GÜNCEL ANA SAYFAYA DÖNÜŞ

06/10/2000

Dünyada Zaman

Türkiye

Arşiv-Arama

Özel Dosyalar

Ana Sayfa

Haberler

Ekonomi

Dış Haberler

Politika

Kültür Sanat

Spor

Yazarlar

Haber İndeksi

Bölge Haberleri

Diziler

Televizyon

Hodri Meydan

Poli-Diyalog

Millet Kürsüsü

Tüketici Masası

Röportaj

Fikir Platformu

Basın Harmanı

Bilişim

Eğitim

Toplum

Akademi

Yaşam

Sağlık

Ulaşım

Otomobil

Medya Analiz

Açık Şemsiye

İnsan Kaynakları

Reklam

İletişim / Künye

 


Nuh GÖNÜLTAŞ

İrtica Türkiye'yi ele geçirmeden karanlığa gömülmek de ne demek?

Salih Memecan’ın eski bir karikatürü duruyor masamda. 97’de 28 Şubat’a giden günlerden kalma bir karikatür. İlk karede vatandaşın birisi bağırıyor “İrtica geliyooor!” Diğeri bağırıyor “Yok yok darbe geliyooor!” İkinci karenin köşesinden Mesut Yılmaz karikatüre giriyor.

Ve “irtica geliyor” diye bağıran vatandaş şaşkınlıkla “Aaaaa Mesut geldi” diyor!

Aylardır Türkiye irticayı konuşuyor. Kanunsuz Memur YAŞ’ı anlamına gelen ve Cumhurbaşkanı tarafından reddedilen kararnameyi konuşuyor. Medya sivillere karşı hep askeri tutuyor ve her fırsatta irtica öne çıkarılıyor yayınlarda. Bu yayınlar esnasında “Genelkurmay bildirileri” bazı gazete yöneticileri üzerinde “viagra etkisi” yapıyor. Öyle olmalı. Çünkü pabuç gibi harflerle “bildiri manşetleri” atıyorlar.

Doğrusunu isterseniz Sabah’ın dünkü sürmanşeti, bildiri haberini duyunca tavana vuran bir gerilim ile atılmış Star’ın “Mum gibi oldu” manşetini gölgede bıraktı. Vallahi çok beğendim “İrtica güreşi ele geçirdi” başlığını.

Çevir sayfayı... “Güreşimiz irticaya tuş oldu.” Yüzsüzlük bu kadar olur. Güreş irticanın ele geçirebileceği bir şey midir?

Ne demek irtica güreşi ele geçirdi?!

Allah’ım aklıma mukayyet ol. Her türlü beceriksizliğin, her türlü başarısızlığın “irtica şalı” ile örtüldüğüne alışmıştık. Ama olimpiyatlardaki başarısızlığın sebebinin de irtica olabileceği kimin aklına gelebilirdi ki?

Güreş Federasyonu Başkanı Ahmet Ayık başında bulunduğu Güreş Milli Takımı’mızın olimpiyatlardaki başarısızlığının sebebini “Tarikatçılar güreş minderine sızmışlar...” diye açıklıyor. Ahmet Ayık “Göreve başladığım günden beri mesaimin çok az kısmını spora ayırabildim. Geri kalan tüm çabalarım ata sporumuzu ele geçirmeye kalkışan şeriatçılar, tarikatçılar ve Atatürk düşmanları ile savaşmak oldu.” diyor.

Aslında Ahmet Ayık kendi başarısızlığının sebebini açıklarken bilmeden büyük bir Türkiye gerçeğine işaret ediyor: Çünkü Türkiye’de hemen herkes, YÖK’te başkan, üniversitede rektör, kışlada asker, Meclis’te politikacı, okulda öğretmen, sporda yönetici Ahmet Ayık gibi asıl yapması gereken işi yapmayıp bir kısım vehimlerle uğraşıyor ve tabii ki sonuçta başarısız olunca “irticaya tuş oldum” deyip tüyüyor!

Turizm Bakanı Erkan Mumcu da İstanbul Üniversitesi’nde aynı şeyi başka şekilde söylemiş oluyordu. Bakan son derece tumturaklı bir üslupla Rektör Alemdaroğlu’na üniversitenin kışla olmadığını hatırlatırken, ona “bir üniversite rektörünün asıl görevinin özgür düşüncenin yaygınlaşmasına çalışmak ve bilim üretmek” olduğunu söylüyordu!

Biz yine irticayı tartışırken “karanlıklar genelgesi” geldi. Devlet yapması gereken asıl işleri yapmayıp sun’î gündemlerle meşgul olduğu için tıpkı Ahmet Ayık gibi başarısız olmuş, zamanında gerekli enerji yatırımlarını yapmadığı için sonunda irtica değil karanlık gelmiştir!

Oysa herkes yapması gereken işleri yapsa Türkiye’ye ne karanlık ne de irtica gelir. Gelse gelse demokrasi gelir! Size de tuhaf gelmiyor mu; irtica Türkiye’yi ele geçirmeden karanlık geliyor!


n.gonultas@zaman.com.tr



Yazarımızın en son yazıları

19/ 09/ 2000... "Demokrat yazarlar" Erbakan'ı ağzı açık dinlediler!
20/ 09/ 2000... Montajcı Balıkesirliler ve Atatürk...
22/ 09/ 2000... Soğuk savaş söylemleri, yeni ittifaklar
26/ 09/ 2000... "28 Şubat stratejilerinin başarısı için..."
27/ 09/ 2000... Meclis'in yeni dönemi 28 Şubat yasalarına ayrıldı!
29/ 09/ 2000... Vatan, dayak yemediğin yerdir!
01/ 10/ 2000... Osmanlı Ermenileri katletmedi, suçluları cezalandırdı!
03/ 10/ 2000... E-isyan bastırılamaz!
04/ 10/ 2000... Kudüs: "Öteki"nin yaşama hakkı olmayan yer!


| Ana Sayfa | Haberler| Ekonomi | Dış Haberler | Politika | Kültür Sanat | Spor | Yazarlar | Haber İndeksi | Hodri Meydan |

Copyright © 1995-2000 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21  34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:
+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: zaman@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.