GÜNCEL ANA SAYFAYA DÖNÜŞ

07/10/2000

Dünyada Zaman

Türkiye

Arşiv-Arama

Özel Dosyalar

Ana Sayfa

Haberler

Ekonomi

Dış Haberler

Politika

Kültür Sanat

Spor

Yazarlar

Haber İndeksi

Bölge Haberleri

Diziler

Televizyon

Hodri Meydan

Poli-Diyalog

Millet Kürsüsü

Tüketici Masası

Röportaj

Fikir Platformu

Basın Harmanı

Bilişim

Eğitim

Toplum

Akademi

Yaşam

Sağlık

Ulaşım

Otomobil

Medya Analiz

Açık Şemsiye

İnsan Kaynakları

Reklam

İletişim / Künye

 


DIŞ HABERLER 


Ecevit bir daha uyardı

Başbakan Ecevit ABD Büyükelçisi Pearson'a, Bill Clinton ve Washington yönetiminin Ermeni tasarısının geçmemesi yönünde gösterdiği çabalardan dolayı teşekkür ederken, ABD'yi bir kez daha uyardı.

Başbakan Bülent Ecevit, ABD'nin yeni Ankara büyükelçisi Robert Pearson'u, Amerikan Temsilciler Meclis'inde önümüzdeki salı günü oylamaya sunulacak sözde Ermeni soykırımı karar tasarısına ilişkin uyardı. Ecevit, “Karar geçerse Türk-Amerikan ikili ilişkilerine olumsuz olarak yansır.” dedi.

Başbakan Ecevit'i dün makamında ilk defa ziyaret eden Büyükelçi Pearson, 45 dakika süren bir görüşme yaptı. ABD Başkanı Bill Clinton ve Washington yönetiminin kararın geçmemesi yönünde gösterdiği çabalardan dolayı teşekkür eden Ecevit, iki ülke arasındaki ilişkilerin stratejik seviyede olmasına rağmen geçirilecek karar tasarısının ciddi yansımalarının olacağına dikkat çekti. ABD ve BM'nin Irak'a uyguladığı ambargo'nun Türkiye'ye maliyetinin 40 milyar dolara ulaştığına değinen Başbakan Ecevit, Bağdat'a sivil toplum örgütleri tarafından yapılacak tıbbi yardım taşıyan uçakların uçuşu ve Türk işadamlarının girişimlerini engelleyemeyeceğini ifade etti. Kuzey Irak konusundaki hassasiyetinin altını çizen Bülent Ecevit, Irak'ın toprak bütünlüğünün korunması için çaba göstermeye devam edeceklerini bildirdi. Görüşmede AB-Türkiye ilişkileri, Yunanistan ve Kıbrıs konularıda gündeme gelirken, İncirlik üssünün kapatılması veya faaliyetlerine kısıtlama getirilmesi gündeme getirilmedi.

Ermeni tasarısı ile ilgili özel bir mesaj getirmeyen Pearson'un tasarının geçmemesine ilişkin herhangi bir güvence vermekten kaçındığı belirtildi. Görüşme sonrası gazetecilerin sorularını cevaplandıran Pearson, tasarı konusunda Türkiye'nin hassasiyetini anlayışla karşıladıklarını belirterek gösterilen tepkiyi ciddiye aldıklarını söyledi. ABD'ye gidip mücadeleye devam edeceklerini ifade eden Pearson, “Türk-Amerikan dostluk ilişkileri çok güçlü bir temele dayanıyor. Tasarının Türkiye için önemini biliyoruz. Savunma, Dışişleri bakanlıklarımız, Güvenlik Konseyi'miz ve başkanımız kararın geçmemesi için girişimde bulundu. Her ihtimali gözönüne alıyoruz. Türk kamuoyunun duygularını anlıyoruz. Atatürk'ün kurduğu Türkiye'nin 21. yüzyıldaki rolüne önem veriyoruz. “ dedi. Keşif Gücü'nün süresinin uzatılmamasına ilişkin TBMM'nin eğilimine dair bir soruya Pearson, 'BM yaptırımları çerçevesinde Ambargo Komisyonu'nda alınan kararlara uyulması gerektiğini düşünüyoruz.' diye cevap verdi. Ankara/Zaman




Barzani Ecevit ile görüştü

Irak Kürdistan Demokrat Partisi lideri Mesut Barzani dün Başbakan Bülent Ecevit tarafından kabul edildi.

Yaklaşık bir saat süren görüşme sonrası bir açıklama yapan Barzani, Ecevit'le son derece olumlu bir görüşme yaptıklarını ifade ederek, “İkili ilişkiler, Irak'ın geleceği ve bölgedeki son durumu konuştuk. Ayrıca ekonomik konular ve güvenlik sorunu da ele alındı.” dedi.

Barzani, görüşmede ana temanın Irak'ın bütünlüğü olduğunu belirterek, Irak halkının isteklerinin de göz önüne alınacağının altının çizildiğini kaydetti. Görüşmede, bölgeye yönelik her çözümün toprak bütünlüğü çerçevesinde olacağı fikrini yinelediğini kaydeden Barzani, Ecevit'in ise Türkiye'nin bölgedeki istikrara verdiği önemi dile getirdiğini aktardı.

Barzani, 'Bağdat'la daha sıcak ilişkiler kurmanız yönünde Başbakan'ın bir önerisi oldu mu?' şeklindeki bir soruya ise, “Irak'la ne tür bir ilişkiye gireceğimize biz karar veririz.” diye cevap verdi. Ankara/Zaman




Cem: Azınlık işi tamam

Dışişleri Bakanı İsmail Cem, AB tarafından tek taraflı hazırlanan ve 8 Kasım'da açıklanacak olan Katılım Ortaklığı Belgesi'nde (KOB) Türkiye'yi bağlayıcı yeni bir azınlık oluşturma talebinin olmayacağını söyledi.

İsmail Cem, gündemdeki konulara ilişkin diplomasi muhabirlerinin sorularını cevaplandırdı. AB'nin daha önce Türkiye'de yeni bir azınlık meydana getirip haklar talep edilmesi yönünde bir yaklaşım içinde olduğunu hatırlatan Cem, ikna çabalarının sonuç vermesi sayesinde 'akıl çizgisi'ne gelindiğini vurguladı.

Cem, 'Çok uğraştık. Osmanlı ve güncel Türk tarihinden uygulamaları anlattık. Osmanlı'da Müslümanlar nerede yaşarsa yaşasınlar eşit vatandaşlık haklarına sahipti, azınlık değildi. Dini farklılığa göre azınlık vardı. Bu gelenek laiklik anlayışını benimsememizi kolaylaştırdı. AB'liler kendi tarihleri açısından yaklaşıyorlar. Oysa kendi içlerinde de azınlık uygulamalarının farklı olduğunu belirttik. Amsterdam anlaşmasını hatırlattık. Gelinen noktada kaygılarımızı dikkate aldılar. Son anda bir baskı sonucu değişiklik olmazsa KOB belgesinde azınlıklar bölümü isteğimize uygun olacak.' dedi.

AB'nin Genişleme'den sorumlu Komiseri Günter Verheugen ile sürekli temasta olduklarını, azınlıklar konusunda uzlaştıklarını anlatan Cem, diğer ihtilaflı özgürlüklerle ilgili konuların ise 'kaba hatları ile genel çerçeveler' çizilerek ifade edileceğini dile getirdi.

AB'nin genişleme için 2001'de yeni bir takvim oluşturacağına dikkat çeken Cem, 2001 yılına kadar hazırlıklar tamamlanarak müzakerelere başlanmazsa Türkiye'nin bu aşamadan sonra işinin çok zorlaşacağını söyledi. Cem, '2002 yılı AB ülkelerinde seçim yılı. Özellikle Almanya ve Fransa'da Türkiye'nin AB üyesi olmasını istemeyen radikaller üyelik sürecimizi olumsuz yönde etkiler. 2001 takvimi içinde yer almak zorundayız. Verheugen'dan bu izlenimi aldım.' dedi.

KOB'da Kıbrıs ve Ege sorunlarının yer alıp almayacağına ilişkin bir soruyu Cem, şöyle cevaplandırdı: 'Helsinki'de alınmış karar dışında bir önkoşulu kabul etmeyiz. Hukuki açıdan çok sağlam noktadayız. Helsinki yükümlülükleri dışında bir istekte bulunamazlar. Kıbrıs konusunda Helsinki bildirisinin 9 a bendine karşı olmamıza rağmen Finlandiya başbakanının müktesabat niteliğindeki mektubu nedeniyle tamam dedik. Ama b bendi Kıbrıslı Rumları uzlaşmaz tutum konusunda yüreklendiriyor. Nihai olarak sorun Bakanlar Konseyi'ne gidecek. Türkiye'nin KOB'una ilişkin Bakanlar Konseyi'nde iki ülke henüz olgunlaşmamış diye veto koyarsa Türkiye'nin AB süreci geriye gider. Ege konusunda ise Yunanistan'ın artık sesi çıkmıyor. Çünkü biz uluslararası hukuk diyoruz. Güçlü konumdayız. Yanlış imajı düzelttik. Bu durum aslında geleneksel Yunan politikalarına uymuyor.'

Faruk ARSLAN / Ankara ZAMAN




Korkulan oldu: 5 ölü

Filistin Otoritesine bağlı Tanzim Güçleri ile Hamas'ın ortaklaşa 'Gazap Günü' olarak ilan ettiği ve tedirginlikle beklenen cuma namazında beklenen oldu ve Harem-i Şerif'in Arslanlı Kapısı'ndaki çatışmalarda bir kişi, Batı Şeria ve Gazze Şeridi'nde meydana gelen çatışmalarda ise 4 kişi İsrail askerlerinin açtığı ateş sonucu yaşamlarını yitirdiler.

Batı Şeria'nın Nablus kentinde 19 yaşındaki bir genç, silahlı Filistinli grupla İsrail askerleri arasındaki çatışmada göğsünden gerçek mermiyle vurulup hayatını kaybetti. Hastane kaynakları, ölen gencin Nablus'a bağlı bir köyden olduğunu kaydetti.

Filistinli hastane kaynakları, 2'si Batı Şeria'nın Nablus kentinde, birisi yine Batı Şeria-Tulkarm'da, biri Gazze Şeridi'nin Netzarim Yahudi yerleşim birimi yakınında, bir kişi de Kudüs-Eski Kent'teki Kubbet-üs-Sahra'nın Aslanlar Kapısı yakınında olmak üzere, toplam 5 Filistinli'nin İsrail askerleri tarafından öldürüldüğünü bildirdi. Çatışmalarda, çok sayıda Filistinli'nin de yaralandığı kaydedildi.

Gün sakin başlamıştı...

Halbuki Kudüs'te gün, dün sabah beklenenden daha sessiz başlamıştı. Sükunet ortamında İsrail ve Filistin yönetimlerinin ortak çalışmaları ve karşılıklı jestleri etkili oldu. Yapılan açıklamaların aksine İsrail polisi, Mescid-i Aksa girişlerini ilk defa bu kadar serbest bıraktı. Eski Şehir'in içinde, Aksa kapılarında ve camiye giren ve çıkan Müslümanlarla direkt temasın olabileceği bütün noktalarda İsrail polisi görev yerini İslam Vakfı görevlilerine bıraktı. İsrail polisi Ağlama Duvarında ibadet eden Yahudileri bile boşalttı. Kudüs polisinin muhtemel temas noktalarını ortadan kaldırma yönündeki bu yeni uygulamasında, Başbakan Ehud Barak'ın kararlı tutumu etkili oldu.

İsrail radyoları, Barak'ın bastırması ile geçilen uygulamayı ''Mabed Tepesi'ni kaybettik.'' şeklinde yansıttılar. Nitekim bazı vakıf görevlileri de 'İstediğimizi aldık. Harem-i Şerif nihayet bizim kontrolümüzde' şeklinde açıklamalarda bulundular. Uygulama çerçevesinde Müslüman mahallesinin içindeki sokaklardan da İsrail polisi çekildi.

Gazap Günü'nün ilk sessizliği Filistinlileri de şaşırttı. Çatışma ihtimaline binaen cuma namazına katılım geçen haftalara göre oldukça düşük oldu. Hutbe ve cuma namazı oldukça kısa tutulurken müftülük, Filistinlileri sessizliğe çağırdı ve Filistinlilerin Harem-i Şerif'de sükûneti sağlayabildiklerinin gösterdiklerini; bunun önemli bir mesaj olduğunu anlattı. Namaz sonrasında Ağlama Duvarı tarafına taş atan gençler, Filistin güçleri tarafından engellendi.

Cuma namazının nisbî sessizliğine Harem-i Şerif'in Arslanlı Kapısından çıkıldıktan sonra İsrail polisi ile Filistinli gençlerin karşılaşması gölge düşürdü. İsrailli kaynaklar, bu haftaki denemenin başarılı olması halinde İsrailli yöneticilerin hiç değilse üç aylar boyunca Harem-i Şerif'in güvenliğini Filistinlilere devredebileceğini ve hatta bu uygulamanın bundan sonraki genel uygulama olarak kabul görebileceğini açıkladılar. (Kerim BALCI / Kudüs ZAMAN)




Arap zirvesi 21-22 Ekim'de

Mısır Cumhurbaşkanı Hüsnü Mübarek, Filistin topraklarındaki şiddet olaylarının ele alınacağı Arap zirvesinin, 21 ve 22 Ekim tarihinde Kahire'de yapılacağını belirtti.

'Bu zirvenin yapılması Arap ülkelerinin onayına bağlıydı' diyen Mübarek, 'Zirve için daha önce uygun şartlar yoktu, ancak İsrail-Filistin çatışmalarından sonra Arap ülkeleri liderlerini bu şiddet olaylarını görüşmek için toplantıya çağırma gerekliliğini hissettim' diye konuştu. Mısır, ayrıca, Arap zirvesinden karar çıkması halinde İsrail büyükelçisini geri çekeceğini de açıkladı. Kahire




UNICEF: 17 çocuk öldürüldü

Filistin-İsrail çatışmalarında ölenlerin 17'sinin çocuk olduğu bildirildi. BM Çocuk Fonu UNICEF Sözcüsü Lynn Geldof, çatışmalarda öldürülen çocukların 12-18 yaş arasında ve yaralanan çocukların yüzde 40'ının 18 yaşın altında olduğuna dikkati çekti.

Geldof, 'Bu çatışmalar uzun vadede çocukların gelişimine olumsuz etki yapacaktır. Bu durumdan ötürü çok kaygılıyız' dedi. UNICEF'in, çatışmalardan etkilenen çocuklara psiko-sosyal yönden destek olmaları için tıbbi personele ve Filistinli gönüllülere eğitim vereceği açıklandı. Cenevre




Muhalefet iktidarda

Yugoslavya'da halk ayaklanmasıyla Miloseviç'i deviren muhalefet, ordunun ve Rusya dahil uluslararası toplumun desteği ile iktidarını perçinledi.

Sırp Demokratik Muhalefeti'nin (DOS), ülkede düzenin sağlanması ve meşru kurumların çalıştırılması yolunda parlamentonun bir toplantı yapması amacıyla bir kriz merkezi kurduğu bildirildi. DOS tarafından kurulan kriz yönetiminin, Devlet Başkanı Vojislav Kostunica ile işbirliği halinde, ülkenin yaşamsal fonksiyonlarını yerine getireceği bildirildi. DOS yetkililerinden Velimir İliç, federal parlamentonun en kısa sürede toplanması ve düzenin sağlanması amacıyla yönetim organlarının en kısa sürede oluşturulması için tüm çabayı göstereceklerini söyledi. İliç, kriz yönetimine Karadağ yetkililerinin de katılmasını düşündüklerini söyledi.

Normalleşecek

Yugoslavya'da halkın yeni lider ilan ettiği Vojislav Kostunica, Sırbistan'daki durumun normalleşme yolunda olduğunu söyledi. Kostunica, Rusya Dışişleri Bakanı İgor İvanov ile görüşmesinden sonra yaptığı açıklamada, durumun yavaş yavaş normale döndüğünü, krizin geride kaldığını belirtti. Sırp halkının onur, kararlılık ve büyük bir soğukkanlılıkla krizi çözdüğünü ifade eden Kostunica, 'Kazanan halktır.' dedi. Dün yaptığı diğer bir açıklamada da Miloseviç ile görüşmesinin söz konusu olmadığını vurgulayan Kostunica, Miloseviç'in Uluslararası Savaş Suçları Mahkemesi'ne (USSM) teslim edilmeyeceğini de yineledi. Kostunica, USSM'yi ABDyönetiminin bir baskı aracı olarak değerlendirdi.

Miloşeviç ortada kaldı

Yugoslavya'da, orduya ait tesisler, personel ve teçhizatın doğrudan tehdit altında olması halinde ordunun harekete geçeceği bildirildi. Yugoslavya haber ajansı Tanjug, ordu liderliğine yakın kaynaklara dayanarak verdiği haberde, ordunun Yugoslavya'nın herhangi bir yerinde hareket halinde olmadığını duyurdu. Ajans, Yugoslav ordusunun kurmay heyetinin önceki gece başlayan toplantısının dün sabah sona erdiği, ancak toplantıyla ilgili açıklama yapılmadığını belirtti.

Bu arada, Belgrad'da temaslarda bulunan Rusya Dışişleri Bakanı İvanov'un, ortadan kaybolan Slobodan Miloseviç ile görüştüğü bildirildi. İsmini açıklamayan bir rahip, İvanov'un Belgrad'ın merkezindeki Patrikhane binasından ayrılışından sonra yaptığı açıklamada, 'İvanov, Patrik Pavle'ye Miloseviç ile görüştüğünü söyledi' dedi. Bir süre önce, Miloseviç'in Belgrad dışındaki ikametgahından ayrılan İvanov'un, Miloseviç ile burada mı görüştüğü, ya da Miloseviç'in hala ikametgahında mı olduğu konusunda henüz bir bilgi bulunmuyor.

DOS liderlerinden Zoran Cinciç, Belgrad'daki halk ayaklanmasının ardından Miloseviç'in Belgrad'ın güneydoğusundaki Bor kentine kaçtığını iddia etmişti.

Bu arada, Rusya Başbakanı Mihail Kasyanov, Miloseviç'e Rusya'da siyasi sığınma verilmesinin söz konusu olmadığını ifade ederken Yunanistan, Miloseviç'in bu ülkeye gelmesi durumunda tutuklanacağını ve yargılanmak üzere teslim edileceğini kaydetti.

Kıbrıs Rum Yönetimi de Miloseviç'in olası para çekmesine karşı adadaki bankalarda bulunan Yugoslav hesaplarının dondurulduğunu ve Sırp liderin Kıbrıs'a ayak basarsa tutuklanacağını duyurdu. Dış Haberler Servisi




Moskova'dan kutlama

Yugoslavya'da halkın Devlet Başkanı Slobodan Miloseviç'in görevini bırakması için ayaklanmasının ardından Rusya da Vojislav Kostunica'yı seçim zaferi dolayısıyla kutladı.

Dışişleri Bakanı Igor İvanov, Belgrad'daki görüşmesi sırasında Kostunica'yı Rus Devlet Başkanı Vladimir Putin adına, seçim zaferi dolayısıyla kutladı. Rusya böylece ilk kez Kostunica'nın 24 Eylül'deki seçim zaferini tanımış oldu. ABD Dışişleri Bakanı Albright ise, 'Rusya'nın Kostunica'yı yeni devlet başkanı olarak tanımasından' memnuniyet duyduğunu söyledi. Miloseviç'i 'Yugoslavya'nın eski devlet başkanı' olarak nitelendiren Albright, Rusya'nın tavrı konusunda, 'Bu çok önemli bir haber' dedi. Belgrad/Paris




Yaptırımlar kalkıyor

AB Savunma ve Dış Politika Yüksek Temsilcisi Javier Solana BBC'ye yaptığı açıklamada, AB'nin pazartesi gününden itibaren Yugoslavya'ya yönelik yaptırımları kaldırmaya başlayacağını bildirdi.

Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac ise yaptırımların, Sırbistan'a demokrasinin dönüşüyle birlikte kalkacağını doğruladı. Cumhurbaşkanı Chirac, yayınladığı bildiride, 'Bugün Devlet Başkanı Kostunica'yı selamlıyor ve demokrasinin dönüşüyle birlikte yaptırımların kaldırılacağını doğruluyorum.' ifadesini kullandı.

AB Komisyonu'nun dış ilişkilerden sorumlu üyesi Chris Patten ise AB'nin Sırbistan'a acil insani yardım başlatacağını bildirdi. Öte yandan, İtalya ve ABD yönetimi, Yugoslavya'daki siyasi karışıklık nedeniyle bu ülkenin mali varlıklarının korunması için gerekli adımların atılması konusunda anlaştı. Bu arada, AB'nin, Kostunica'yı, 24 Kasım'da Hırvatistan'da yapılacak AB–Balkan zirvesine davet edeceği bildirildi. Fransız resmi kaynaklarının açıklamalarına göre, AB dönem başkanı Fransa'nın Cumhurbaşkanı Chirac, söz konusu davet için Kostunica'yı telefonla arayacak. AGİT de, Yugoslavya'nın, demokratik yeni bir yönetimle uluslararası topluma yeniden katılacağının ümit edildiğini bildirdi.




USSM yargıya hazır

Hollanda'nın Lahey kentindeki Uluslararası Savaş Suçları Mahkemesi (USSM) yetkilileri, savaş suçlusu zanlısı, Miloseviç'i yargılamaya hazır olduklarını bildirdiler.

USSM sözcüsü Jim Landale, Miloseviç'in hakkındaki suçlamalar için yargılanmak üzere getirilmesini mennuniyetle karşılayacaklarını kaydetti. Landale, USSM'nin Miloseviç'in tutuklanması için özel güvenlik tedbirleri hazırlayıp hazırlamadığı konusunda ise bilgi vermekten kaçındı. Miloseviç ve başka 4 Yugoslav yetkili, geçen yıl USSM tarafından Kosova'da Arnavutlara yönelik insanlık suçu işlemekle itham edilmişti. Amsterdam



| Ana Sayfa | Haberler| Ekonomi | Dış Haberler | Politika | Kültür Sanat | Spor | Yazarlar | Haber İndeksi | Hodri Meydan |

Copyright © 1995-2000 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21  34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:
+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: zaman@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.