Sapık düşünce
Sapkın düşünce, Yaratan’ı tanımayıp, “Yaratan bilmez mi?” kuralınca, O’nun vahyine dayanmayan ve fikir sûretine bürünmüş hevesleri düşünce zanneden düşüncedir.
Sapkın düşünce, Yaratan’ı bırakıp, menfaati uğruna yaratılmışa perestiş eden, tek Ma’bud’u bırakıp, menfaati uğruna başka ma’budlar ortaya çıkaran ve onların arkasına sığınarak, başkalarını da o sözde ma’budlar önünde eğilmeye zorlayan düşüncedir.
Sapkın düşünce, İlmi, İradesi ve Kudreti her şeyi kuşatan Yaratıcı'nın inanılmasını ve üzerlerinde tefekkürle özlerinin kavranmasını istediği temel esaslar ve prensipler dışında kalan hususlarda farklı düşünme, her insan ferdinin ayrı bir âlem, âdeta ayrı bir tür teşkil ettiği gerçeğinin en tabiî bir neticesi olduğunu kabullenemeyen ve herkesi aynı kalıba koymak isteyen düşüncedir.
Sapkın düşünce, İlâh, Rabb ve Ma’bud olarak Allah’ı kabullenmeyip, kendi egosunu ilâh ve ma’bud edinen narsist düşüncedir.
Sapkın düşünce, narsizm temel beşerî za’fiyetin bir süblimasyonu olduğundan, bütün kuvvetin sahibi Allah’ı tanımadığı için, her türlü kuvvetin önünde eğilen ve yeme—içme ve cinsel ilişkileri tatminden ibaret hayatında bunların giderilmesi, kısaca menfaati için en hasis şeylere bile ibadet eden ve her menfaatli şeyi kendine rabb tanıyan firavunâne zelil düşüncedir.
Sapkın düşünce, baş eğmez ve inatçı görünümlü, fakat bir lezzet için sonsuz zilleti kabul eden miskin düşüncedir. Sapkın düşünce, mağrur ve güçlü görünmekten hoşlanan, fakat en küçük bir menfaat uğruna şeytan gibi şahısların ayağını öpme zilletini gösteren düşüncedir.
Sapkın düşünce, izzeti, şerefi, aklı, ilmi görüntüde arayan, kendini beğenmiş, fakat iman ve tevekkülden mahrum bulunduğu için, zâtında gayet aciz ve giydirilmiş kütükten farksız düşüncedir.
Sapkın düşünce, bütün gayret ve himmeti, şahsî menfaatlerini tatminden ibaret olan ve herkese kendi aynasından baktığı için, Allah’a iman, kulluk ve Allah marifet ve aşkıyla birlikte, insana, millete ve ülkeye hizmet gibi yüce idealler uğruna her türlü şahsî hazdan geçmenin manâsını kavraması mümkün olmayan düşüncedir.
Sapkın düşünce, sosyal hayatta dayanak olarak hakka bedel kuvveti, hedef olarak fazilet ve Allah’ın rızasına bedel menfaati, hayat düsturu olarak yardımlaşma yerine kavgayı ve birbirini yiyerek beslenmeyi, neticede ulvî hisleri tatmin ve rûhu yüceliklere yönlendirme yerine nefsanî arzuları doyurma ve beşerî ihtiyaçları artırma, yani tüketim için üretim, üretim için tüketim döngüsünü kabul eden düşüncedir.
Sapkın düşünce, toplumda çeşitlilik içinde birlik, tanışma, kardeşlik, dayanışma, dînî ve millî bağlar, sevgi, saygı, herkesi konumunda kabul ve müsamaha yerine tecavüz, menfaat çatışması, çarpışma, başkasını yutarak beslenme, ırk ve sınıf farkına dayanan düşüncedir.
Sapkın düşünce, tenkide tahammülsüz, kuvveti hakta ve kendi doğruluğunda değil, maddî araçlarda, mevkide ve parada gören düşüncedir.
Sapkın düşünce, bilgi, makam ve mevkiini Allah, insanlık, milleti ve ülkesi için değil, kendisi için kullanan, kendi doğruluğundan emin olmadığı, bunun da ötesinde, elinde doğru adına hiçbir mihenk, hiçbir sabit ölçü bulunmadığı için tenkide tahammülü olmayan; ülkeye ve millete hizmeti değil, gelirinin daha fazla artmasını düşünen; hedefe varmada her yolu mübah gören ve yalanı, iftirayı, çarpıtmayı bir silah gibi kullanan düşüncedir.
Sapkın düşünce, câhil fakat bilmediğini bilmeyen, câhil olduğu için de cüretkâr düşüncedir.
Sapkın düşünce, hikmetin düsturlarını, hükümet etmenin kanun ve prensiplerini, hakkın ölçülerini, kuvvetin kaidelerini bilmeyen ve bunları bir bütün olarak kaynaştıramayıp, menfaat üzerinde idare çarkı çevirmeye çalışan canavar düşüncedir.
Sapkın düşünce, akıl melekesini demagoji, savunma melekesini düşmanlık ve tecavüz, arzu ve ihtiyaçları tatmin melekesini sefahat adına kullanan, dolayısıyla hikmet, iffet ve şecaat nedir bilmeyen düşüncedir.
Sapkın düşünce, kendi koyduğu kural ve kaidelere bile saygısı olmayan; gizlenmekte emniyet arayan; çok yüzlü; kökü dışarıda, birtakım batıl ritüeller üzerine kurulu ve tamamıyla yabancı ülke veya ülkelere hizmet eden gizli mahfillerde mayalanan ve döllenen düşüncedir.
Sapkın düşünce, sefahate götüren israfa ve sefalete götüren sefahate kapı açan düşüncedir.
Sapkın düşünce, makam, mevki, para, şekil gibi basamaklar üzerinde büyük görünmekle küçüklüğünü örtmeye çalışan düşüncedir.
Bugünkü dünya toplumlarında ve bilhassa Türk toplumunda sapkın düşünceyi herkes görebiliyor değil mi?
Yazarımızın en son yazıları
28/
07/
2000...
Globalizmin yeni İslâm stratejisi
04/
08/
2000...
Memur kararnamesi ve rektör tayinlerinin anlamı
11/
08/
2000...
Resmi Diyanet tefsiri
18/
08/
2000...
Psikolojik savaş
25/
08/
2000...
Sayın cumhurbaşkanımız ve medyayı bir defa aşabilmek
03/
09/
2000...
Neden kadın?
08/
09/
2000...
Ferec için ve ''hayatlarına tâbî olmadıkça''
22/
09/
2000...
28 Şubat'ın en önemli başarısı
29/
09/
2000...
Regaib atmosferinde ''Işık Evler''
|