GÜNCEL ANA SAYFAYA DÖNÜŞ

06/10/2000

Dünyada Zaman

Türkiye

Arşiv-Arama

Özel Dosyalar

Ana Sayfa

Haberler

Ekonomi

Dış Haberler

Politika

Kültür Sanat

Spor

Yazarlar

Haber İndeksi

Bölge Haberleri

Diziler

Televizyon

Hodri Meydan

Poli-Diyalog

Millet Kürsüsü

Tüketici Masası

Röportaj

Fikir Platformu

Basın Harmanı

Bilişim

Eğitim

Toplum

Akademi

Yaşam

Sağlık

Ulaşım

Otomobil

Medya Analiz

Açık Şemsiye

İnsan Kaynakları

Reklam

İletişim / Künye

 


HABERLER 


45 dakikalık tasarruf

Bakanlar Kurulu, enerji darboğazı sebebiyle işe başlama saatini 15 dakika geriye çekti. Öğle tatili yarım saate indirildi. Mesai ise 45 dakika önce bitirilecek.

Devlet Bakanı ve Hükümet Sözcüsü Rüştü Kazım Yücelen, üç grup halinde mesai saati uygulamasının olduğunu hatırlatarak, sabahleyin işe başlama saatinin 15 dakika geriye çekilirken, öğle tatilinin de yarım saate indirildiğini söyledi.

Devlet Bakanı Yücelen, Bakanlar Kurulu toplantısı sonrası yaptığı açıklamada, vatandaşların enerji darboğazından etkilenmemesi için mesai saatlerinin geriye çekildiğini bildirdi.

Kararname Cumhurbaşkalığı'na

Yücelen, şunları söyledi: "Sabahları ise başlama saati on beş dakika geri çekildi. Öğle saati bir saatten yarım saate indirildi. Böylelikle günlük 45 dakika aydınlıktan daha fazla istifade imkanı sağlandı. Mesai saati 45 dakika önce bitirilecektir." Kararnamenin Bakanlar Kurulu tarafından imzalanarak, Cumhurbaşkanlığı'na gönderildiğini vurgulayan Yücelen, yağışların iyi gitmesi halinde bu uygulamalara gerek kalmayacağını kaydetti. ANKARA (Zaman)




Üç grup mesai saati

Kararnameye göre belirlenen yeni çalışma saatleri şöyle:
İçişleri Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı grubunda, Saat: 07.45–12.00, saat: 12.30–16.15,
Diğer bakanlıklar ve bankalar saat: 08.15–12.30, saat: 13.00–16.45,
Başbakanlık, Genelkurmay Başkanlığı, Milli Savunma Bakanlığı ve kuvvet komutanlıkları, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, Orman Bakanlığı saat: 08.45–12.30, saat: 13.00–17.15; bağlı ve ilgili kuruluşlarda da saat: 08.45–12.30, saat: 13.00–17.15 arasında mesai yapılacak."




Gaz lambasına rağbet


Elektrik kesintisi ihtimali, jeneratör, ışıldak, gaz lambası ve muma olan ilgiyi artırdı.

Enerji tasarrufu kapsamında elektrik kesintisi ihtimali, jeneratörden gaz lambasına kadar alternatif enerji kaynaklarına ilgiyi artırdı. Ortalama fiyatlara göre; portatif bir jeneratör sahibi olup, lamba, buzdolabı ve televizyon gibi vazgeçilemez teknoloji nimetlerinden kesintisiz yararlanmak isteyenler, 250 milyon liradan başlayan, markası, modeli ve gücüne göre 500–600 milyon liraya kadar çıkan fiyatla bir jeneratör alabilecek.

Nostaljili günler

'Karanlıkta kalmamak' için elektriğe alternatif bir kaynak arayanlar ise en basitinden bir ışıldak sahibi olabilir. Kesintilerde nostalji yaşamak da mümkün. Bu amaçla çeşit çeşit, renk renk gaz lambaları piyasada satılıyor. Gaz lambasının da pahalı bir çözüm olduğunu düşünenler için 'mum' alternatifi mevcut. Isınma ihtiyacını elektrikten sağlayanlar için ise en pratik alternatif katalitik soba.




Topyekün savaş

Diyanet İşleri Başkanı Yılmaz, Batman'daki intihar patlamasının önüne geçmek için yoğun çaba sarf ettiklerini açıklayarak, diğer kurumların da konuya önem vermelerini istedi.

Batman'da son iki ayda meydana gelen ve kaygı verici boyutlara ulaşan intihar vakaları karşısında devletin diğer birimleri sessiz kalırken, konuya Diyanet İşleri Başkanlığı sahip çıktı. Başkan Mehmet Nuri Yılmaz, "Bir yörede 40 kadın canına kıymaya teşebbüs ediyor ve bunların 27'si hayatını kaybediyorsa orada çok önemli sosyal, ekonomik, kültürel ve dinî problemler yaşanıyor demektir." dedi. Konu ile ilgili olarak dün bir basın toplantısı düzenleyen Yılmaz, dünya üzerinde her yıl 5 milyon kişinin intihara teşebbüs ettiğine ve bunların yaklaşık 500 bininin hayatını kaybettiğine dikkat çekti ve bunun sebeplerini açıkladı. Batman'da intihar olaylarının endişe verici boyutlara gelmesi üzerine hemen harekete geçtiklerini hatırlatan Yılmaz, bölgeye 3 bayan görevli sevk ettiklerini, zaten muhafazakâr bir yapıya sahip olan bölge halkının da Diyanet personelinden başka görevlilere kapılarını açmadıklarını anlattı.

Diyanet'te kadın masası

Uzman görevlilerin, intihar vakalarının olduğu ailelerle teker teker görüşerek inceleme ve araştırmalarda bulunduklarını, toplantılar düzenlediklerini belirten Yılmaz, onlardan aldığı bilgiye göre Batman'da patlak veren intiharların arkasında, derin siyasî, ekonomik, sosyal, kültürel ve psikolojik sebepler bulunduğunu tespit ettiklerini söyledi. Diyanet olarak bölgede vaaz ve irşat hizmetlerini artıracaklarını kaydeden Yılmaz, ayrıca bölgedeki müftü, vaiz, din hizmetleri uzmanı ve diğer kadroların boş bırakılmayacağını söyledi. Bunların yanı sıra bir de Diyanet İşleri bünyesinde bir 'kadın masası' kuracaklarını ve bu masanın psikolog, sosyolog, ilahiyatçı ve eğitim uzmanlarından oluşacağını hatırlatan Yılmaz, diğer devlet kurumlarının da bu işin üzerine ciddi eğilmeleri ve bir işbirliğine gitmelerini istedi. Ankara ZAMAN




Elektrikte denge 2002'de

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Mustafa Mendilcioğlu, 2002'nin ikinci yarısında enerji talebinin dengeleneceğini söyledi.

Elektrik–Elektronik 2000 Fuarı'nın açılışında konuşan Mendilcioğlu, enerjide 2020'ye kadar 90 milyar dolarlık yatırım hedeflendiğini belirterek, 2002'de arz–talep dengesinin sağlanacağını, 2003 yılında ise yedekli enerji dönemine geçileceğini savundu. Mendilcioğlu, özel sektörün önündeki engellerin kaldırılması için gerekli yasal düzenlemelerin yapıldığının altını çizerek, 3 bin 400 megavat enerji katkısı sağlayacak projelerin Yüksek Planlama Kurulu'nun onayını beklediğini söyledi.

Sektörü buluşturan fuar

İnterteks Fuarcılık tarafından düzenlenen Elektrik ve Elektronik 2000 Fuarı 5–8 Ekim tarihleri arasında açık kalacak. İstanbul Hilton Exhibition Center'daki fuara aralarında Siemens, ABB, General Elektrik'in de bulunduğu enerji ve güç jenerasyonu, elektrik mühendisliği, elektronik ve otomasyon firmaları katılıyor. Fuarda elektrik, elektronik ve aydınlatma konusundaki gelişmeler ve yenilikler de tanıtılıyor.

MUSTAFA ÖZGE / MURAT TOPRAK İstanbul CHA




Mahremiyete saygı genelgesi

Sağlık Bakanı Osman Durmuş, adlî tıp raporlarının düzenlenmesi ile ilgili olarak, ulusal ve uluslararası yargı ve diğer kuruluşlar düzeyinde yaşanan sorunlar ve olumsuzlukların giderilmesi yönünde bir genelge yayınladı.

Adli tıp hizmetlerinin daha sağlıklı yürütülmesi için, temel insan hak ve hürriyetlerine ve mahremiyete saygı kurallarına uyulmasına dikkat çekilen genelgede şu taleplere yer verildi: "Hekim hastayı mutlaka görmeli ve muayene etmelidir. Başkasının ifadesine dayanarak rapor düzenlememelidir. Muayene, uygun şartlar altında, adlî kolluk kuvetleri mensuplarının duymayacakları ve göremeyecekleri bir yerde yapılmalıdır. Muayene edilen, gerekli şekilde bilgilendirildikten sonra, tamamen soyularak muayene edilmelidir." Selim KUVEL/Ankara ZAMAN




Türk Telekom atakta

Yıl sonuna kadar, İnternet erişimi ve iletişimde yeni hizmetleri abonelerine sunmayı hedefleyen kurum, herkese 'global telefon numarası' imkanı verecek.

Türk Telekom'un başlatacağı ''global telefon numarası'' uygulaması ile sabit telefon aboneleri, sahip oldukları telefon numaralarını, bulundukları semt veya ilin değişmesi durumunda bile, aynı kodla kullanma olanağına kavuşacaklar. Alınan bilgiye göre, Türk Telekom, yıl sonuna kadar, İnternet erişimi ve telefon haberleşmesinde yeni hizmetleri abonelerine sunmayı hedefliyor. Yeni hizmetler arasında, sabit telefon abonelerine büyük kolaylık sağlayacak ''global telefon numarası'' hizmeti de bulunuyor. Uygulama, sabit telefon abonelerine, ikamet ettikleri semt veya ilin değişmesi durumunda bile aynı telefon numarasını kullanma imkanı verecek ve abonelerin yeni numara alması gerekliliğini ortadan kaldıracak.

İnternet erişimi

Halen, sadece telefon hatları üzerinden, bazı yerlerde ise kablo Tv aracılığıyla İnternet'e erişimi sağlayan Türk Telekom, önümüzdeki günlerde, kablosuz sistemler, geniş bantlı ve yüksek hızlı bakır devreler aracılığıyla İnternet'e erişilmesine yönelik uygulama başlatacak. Söz konusu uygulama ile İnternet erişimine hız kazandırmayı ve daha çok İnternet abonesine hitap etmeyi amaçlayan kurum, kablolu Tv üzerinden İnternet erişimini yaygınlaştırmaya yönelik çalışmalarını da sürdürüyor. Daha hızlı haberleşme sağlayacak akıllı şebekelerin kullanılması ile ücretsiz arama, tele oylama, bilgi alma, arama ücretinin arayan kişiyle aranan kişi arasında bölüştürülmesi gibi hizmetlerin sunulması mümkün olacak. Türk Telekom, videokonferans, uzaktan eğitim, ameliyat gibi tıbbi uygulamaların nakledilmesi ve kütüphanecilik gibi hizmetler de sunacak.




Lojman yasağı Meclis'te

FP Konya Milletvekili Teoman Rıza Güneri, Başbakan Ecevit tarafından cevaplanmak üzere TBMM Başkanlığı'na sunduğu soru önergesinde, başörtüsü ile üniversite ve kampus içine girilmesinin, ''üniversite ortamının huzur ve sükûnetini bozduğu gerekçesiyle'' yasaklandığını hatırlattı.

Böyle bir yasaklama genelgesinin anayasa ve yasalardaki dayanağının açıklanmasını isteyen Güneri, önergesinde şu sorulara yer verdi: ''Sadece kamu kurumlarında çalışan görevliler için kılık kıyafet yönetmenliğine uyma mecburiyeti mevcutken, bu sınırlamanın başörtülü öğrencilerden sonra kampus içerisindeki lojmanlarda sürekli ikamet edenlere de yaygınlaştırılması ikinci bir keyfî uygulama değil midir? Böyle bir genelge hangi ihtiyaçtan yola çıkılarak hazırlanmıştır. Kampus içerisindeki lojmanlarda başörtülü insanların bulunması kimleri, neden rahatsız etmektedir?'' Ankara (ZAMAN)




Seyirlik antikalar

2. Dünya Savaşı öncesi üretilen antika otomobillerin yer aldığı koleksiyon, Çengelköy'deki Sabri Artam Vakfı (SAV) Otomobil Müzesi'nde ziyarete açıldı.

Müze Müdürü Çetin Soytürk, açılışta yaptığı açıklamada, müzede 1910 ile 1940 yılları arasında üretilmiş otomobillerin bulunduğunu söyledi. ''Vintage'' denilen antika otomobillerden 19 tanesinin yer aldığı koleksiyonun önümüzdeki yaza kadar sergileneceğini belirten Soytürk, müzenin cuma, cumartesi, pazar günleri ziyaretçilere açık olacağını bildirdi. En eski otomobil olarak farları gazla çalışan 1913 İngiliz yapımı Clement–Bayard'ın bulunduğu koleksiyonda ayrıca, Coca–Cola Özel Ödülü'nü kazanan 1937 model Lincoln, dünyada tek örnek olan 1928 model Fiat, sadece 10 adet üretilmiş 1937 model BMW, Atatürk'ün Kurtuluş Savaşı'nda kullandığı otomobilin eşi olan 1918 model Stude Baker ve ünlü otomobil tasarımcısı Corbusler'in yaptığı dört arabadan biri olan 1926 model Avions Voisin de yer alıyor.




Urfa 'dinler bahçesi'

Turizm Bakanlığı Şanlıurfa'nın tanıtımı için inanç turizmi çerçevesinde içerisinde cami, sinagog ve kilise bulunan bir dinler bahçesi kuracak. Konuyla ilgili çalışmalarını sürdüren Turizm Bakanı Erkan Mumcu, proje için Şanlıurfa'nın Haleplibahçe semtinde mülkiyeti belediyeye ait olan 250 dekarlık bir alanı 49 yıllığına kiraladı. Mehmet DENER / Şanlıurfa CHA




Çankırı sallanıyor


Çankırı'nın Orta ilçesinde hafif şiddette iki artçı sarsıntı meydana geldi. Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü'nden alınan bilgiye göre, merkez üssü Çankırı–Orta'da saat 11.34'te 4,3, saat 11.38'de de 4,1 büyüklüklerinde iki deprem kaydedildi. Sarsıntıların artçı olduğu bildirildi. Çankırı CHA




Peruk da yasak!


Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Uğur Enongun tarafından personele gönderilen yazıda ''Başörtüsü yerine peruk, bone vb. takılması, kılık kıyafet mevzuatına aykırı davranış olarak değerlendirilecek.'' denildi. Yazıda kılık kıyafet kurallarına uymayanlar hakkında soruşturma ve kınama cezası verileceği ifade edildi. Konya CHA




Kreşlere de kılık-kıyafet şartı


Özel kreş ve gündüz bakımevleri, özel çocuk kulüpleri sahipleri ile görev yapacak personele, kılık–kıyafet zorunluluğu getirildi.

Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren değişikliğe göre, bu tür kuruluşlarda görev alacak ''sorumlu müdür'' ve ''grup sorumluları'' da kuruluşu açacak veya devralacak kişilerin taşıdığı şartlara sahip olacak. Yönetmelik değişikliği ile bu tür kuruluşların sahibi ve görev yapacak personele, kılık kıyafet şartı da getirildi. Yönetmeliğe eklenen bir bentle, ''kurucu ve kuruluşlarda görev alacak personelde, çağdaş ve Atatürk ilke ve devrimlerine uygun, uygar, aşırılığa kaçmayacak sade bir kılık kıyafette olma şartı'' getirildi. Yönetmeliğe eklenen bir başka bentle, teftişlerde bu tür kıyafet giyilmediği tespit edildiğinde, kuruluşun faaliyetleri geçici veya sürekli olarak durdurulabilecek.




İHL öğrencilerine tasdikname tehdidi

Kazım Karabekir İHL'de başörtülü öğrencilerin dört haftadır derslere alınmaması üzerine Mazlum–Der İstanbul Şube Başkan Yardımcısı Ahmet Mercan ve avukat Gülden Sönmez, Kazım Karabekir İHL'ye gelerek okul müdürü ve öğrencilerle görüştüler.

Okuldan çıktıktan sonra basın mensuplarının sorularını cevaplayan Mercan, öğrencilerin koridorlarda gözyaşları içinde dolaştığını belirterek, ''Öğrencilerin psikolojileri tamamen bozulmuş.'' dedi. Sönmez ise, öğrencilerin disiplin cezası ve tasdikname ile tehdit edildiklerini ileri sürdü.

Abdulhamit YILDIZ / İstanbul CHA




Cezaevinde tatbikat kazası

İzmir Buca Cezaevi'ndeki isyan tatbikatında kullanılan göz yaşartıcı gaz, rüzgârın etkisiyle koğuşlara yayılınca, gazdan etkilenen 5 mahkum ile 1 kadın gardiyan tedavi altına alındı.




Tatlıses adliyede


Önceki akşam saatlerinde Atatürk Hava Limanı'nda, üzerinde 2 adet ruhsatsız tabanca ile yakalanan şoförü Müslüm Oktay ile ilgili olarak ifade vermek üzere gece 23.20'de emniyete getirilen sanatçı İbrahim Tatlıses, Organize Suçlar ve Silah Kaçakçılık Şube Müdürlüğü'nde ifadesi alındıktan sonra dün Bakırköy Cumhuriyet Savcılığı'na çıkarıldı.

Emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasından sonra adliyeye sevk edilen Tatlıses'in, kelepçelenince baygınlık geçirdiği öğrenildi.

Adliyeye kelepçeli olarak getirilen Tatlıses'e burada bekleyen vatandaşlar ''Türkiye seninle gurur duyuyor'' sloganıyla destek verdiler. Tatlıses gazetecilerin sorularını cevapsız bıraktı. Savcı Mehmet Aydos'a 4 saat boyunca ifade veren Tatlıses ile şoförü tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. İstanbul CHA




İnsan Hakları Başkanlığı

İnsan hakları ile ilgili kuruluşlar arasında koordinasyonu sağlamak ve bu konudaki mevzuatı izlemek amacıyla İnsan Hakları Başkanlığı kuruldu.

Başbakanlık bünyesinde 'İnsan Hakları Başkanlığı' kurulmasına ilişkin kanun hükmünde kararname (KHK), Resmi Gazete'nin dünkü sayısında yayımlanarak, yürürlüğe girdi. KHK ile İnsan Hakları Başkanlığı'nın kuruluşu, görevleri ve kadro tahsisi düzenleniyor. KHK'ya göre, İnsan Hakları Başkanlığı'nın görevleri şöyle sıralanıyor: İnsan hakları ile ilgili konularda görevli kuruluşlarla sürekli temas halinde bulunmak ve bu kuruluşlar arasında koordinasyonu sağlamak. İnsan hakları konusundaki mevzuat hükümlerinin uygulanmasını izlemek. İzleme sonuçlarını değerlendirmek.

Başkanlığın görevleri

Uygulamada ve mevzuatta görülen aksaklıkların giderilmesi. Türkiye'nin ulusal mevzuatının insan hakları alanında taraf olduğu uluslararası belgelerle uyumlu hale getirilmesi doğrultusunda yapılacak çalışmaları koordine etmek ve bu konularla ilgili önerilerde bulunmak. Kamu kurum ve kuruluşlarının hizmet öncesi staj ve hizmet içi insan hakları eğitim programlarının uygulanmasını izlemek, değerlendirmek ve koordine etmek. İnsan hakları ihlali iddiaları ile ilgili başvuruları incelemek ve araştırmak, inceleme ve araştırma sonuçlarını değerlendirmek ve alınabilecek önlemlere ilişkin çalışmaları koordine etmek.

Danışma Kurulu

KHK ile daha önce bir genelge ile oluşturulan İnsan Hakları Üst Kurulu yasal güvenceye kavuşturulurken, insan haklarına ilişkin olarak ilgili devlet kuruluşları ile sivil toplum kuruluşları arasında iletişim sağlamak ve insan haklarını kapsayan ulusal ve uluslararası konularda danışma organı olarak görev yapmak üzere Başbakan'ın görevlendireceği bir Devlet Bakanı'na bağlı olarak 'İnsan Hakları Danışma Kurulu' da oluşturuldu. Kurul, insan hakları ile ilgili bakanlık, kamu kurum ve kuruluşları ile meslek kuruluşları temsilcileri, insan hakları alanında faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşları temsilcileri ve bu alanda yayınları ve çalışmaları bulunan kişilerden oluşacak. Kurul, kendi üyeleri arasından bir başkan seçecek. Kurulun sekreterya hizmetlerini, İnsan Hakları Başkanlığı yerine getirecek, giderleri ise Başbakanlık bütçesinden karşılanacak.




Kontenjanlar belli oldu

Yüksek öğretim programlarına ek yerleştirme için toplam 42 bin 208 kontenjan ayrıldı. Ek yerleştirme başvuruları pazartesi günü başlayacak.

Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi, (ÖSYM), üniversitelere ek yerleştirme kontenjanlarını açıkladı. Buna göre, 2000–Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Sınavı (ÖSYS) sonucunda bir yüksek öğretim programına yerleşemeyen adaylar için son şans niteliğindeki ek yerleştirmeler için, devlet, vakıf, KKTC üniversiteleri ile yurtdışı üniversitelerine 42 bin 208 kontenjan ayrıldı. Devlet üniversitelerinde ek yerleştirme için önlisans programlarında 19 bin 468, lisans programlarında 4 bin 13 olmak üzere toplam 23 bin 481 kontenjan belirlendi.

Ek yerleştirme başvuruları 9–16 Ekim 2000 tarihleri arasında yapılacak. Adaylar kılavuz ve başvurma belgesini ÖSYM Sınav Merkezi yöneticiliklerinden alacak ve doldurdukları başvurma belgelerini yine bu merkezlere teslim edecekler. Adaylar, 8 yüksek öğretim programı tercihi yapabilecekler. Ek yerleştirme sonuçları, ekim ayının son haftasında adaylara duyurulacak. Ek yerleştirmede yüksek öğretim programlarına yerleştirilen adaylar, üniversitelere kayıtlarını 6—10 Kasım 2000 tarihleri arasında yaptıracaklar.

Kimler başvurabilecek?

Ek yerleştirme için, Ağustos 2000’de yapılan merkezi yerleştirme sonunda açık öğretim programları dışında bir yüksek öğretim programına yerleştirilen adaylar başvuramayacak. Açık öğretim programlarına yerleşmeye hak kazanan adaylar ile tercih yaptığı halde herhangi bir programı kazanamayan adaylar, şanslarını bir kez daha deneyebilecekler.

99’da 36 bin kişi yerleşti

Ek yerleştirme için geçen sene 114 bin 354 aday başvurmuş, bunlardan 36 bin 740’ı örgün ve açık öğretim programlarına yerleştirilmişti. Geçen sene devlet üniversitelerinin önlisans programlarında açık bulunan 17 bin 750 öğrenci kontenjanına 12 bin 937, lisans programlarında açık bulunan 3 bin 453 öğrenci kontenjanına 2 bin 128 olmak üzere toplam 15 bin 65 aday yerleştirildi. Açık öğretim dışında kalan örgün öğretim programlarında açık bulunan toplam 42 bin 971 öğrenci kontenjanına toplam 18 bin 974 aday yerleştirildi. Ankara ZAMAN




10 bin yeni öğretmen

2000 yılı için 30 bin öğretmen kadrosu alan Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), dün 10 bin 192 kişiyi daha öğretmen olarak atadı. MEB, 15 Eylül’deki birinci atamada 18 bin 568 adayın atamasını yapmıştı.

İngilizce ve Türk Dili ve edebiyatı branşından 110, açıktan, kurumlararası nakil ve kurum içi nakil yoluyla 932 kişinin atamasını gerçekleştiren bakanlık, önümüzdeki günlerde, göreve başlamayanların yerine küçük bir atama daha yapacak.

10 bin 390 kadro vardı

Dün MEB Başöğretmen Salonu'nda bilgisayar kurasıyla yapılan atamaya 15 bin 828 aday katıldı. 10 bin 390 kişilik kadroya 10 bin 192 kişi yerleştirilirken, 198 kadro boş kaldı. Adayların 7 bin 5'i tercih ettiği illere atandı, 3 bin 187'si bakanlığın belirlediği illere tayin edildi. İkinci atamada sınıf öğretmenliği sertifikası alan öğretmen adayları atandı. Şartları uyan fen edebiyat fakültesinin matematik ve Türk dili ve edebiyatı bölümü mezunları da alanlarına atandı. Personel Genel Müdürü Hüseyin Acar, sınıf öğretmenliği, İngilizce, Türk Dili ve Edebiyatı, sosyal bilgiler, matematik, müzik, rehber öğretmenliği ağırlıklı olmak üzere 19 branştan atama yapıldığını söyledi.

Sonuçlar İnternette

Atama sonuçları Bakanlığın www.meb.gov.tr. adresinden öğrenilebilecek. Yeni atanan öğretmenler 11 Ekim 2000’den itibaren tebligatı beklemeden atamaya esas belgelerini tamamlamak suretiyle Milli Eğitim müdürlüklerine başvurarak göreve başlayabilecekler. Resmî tebligatı takip eden 15 gün içinde göreve başlamayanların ataması iptal edilecek. (İbrahim ASALIOĞLU / Ankara ZAMAN)




Gülen ile ilgisi yok

Ankara DGM Savcısı Yüksel hakkında açılan soruşturma ve İstanbul 2 No'lu DGM Başkanı İste hakkında yapılan ön incelemenin Fethullah Gülen'le ilgisinin bulunmadığı öğrenildi.

Ankara DGM Savcısı Nuh Mete Yüksel hakkında açılan soruşturmanın da, İstanbul 2 No'lu DGM Başkanı Şerafettin İste hakkında yapılan ön incelemenin de Fethullah Gülen'le hiçbir ilgisinin bulunmadığı, Şerafettin İste'nin bizzat kendisinin inceleme istediği öğrenildi. Adalet Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı'ndan edinilen bilgilere göre, Bakan Hikmet Sami Türk önceki gün Teftiş Kurulu Başkanlığı'na talimat vererek Ankara DGM Savcısı Nuh Mete Yüksel hakkında soruşturma açılmasını istedi. Görevlendirilen iki Adalet başmüfettişi, DGM Başsavcısı Nuh Mete Yüksel başta olmak üzere DGM'deki bazı hakim ve savcıların da ifadelerine başvurdu. Yargı kaynakları, Savcı Yüksel hakkında açılan soruşturmanın Gülen dosyası ile ilgili olmadığını, daha başka dosyaları ve iddiaları kapsadığını belirttiler.

Başlıca konular

Savcı Yüksel'le ilgili başlıca soruşturma konuları şunlar: Melih Gökçek hakkında bazı şirketlerin usulsüz ihaleye sokulmasına ilişkin açılan soruşturma dosyası, Ankara Emniyet Müdürlüğü İstihbarat bölümünden sorumlu Müdür Yardımcısı Osman Ak hakkında telekulak nedeniyle açılan soruşturma dosyası ile Milli Görüş davasından ayırılan gazeteci Abdurrahman Dilipak hakkında açılan soruşturma dosyası. Yüksel hakkında, Egebank soruşturması İstanbul DGM'de devam ederken aynı konuda soruşturmanın Ankara'da da açılması üzerine yetki aşımı iddiası da araştırılıyor.

Yargı kaynakları İstanbul 2 No'lu DGM Başkanı Şerafettin İste hakkında yapılan ön incelemenin de Fethullah Gülen'le hiçbir ilgisinin bulunmadığını, Şerafettin İste'nin bizzat kendisinin inceleme istediğini belirttiler. (İrfan KILIÇ / Ankara ZAMAN)




Töhmete karşı soruşturma

Adalet Bakanı Türk, Savcı Yüksel hakkında soruşturma açıldığını doğruladı. Türk, soruşturmanın, yargının şaibeden uzak çalıştırılmasını sağlamaya yönelik olduğunu söyledi.

Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk, Ankara DGM Cumhuriyet Savcısı Nuh Mete Yüksel hakkında Adalet Bakanlığı'nca başlatılan soruşturma ile ilgili olarak, zaman zaman hakim ve savcılar hakkında çeşitli iddiaların ortaya atıldığını, ortaya atılan bütün iddiaları incelediklerini ve gerektiğinde soruşturma açtıklarını söyledi. Yüksel'le ilgili başlatılan soruşturmanın da bu çerçevede olduğunu kaydeden Türk, soruşturmaya hangi gerekçelerle ihtiyaç duyulduğunu ise açıklamadı. Bakan Türk, 'Avrupa İle İlgili Konularda Türkiye ve Yunanistan Arasında Gerçekleştirilen İşbirliği Kapsamında Hakim ve Cumhuriyet Savcıları İçin AB Hukuku Semineri'nin açılış konuşmasının ardından çıkışta gazetecilerin sorularını cevapladı.

Töhmetten kurtarmak için

Yargı ve bu alanda görev yapanların her türlü töhmetten uzak olmaları gerektiğinin altını çizen Bakan Türk, "Bizim amacımız yargının her türlü şaibeden uzak çalıştırılmasını sağlamaktır. Bu açıdan hakim ve savcılar hakkında zaman zaman ortaya atılan bütün iddiları büyük bir duyarlılıkla inceletiyoruz. Yargıda görev yapan savcı ve hakimlerin töhmet altında kalmaması için bu tür soruşturmalara ihtiyaç duyulmaktadır. Sayın Yüksel'le ilgili başlatılan soruşturma da bundan ibarettir." şeklinde konuştu. Türk, "Nuh Mete Yüksel, Fethullah Gülen ve Merve Kavakçı soruşturmalarını yürüttüğü için hakkında böyle bir inceleme başlatılmış olabilir mi?" şeklindeki bir soruya ise "Şu aşamada incelemenin içeriği hakkında bir şey söylemem doğru olmaz." cevabını verdi.

Hukukçular AB'ye hazırlanıyor

Bakan Türk'ün açılış konuşmasını yaptığı seminer, yargıç ve savcıların AB hukuku konusunda eğitimleri için Türk–Yunan İşbirliği Komitesi'nin çalışmaları çerçevesinde düzenleniyor. Bugün sona erecek olan seminerde 'Türkiye–AB İlişkisi ve Hakim–Savcıların AB Hukuku Konusunda Eğitimi', 'Avrupa Toplulukları Adalet Divanı ve İlk Derece Mahkemesinin Yapısı, Rolü ve Görevleri' ve 'Ulusal Hukuk ve Topluluk Hukuku Arasındaki İlişki, Ulusal Hakimin Rolü' konuları, Türk ve Yunan hukukçular tarafından ele alınıyor. Bakan Türk, konuşmasında Türkiye'nin AB kriterlerine uygun tüm ekonomik ve hukuki değişiklikleri gerçekleştirme kararlılığında olduğunu söyledi. Ankara ZAMAN




Az suyla alevleri bitti

Son yıllarda sıkça yaşanan orman yangınları ile sanayi ve şehir yangınlarında hızlı ve etkili müdahale yapabilen IFEX 3000 son yangın söndürme sistemi İzmir’in Urla ilçesinde düzenlenen takbikatla tanıtıldı. Alman IFEX firmasının yangın traktörü çok az su kullanarak kısa sürede alevleri söndürdü.




Dikkat! 11 milyon ruh hastası aramızda geziyor


Sağlık Bakanlığı'nın yaptığı araştırmaya göre, Türkiye nüfusunun yüzde 17,2'sinde ruhsal bozukluk var. Yani 11 milyon ruh hastası aramızda geziyor.

Sağlık Bakanlığı tarafından gerçekleştirilen ruh sağlığı araştırma sonuçlarına göre Türkiye'de, ruhsal rahatsızlık sıklığının yüzde 17,2 oranında olduğu ve en çok depresyona rastlandığı belirlendi. Tanı alan kişilerin ruh sağlığı hizmetine başvuru oranı, sadece yüzde 4,7 olarak tespit edildi.

Yine bu araştırma sonuçlarına göre, 11–18 yaş grubu arasında davranış bozukluklarının yüzde 12 civarında olduğu ortaya çıktı. Çocuk ve gençlerde ruh sağlığı hizmetine başvuru oranı yüzde 3 olarak ölçülürken, davranış veya duygusal sorunları nedeniyle yardıma ihtiyacı olduğunu bildiren genç oranı, yüzde 5 olarak belirlendi.

En büyük sağlık sorunu

Öte yandan, Sağlık Bakanlığı, "10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Günü" nedeniyle bir çalışma yaptı. Buna göre, ruhsal bozukluklar, tüm dünyada olduğu gibi, Türkiye'de de en başta gelen sorunlardan biri. Sağlık Bakanlığı, bunun nedenini, "hasta sayılarının büyük olması, bireye, aileye ve topluma en çok acı veren rahatsızlıkları içermesi ve büyük ekonomik kayıplara sebep olması" olarak açıklıyor.

Bakanlığın çalışmasında yer alan Dünya Sağlık Örgütü'nün verilerine göre, Türkiye'de her yıl 6 binden fazla yeni şizofren hastanın ortaya çıktığı, 15–54 yaş grubu içinde en az 300 bin dolayında şizofrenik hastanın bulunduğu kabul ediliyor.

Çalışmada, ağır ruhsal depresyonların oranının şizofreninin en az 4–5 katı olduğu belirtilirken, ruhsal depresyonların, depresyon yaygınlığı ve insan yaşamındaki önemi nedeniyle Türkiye'de de önemli bir halk sağlığı sorunu niteliği taşıdığı ifade ediliyor.

Bu hastalıkların tedavi imkanlarının günümüzde oldukça gelişmesine rağmen "Türkiye'de tedaviye başvuru oranının düşük olmasının, tedavinin düzensiz yapılmasının ve önleyici çalışmaların yaygınlaşmamış olmasının" üzücü olduğu kaydediliyor.

Sağlık Bakanlığı'nın çalışmasına göre, Türkiye'de nevrozlar ve strese bağlı bozukluklar oldukça yaygın görülüyor.




Anne Işıkgöz de ölmek üzere

Küçük kız Rukiye’den sonra Işıkgöz ailesinin bir ışığı daha sönmek üzere. Şanlıurfa Kızılay Kan Merkezi tarafından doğum sırasında verilen kan sonucunda AIDS hastalığına yakalanan Müzeyyen Işıkgöz, hiçbir iş yapamayacak hale geldi.

Işıkgöz ailesinin avukatı Şehmus İnal, Müzeyyen Işıkgöz’ün vücut direncini kaybetmesinden dolayı hiçbir iş yapamayacak durumda olduğunu söyledi.

Avukat İnal, “Devlet, Işıkgöz ailesinin AIDS hastalığına yakalandığı ilk günlerde çeşitli sağlık yardımlarında bulunuyordu. Ancak son zamanlarda bu yardım kesildi. Bu hastanın yanlızca bir ilacı 560 milyon lira. Işıkgöz ailesinin bunu karşılaması mümkün değil. Kısacası devlet, ‘hadi şimdi git ölebilirsin’ diyor.” dedi.

Müzeyyen Işıkgöz, onlarca kez hakim karşısına çıkmasına rağmen hukuk mücadelesinde amacına bir türlü ulaşamadı. Mehmet DENER / Şanlıurfa CHA




Öğretmenler Günü kutlandı

5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü, yayınlanan bildirilerle kutlanırken, yine 24 Kasım–5 Ekim tartışması yaşandı. Eğitim–Sen 5 Ekim’i, Türk Eğitim–Sen 24 Kasım’ı Öğretmenler Günü olarak kabul ediyor.

Gün nedeniyle bir mesaj yayınlayan Milli Eğitim Bakanı Metin Bostancıoğlu, eğitimde en önemli unsurun öğretmen olduğunu kaydetti. Atatürk’ün başöğretmenlik unvanını kabul ettiği 24 Kasım'ın 1981'den beri Öğretmenler Günü olarak kutlandığını ifade eden Bostancıoğlu, 5 Ekim’in de UNESCO tarafından Uluslararası Öğretmenler Günü olarak ilan edildiğini hatırlattı.

1966 tavsiyeleri hayata geçsin

5 Ekim’in, “eğitim emekçileri için çok önemli ve anlamlı bir gün” olduğunu belirten KESK’e bağlı Eğitim Sen Genel Başkanı Alaattin Dinçer, hükümetten öğretmenlerin statüsüne ilişkin 1966 ILO–UNESCO tavsiyelerini yerine getirmesini istedi.

Öte yandan Kamu–Sen’e bağlı Türk Eğitim–Sen, Dünya Öğretmenler Günü’nü, 24 Kasım'ı Öğretmenler Günü olarak kabul ettiği için kutlamıyor. Türk Eğitim–Sen Genel Başkanı Şuayip Özcan, “Bizim kendi ulusal günümüz varken neden başka günleri kutlayalım? Biz Atatürk’ün başöğretmenliği kabul ettiği günü Öğretmenler Günü olarak kabul ediyoruz. Birileri hep Atatürkçülüğün gölgesine sığınıyor, işlerine gelmediği zaman da Atatürk’ü bir kenara bırakıyor.” dedi.

“Sorunları çözülemedi”

Eğit–Der Genel Başkanı Mustafa Gazalcı, "Ülkemiz öğretmenleri 21. yüzyılın başında; toplu sözleşmeli bir sendika hakkından, insan gibi yaşacak bir ücretten, yöneticilerini seçme ve siyaset yapmadan, eğitimi planlama hakkından yoksundur.” dedi. Avrupa’da öğretmen aylık ortalama 1.500 dolar ücret alırken, Türkiye’de 300 dolar aldığını belirten Gazalcı, “Er geç 5 Ekim 1966’da ILO ve UNESCO’nun öğretmenler için kabul ettiği ortak ilkeler ülkemizde de uygulanacaktır. Öğretmenler işte o zaman 5 Ekim’i daha anlamlı kutlayacaktır.”şeklinde konuştu. Ankara ZAMAN




Kız Kulesi'ne görkemli açılış

Uzun bir aradan sonra restorasyonu tamamlanan 2 bin 500 yıllık tarihi Kız Kulesi, muhteşem bir gösteriyle açıldı. Kız Kulesi’nin açılışında yapılan havai fişekler ve ışıklı gösteri izleyenleri büyüledi.

Kulenin açılışını yapan Turizm Bakanı Erkan Mumcu, içinde insanın yaşamadığı hiçbir yapının korunamayacağını belirterek, kulenin özel bir işletmeye kiralanmasıyla ilgili eleştirilerin yersiz olduğunu söyledi. Kulenin 49 yıllığına işletme hakkını alan Hamoğlu Holding Turizm

AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Hamoğlu, bu projenin kendileri için bir onur projesi olduğunu belirterek, “Amacımız 2 bin 500 yıllık tarihi geçmişi olan, bakımsızlıktan harebe haline gelmiş kuleyi Türk insanı ve Türk turizminin hizmetine sunmaktı. Bunu gerçekleştirdiğimiz için çok mutluyum.” dedi. Kule’nin açılışında politika, sanat, iş ve spor dünyasından çok sayıda davetli de hazır bulundu.

Fatih YILMAZ / İstanbul CHA



| Ana Sayfa | Haberler| Ekonomi | Dış Haberler | Politika | Kültür Sanat | Spor | Yazarlar | Haber İndeksi | Hodri Meydan |

Copyright © 1995-2000 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21  34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:
+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: zaman@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.