GÜNCEL ANA SAYFAYA DÖNÜŞ

06/10/2000

Dünyada Zaman

Türkiye

Arşiv-Arama

Özel Dosyalar

Ana Sayfa

Haberler

Ekonomi

Dış Haberler

Politika

Kültür Sanat

Spor

Yazarlar

Haber İndeksi

Bölge Haberleri

Diziler

Televizyon

Hodri Meydan

Poli-Diyalog

Millet Kürsüsü

Tüketici Masası

Röportaj

Fikir Platformu

Basın Harmanı

Bilişim

Eğitim

Toplum

Akademi

Yaşam

Sağlık

Ulaşım

Otomobil

Medya Analiz

Açık Şemsiye

İnsan Kaynakları

Reklam

İletişim / Künye

 


 


Bu kış kolay geçecek

Enerji krizi için alınan tasarruf kararları nihayet hayata geçiyor. 8 maddeden oluşan bu pakette mesai saatlerinin değiştirilmesi ve alanların ışıklandırılmasının azaltılması gibi ciddi birtakım kararlar da var. Bu 8 maddeye ilaveten, Hodri Meydan olarak bizim de ek tekliflerimiz olacak. Eğer yerine getirilirse ne ala, belki bu sayede bu kışı enerji problemimiz olmadan atlatabiliriz.

Her şeyden önce şu işkence olaylarında elektrik kullanmaktan artık vazgeçilmeli onun yerine teknolojinin gerekmediği yöntemlerden faydalanılmalı. Bu sayede Keban Santralı’nın ürettiği kadar bir elektrik tasarrufu sağlanabileceği kanaatindeyiz.

Öte yandan, duyduğumuza göre cezaevlerinde güvenlik açısından odalarda sabaha kadar ışıklar açık kalıyormuş. Bir süredir gündemde olan ‘af meselesi’ne hız verilerek, cezaevleri boşaltılmalı ve bu enerji israfına da son verilmeli.

Yok eğer, “Potansiyel suçlu olan insanlarla nasıl uğraşacağız?” endişesi hasıl olursa, kamu kurum ve kuruluşlarına aykırı düşüncede olan insanlar için bir nevi cezaevi haline dönüştürülebilir. Ciddi fikir suçlarından korkuluyorsa, bu insanlara evlerinde ya da beyinlerinde hapis cezası verilmesi de düşünülebilir.




Ördek kadrosu

Londra’da bir tiyatro, oyunun bir sahnesi için gereken ördeğe 250 milyon lira yevmiye istenince ördek yerine 292 milyon liraya aktör tutmaya karar verdi. Bu olay aklımıza bir fıkra getirdi. Bilmem hatırlar mısınız?

Bir hayvanat bahçesinde bir yaşlı bir de genç aslan varmış. Yaşlı aslanın kafesine her sabah 20 kilo et bırakırlarmış, genç aslana ise 15 tane muz.

Bir gün genç aslan dayanamayıp bakıcısına sormuş:

– Ona neden her gün 20 kilo et veriyorsunuz?

– Tabii ki, demiş bakıcı. O bir aslan.

– İyi de ben de aslanım. Bana ne diye her gün 15 muz getiriyorsunuz?

– Sen aslan olabilirsin; ama demiş bakıcı, hayvanat bahçemizin maymun kadrosunda görülüyorsun. O yüzden sana muz veriyoruz.




Köstebek

9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, Egebank'taki paraların hortumlanması sebebiyle tutuklanan yeğeni Murat Demirel ile ilgili kendisine yöneltilen ‘köstebek' imalarına sert cevap verdi. Demirel, “Bu imayı yapan çıldırmıştır, aklını yitirmiştir.” dedi. 9. Cumhurbaşkanı'na bütün kalbimizle inanıyoruz. Köstebek'in en büyük fiziki özelliklerinden bir tanesi gözlerinin çok az görmesidir. Demirel için çok şey söylenebilir; ama sanırım hiç kimse gözünün açık olmadığını iddia edemez.




Ahmet Ayık, Sabah değil!

Sabah gazetesinin surmanşet haberine aldansak, bugün Güreş Federasyonu Başkanı Ahmet Ayık’a bütün gücümüzle yüklenecektik. Netekim öyle de yaptık. Sonra biten sayfa (çok şükür) göçtü. Halbuki, gazetelerde çıkan haberlerin yüzde elli yanlış olduğuna kendimizi inandırmıştık. Mardin Valisine haksız bir ithamda bulunmuş ve tevbe etmiştik. Sabah’ın manşeti kanı beynimize sıçrattı. Sabah gazetesinin haberine göre, Güreş Federasyonu Başkanı Ahmet Ayık “İritica güreşi ele geçirdi.” diyordu. İrtica denilince akan sular duruyor. Ve bazıları bununlar hedefi 12’den vuruyor.

Ahmet Ayık Sabah gazetesinde yayınlanan manşete sahip çıkmıyor. “Benim söylediklerimi yanlış anlamışlar veya anlamamışlar!” diyor. Bize kalırsa bal gibi anlamışlar, ancak “domuzluğuna” anlamazlıktan geliyorlar. Çünkü hedeflerinde imha edilmesi gereken birileri var. Her bahaneyle vurmayı planlıyorlar.

Ahmet Ayık, herhalde sarhoş değil ve ne dediğini biliyor. Sabah gazetesi muhabirine gelince, yazdıklarından ne yaptığı anlaşılmıyor. “Sabahı şerifleriniz hayrola!” demek de içimizden gelmiyor.




Hangi tip

60 milyar dolara mal olan ve 16 ülkenin katılımıyla kurulan Uluslararası Uzay İstasyonu (ISS) kısa bir süre sonra faaliyete geçecek. Bu istasyonda 7 ülkeden uzay adamı (ya da kadını) görev yapacak. Bugünlerde bu konuda en çok tartışılan şeylerden birisi bu istasyona bir çeşit cezaevinin konup konmaması. Geçtiğimiz yıllarda uzayda da asayiş olaylarına rastlanmıştı. MIR Uzay İstasyonu’nda iki Rus kozmonot yumruklaşmışlardı. Ayrıca Kanadalı bir bayan görevli de bir Rus kozmonot tarafından taciz edilmişti. Eğer cezaevi kurulmasına karar verilirse, sorun çıkartan astronot dünyadan 380 km yüksekte cezaya çarptırılacak. İyi ama bu cezaevi hangi tip olacak? Koğuş tipi mi yoksa bizde de çok tartışılan F Tipi mi?




Cumanızı evde kılın

Bu “cumayı evde kılma” meselesi meşhurdur. İsmet İnönü’nün cuma namazını evde kıldığı çok söylenir. Hatta şimdilerde ortadan görünmeyen gülüşüyle meşhur kadın milletvekilimizin “gösteriş olmasın diye cuma namazını evde kılıyorum!” dediği, bir zamanlar hayli tartışılmıştı.

Meğer bu kadar değilmiş ve cumayı evde kılma modası devam ediyormuş. Mustafa Eranıl, irtica damgasından kurtulmak için çok kişinin bu yola başvurduğunu anlatıyor. Malum en güçlü silah irtica damgası.

Bu ‘irtica’ damgasından müslüman bir ülkede, insanlarımız “ben müslümanım” demeye korkuyor. Dininin emirlerini yerine getiremiyor.

Batman’da öğretmenlik yapan bir arkadaşını ziyaret eden Özke’ye, arkadaşı şikayet ediyor: “Ya Mustafa Bey, artık müslümanım demeye korkuyorum. Okulumuzda ‘kim namaz kılıyor, kim kılmıyor?’ diye takip ediliyoruz. Bu nedenle Cuma Namazı’nı dahi evde kılıyorum.”



s.karakis@zaman.com.tr         h.sutay@zaman.com.tr
 

| Ana Sayfa | Haberler| Ekonomi | Dış Haberler | Politika | Kültür Sanat | Spor | Yazarlar | Haber İndeksi | Hodri Meydan |

Copyright © 1995-2000 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21  34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:
+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: zaman@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.