı gruptan koparak yeni bir çete yapılanmasına başlayan kişilerden 24’ü yakalandı. Adeta bir cephanelik dolusu silah ele geçirildi.

İstanbul Organize Suçlar ve Silah Kaçakçılık Şubesi’ne bağlı ekipler, Üsküdar ve Zeytinburnu ilçelerinde yaptıkları çalışmalar sonucunda üç ayrı gruptan ayrılarak yeni oluşum içine girmek isteyen bir çeteyi çökertti.

Düzenlenen operasyonda yakalananlar arasında Alemdağ Belediye Başkanı Burhanettin Ekşi’nin Mustafa, Cahit ve Hüseyin isimli üç kardeşinin de bulunduğu belirtildi. Çete mensuplarında ele geçirilen silahların ise adeta bir cephanelik kadar olması dikkat çekti.

10’a yakın adrese baskın

Organize Suçlar ve Silah Kaçakçılık Şubesi’ne bağlı ekipler yaptıkları çalışmalar sonucunda çeşitli çete gruplarından ayrılan üç grubun yeni bir oluşum içerisinde olduğunu belirledi. Olay üzerine çalışmalarını yoğunlaştıran ekipler, Üsküdar ve Zeytinburnu’nda 10’a yakın adrese baskın düzenledi. Düzenlenen baskınlarda, Sarallar Çetesi, ‘God Orhan’ lakaplı Orhan Kalpuz’un grubundan ayrılan ve Alemdağ belediye başkanının kardeşlerinin oluşturdukları 24 kişi gözlem altına alındı. Şahısların ev, işyeri ve gösterdikleri yerlerde yapılan aramalarda ise 1 kalaşnikof, suikast silahı olarak bilinen Uzi kısa adlı scorpion, 12 adet çeşitli çap ve markalarda silah, 26 av tüfeği, Eşref Saral’a ait bir adet sahte nüfus cüzdanı ve sahte otomobil plakası ele geçirildi.

Hayrete düşüren görüntü

Gözlem altına alınan 24 kişi içerisinde Alemdağ Belediye Başkanı Burhanettin Ekşi’nin kardeşleri Mustafa Ekşi, Cahit Ekşi ve Hüseyin Ekşi ile ele geçirilen silahların görüntüsü herkesi hayrete düşürdü.

Yeni oluşum içerisindeki çetenin yasadışı işlerle uğraşan kişileri kaçırarak fidye, haraç ve çek-senet işleri yapmakta oldukları belirtildi. ‘God Orhan’ lakaplı Orhan Kalpuz’un eski adamlarından 4 kişi Zeytinburnu Cumhuriyet Savcılığı’na sevk edilirken, belediye başkanının kardeşlerinin de aralarında bulunduğu 20 kişi de Üsküdar Adliyesi’ne sevk edildi. (İsmail SARIMEHMET / İstanbul CHA)




Otobüs yakanlar yakalandı

İSTANBUL - İstanbul polisinin düzenlediği bir operasyonda, belediye otobüsü yakma, molotof kokteyli atma ve bomba süsü verilmiş pankart eylemlerini gerçekleştiren yasadışı sol bir örgütün üyesi 5 kişi yakalandı.

Son aylarda İstanbul’da molotof kokteyli atma ve pankart asma eylemlerinin sıklaşması üzerine İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele ve İstihbarat Şube Müdürlüğü ekiplerinin sol bir örgüte yönelik düzenledikleri bir operasyonda 5 kişi ele geçirildi. Yakalanan örgüt üyelerinin Sarıyer’de bir İETT otobüsünün molotof kokteyli atılarak yakılması, Sarıyer İSKİ şantiyesinin tel örgülerine pankart asılması, Sarıyer Enver Paşa Caddesi üzerindeki Armutlu Köprüsü’ne bomba süsü verilmiş pankart asılması eylemlerini gerçekleştirdikleri tespit edildi.

Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü’nde sorgulamaları tamamlanan örgüt üyeleri, DGM’ye sevk edildi. (İsmail SARIMEHMET)




Kubbealtı'nda 30. yıl gururu

İSTANBUL - Kültür ve sanat faaliyetleri yapmak üzere 1970 yılında kurulan Kubbealtı Vakfı’nın 30. kuruluş yıldönümü kutlamaları Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda yapıldı.

Hazırlanan sinevizyon gösterimi ile başlayan toplantıda, vakıf mütevelli heyet adına konuşan Sinan Uluant, Kubbealtı Vakfı’nın Türk milletine ait fikrî, tarihî, ilmî ve kültürel değerlerin yaşatılması, insanına, memleketine ve devletine hizmeti bir vazife bilen gönüllü insanlardan oluşan insanlar topluluğu olduğunu söyledi.

Programın ikinci bölümünde gazeteci–yazar Ergun Göze, Prof. Başgil’in Türk hukukuna, adalet sistemine ve üniversiteye verdiği üstün hizmetlerini anlattı. Prof. Dr. Yılmaz Altuğ da Başgil’in boğazlar meselesi hakkında görüşlerinden örnekler verdi. Kendisinin öğrencisi olmaktan her zaman şeref duyduğunu ifade eden Rasim Cinisli de Başgil’in, örnek bir insan, edeb abidesi, cesur, hukuk bilgini ve talebelerinin her zaman ideal bir insan olarak gördükleri bir hukuk hocası olduğunu söyledi.

Kubbealtı’nın 30. yılında vakfa hizmetleri nedeniyle verilen ödüllerden sonra, Ali Fuat Başgil Hukuk Ödülü KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş adına İstanbul Başkonsolosu Hilmi Canlı’ya, Başgil’in eşi Nüvide Başgil tarafından verildi. (Şamil KUCUR)




Ramazan hazırlığı

İSTANBUL - Bahçelievler Belediyesi, yaklaşan Ramazan ayı nedeniyle ilçede bulunan camilerin ve cemevinin halılarını yıkıyor.

Bahçelivler Belediye Başkan Yardımcısı Yusuf Savaş, yaptığı yazılı açıklamada, “Bahçelievler Müftülüğü’nün verdiği program listesi doğrultusunda ilçedeki camilerin ve cemevinin bütün halılarını 2 ekip ve modern halı yıkama makineleriyle yıkıyoruz. Halı yıkama çalışmaları, Ramazan ayı başlamadan tamamlanacaktır.” dedi

Savaş, Ramazan ayından sonra da ihtiyaç ve talep olması halinde bu çalışmalara periyodik olarak devam edileceğini belirterek, Ramazan ayı içinde teravih namazları öncesi camilere gül suyu serpileceğini kaydetti.

Sevginin güçlendiği mekan

Öte yandan Türkiye Din Görevlileri Sendikası Genel Başkanı Av. Ahmet Yıldız, “Camiler, sevgi ve samimiyet duygularının, birlik ve beraberlik bağlarınınn kuvvetlendiği mekanlardır.” dedi

Av. Ahmet Yıldız, Camiler Haftası münasebetiyle yaptığı yazılı açıklamada, camilerin çok yönlü kullanılmaları gerektiğini belirterek Hz. Peygamber Efendimizin (sas) bazı tatbikatlarından örnekler verdi. Yıldız, cami cemaatleri ve bütün vatandaşları camilere sahip çıkmaları ve temizlemeleri çağrısında bulundu.




Dünyaya örneğiz

İSTANBUL - 'Yerel Gündem 21' projesinin Balkan ülkeleri temsilcileri İstanbul’da bir araya geldi.

IULAEMME (Uluslararası Yerel Yönetimler Birliği Doğu Akdeniz ve Ortadoğu Bölge Teşkilatı)’nin Sultanahmet’teki binasında bir araya gelen Balkan ülkeleri temsilcileri projenin hayata geçirildiği illere yönelik ziyaret öncesi proje yetkilileri tarafından bilgilendirildiler.

Proje uygulanıyor

Bulgaristan, Moldova, Romanya, Slovenya ve Türkmenistan’dan heyetlerin katıldığı toplantıda Moldova üç belediye başkanı ile temsil ediliyor. Heyet bilgilendirme toplantısı ardından temsilciler, bugün İzmit, yarın Bursa, perşembe günü İznik ve cuma günü Antalya’yı da kapsayacak kapsamlı bir gezi ile projeyi bizzat uygulama yerlerinde inceleme imkanı elde edecekler.

1992 Rio Konferansı’nda karar verilen ve Habitat sonrasında ülkemizde de hayata geçirilen projeye gelişmekte olan 51 ülke katılıyor. 21’inci yüzyılı yansıtması açısından Yerel Gündem 21 olarak adlandırılan projeyi ülkemizde 23 belediye başarıyla uyguluyor. Türkiye bu örnek yapılanması ile BM tarafından en iyi uygulama sahası seçildi.

Yerel Gündem 21 projesi; insanların yaşadıkları ve içinde barındıkları kenti kurdukları komiteler, komisyonlar vasıtasıyla sahiplenerek kendi meselelerine kendilerinin çözüm üretmesini ve demokrasinin gelişmesine katkı sağlamayı amaçlıyor. (Altan CANKUT)




40 kişi tavuktan zehirlendi

İSTANBUL - Yenibosna’da sünnet merasimi için düzenlenen mevlitte çoğunluğu çocuk 40 kişi yedikleri tavuklu pilavdan zehirlenerek hastaneye kaldırıldı.

Bahçelievler Atatürk Caddesi Murat Sitesi Elif Apartmanı numara 21’de meydana gelen olayda, sünnet merasimi için düzenlenen mevlit sonrası misafirlere tavuklu pilav ikram edildi. Ancak misafirler bir süre sonra mide bulantısı ve baş ağrısı şikayetleri ile hastanelere başvurdular. Çoğunluğu çocuk olan 40 kişi Yenibosna Hayrunnisa ve Balkan Hastanesi’nde tedavi altına alındı. Polis olayla ilgili soruşturmayı sürdürüyor. İSTANBUL (CHA)




Gıdada tehlika çanları

Son 20 yılda hayvan varlığının yüzde 30’unu kaybeden Türkiye’de hayvancılık teşvik edilmezse gıda temini tamamen dışa bağımlı olacak.

Türkiye’nin 1980’li yıllarda 87 milyon büyük ve küçükbaş hayvan varlığı olduğu, ancak günümüzde bu sayının yüzde 30 oranında azaldığı bildirildi. Konya Ticaret Odası Etüd–Araştırma Servisi tarafından hazırlanan “Hayvancılığımız ve Türkiye” başlıklı raporda, dünyada az gelişmiş ve gelişmiş ülkeler arasındaki uçurumun giderek büyüdüğü, sosyo ekonomik yapıdaki bozulmanın acil önlemler alınmasını zorunlu kıldığı belirtildi.

Dünya nüfusunun yüzde 15’i aşırı, yüzde 10’u çok iyi, yüzde 15’i orta derecede, yüzde 50’si yetersiz beslenirken, yüzde 10’luk kesimin açlık sınırında olduğu kaydedilen raporda, mevcut tablonun hayvancılığın ne denli önemli bir sektör olduğu gerçeğini bir kez daha gündeme getirdiği vurgulandı.

Çayırlar tarla yapıldı

Türkiye’de hatalı politikalardan hayvancılık sektörünün de payına düşeni fazlasıyla aldığı dile getirilen raporda, şöyle denildi:

“Türkiye’de, ABD teknik yardımı çerçevesinde tarımda makineleşme ve yeni teknolojilerin kullanılması ile birim alanda verimliliği artırmanın yolları aranmak yerine, çayır–mera ve yaylalar sürülerek tarla haline getirilmiştir. 1960’larda 40 milyon hektar olan çayır ve mera alanı 1980’de 21 milyona, 1990’da 14,2 milyona, 1999 yılında ise 12,4 milyon hektara kadar düşmüştür.

Bu hatalar sonuçta, kırsal alanda ekolojik dengeleri bozarak erozyon ve çölleşmeye neden olurken, en önemlisi, kırsal kesimde fakir ve verimsiz bir sosyo ekonomik yapı oluşmuştur.”

Hayvancılık can çekişiyor

Daha az sermaye ile daha fazla işgücünün istihdamına imkan sağlayan hayvancılık sektörünün, göç olgusunun başta gelen engeli, kırsal kalkınmanın da itici gücü olduğu bildirilen raporda, 1950’li yıllardan itibaren ihmal edilen sektörün, 1990’dan sonra acımasız rekabet koşullarına terk edildiği kaydedildi.

1980’li yıllarda 87 milyon büyük ve küçükbaş hayvan varlığı bulunan Türkiye’de bu sayının 1985’te 70 milyona, 90’lı yıllardan sonra da 64 milyona kadar gerilediği belirtildi.

Yüzde 30 kayıp var

Son yıllarda ise hayvan varlığındaki kaybın yüzde 30’lara ulaştığı ifade edilen raporda, “1990 yılında tarımsal üretim değeri içerisinde hayvansal üretimin payı yüzde 35 iken, 1999 yılında bu oran yüzde 22’ye inmiştir” görüşüne yer verildi.

Önlemlere rağmen, İran–Irak sınırından her yıl çok sayıda büyükbaş hayvan ile koyunun Türkiye’ye kaçak yollardan sokulduğunun altı çizilen raporda, bunun mali karşılığının 350 trilyon lira olduğu vurgulandı.

Raporda, kaçak hayvan ticaretinin ülke hayvancılığını baltalamanın ötesinde, 250 trilyon lira vergi kaybına yol açtığı aktarıldı.




Fındıkta dünyaya açılma plânı

Dış Ticaret Müsteşarlığı (DTM) İhracat Genel Müdürlüğü Tarım Dairesi Başkanı ve Fındık Tanıtım Grubu Başkanı Yavuz Mollasalihoğlu, fındıkta iç ve dış tüketimi artırma çalışmalarına hız verdiklerini belirterek, “Çin Halk Cumhuriyeti’ne yılda 50 bin ton fındık ihraç etmeyi hedefliyoruz” dedi.

Mollasalihoğlu, yaptığı açıklamada, fındığı özellikle Uzakdoğu ülkelerine pazarlamak için reklam ve tanıtıma büyük önem verdiklerini belirtti. Mollasalihoğlu, şunları söyledi:

“Japonya’da 1 yıl önce fındık tanıtım çalışmalarına başladık. Yaptığımız bu çalışmalar sonucunda Japonya’ya yılda 500 ton fındık ihraç eder hale geldik. Japonya’nın yıllık kabuklu yemiş ithali ise 80 bin ton civarında. 5 yıl içinde Japonya’ya yapacağımız fındık ihraç rakamını 15 bin tona ulaştırmayı hedefliyoruz. Uzakdoğu’da ilk fındık pazarımız olan Çin Halk Cumhuriyeti’ne 30 bin ton fındık ihraç ediyorduk. Amacımız bu ülkeye de yılda 50 bin ton fındık ihraç etmek.”

Hedefteki diğer pazarlar

Fındık Tanıtım Grubu olarak, fındık pazarını sürekli genişletme uğraşında olduklarını ifade eden Mollasalihoğlu, şöyle konuştu:

“Uzakdoğu ülkelerinin ardından Kuzey Avrupa ülkelerine, özellikle Finlandiya ve Norveç’de fındığın tanıtım ve reklamını yapacağız. İran ve Irak’ta çalışmalarımızı yoğunlaştıracağız. Körfez savaşı öncesi Irak, Türk fındığı için önemli bir pazardı. Fındığa yeni dünya pazarı bulma çalışmaları çerçevesinde Orta ve Güney Amerika ülkelerinde de özellikle Brezilya ve Arjantin’de çalışmalar yapacağız.”




Cesur baba sanıkları teslim etti

Kırklareli’nin Babaeski ilçesinde, bir baba, okula giden oğlundan tehdit yoluyla 1,5 yıldır para ve içki alan 2 genci dövdükten sonra polise teslim etti. Sanıklar, kendilerini döven babadan şikayetçi oldular.

Alınan bilgiye göre, Y.S. (15) ile C.E. (17) isimli işsiz gençler, Babaeski Lisesi’ne giden ve tehditle 1,5 yıldır para ve çeşitli hediyeler aldıkları K.S.İ.’den (15), son olarak bir şişe viski getirmesini istediler. K.S.İ’nin, parasının olmadığını söylemesi üzerine kolundaki saatini alan Y.S. ve C.E., viskiyi getirmesi halinde saatini geri vereceklerini söylediler.

K.S.İ, olayı evde babasına anlatınca, baba Hamza İ., 1,5 yıldır oğlunu tehdit ederek para ve içki alan kişileri yakalamak istedi. Hamza İ., oğluyla birlikte viskinin teslim edileceği yere geldi. Burada Y.S. ile C.E.’yı yakalayan baba, sanıkları yakındaki bir inşaatta dövdükten sonra karakola götürerek polislere teslim etti. İki zanlı, karakolda suçlamaları kabul etmeyerek kendilerini döven Hamza İ.’den davacı olduklarını söylediler.




Gönen'de ezan yarışması

GÖNEN - Camiler Haftası dolayısıyla Balıkesir’in Gönen ilçesinde müezzinler ve imamlar arasında ezan yarışması düzenlendi.

Çarşı Camii’nde pazar günü öğle namazını müteakiben yapılan yarışmaya Gönen Müftüsü Turgut Açari; İmam Hatip Lisesi Müdür Yardımcısı İbrahim Tuncer ve Kur’an öğretmeni Rıfat Şen jüri üyesi olarak katılırken, imamlar ve cami cemaati de yarışmayı ilgiyle takip etti. Cemaatin huşu içinde dinlediği ezan yarışması sonunda birinciliği Rüstem Camii müezzini Yaşar Aycu, ikinciliği Osmanpazar Camii müezzini M. Akif Çetin, üçüncülüğü Malkoç Camii müezzini Mehmet Kılıç kazandı. (Cemil DİNÇ)




Jandarmayı geçemediler

EDİRNE - Bulgaristan’dan yasadışı yollarla Türkiye’ye giriş yapan 6 kişi, bir minibüsle İstanbul’a giderken, TEM Otoyolu’ndaki gişelerde, kontrol yapan jandarma ekiplerince yakalandı.

Alınan bilgiye göre, Edirne İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, TEM gişelerinde yaptıkları kontrollerde, Şerif Ünek (31) ve Yahya Kaim’e (32) ait 34 JY 2955 plakalı minibüste yaptıkları kontrollerde, Bulgaristan’dan yasadışı yollardan ülkeye giriş yapan 6 soydaşı yakaladı. Yakalanan Nurdjihan Sarı Şerif, Seval Salih Şerif, Sibel Salih Şerif, Selahattin Rıdvan, Ali Sarı, Rıdvan Selahattin, ifadelerinde, yasadışı yollardan Türkiye’ye giriş yaptıklarını ve Türkiye’deki yakınlarının yanına gitmek istediklerini söylediler.




Edirne'de kaçak operasyonu

EDİRNE - Edirne’de son 2 günde yasadışı yollardan sınırı geçerek Yunanistan’a gitmek isteyen 75 yabancı uyruklu yakalandı.

Alınan bilgiye göre, jandarma ve hudut devriye ekipleri ile polislerin yaptığı kontrollerde, Edirne’nin İpsala, Meriç ve Uzunköprü ilçelerinde, Bangladeş, Filistin, Çeçenistan, Fas, İran, Rumen, Afganistan, Irak ve Suriye uyruklu toplam 75 kişi ele geçirildi. Yabancı uyruklular, ifadelerinde, sınırı yasadışı yollardan geçerek Yunanistan’a ve buradan da Avrupa’nın değişik ülkelerine gitmek istediklerini söyledikleri bildirildi. Kaçaklar, sınır dışı edilmek üzere Edirne Emniyet Müdürlüğü Yabancılar Şubesi’ne gönderildi.




İki Türk sınır dışı edildi

EDİRNE - Edirne’nin İpsala Sınır Kapısı’nda, Yunanistan yetkilileri, yasa dışı yollardan ülkelerine giren 2 Türkü sınır dışı ettiler.

Alınan bilgiye göre, bir süre önce yasa dışı yollardan Yunanistan’a gittikleri belirlenen Ali Teki (28) ile Ahmet Muş (20), Yunan güvenlik görevlileri tarafından yakalandıktan sonra sınır kapısından Türkiye’ye gönderildiler. Şahıslarla ilgili soruşturmaya başlandığı bildirildi.




Enerjide büyük ayıp

Asıl enerji yönetimi krizi olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Tolga Yarman, ''Kışa girilirken gaz arayışına girilir mi? Girilirse bu Türkiye'nin ayıbı olmaz mı?'' dedi.

Galatasaray Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tolga Yarman, Türkiye'de enerji krizi olduğu yönündeki iddiaları gerçekçi bulmadığını belirterek, ''Bir sıkıntı olduğu gerçek, ancak esas olarak enerji yönetim krizi var'' dedi.

Prof. Dr. Yarman, enerjiyi salt teknik, teknolojik, bilgisayar çıktıları veya laboratuvar verilerine bağlı bir süreç olarak düşünmenin yanlış olduğunu söyledi.

Enerjinin olduğu yerde siyasetin de var olacağını kaydeden Prof. Dr. Yarman, ''20 yıl önce Irak ve İran arasında enerji yüzünden kavga çıktı. İran ve Irak'ın neden savaştığını, binlerce insanın neden öldüğünü unutmamalıyız. Enerjiyi mutlaka siyasi yapısı içinde bir bütün olarak düşünmeliyiz. Günübirlik politikalarla, çıkar çevrelerinin istediği şekilde planlamalar yapılırsa, olacağı da budur'' diye konuştu.

Ciddi çelişki ve ayıp

''İyi keman çalmakla, iyi darbuka çalınmaz.'' diyen Prof. Dr. Yarman, şöyle devam etti: ''21. yüzyıla girerken, Türkiye büyük bir ayıbı yaşıyor. Kış aylarına girilirken, elektrik enerjisi krizi yanında gaz sorunu olduğu söyleniyor. Kışa girilirken gaz arayışına girilir mi? Girilirse bu Türkiye'nin ayıbı olmaz mı? Çok ciddi birikimleri olan, Türkiye'yi yöneten insanların şimdi bunu çıkıp söylemesi ciddi çelişkileri ve ayıpları beraberinde getiriyor. 'Nükleer enerji' denildi; ancak bu da sonra yürürlükten kaldırıldı. Bu kadar programsız olunmaz. 20 yıl sonra Türkiye nükleer ipotek altına alınmak isteniyor, ancak plan ve program olmadığı söyleniyor. Türkiye hazan yaprağı gibi bir tarafa savrulup duruyor.''

Strateji yapamıyoruz

Galatasaray Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yarman, Türkiye'de enerji yatırımları yapan kişilerin stratejik çalışma yapmadığını, en büyük eksikliğin de buradan kaynaklandığını savunarak, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Enerji Ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nda planlama ve proje var. Öyle insanlar gelip projeleri ile başvuruyor ki, henüz yanıt alamayanlar var. Sanayici 'Santralimi yapmak istiyorum, param ve projem hazır.' diyor; ama 5 yıldır cevap alamayanlar da var. Enerji krizini tek yetkililer söylemiyor, Dünya Bankası, IMF de söylüyor. Enerji fazlamız olduğunu, planlanmamış yatırımdan vazgeçilmesini, maceraya atılınmamasını istiyorlar.''

Dünya Bankası'nın hatları iyileştirmek için Türkiye'ye para verdiğini ancak alınan kredilerin geri ödenmesi gerektiğine işaret eden Yarman, ''Dünya Bankası, verdiği kredilerin geri ödenmeyeceği hesabıyla yatırımdan vazgeçilmesini istiyor. TEDAŞ pahalıya aldığı elektriği ucuza satıyor. Aradaki farkı Hazine karşılıyor. Yani yine para vatandaşın cebinden çıkıyor.'' şeklinde konuştu.




Fürsan, Girişim Grubu'nun

İzmit'te kurulu bulunan ve zarar ettiği gerekçesiyle kapatılan Fürsan Fermantasyon Ürünleri AŞ'nin, Türkbank'a ait olan hisseleri, 5 milyon 620 bin dolara İzmit Girişim Grubu'na satıldı.

İzmit Girişim Grubu İcra Komitesi Üyesi Dr. Haşmet Daştan, düzenlediği basın toplantısında, Fürsan'ın yüzde 94.48 hissesini 4 yıl vadeyle, 5 milyon 620 bin dolar karşılığında satın aldıklarını söyledi.

Sitrikasit alanında Türkiye'de tek üretici konumda olan Fürsan'ın, satış işlemlerinin tamamlanmasından sonra 4 ay içinde üretime geçeceğini belirten Daştan, şunları kaydetti: ''Devir işlemlerinin tamamlanmasından 3 ay sonra deneme üretimine, deneme üretiminine geçişten bir ay sonra da kesin üretime geçiş planlanmaktadır. Fürsan'ı eski gücüne kavuşturmak ve üretimi 2 yıl içerisinde 14 bin tona çıkartmak için 1.5 milyon dolar yatırım hedefledik. İlk planda, bazı hizmetleri taşeronlara yaptıracağız. Üniversite–sanayi işbirliğine önem vererek fabrikanın kapılarını bilim adamlarına açacağız.''

Fürsan Kocaeliler'in

Daştan, Fürsan'a, bölge halkının sahip çıkması gerektiğini belirterek, şunları söyledi: ''Fürsan artık Kocaelililerindir. Herkesi ortak olmaya çağırıyoruz. Güç ve uzun süren satışla ilgili süreç geride kalmıştır. Artık, bütün dikkatimizi ve olanaklarımızı geleceğe, yapacaklarımıza yönlendireceğiz. Varılan bu aşamada, tüm Kocaelilileri ortak olmaya davet ediyoruz. Bu projelerin gerçekleşmesi, yani fabrikanın üretime geçmesinin, deprem sonrası dönemde herkese büyük moral kaynağı olacağı inancındayız.'' Daştan, ortaklık için en küçük hissenin 1 milyar lira olduğunu ve ödemelerin dört taksitte yapılacağını sözlerine ekledi. İZMİT




Kültürel yapılar yok oluyor

Birleşmiş Milletler kararıyla her yıl Ekim ayının ilk pazartesi günü kutlanan ''Dünya Konut Günü'' dolayısıyla, Bursa'da çeşitli etkinlikler düzenlendi.

TMMOB Mimarlar Odası Bursa Şube Başkanı Turgay Erdem de, düzenlediği basın toplantısında, mimari yapıların aynı zamanda milletlerin kültürel özelliklerinin de bir yansıması olduğunu belirterek, ''birçok sivil yapının rant nedeniyle siyasi–dini olaylar gerekçe gösterilerek tahrip edildiğini'' öne sürdü. Eski kentler üzerinde, siyaset destekli kent planlarının oluşturduğu tahribata dikkati çeken Erdem, şunları söyledi: ''Geçmişimizin çok renkli kültürünün mimari yansıması olan yapılar birer birer yok oluyor. İşte bugün, Bursa Kalesi'nin birçok bölümü, ülke ekonomisine girdi sağlayan ipek fabrikaları ve daha birçok önemli yapı yerlerini betonarme binalara terk ediyor.''

Erdem,Bursa'da, kaçak yapılaşmanın yüzde 65'lere ulaştığını tarihi ve kültürel gerçeklerle mimari yapının birbiriyle örtüşmediğini söyledi.




Beypazarı konakları gün ışığına çıkıyor

Ankara'nın Beypazarı ilçesindeki 250 yıllık ahşap konaklar, restore edilerek tekrar canlandırılıyor.

Hitit, Frig, Galat, Roma, Selçuklu ve Osmanlı gibi çok sayıda medeniyete ev sahipliği yapan ve Roma döneminde psikoposluk merkezi konumundaki Beypazarı'ndan tarihî ahşap konaklar, aslına uygun olarak restore ediliyor. Tarih boyunca çok sayıda yangın geçiren Beypazarı'nda günümüze kadar ayakta kalabilen 3 bin ahşap konak bulunuyor. Beypazarı Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Kültür Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı tarafından gönderilen bütçeyle 3 ayda 100 ahşap konağın, Safranbolu ustaları tarafından aslına uygun olarak restore edildiğini belirtti. Park Holding AŞ'nin, 250 konağın restorasyonunu üstlendiğini kaydeden Yavaş, ''Konakların restorasyon çalışmaları, ilçemizde hâlâ devam ediyor. Hedefimiz, ilçemizdeki bin konağı yeniden canlandırarak kültür hayatımıza kazandırmak.'' dedi. Yavaş, bir konağın restorasyonunun, ortalama 500 milyon ile 1,5 milyar liraya mal olduğunu açıkladı.

Konakların mimarisi

Eski ve yeni olmak üzere ikili bir yerleşim düzeni gösteren Beypazarı'nda konakların yoğun olarak bulunduğu kesim, Ankara–İstanbul yolunun kuzeyinde, dağların dik yamaçlarına ve vadilere yerleşmiş. Vadiyi ikiye ayıran balık sırtı görünümündeki kalker tepeler ise konaklara farklı bir görüntü veriyor. Genellikle 3 veya 4 kattan oluşan Beypazarı konakları, kalabalık birkaç ailenin bir arada yaşayabileceği biçimde yapılmış. Üst katlar asıl yaşama alanları olarak kullanılırken, alt katlarda mahzen, mutfak gibi bölümler yer alıyor. İlk bakışta dikdörtgen, kemerli, dörtlü veya altılı bölmeli, giyotin veya iki kanatlı pencereleri ile dikkati çeken konaklarda ahşap ve demir korkuluklar yaygın. Bahçeli evlerin en büyük özelliği ise ''guşganalı'' olması. Çoğu zaman bir labirenti andıran Beypazarı'nın dar ve bitişik sokaklarında konaklar birbirine o kadar yakın inşa edilmiş ki, sanki kucaklaşıyor gibi. Bu tarihi konakların terk edilmemesi ve hâlâ ailelerin kalabalık olarak geleneksel biçimiyle yaşamlarını devam ettirmesi, ilçeyi gezenleri tarihi bir yolculuğa sürüklüyor.




Depremzede yaşlılar döndü

İZMİT - Marmara Bölgesi'nde meydana gelen deprem felaketinden sonra Kocaeli Gazeteciler Cemiyeti Hikmet Memduh Kızılağaç Huzurevi'nden Kırklareli'ne nakledilen 14 yaşlı, dün Kocaeli'ne döndü.

Kırklareli Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü'ne ait midibüsle Kocaeli'ne gönderilen yaşlıları, Kırklareli Vali Yardımcısı Metin Aslanbaş, Huzurevi Müdürü Ulviye Arpacıoğlu ile diğer ilgililer uğurladılar.

Depremden sonra Kocaeli'nden Kırklareli Huzurevi'ne 28 yaşlı getirilmiş, bu kişilerden Mustafa Dayan ile Kemal Dinçer vefat etmiş, 2 yaşlı da huzurevinden ayrılarak yakınlarının yanına yerleşmişti. 4 yaşlı ise başka illerdeki huzurevlerine nakil yaptırmışlardı.




Eceabat'ta 'sirto' oynadılar

Çanakkale'nin Eceabat ilçesini ziyaret eden Yunanistan'ın ''Yeni Maydos'' kenti Belediye Başkanı Viladimiros Ohonnos ile Eceabat Belediye Başkanı Adem Ejder, Türk–Yunan dostluğunu göstermek için şehir meydanında ''sirto'' oynayıp zeytin ve defne fidanı diktiler.

Eski adı Maydos olan Eceabat ilçesini 78 yıl önce terk ederek, Yunanistan'daki bir göl kıyısında ''Yeni Maydos'' kentini kuran Yunanlıların Eceabat sevgisi, kentte bayram havası estirdi.

İki başkan beraber oynadı

İlçe meydanında hasret gideren Yunanlı ziyaretçilerin sokaklara taşan sevgi gösterilerinin en ilginci, iki kentin belediye başkanlarının birlikte sirto oynamaları oldu. Büyük alkış alan bu gösteriye her iki ülkenin gençleri de katılınca, ortam şölen havasına dönüştü.

Belediye başkanları, Yunanistan'dan getirilen zeytin ve defne ağaçlarını anı olarak dikerken, çevredeki herkes mutluluk gözyaşlarını tutamadı.

Eceabat Belediye Başkanı Adem Ejder, ''Her şeyimizle birbirimize çok benzediğimiz iki ülke halkları arasına bunca yıldır sun'î düşmanlık tohumları ekilmesine bu sevgi gösterileri en iyi yanıttır.'' dedi.




Gölcük'ün imar planı askıda

GÖLCÜK - 17 Ağustos 1999 tarihinde meydana gelen asrın felaketi ile âdeta bir enkaz şehri haline gelen Gölcük için gerekli olması nedeni ile yeni imar revizyon planı çalışmaları sonuçlandı.

Bayındırlık ve İskan Bakanlığı kalıcı konutlar için yapmış olduğu 1/1000 ölçekli yerleşim imar planlarının dışında kalan kısımlar için Gölcük Belediyesi tarafından hazırlattırılan 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planları ile plan notları, Afet İşleri Genel Müdürlüğü'nün 3.8.2000 tarihinde tasdik etmiş olduğu Gölcük'ün geoteknik rapor bulgularına göre revize edilerek belediye meclisinde görüşüldü ve 3194 Sayılı İmar Kanunu ile 8/6 maddesine uygun olduğu onaylandı.

Söz konusu yerleşim imar planları Adnan Menderes İş Merkezi'nde A Blok 29 No'lu büroda 30 gün süre ile askıya çıkarılarak halkın bilgisine sunulmuştu.

Nihat YILDIZ




TUGSAŞ peşkeş çekildi

BURSA - TÜGSAŞ’ın peşkeş çekildiğini iddia eden Petrol–İş Bursa Şube Başkanı Han, satış işlemlerinin durdurulması için Rekabet Kurulu’na başvuracaklarını söyledi.

TÜGSAŞ Gemlik Gübre Sanayii AŞ’nin, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’nca (ÖİB) 96 milyon dolara Tekfen Holding’e bağlı Toros Gübre ve Kimya Endüstri AŞ’ye satılmasının ardından, fabrikada örgütlü Petrol–İş Sendikası’nın Rekabet Kurulu’na başvuracağı bildirildi. Petrol–İş Sendikası Bursa Şube Başkanı Nuri Han, yaptığı açıklamada, hükümeti, IMF politikaları doğrultusunda sanayinin yanı sıra tarım kesiminde de yıkıma yol açacak politikalar üretmekle suçladı.

Tekel durumuna geldi

Han, Türkiye’deki toplam gübre üretiminin yüzde 45’ini karşılayan Gemlik’teki fabrikanın, özelleştirme işleminin ardından tekel durumuna geleceğini ileri sürerek, “Satış işleminin durdurulması için Rekabet Kurulu’na başvuracağız” diye konuştu. Gemlik Gübre Sanayii AŞ’nin, değerinin çok altında satıldığını, sadece menkul değerlerinin 40 milyon doları, toplam değerinin ise 140 milyon doları bulduğunu belirten Han, fabrika bünyesinde oluşturulan amonyak tesislerine ise 380 milyon dolar harcandığını kaydetti.

Han, şöyle konuştu: “Gemlik Gübre Sanayii AŞ kelimenin tam anlamıyla peşkeş çekildi. Toplam değeri yarım milyar doları bulan bir işletme beşte biri fiyatına pazarlanıyor. Özelleştirme sanılmasın ki yalnızca üyelerimizin geleceğiyle ilgilidir. Toplumun, milyonlarca tarım emekçisinin ve kentlerde yaşayan gıda ürünleri tüketicisi çalışan kesimin çıkarları için ihalenin bütün sonuçlarıyla iptal edilmesi gerekmektedir. Çünkü, fabrikaların devri ile, tarım sermayenin kâr hırsına terk edilecektir.”

İşçiler endişeli

Han, TÜGSAŞ Gemlik Gübre Sanayii AŞ’de çalışan toplam 615 işçinin yaşanan belirsizlik nedeniyle geleceklerinden endişe ettiklerini bildirdi.

Satış işleminin iptal edilmemesi durumunda, işçilerin iş güvenliğinin sağlanması için ÖİB’den güvence isteyeceklerini anlatan Han, kapsamdışı çalışanların da memur olarak istihdam edilmesinin gündeme gelebileceğini söyledi. Han, fabrikanın el değiştirmesi nedeniyle, işten çıkarılmaları hiçbir şekilde kabul edemeyeceklerini de sözlerine ekledi.




İşsiz genç barakada yandı

EDİRNE - Edirne’de bir barakada çıkan yangın sonucunda, aşırı derecede alkollü olduğu belirtilen Ercan Sofu (24) isimli işsiz genç hayatını kaybetti.

Alınan bilgiye göre, Yeni Sanayi Sitesi arkasındaki teneke ve tahtalardan yapılmış bir barakada gece geç saatlerde yangın çıktı.

Tahtadan yapılmış baraka kısa sürede tamamen yandı. İtfaiye ekipleri olay yerine geldiklerinde yıkıntı içinde Ercan Sofu’nun cesedini buldular. Edirne Devlet Hastanesi’ne kaldırılan cesette yapılan otopside, gencin aşırı derecede alkollü olduğu belirlendi.

Barakada Hüseyin Sofu (42) ile oğlu Ercan’ın uzun süredir birlikte yaşadığını belirten yetkililer, şöyle konuştu: “Hüseyin Sofu, marangoz yanında iş bulduğu sürece çalışıp, geçimini sağlıyormuş. Oğlunun ise işi yok. Yangın olduğunda barakada sadece Ercan Sofu varmış. Otopside aşırı alkollü çıktı. Yangının çıkış nedeni ise henüz belirlenemedi.”

Çıkan yangın sonucunda, barakadan geriye pek bir şey kalmazken, bir köpeğin, barakanın bulunduğu alandan ayrılmadığı gözlendi. Yangınla ilgili soruşturma sürdürülüyor.




KESK’ten yeni eylem takvimi

İZMİT - Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK)’nun aldığı karar doğrultusunda, Kocaeli Şubeler Platformu’nun, IMF politikalarını protesto, zorunlu tasarrufların ödenmesi ve grevli toplu sözleşmeli sendika istemiyle, 18 Ekim ile 11 Kasım arasında bir dizi eylem yapacağı bildirildi.

Platform Dönem Sözcüsü Nihat Değer, düzenlediği basın toplatısında, 57. hükümetin emekçiler üzerindeki baskısının sürmekte olduğunu öne sürdü. Değer, 2001 bütçesinde kamu maaşlarına yüzde 18’lik pay ayrıldığını, memurlarla ilgili kanun hükmünde kararnameyle iş güvencesinin ortadan kaldırılmak istendiğini ve Zorunlu Tasarruf Fonu’ndaki paraların ödenmediğini belirterek, taleplerinin yerine getirilmesi amacıyla eylemlere başlayacaklarını bildirdi.

Değer, ilk olarak 3–4 Ekim günlerinde ülke genelinde Ziraat Bankası şubelerine zorunlu tasarrufların ödenmesi istemiyle dilekçeler verileceğini ifade ederek, 18–Ekim 11–Kasım arasında da, kitlesel basın açıklamaları, sokak afişlemeleri, işyerlerine pankart asılması ve imza kampanyaları başlatılacağını sözlerine ekledi.




Belediyeden sağlık taraması

ADAPAZARI - Adapazarı Büyükşehir Belediyesi Sağlık Müdürlüğü, merkeze bağlı tüm köy ve prefabrike konut alanlarında sağlık taraması başlattı.

Adapazarı Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Duran, sağlık taramasının başlatılması dolayısıyla Alancuma köyünde düzenlenen törende, her yıl köylere yönelik olarak gerçekleştirilen sağlık taramasına, yaşanan deprem felaketi nedeniyle prefabrike konutların da dahil edildiğini söyledi.



| Balıkesir | Bilecek | Bursa | Çanakkale | Edirne | İstanbul | Kocaeli | Kırklareli | Sakarya | Tekirdağ | Yalova |

Copyright © 1995-2000 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21  34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:
+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: zaman@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.