GÜNCEL ANA SAYFAYA DÖNÜŞ

06/10/2000

Dünyada Zaman

Türkiye

Arşiv-Arama

Özel Dosyalar

Ana Sayfa

Haberler

Ekonomi

Dış Haberler

Politika

Kültür Sanat

Spor

Yazarlar

Haber İndeksi

Bölge Haberleri

Diziler

Televizyon

Hodri Meydan

Poli-Diyalog

Millet Kürsüsü

Tüketici Masası

Röportaj

Fikir Platformu

Basın Harmanı

Bilişim

Eğitim

Toplum

Akademi

Yaşam

Sağlık

Ulaşım

Otomobil

Medya Analiz

Açık Şemsiye

İnsan Kaynakları

Reklam

İletişim / Künye

 


Avni TARHAN

Güreş Dosyası

Sydney öncesi ve sonrası

Türk spor tarihinin altın kulvarı ve tarihi başarılarla dolu olan serbest güreşimiz ne yazık ki tüm olimpiyatlar tarihinde 1976 yılı ile birlikte ilk defa Sydney'den madalyasız dönmekte.

Sydney'de güreşte her iki branşta en az 4–6 madalya bekliyorduk; ama olmadı. Tek altında kaldık. Bazı güreş yorumlayanların dediği gibi Türk güreşinin geleceğini tamamen bir felaket ortamında göstermenin gerçekle bir alakası olamaz.

Biz bu hadiseleri her zaman yaptık, bir şampiyona sonrası madalya almış isek onun mutluluğundan gelecekteki planları ihmal ettik. Yani günü kurtarmaya baktık. Oysa dünya milletlerinin birçoğu böyle yapmamakta. Daha sistemli, daha düzenli hareket ettikleri için onlar devamlı ileri giderken biz de maalesef yerimizde saymak zorunda kaldık. Peki serbest güreşimizin bundan sonraki durumu ne olacak? Geriye dönerek son yıllara baktığımızda altyapıda da bir çöküntü olduğu gerçeği meydanda... Dünyada şampiyonaların ilk üçünde seyreden, hem grekoromen hem de serbestimiz 6–8'incilik kulvarına gerilemiş oldu. Kulüplerin birçoğu kapısına kilit vurmuş durumda, bazıları imkansızlıktan lige dahi katılamadı. Türk güreşinin beyni eğitim merkezlerimiz fahri ve günde iki saat okula gelen antrenörlere emanet.

Milli takımlarımızda görev yapacak insanlar atanırken; ehliyet, uluslararası tecrübe esası hiç gözetilmedi. Geçmişte eser sahibi olan ve işin ehli insanlar hep geri plana itildi. Bugün güreşi yerden yere vuranların, futbolda jeepler verilmedi diye kopardıkları feryatları burada da görmek isterdik; ama maalesef 364 gün oturup güreşi yorumlayanları bundan farklı tutumda görmek elbette ki mümkün değil.

Şimdi 2001 itibarı ile Avrupa, dünya ve sırası ile 2004 olimpiyatları var. Ne yapmamız lazım? Yapılacak tek şey; acilen serbest ve grekoromen için 300 kadro, eğitim merkezlerine ehliyetli antrenörler. Milli takımlar ise antrenör üst kurulu oluşturulup uluslararası kariyeri olan ve eser sahibi bilgili çalıştırıcıların tam yetki ile 4 yıllık makro bir plan ile 2004 Atina'da zirveyi zorlarız.


a.tarhan@zaman.com.tr



Yazarımızın en son yazıları

02/ 09/ 2000... Sydney'e giderken
06/ 09/ 2000... Serbest güreşimiz
08/ 09/ 2000... Grekoromende Sydney öncesi
23/ 09/ 2000... Bir anı, bir şampiyon...
25/ 09/ 2000... Üzgünüm
27/ 09/ 2000... Mehmet Dede'nin Hamza'sı
29/ 09/ 2000... Güller solmasın (1)
03/ 10/ 2000... Yanlış adres (1)
04/ 10/ 2000... Harun ve gerçekler


| Ana Sayfa | Haberler| Ekonomi | Dış Haberler | Politika | Kültür Sanat | Spor | Yazarlar | Haber İndeksi | Hodri Meydan |

Copyright © 1995-2000 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21  34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:
+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: zaman@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.