GÜNCEL ANA SAYFAYA DÖNÜŞ

06/10/2000

Dünyada Zaman

Türkiye

Arşiv-Arama

Özel Dosyalar

Ana Sayfa

Haberler

Ekonomi

Dış Haberler

Politika

Kültür Sanat

Spor

Yazarlar

Haber İndeksi

Bölge Haberleri

Diziler

Televizyon

Hodri Meydan

Poli-Diyalog

Millet Kürsüsü

Tüketici Masası

Röportaj

Fikir Platformu

Basın Harmanı

Bilişim

Eğitim

Toplum

Akademi

Yaşam

Sağlık

Ulaşım

Otomobil

Medya Analiz

Açık Şemsiye

İnsan Kaynakları

Reklam

İletişim / Künye

 


KÜLTÜR-SANAT 


Unutulan ressam

Milli Reasürans Sanat Galerisi, doğumunun 100. yılında unutulan ünlü ressam Saim Özeren'in eserlerini sergileyerek unutulmuşluktan kurtarıyor.

Milli Reasürans Sanat Galerisi, Cumhuriyet sonrası ilk kuşak ressamlar arasında yer alan; ancak bugün yeterince tanınmayan, unutulmuş bir sanatçıyı, Saim Özeren'i, doğumunun 100. yılında bir sergi ve bir kitapla sanatseverlerin önüne çıkarıyor ve sanat tarihimize kazandırıyor.

Ressamlıktan öğretmenliğe

İbrahim Çallı'nın ilk öğrencileri arasında yer alan, Akademi'de okuduğu yıllarda yeteneği ve zekâsıyla arkadaşları arasında parlayan Saim Özeren'in hayatına yön veren gelişme 1924'te yapılan Avrupa sınavını kazanamayınca gerçekleşti. O, Avrupa'ya "gözleri bozuk olduğu için" gönderilmediğini söyleyecekti; ancak sanat çevreleri bu sürpriz sonuçta Akademi çevresinin kasıtlı engellemesini arayacaktı. Saim Özeren'in Avrupa'ya giden arkadaşları da Léopold–Lévy Resim Bölümü'ne yönetici olana kadar Akademi kadrosunda yer alamayacaklardı. Babasını kaybeden ve geçim sıkıntısı içinde yaşayan Saim Özeren, Avrupa'ya gidemeyince, on bir yıl çalıştığı Akademi'den çıkışını aldı ve sınava girerek ortaokul resim öğretmenliğine atandı. 1926'da Erzurum'da başladığı öğretmenlik yaşamı, 38 yıl sonra, 1964'te İstanbul'da ölümüyle noktalandı. Mahmut Cûda onun sanat yaşamını "Boğulan nice büyük istidadı o temsil etti." sözleriyle özetleyecekti.

İlk ve tek sergisi 1928'de

Daha öğrenciyken arkadaşlarıyla birlikte Cumhuriyet sonrasının ilk plastik sanatlar topluluğu olan "Yeni Resim Cemiyeti"nin kuruluşunda yer alan, eserleri o dönemin en önemli sanat etkinliği olan Galatasaray sergilerine seçilen Saim Özeren, ilk ve tek sergisini 1928'de Erzurum'da açtı. O sırada Erzurum'da bulunan Milli Eğitim Bakanı Necati Bey sergiyi gezdi ve beğendiği bir resmi bakanlık adına satın aldı. Bu resim bugün Ankara Devlet Resim ve Heykel Müzesi'nde bulunuyor.

Resimden hiç kopmadı

Saim Özeren, Erzurum'dan sonra Trabzon'da görev yaptı. On yıl boyunca Saim Özeren'den bir ses duyulmadı. Ancak o resimden kopmamıştı, bütün yaşamı boyunca da hiç kopmayacaktı. Çünkü onun için resim, içten gelen ve akıldan süzülen bir içgüdüydü, yaşamın anlamıydı, dünyayla ilişki kurmanın bir yoluydu.

Ancak İstanbul bir zamanların "Büyük Saim"ini daha unutmamıştı. 1938'de başlayan yurt gezileri için seçilen ilk on ressam içinde yer aldı. Konya'ya gitti. Çalışmaları olumlu eleştiriler aldı. 1942'de yurt gezisine ikinci kez seçilecek ve Hakkâri'ye gidecekti. Saim Özeren'in zorunlu taşra yaşamı 1939'da İstanbul'a gelince bitti. Arkadaşları geçen yıllar içinde resim sanatının önde gelen isimleri arasına girmişti. İstanbul'da Müstakil Ressam ve Heykeltıraşlar Birliği'nin sergilerine eserler verdi. 1945–1950 arasına Devlet Resim ve Heykel sergilerine katıldı. Ancak daha sonra adı duyulmaz oldu. Oysa o hep ressam olarak kaldı. Bütün hayali, emekli olmak, kendini tamamen resme vererek bir sergi açmaktı. Bütün yaşamını adadığı bu sergiyi ne yazık ki gerçekleştiremedi. Emekliliğine aylar kala hayata veda etti. 1986 yılında Ferit Edgü'nün İstanbul, Ankara ve İzmir Vakko Sanat galerilerinde düzenlediği sergilerle Saim Özeren adı yıllar sonra tekrar sanat çevrelerinde duyuldu. Ferit Edgü, Saim Özeren'in ailesi resimlerini kendisine getirene kadar böyle bir sanatçının varlığından bile haberdar olmadığını söylemişti. Saim Özeren, iki kuşak sonra sanatçılar arasında bile bu denli unutulmuştu.

Saim Özeren'in sergisi 26 Ekim'e kadar Milli Reasürans Sanat Galerisi'nde izlenebilir.




Kendisi sisler içindeydi

Milli Reasürans Sanat Galerisi yöneticisi Amelie Edgü sergi ve kitapla ilgili olarak şunları söylüyor: "1985 yılında eserlerini ilk kez gördüğüm Saim Özeren'i bir insan ve sanatçı olarak hep merak ettim. Resimleri ortaya çıkmıştı; ama kendisi sisler içindeydi. Bir zamanlar adı öne çıkan bir sanatçının bu denli unutulması çok dramatikti.

Milli Reasürans Sanat Galerisi'nde göreve başladığım 1994'ten bu yana da Saim Özeren hep programımızda oldu. Onunla ilgili projeyi ancak şimdi, doğumunun 100. yılında gerçekleş-tirebildik. Serginin yanı sıra hazırladığımız kitap, sanırım onu sanat tarihimize kalıcı olarak kazandıracaktır."




Devlet arşivi mühürler

Gaziantep Arkeoloji Müzesi'nce, Zeugma antik kentinde yapılan kazı sırasında ortaya çıkarılan ve Roma dönemi kentinin devlet arşivini oluşturan mühür baskılarının sayısı 90 bini aştı. Arkeolog Mehmet Önal, Zeugma'nın arşiv binası olarak tahmin ettikleri yapıda 2 yıldan bu yana yaptıkları kazıda, "bulla" adı verilen mühür baskıları bulduklarını söyledi.

Mühür baskılarının değerlendirilmesi ve örneklerinin sergilenmesi için Gaziantep Müzesi'ne taşındığını belirten Önal, "Bulunan mühür baskıları, 10–15 tez ve yüzlerce cilt kitap konusu olabilir." dedi. Önal, dinî, resmî, idarî, askerî ve ticarî başta olmak üzere, her türlü yazı, koli, mektup, sepet, torba, ferman gibi taşınacak maddeler ile depo, hazine ya da cephane odası gibi korunması gereken önemli mekanların güvenliği için açılıp kapatılma sırasında kullanılan mühür baskılarının, Zeugma'nın kent hayatı hakkında önemli bir belge olduğunu da kaydetti. (aa)




'Hoşgörü' İnternet'te

Hz. Mevlana Celaleddin–i Rumi'nin barış, sevgi, kardeşlik ve hoşgörü mesajları, İnternet'te yayınlanacak. Konya Turizm Müdürü İbrahim Tekbaş yaptığı açıklamada, bu yıl Mevlana'nın ölümünün 727. yıldönümü olduğunu hatırlatarak, ünlü düşünür için özel etkinlikler tasarladıklarını söyledi.




Efes'te halı ve nakış sergisi


Avustralyalı ressam Shan Jensen'in, resimlerini Konyalı halı dokuma ustası Celal Çakır'ın yardımıyla halıya nakşettiği resim ve halı sergisi, Efes Arkeoloji Müzesi'nde açıldı. Jensen, Anadolu motiflerinin, insanlık yaşamının bütün yönlerini simgesel olarak anlatması karşısında hayranlık duyduğunu söyledi.




Tenorumuz 4. oldu


Azerbaycan'ın başkenti Bakü'de gerçekleştirilen 2. Bülbül Uluslararası Şan Opera Yarışması'nda, Türkiye adına katılan Bilkent Üniversitesi öğrencisi Ömer Türkmenoğlu 4. oldu. Yarışma 18–30 Eylül tarihleri arasında Azerbaycanlı ünlü tenor Murtaza Bülbül adına düzenleniyor.




Kaptan, Harrison Ford


En son "What Lies Beneath"de kamera karşısına geçen usta oyuncu Harrison Ford eğer film şirketiyle anlaşabilirse "K–19"un kaptanı olacak. "K–19" filmi, taşıdığı nükleer silahları tehlikeden korumaya çalışan bir Sovyet denizaltı ve mürettebatını konu alıyor. Filmde oynamak için 20 milyon dolar isteyen Ford, böyle bir film için epey beklemiş. Filmde oynayacağı kaptan rolü, tam Ford'un istediği tipte bir kahraman.




Madalyalı dansçı


İsrail'de düzenlenen bale yarışmasında 13 ülkeden sanatçıları eleyerek Türkiye'ye "altın madalya" getiren genç dansçı Serhat Güdül, 11 Ekim'de Eskişehir Festivali'nde sahne alacak. 23 yaşındaki sanatçı, festival çerçevesinde seyirci karşısına çıkacak.




Ricky'den yeni single


Grammy ödüllü Latin şarkıcı Ricky Martin'in yeni single'ının klibi çekildi. 14 Kasım'da müzik–marketlere girmesi planlanan "Sound Loaded", şarkıcının 1999'daki "Ricky Martin"den sonraki ilk albümü. Wayne Isham tarafından çekilen klibi müzik otoriteleri çok beğendi. Martin, "She Bangs"den sonra bir de albüm çıkaracak.



| Ana Sayfa | Haberler| Ekonomi | Dış Haberler | Politika | Kültür Sanat | Spor | Yazarlar | Haber İndeksi | Hodri Meydan |

Copyright © 1995-2000 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21  34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:
+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: zaman@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.