GÜNCEL ANA SAYFAYA DÖNÜŞ

04/10/2000

Dünyada Zaman

Türkiye

Arşiv-Arama

Özel Dosyalar

Ana Sayfa

Haberler

Ekonomi

Dış Haberler

Politika

Kültür Sanat

Spor

Yazarlar

Haber İndeksi

Bölge Haberleri

Diziler

Televizyon

Hodri Meydan

Poli-Diyalog

Millet Kürsüsü

Tüketici Masası

Röportaj

Fikir Platformu

Basın Harmanı

Bilişim

Eğitim

Toplum

Akademi

Yaşam

Sağlık

Ulaşım

Otomobil

Medya Analiz

Açık Şemsiye

İnsan Kaynakları

Reklam

İletişim / Künye

 


DIŞ HABERLER 


2. raunt da Ermenilerin

ABD Temsilciler Meclisi Uluslararası İlişkiler Komitesi, sözde Ermeni soykırımı karar tasarısını 11'e karşı 24 oyla kabul etti. Tasarının, gelecek hafta Temsilciler Meclisi genel kurulunda görüşülmesi bekleniyor. Ankara, kararla ilgili olarak ABD'li milletvekillerini uyardı.

Ermenilerin soykırım iddialarını Amerikan resmi kayıtlarına geçirmeyi amaçlayan karar tasarısı, 48 üyeli Temsilciler Meclisi Uluslararası İlişkiler Komitesi'nde 24 kabul, 11 red ve 2 çekimser oyla kabul edilerek genel kurula sevkedildi.

Tasarıya Kasım'da yapılacak olan ve kıran kırana geçmesi beklenen milletvekili seçimleri nedeniyle kıymete binen Ermeni oylarını kazanmak amacıyla hem demokrat hem de cumhuriyetçi partililer şimdiye kadar görülmedik oranda sahip çıkıyor. Komite'deki oylamada cumhuriyetçilerin 11'i kabul, 7'si red, 2'si çekimser oy kullanırken demokrat milletvekillerinin 13'ü evet, 4'ü hayır dedi.

Komite'nin geçen haftaki oturumundaki teşebbüsleriyle karar tasarısının bugüne ertelenmesinde büyük rolü olan Kaliforniya milletvekili Tom Lantos ve Indiana milletvekili Dan Burton'un dünkü çabaları sonuç vermedi. Burton'un sunduğu bir değişiklik önergesi 15'e karşı 19 oyla reddedilince işin rengi belli oldu.

Komite daha sonra Kaliforniya milletvekili Dana Rohrabacher'in bir değişiklik önergesini sıfıra karşı 34 oyla kabul etti. Rohrabacher, tasarı metninde Ermeni halkına karşı katliam düzenlemek ve yapmakla suçlanan 'Genç Türk rejimi' yerine 'Osmanlı hükümeti yetkilileri' ifadesini metne sokturdu.

Küstürürsek üzülürüz

Temsilciler Meclisi İstihbarat Komitesi Başkanı Porter Goss da

istihbarat camiasından aldığı bilgilere dayanarak, tasarının kabulünün Türkiye'deki Amerikan çıkarlarına hem kısa hem de uzun dönemde zarar vereceğini söyledi. "Eğer Türk milletini küstürürsek, bir gün çok üzüleceğimiz ortada" diyen Goss, 'Bu durumda bölgedeki kabiliyetlerimizi kaybederiz. O bölgede varlığımızı azami oranda tutmamız lazım' şeklinde konuştu.

Bu arada Komite başkanı Benjamin Gilman ile Dan Burton arasında, konuşma süresiyle ilgili ilginç tartışmalar oldu. Burton, 5 dakikalık konuşma süresinin tamamını sözünü tamamlayamadan süresi dolan arkadaşı Tom Lantos'a verdi. Ancak Gilman Lantos'a bu sürenin tamamını kullandırmadı. Burton bunu protesto etti ve Gilman'ın yayına kadar gelerek tartıştı. Daha sonra hem Burton hem de Lantos beşer dakikalık konuşma sürelerini Memet Ali İrtemçelik'e verdiler. Buna rağmen Gilman'ın İrtemçelik'e 7 dakika konuşma süresi olduğunu söylemesi salonda gülüşmelere yol açtı. Burton Gilman'a hitaben 'Beş artı beş yedi etmez sayın başkan' dedi. (Ali Halit ASLAN)




Ankara'dan son aşama uyarısı

Dışişleri Bakanlığı, ABD Temsilciler Meclisi üyelerinin, Uluslararası İlişkiler Komitesi'nde kabul edilen sözde Ermeni soykırımı tasarısıyla ilgili son aşamayı iyi değerlendirmesi gerektiğini bildirdi.

Bakanlıktan yapılan açıklamada, tasarının Temsilciler Meclisi genel kuruluna sevkedildiği hatırlatılarak, "Tasarının içeriği tarihi gerçeklere aykırıdır" denildi.

Dışişleri Bakanlığı'nın açıklaması şöyle: "ABD Temsilciler Meclisi'nin Uluslararası İlişkiler Komitesi, Uluslararası Operasyonlar ve İnsan Hakları Alt Komitesi'nden 21 Eylül günü kendisine aktarılan 398 sayılı tasarının yerine geçen 596 sayılı tasarıyı bugün kabul etmiş ve Temsilciler Meclisi Genel Kurulu'na sevketmiştir. Tasarının içeriği tarihi gerçeklere aykırıdır.

Tasarının Temsilciler Meclisi tarafından kabul edilmesinin, Türkiye ile Ermenistan arasındaki ilişkilerin normalleşmesini ve Kafkasya'daki barış girişimlerini olumsuz etkileyeceğini, ayrıca, Türkiye–ABD ilişkileri üzerinde ciddi yansımaları olacağını 21 Eylül 2000 tarihindeki Bakanlığımız açıklamasında belirtmiştik. Bu mesajlarımızın henüz gereğince algılanmadığı anlaşılmaktadır.

Temsilciler Meclisi üyeleri, alacakları kararın muhtemel yansımalarının bilincinde hareket ederek, sağduyuyu galip getirmek için bu son aşamayı iyi değerlendirmelidirler."

Cem, ABD'ye yüklendi

Dışişleri Bakanı İsmail Cem, tasarının kabul edilmesinin, yapılan uyarıların ABD tarafından "dikkate alınmadığının göstergesi olduğunu" söyledi. Tasarıya ilişkin görüşlerini daha önce yapılan Bakanlık açıklamasında ortaya koyduklarını belirten Cem, "Tasarının, Temsilciler Meclisi'nden de geçtiği takdirde, gerek Ermenistan ile ilişkiler, gerek Kafkasya'daki barış ve istikrar arayışları, gerekse Türk–ABD ilişkilerinde ciddi etkileri olması beklenmelidir." dedi. Ankara / Taşkent




Sezer-Clinton görüşmesi

Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in, sözde 'Ermeni soykırımı' karar tasarısının önlenmesi konusunda, ABD Başkanı Clinton ile önceki akşam bir telefon görüşmesi yaptığı bildirildi.

Basın Merkezi'nden, yapılan açıklama şöyle: 'Sayın cumhurbaşkanımız, Temsilciler Meclisi gündemindeki tasarının önlenmesi konusunda kendisine bir mektup gönderdiği Başkan Clinton ile önceki akşam bir telefon görüşmesi yapmıştır. Bu görüşmede, Cumhurbaşkanımız, iki ülke arasındaki ilişkileri olumsuz yönde etkileyecek böyle bir kararın Temsilciler

Meclisi'nden geçmemesini sağlamak yönünde ABD Yönetimi'nin çabalarını, içinde bulunulan kritik aşamada en etkin biçimde sürdürmesini beklediğimizi vurgulamış ve bu çerçevede Clinton'ın kişisel ilgi ve katkısını rica etmiştir. Clinton, ABD Yönetimi'nin bu karar tasarısına karşı olduğunu, tarihçilerin araştırması gereken bir olay hakkında Temsilciler Meclisi'nin hüküm vermesinin doğru olmadığına inandığını, karar tasarısının önlenmesi için yönetimin büyük çaba harcadığını, kendisinin de bu çabalara katkıda bulunmakta olduğunu belirtmiştir.” Ankara




Şimdi ne olacak?

Uluslararası İlişkiler Komitesi Başkanı Benjamin Gilman, karar tasarısının Temsilciler Meclisi Genel Kurulu'na getirilmesini arzu ettiğini belirtti.

Ancak ne zaman ve hangi usulle genel kurul gündemine getirileceği konusunda birşey söylemedi. Şu durumda karar tamamen aralarından Gilman'ın da bulunduğu Kongre liderlerinin özellikle de Meclis Başkanı Dennis Hastert'ın inisiyatifinde. Bir ihtimal, tasarının Kurallar Komitesi'nde ele alındıktan sonra genel kurula gelmesi. Fakat bu zaman alacak bir süreç. Gerçi eğer Meclis Başkanı bastırırsa bu süreç kısa da sürebilir. Diğer bir ihtimal de, yine Meclis Başkanı'nın inisiyatifiyle tasarının Kurallar Komitesi'ni atlayarak genel kurula getirilmesi. Fakat bu durumda tasarının geçmesi için üçte iki çoğunluğun elde edilmesi gerekiyor, değişiklik önergesi verilemiyor ve taraflarA 20'şer dakika konuşma izni verildikten sonra oylamaya geçiliyor.

Kongre önümüzdeki bir iki hafta içinde kapanmadan genel kurula bir an evvel getirmek isteyen Ermeni lobisi için süre açısından avantajlı görünen bu formül, yüksek oy oranı gerektirmesi nedeniyle risk unsuru da taşıyor. Karar tasarısını genel kurula getirme sözü veren Meclis Başkanı Hastert'in tutumu merakla bekleniyor.

Gözlemciler, eğer Türk ve Amerikan hükümeti lobisi çok büyük bir baskı yapıp Kongre liderlerini vazgeçiremezse, tasarının gelecek hafta genel kurula gelmesine kesin gözüyle bakıyor. Orada yapılacak oylamanın sonucunu kestirmek de pek kolay değil. Hastert'ın cumhuriyetçiler üzerindeki ağırlığına rağmen Clinton yönetimi tasarıya destek veren kendi partisinden milletvekilleri ikna ederse, sonuç Türkiye'nin lehine dahi olabilir. Fakat demokratların da en az cumhuriyetçiler kadar Ermeni oyu kaygısı taşıdığını gözden uzak tutmamak gerekiyor.




İrtemçelik'in konuşması

Tom Lantos'un talebi üzerine beş kişilik Türk parlamento heyetinin başkanı Mehmet Ali İrtemçelik ve Temsilciler Meclisi İstihbarat Komitesi Başkanı Porter Goss'a da konuşma hakkı verildi.

İrtemçelik yaklaşık 10 dakika süren konuşmasında daha çok 'soykırım' tezinin geçersizliği üzerinde durdu. Amerikan Kongresi'nin kendisinde bu konuda otorite olma hakkını göremeyeceğini kaydeden İrtemçelik, tarihin tarihçilere bırakılması çağrısında bulunarak, "Tarih, belgelere dayanarak yazılmalıdır. Osmanlı arşivleri açık, ancak Ermeni ve Taşnak arşivleri değil" dedi.

Daha önce ABD'de buna benzer tasarıların ele alınmasına rağmen ilk kez bir TBMM heyetinin gönderilmesini Türkiye'nin konuya duyduğu hassasiyete delil olarak gösteren İrtemçelik, 'Siz soykırımdan bahsediyorsunuz. Bunun getirdiği bir fiyat etiketi de var' ifadesini kullandı.

Türkiye'nin ABD ile ortak çıkarlara dayanan ilişkisine değer verdiğini kaydeden İrtemçelik, 'Bu tasarı kabul edilirse ilişkimizin bundan etkilenmemesini temin etmemiz imkansız olacak. Biz buraya ilişkimizi korumak için sizin gayretlerinize ihtiyacımız olduğunu söylemeye geldik' dedi. Mehmet Ali İrtemçelik, tasarının Türkiye ile Ermenistan arasındaki ilişkileri de olumsuz etkileyeceği görüşünü savundu.




Türkiye'den tepkileri

Eski Dışişleri Bakanı Hikmet Çetin: "Konuyu soğukkanlılıkla değerlendirmek, aşırı ve ani tepkilerden kaçınmak lazım. Türkiye, haklı olduğu konuyu savunmaya ve anlatmaya devam etmelidir. Bundan ben en çok Ermenistan'ın zarar göreceğini düşünüyorum."

Prof. Dr. Hüseyin Bağcı: Bağcı, tasarının kabul edilmesinin beklenen bir durum olduğunu söyleyerek, "ABD ile ilişkilerimiz doğrudan etkilenecek. Bunun ardından başta Fransa olmak üzere AB ülkeleri gelecektir. Türk dış politikasında yeni bir baş ağrısı bekleyeceğiz." dedi.

ANAP Genel Başkan Yardımcısı Ahad Andican: Andican, tasarının kabulünün, Ermenistan'a ve Ermeni toplumuna hiçbir yarar sağlamayacağını, ABD ile ilişkilere büyük zarar vereceğini belirtti. Türkiye'nin hem hükümet, hem de örgütler düzeyinde ABD Kongresi'ne yönelik ciddi çalışma başlatması gerektiğini söyledi.

FP Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Bekaroğlu: Tasarının kabulünde hükümetin ihmalinin bulunduğunu öne süren Bekaroğlu, "İktidarla muhalefet biraraya gelecektir ve konunun takipçisi olacaktır. ABD'nin seçim endişesiyle böyle bir karar almasını talihsiz buluyoruz." dedi.

MHP Grup Başkanvekili Ömer İzgi: Tasarının reddedileceğine inandığını kaydeden İzgi, Türkiye'nin yaptığı çalışmaların yetersiz olduğunu, ancak çok ciddi çalışmalarla tasarının Genel Kurul'da geçmesinin önlenebileceğini kaydetti.

DYP Genel Başkan Yardımcısı Hasan Ekinci: Hükümet tarafından konuya yeterince tepki gösterilmediğini ve lobi çalışması yapılmadığını savundu.




Tasarı Fransız senatosunda

Fransa Senatosu Başkanlık Divanı'nın dün yaptığı toplantıda, sözde Ermeni soykırımı tasarısının gündeme geldiği bildirildi. Başkanlık Divanı toplantısında, daha önce Fransa Ulusal Meclisi'nde kabul edilen tasarının Senato'nun gündemine alınması için girişimde bulunulduğu öğrenildi.

Senato Başkanı Christian Poncelelt'nin bu girişim karşısında hükümetten konuyla ilgili görüş istediği haber alındı. Fransa Meclisi 1998 yılı Haziran ayında yaptığı oylamada, “Fransa Ermeni soykırımını tanır” şeklindeki yasa tasarısını kabul etmişti. Hükümetin tasarıyı uzun süre Senato gündemine alınmasını bekletmesinin ardından geçen yıl tasarının Senato gündemine alınması reddedilmişti. Türkiye, yasa tasarısının 1998'de mecliste kabul edilmesi üzerine sert tepki göstererek, tasarının kanunlaşması halinde bunun Türk-Fransız ilişkilerine büyük darbe vuracağını bildirmişti.

Öte yandan Avrupa Parlamentosu'nda genel kurul görüşmesine hazırlanan Türkiye Raporu'na sözde Ermeni soykırımı iddialarını sokturmak isteyenlerin, raportör Philippe Morillon'a baskı yaptıkları, ancak Fransız parlamenterin bu konuda taviz vermeye yanaşmadığı öğrenildi. Paris/Brüksel

Alt Kıta'da stratejik imza

Resmi ziyaret için Hindistan'da bulunan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Hindistan Başbakanı Atal Behari Vajpayii, dün stratejik işbirliği anlaşması imzaladılar. Başkent Yeni Delhi'de imzalanan anlaşmanın, soğuk savaşın bitiminden bu yana iki ülkenin zayıflayan ilişkilerinin geliştirilmesini öngördüğü belirtildi. Stratejik işbirliği anlaşmasının, savunmadan, sivil nükleer enerji, ticaret, bilim ve teknolojiye kadar geniş bir alanda işbirliği yapılmasını öngördüğü, herhangi üçüncü ülke ya da grupları hedef almadığı, siyasi ve askeri ittifak kurma amacı taşımadığı kaydedildi.

Putin'in Hindistan'a gerçekleştirdiği ziyaret heyetinde Başbakan Yardımcısı İlya Klebanov, Devlet Güvenlik Konseyi Sekreteri Sergey İvanov, Dışişleri Bakanı İgor İvanov, Savunma Bakanı İgor Sergeyev, Atom Enerjisi Bakanı Yevgeni Adamov, Ulaştırma Bakanı Reyman, Adalet Bakanı Yuri Çayka ve Gazprom Başkanı Rem Vyahirev gibi önemli isimler bulunuyor. Bu arada, Dışişleri Bakanı İvanov, Putin'in Yeni Delhi'den direkt Moskova'ya döneceğini kaydetti. Mirza Çetinkaya/Moskova




Diplomasi freni

İsrail askerleriyle Filistinliler arasındaki çatışmalarda öldürülen Filistinlilerin sayısı 63'e ulaşırken, diplomatik girişimler hız kazandı. Bugün Paris'te Barak, Arafat ve Albright bir araya gelecekler.

İsrail güvenlik güçleriyle Filistinliler arasında 6. gününe giren çatışmaları durdurmak için diplomatik girişimler hızlandı. Çatışmalarda öldürülen Filistinlilerin sayısı 63'e ulaşırken, Filistin lideri Yaser Arafat ve İsrail Başbakanı Ehud Barak'la bugün Paris'te bir araya gelecek olan ABD Dışişleri Bakanı Madeleine Albright, iki liderle telefonla görüştüğünü belirterek, krizi çözmeyi umduğunu bildirdi. Görüşmeye BM Genel Sekreteri Kofi Annan ve CIA Başkanı George Tenet de katılacak. Tenet, Camp David görüşmelerine de katılmıştı.

Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac'ın da bugün Paris'te Albright ile görüşecek olan Arafat ve Barak'ı kabul edeceği bildirildi. AB Ortak Güvenlik ve Dış Politika Yüksek Temsilcisi Javier Solana ise, İsrail ve Filistinli taraflara 'görüşme masasına dönme' çağrısında bulundu. BM Güvenlik Konseyi de İsrail Filistin çatışmasını görüşüyor.

İsrail acımasızca vuruyor

İsrail hükümeti, Filistin topraklarında devam eden olaylarla ilgili uluslararası soruşturma açılmasını reddetti. Barak'ın sözcüsü, kısa açıklamasında, hükümetin Filistin topraklarındaki olaylar hakkında uluslararası soruşturmayı reddettiğini bildirdi, ancak gerekçe belirtmedi. İsrail, geleneksel olarak uluslararası toplumu işine karıştırmıyor.

Çatışmaların 6. gününde İsrail helikopterleri dün yeniden Gazze kentindeki hedefleri bombaladılar. Bölgedeki basın mensupları, İsrail ordusuna ait 2 helikopterin Gazze kentindeki Filistin hedeflerine füze attıklarını ve makinalı top ile taradıklarını belirttiler. Ayrıca, Filistinli kaynaklarına göre, dün akşam İsrail helikopter ve tankları Gazze'deki iki Filistin karakolunu yerle bir etti. Dün öldürülen 11 Filistinliyle birlikte Filistinlilerin kayıp sayısı 63'e yükseldi.

Topyekün savaş uyarısı

Mısır gazetesi El Ahbar'ın başyazarı Ahmed Salama, İsrail'in Arafat'ı anlaşmaya zorlamak için çatışmaları kışkırttığını, Şaron'un ziyaretinin Barak'ın onayıyla gerçekleştiğini öne sürdü.

BM Genel Sekreteri Kofi Annan da “Ortadoğu'da barışa yaklaşmak şöyle dursun, topyekun savaşa doğru gidiyoruz. Durum çok vahim, çok acıklı; yöneticiler duruma hakim olamıyorlar” dedi. Dış Haberler Servisi




İsrail'le restleşme

İsrail güvenlik güçleriyle Filistinliler arasında devam eden şiddetli çatışmalar, Tel Aviv ile Ankara'yı karşı karşıya getirdi.

Dışişleri Bakanı İsmail Cem'in muhataplarını arayarak ve yazılı biçimde İsrail'i uyarmasının ardından Ankara'ya geçtiğimiz cuma günü bir mektup gönderen İsrail Dışişleri Bakan Vekili Şlomo Ben Ami'nin verdiği bilgiler inandırıcı bulunmadı. Ankara'nın Filistin ile son zamanlarda yakınlaşarak İsrail karşıtı tutum izlediğini savunan Ben Ami'nin mektubunda, 'Şiddet olaylarının ölüm ve yaralanmalara yol açmasından duyulan rahatsızlık Filistin lideri Yaser Arafat'a bildirilmiştir.' ifadeleri kullanıldı.

Bu arada İsrail'in Ankara Büyükelçisi Uri Bar-Ner de Dışişleri Bakanlığı'nın Ortadoğu'dan Sorumlu Müsteşar Yardımcısı Uğur Ziyal ile bir araya gelerek mektup kapsamında bir görüşme yaptığı öğrenildi. Görüşmede Büyükelçi Bar-Ner'in Ankara'yı 'Filistin yanlısı tavır almakla' suçlaması, Ankara ile Tel Aviv arasında bir süredir yaşanan gerginliği tırmandırdı. Ankara'nın İsrail'e karşı genişleyen Arap cephesinde yer alması Tel Aviv'i tedirgin ediyor.

Öte yandan bu gelişmeler üzerine üç günlük bir ziyaret için Ankara'ya gelmesi beklenen İsrail Genelkurmay Başkanı Şaul Mofaz, 'çatışmaların meydana getirdiği olumsuz ortam' gerekçesi ile iptal edildi. Faruk Arslan / Ankara




PKK üzerinde pazarlık

Kuzey Irak'ta Kürt grupları ile Ankara arasında PKK üzerinde yoğunlaşan pazarlık Irak Kürdistan Demokrat Partisi (IKDP) lideri Mesut Barzani'yi Ankara'ya getirdi.

Barzani'den sonra Irak Kürdistan Yurtseverber Birliği (IKYB) lideri Celal Talabani'nin de Ankara'ya geleceği öğrenildi. Talabani'nin iki ay önce Ankara'da üst düzeyde kabul görmesinden sonra PKK'ya karşı başlattığı seferberlikten kazançlı çıkması Barzani'yi endişelendirdi. Başbakan Bülent Ecevit ile bugün bir araya gelecek olan Barzani, Genelkurmay, Dışişleri ve MİT yetkilileriyle de görüşecek. Barzani, bugün Ankara üzerinden Londra'ya geçecek. İngiltere yönetiminin davetiyle yapılan ziyaret çerçevesinde ertesi gün de Ankara temaslarının ardından Talabani Londra'ya gidecek. Fransa eski Cumhurbaşkanı Mitterand'ın eşinin iki liderle bir araya geleceği ileri sürüldü. İki Kürt lidere, İngiliz yetkililerin de 'Kürt grupları arasında savaşa, kan dökmeye son verin' mesajı vermesi bekleniyor.

Kuzey Irak kaynaklarından edinilen bilgiye göre, PKK'nın Kuzey Irak'ta halen Hewler ve Soran bölgesinde bulunan 2 bin civarında militanına karşı yoğun bir mücadele veren Talabani, özellikle sınır gelirlerinin paylaşımı konusunda Ankara'nın gözüne girdi. En son 5 gün süren ateşkesi bozarak Kanicenge alanındaki PKK militanlarına karşı kapsamlı bir operasyon düzenleyen IKYB peşmergeleri, 4 PKK'lıyı öldürdü, 3'ünü de yaraladı. IKYB güçleri, katyuşa ve havan atışları ile PKK'ya ağır bir darbe vurdu. Bunun üzerine PKK, ateskes çağrısında bulundu.

Bu arada, TSK'nın sınır üzerinde IKYB ile paralel sürdürdüğü operasyonlar 3. gününe girdi. Hakkari'nin Yüksekova ilçesi Oramar kırsalında yürütülen operasyonda çatışma yaşanmazken, önceki gün Gabar Dağı'nda yeni bir operasyonun başladığı belirtildi. (Faruk ARSLAN)




Düşmesi an meselesi

Rusya'da Kremlin yanlısı yayın yapan “Ulusal Enformasyon Servisi”nde yer alan yorumda, Yugoslavya'da Miloseviç'in artık siyasi ömrünü tamamladığı, düşmesinin an meselesi olduğu belirtildi.

Yorumda, “Miloseviç'in düşmesi artık an meselesi. Belgrad'dan alınan haberlere göre, Miloseviç'in arkasında artık devlet organları ve onların üst düzey yetkililerinin desteği yok. Onlar şu anda, gitmekte olan rejimin can çekişme süresini uzatma, ölümünü geciktirme çabasından çok, kendi geleceklerinin hesabı içerisindeler” denildi. Ayrıca, Rusya'nın Yugoslavya'ya yönelik olarak bundan sonra Batı yanlısı olabileceği belirtilidi.

Bu arada, muhalefetin devlet başkanı adayı Vojislav Kostunica'nın, Rusya'dan resmi davet alması durumunda Moskova'ya gidebileceği bildirildi. Muhalefetten bir kaynak, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in resmi davette bulunması ve kendisiyle görüşeceği teminatında bulunması durumunda Kostunica'nın Moskova'ya gitmeye hazır olduğunu kaydetti.

Öte yandan, Yugoslavya'da yapılan genel seçimlerden sonra ilk defa bu ülkeyi ziyaret eden BM temsilcisi Jiri Dienstbier, Miloseviç'ten oyların yeniden sayılmasını kabul etmesini istedi. Dienstbier, 24 Eylül'de yapılan seçimlerde oylar sayılırken, özellikle de Kosova'da bazı düzensizlikler olduğununun açık olduğunu söyledi.

Bu gelişmeler yaşanırken Sırp muhalefetinin Slobodan Miloseviç karşıtı protesto kampanyası dün de zayıflamadan sürüyor. Polisin önceki gün tüm Sırbistan'ı kaplayan gösteriler sırasında 30 kişiyi gözaltına almasına karşın, dün öğleden sonra Belgrad'da onbinlerce gösterici protestolarını sürdürdü. Sırbistan hükümeti ise, “yıkıcı” bütün eylemleri engelleyeceği ve cezalandıracağı yönünde açıklama yaptı. Dış Haberler Servisi




Aleviler, AB'ye güveniyor

İnanç hürriyeti doğrultusunda eşit ve adil muamele talebi ile uzun soluklu bir eylem planı hazırlayan Aleviler, bugüne kadar verilmediğini savundukları haklarını alabilmek için AB'nin Ankara ile oturacağı pazarlığa güveniyor.

Almanya'da 92 dernekten oluşan Turgut Öker başkanlığındaki Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu ile Berlin'de faaliyet gösteren bin 200 üyeli Anadolu Alevileri Kültür Derneği, AB tarafından Ankara'nın önüne konulması beklenen bir Almanya modeli ortaya çıkardı. Berlin'de 40 bin Alevi Türk vatandaşına din eğitimi verme yetkisini alan Dernek Başkanı Metin Küçük, Berlin'de elde ettikleri hürriyetle şekillenecek yeni modelin Türkiye içinde model olacağını söyledi. Küçük, Aleviliğin İslam dininin Batıni bir yorumu olduğunu Almanların benimsediğini bildirdi.

Başbakan Bülent Ecevit'in ve bugüne kadar siyasi partilerin Alevilere verdikleri sözleri tutmadığını ifade eden Metin Küçük, hükümet ve parlamentonun duyarsızlığını sürdürmesi halinde önce Türkiye'de davalar açılacağını, sonuç alınmaması halinde daha sonra Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne gidilerek inanç hürriyetlerine yönelik hakların alınacağını savundu.

Verilen yetki alınamaz

Alman Danıştayı'nın kendilerini bir dini cemaat olarak kabul ederek din eğitimi verme yetkisi verdiğini hatırlatan Küçük, verilen yetkinin alınamayacağını ve baskılarla yozlaştırılamayacağını belirtti. Küçük, '1949 Alman anayasasının 23. maddesine göre dini kurumlar ders verebiliyor. Berlin ve Werder Bremen'de 1948'deki eski anayasa da geçerli olduğu için bu yetki kolay alınıyor. Hamburg'da farklı olarak yetki kiliselerde. Ancak tolarans göstererek mevcut müfredat içinde ders verilmesine izin veriyorlar. Berlin modelinde ise kendi müfredatımızı oluşturarak hukuken elimizden alınamayacak bir hürriyet elde ettik. Sunduğumuz kültürel projelere göre devletden maddi destekde alıyoruz.' dedi. 2001'de başlayacakları, seçmeli Alevi din dersi müfredatı ile ilgili ev ödevlerini çalıştıklarını, hazırladıkları müfredatın Alman bakanlık komisyonu tarafından uygun bulunduğunu ileri süren Küçük, 'Sünnilere din eğitimi verme yetkisi alan İslam Federasyonu ve diğer cemaatlerle ortak bir müfredatı kabul etmemiz mümkün değil. Bunun için yasalar değişmeli.' diye konuştu. Din dersini Türkiye'deki yöntemle değil bilimsel, pedagojik olarak vereceklerine değinen Küçük, sadece Türkiye'den değil Balkanlardan gelen Alevi çocuklarınında bu eğitimden yararlanacağını söyledi.

AB'de kültürler ve dinler kaynaşırken, Alevi toplumuna haklar verilirken asırlardır yaşadıkları Anadolu'da inanç hürriyetlerinden yoksun bırakılmalarını sert bir dille eleştiren Küçük, Tekke ve zaviyeler kanununa göre 1925'den beri Hacı Bektaş Veli'nin türbesinin müze ve yasaklı bölge olarak kullandırılmasının inanç hürriyeti ile örtüşmediğini öne sürdü. Diyanet İşleri bütçesinden Alevilere pay verilmesini öneren Küçük, önemli olan Alevilerin AB yolunda iken Türkiye'deki hak ve hürriyetlerini almaları olduğunu vurguladı. (Faruk ARSLAN / Berlin/Ankara)



| Ana Sayfa | Haberler| Ekonomi | Dış Haberler | Politika | Kültür Sanat | Spor | Yazarlar | Haber İndeksi | Hodri Meydan |

Copyright © 1995-2000 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21  34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:
+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: zaman@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.