GÜNCEL ANA SAYFAYA DÖNÜŞ

03/10/2000

Dünyada Zaman

Türkiye

Arşiv-Arama

Özel Dosyalar

Ana Sayfa

Haberler

Ekonomi

Dış Haberler

Politika

Kültür Sanat

Spor

Yazarlar

Haber İndeksi

Bölge Haberleri

Diziler

Televizyon

Hodri Meydan

Poli-Diyalog

Millet Kürsüsü

Tüketici Masası

Röportaj

Fikir Platformu

Basın Harmanı

Bilişim

Eğitim

Toplum

Akademi

Yaşam

Sağlık

Ulaşım

Otomobil

Medya Analiz

Açık Şemsiye

İnsan Kaynakları

Reklam

İletişim / Künye

 


YAŞAM 

Kadınlar 'insan' merkezli yönetiyorlar

Kadınlar yöneticilikte farklı bir çizgi çiziyorlar. Sosyal ilişkilerdeki bozukluğu daha çok önemsiyor, stress ve kızgınlık halinde erkeklere nazaran daha duygusal oluyorlar.

Ev hanımlığı, eş ve anneliği tarihsel onaya sahip kadınlar, dünyanın gidişatında artan bir hızla, yönetici koltuklarında da yer tutmaya başladılar. Hemen hemen her sektörde, bir aşağı bir yukarı kadın yöneticilere rastlamak mümkün. Yönetim kadrolarındaki kadın ayrımcılığı tartışmaları bir yana; kadın-erkek eşitliğinden daha gerçek olan kadın-erkek farklılığı, kendini yöneticilikte de belli ediyor.
Kadınlarla erkekler arasındaki en büyük fark, stres ve kızgınlıkta ortaya çıkıyor. Yapılan araştırmalara göre, kadın ve erkeklerin, iş hayatında stresli buldukları konular ve tepkiler farklılık gösteriyor. Ancak eğitim seviyesi yükseldikçe kadınlar ve erkeklerin başvurdukları metot aynılaşıyor. Kadınlar sosyal ilişkilerdeki bozukluğu erkeklere göre daha çok önemsiyorlar ve bu konuları daha stresli buluyorlar. Erkekler stresle mekanik bir şekilde başedip, olaya problem merkezli yaklaşırken, kadınlar daha duygusal bir şekilde sosyalleştirildiklerinden aynı stres ortamında aynı olaya duygu merkezli yaklaşıyorlar. Stres ve kızgınlık durumlarında kadınlar, meseleyi aileleri veya çalışma arkadaşlarıyla tartışırken, erkeklerin çoğunluğu olayı yine mekanik bir şekilde ele alıyor.

Meğer komşuymuşuz!

Yapılan istatistikler ülkemizdeki acı bir gerçeği ortaya çıkardı. İstatistiklere göre her iki kişiden biri birbiriyle davalı. Anadolu kültüründe çok önemli bir yer tutan komşuluk büyük şehirlerde tarihe karışınca fındık kabuğunu doldurmayan meseleler yüzünden insanlar birbirleriyle kavga ediyor, aylarca mahkeme kapılarında mekik dokuyor.
‘Komşuluk’ kavramı, “Ev alma komşu al”, “Komşu komşunun külüne muhtaçtır” atasözleri ile de kültürümüzün ayrılmaz bir parçası haline gelmişti. Anadolu’da özellikle küçük yerleşim bölgelerinde canlı bir şekilde devam eden komşuluk, büyükşehirlerde bitti. Bırakın aynı mahalleyi, aynı sokağı, aynı apartmanda karşı dairede oturan kişiler birbirini tanımıyor, insanlardan oturdukları evde öldükten sonra; ancak kokmaları üzerine haberdar olunuyor. Aynı apartmanda oturan yüzlerce kişi neredeyse birbirinden habersiz yaşıyor. Türkiye’de ilk defa “Komşuluk Haftası” kutlansın fikrini ortaya atan Hasan Kaçan’a bu fikri neden ortaya attığını sorduk. “Bu fikir Aksiyon Dergisi’nde yazarken aklıma gelmişti. Neredeyse unutulmaya başlanan bu konuya kara mizah açısından yaklaşmıştım.” diyen Kaçan, büyük şehirlerde sosyal hayatın yoğunluğunun insanlar arasındaki iletişimi azalttığına dikkat çekiyor. Sonradan bu fikre Hıncal Uluç da destek vermiş. O da çok ilginç bir olay yaşamış, bir vesile ile tanıştığı adam meğer yıllardır karşı dairede oturuyormuş. Önce Tuzla Belediyesi, ardından da Bağcılar Belediyesi “Komşuluk Haftası” etkinlikleri düzenlerek bu fikre katkı sağlamışlar.

Ölüm sigara paketinde satılıyor

İngiltere'de akciğer kanserinin, kadınlarda ölümcüllük açısından göğüs kanserini geride bıraktığı açıklandı. Kadın hastaların kanserden ölümlerinde rakipsiz bir neden haline gelen akciğer kanserine sigara kullanımının yol açtığını bir kez daha vurgulayan İngiliz bilim adamları, hastalığın sigara kullanımının kadınlar arasında giderek yaygınlaştığı İngiltere’de son 20 yılda yüzde 36 oranında arttığına işaret ettiler. Kanser Araştırmaları Vakfı tarafından yapılan bir araştırmanın ortaya koyduğu bu gerçekler arasında, göğüs kanserinden ölüm oranlarında düşüş olduğu da bulunuyor. Kanser Araştırmaları Vakfı Genel Başkanı Gordon McVie, sigaranın, paketin içindeki potansiyel ölüm anlamına geldiğini belirtti. LONDRA

İngiltere'de kadın-erkek eşitliği için 15 yıl gerek


İNGİLTERE'DE "The Future Foundation" adlı düşünce kuruluşu tarafından yaptırılan araştırma, kadın-erkek eşitliğinin yaşamın her bölümünde, özellikle evde kendini gösterebilmesi için daha 15 yıla ihtiyaç bulunduğunu ortaya koydu. Araştırmada şu anda erkeklerin ev hayatında halen bir "misafir" rolü oynadıklarına dikkat çekilirken, "Erkeklerin üçte ikisi, babalarından daha çok ev işi yapıyor, aynı şekilde kadınların üçte ikisi de kendi annelerinden daha az sorumluluk almak zorunda kalıyor." denildi. LONDRA



Güzellik

Güzellik ve Sağlık Kokteylleri

Tesettüre Uygun Güzellik Salonları

Cilt Bakımı

Cilt Bakımı Şart

Sağlık

Küçük Şikayetler

Çocuğunuzun
İlk Ayakkabısı

Çocuğunuzun Karnı mı Ağrıyor?

Fırçanızı iyi Seçin

Kemik Erimesine Karşı Kalsiyum

Kabus Yaşayanlar

Doktorunuzdan
Ne Bekliyorsunuz?

Alzheimer Tedavisi

Sigaracı Küçükler

Meme Kistleri

Beslenme

Fatih'in Mutfağı

Çocuk Eğitimi

Gençleri, özenti 
ve Merak yakıyor

Onun Diliyle Konuşun

Tv, Sinsi Eğlence

Çocuk Psikolojisi

Terk Edilen Çocuk Sayısı Artıyor

Editör
Serhat Şeftali
s.seftali@zaman.com.tr



| Ana Sayfa | Haberler| Ekonomi | Dış Haberler | Politika | Kültür Sanat | Spor | Yazarlar | Haber İndeksi | Hodri Meydan |

Copyright © 1995-2000 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21  34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:
+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: zaman@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.