Ek kontejan
Son bir haftanın büyük bir kısmını nezle olarak geçirince bu haftaki yazımı yazamayacağıma kesin gözüyle bakmaya başlamıştım. “Nezle dediğin nedir abi, olayı büyütme” diye mırıldandığınızı duyar gibiyim.
Abinizin hiçbir şeyi normal olmadığı gibi (bu da amma spekülasyonlara açık bir laf oldu) “nezle”si de normal olmuyor. Sonu “it”le biten bilumum hastalıklara (sinüzit, bronşit, faranjit) sahip olan vücudumun üst kısmı en ufak nezlede sarsılıyor. Zaten olay normal “nezle”den çok “göz nezlesi” şeklinde cereyan ediyor ki durumu bilmeyenler beni ağlarken gördüklerinde “yine mağdur edilen öğrencilerin haline ağlıyor” diye düşünüp hüsnüzanda bulunabiliyorlar. Ama merak etmeyiniz, abiniz her halükarda görevinin başında ve sizin yanınızda olmaya devam edecektir.
Önümüzdeki haftadan itibaren ek kontenjan olayı gündeme gelecek. Haftada bir yazı yazmanın doğurabileceği gecikmeleri de hesaba katarak bu haftadan bazı hatırlatmalarda bulunmak istedim. ÖSYM tarafından çıkarılacak olan bu seneye ait “Ek Kontenjan Kılavuzu”nu henüz görmedi isem de genel anlamda geçmiş senelerden farklı bir uygulama olmayacağını tahmin ediyorum.
Ek kontenjan bir manada adaylar için bir son şans. Lisedeki alanları yüzünden veya AOÖBP’sinin düşüklüğü sebebiyle gelecek sene de istediği bölüme girme ihtimali az olanlar, son bir umut diye ek kontenjana sarılacaktır.
Ek kontenjanla tercih edilebilecek yerlerin sınırlı olması, yüksek kontenjanlı gözüken programların muhtemelen Kıbrıs’taki üniversitelerle özel üniversitelerin bazı bölümleri olması tabii ki birçok aday için sınırlandırıcı bir durum meydana getirecek. Zaten bu tür bölümlerin ilk yerleştirmede yeterince tercih edilmemeleri ya bölümün kalitesinin düşüklüğü ya da eğitimin ücretli olmasından kaynaklanıyordu. Birçok aday için bu kriterlerin önemi halen büyük.
Ek kontenjan konusunda en önemli nokta, başvurabilmek için açık öğretim dışındaki herhangi bir yükseköğretim programına kesinlikle yerleştirilmemiş olma şartıdır. Kazandığı halde kayıt olmayanlar veya kayıt olsa da devam etmeyi düşünmeyenler ek kontenjan uygulamasından yararlanamazlar.
Bir diğer önemli şart ise; tercih edeceğiniz bölümün bu sene aldığı öğrencilerin en düşük puanlısından daha yüksek bir puana sahip olmanızın (o bölümün taban puanından daha yüksek puan) gerekmesi. Mesela bir A bölümü bu sene en düşük 160 ÖSS—SAY puanı ile öğrenci aldı ve ek kontenjan için 2 kişilik yer varsa orayı tercih etmek isteyenlerin ÖSS—SAY puanları en düşük 160 olmalıdır.
Yukarıdaki örnek, ek kontenjanla yerleşmenin kolay olmadığını da gözümüzün önüne koymaktadır. Çünkü böyle yüksek puanla öğrenci almasına rağmen 2 kişilik kontenjanı boş kalan bir bölümü yüzlerce (belki de binlerce) kişi tercih etmek isteyecektir. Tercih edecekler içinden en yüksek puanlı 2 aday seçileceğinden başarılı olabilmek için 160’ın hayli üstünde puan almanızın gerekeceği aşikardır. Bu tür bölümleri tercih edecek adayların çok önemli gördüğüm bu noktayı unutmadan tercih yapmaları gerekmektedir.
Geçtiğimiz senelerde ek kontenjanla ilgili tercih yaparken azami 8 tercih yapma hakkı verilmişti. Eğer niyetiniz gerçekten bir yeri kazanmaksa bu 8 tercih hakkının tamamını kullanmakta fayda var. Tercihleri sıralarken 'Hangi bölümde kaç kişilik boşluk var?' sorusunun cevabını kılavuzdaki tabloları inceleyerek bulacaksınız. Aynı normal tercihte olduğu gibi bu tabloları iyi bir şekilde incelemek ve sıralamayı yaparken çok dikkatli hareket etmek hayli önemli. Bazı programların taban puan kısmında sadece çizgi ( —— ) göreceksiniz. Bunlar son anda açılan ancak ÖSYM kılavuzuna yetişmeyen programlar olduğundan herhangi bir taban puana sahip olmadıkları gibi kontenjanları da diğerlerine göre fazla sayıda olacaktır. Bu programları puan sınırına bakmadan tercih yapabilirsiniz. “Taban puanı hangi seviyede olur?” sorusunun cevabına da benzer bölümlerin durumlarına bakarak karar verebilirsiniz.
Ek kontenjanla yerleştirmenin normal yerleştirme ile bir farkı yoktur. Dolayısı ile ek kontenjandan da kazanacak olsanız çeşitli sebeplerle gidemeyeceğiniz, sevmeyeceğiniz bölümleri tercih etmemeniz gerektiğini hatırlatmak istiyorum. Şayet kazanırsanız (kayıt olmasanız bile) gelecek sene puanınız düşecektir.
Bu konuya devam edeceğiz.
Yazarımızın en son yazıları
13/
06/
2000...
Ve sınav zamanı geldi!
20/
06/
2000...
ÖSS'de beklenen oldu!
04/
07/
2000...
Şimdi ne yapalım?
01/
08/
2000...
Geldi tercih zamanı
03/
08/
2000...
Tercihlere devam
19/
09/
2000...
Birkaç mesele bir küçük ikaz
26/
09/
2000...
İstemeden yazmak
|