Dostlar festivalde görsün!
37. Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde favori gösterilen 'Filler ve Çimen' üçüncü; 'Güle Güle' ise birinci film seçildi.
Bu sene 37.’si düzenlenen Antalya Altın Portakal Film Festivali, Aspendos Açık Hava Tiyatrosu’nda düzenlenen ödül töreni ile son buldu. Abuzer Kadayıf, Acı Gönül, Eylül Fırtınası, Filler ve Çimen, Güle Güle, Melekler Evi, Renkli Türkçe ve Oyun Bozan festivalde yarışan filmlerdi. Yetişip yetişmeyeceği konusunda belirsizlik olan Ağaçlar Ayakta Ölür, son anda gösterime girmesine rağmen ödül kategorisinde değerlendirilemezken, katılacağı duyurulan Kahpe Bizans ile birlikte Gölge Aşklar da yarışmadan çekilen filmler arasındaydı.
Sinemada sistem eleştirisi
Bu senenin filmlerine baktığımızda, hakim unsurun sistem eleştirisi ve son yıllarda yaşanan siyasal kargaşanın ön plana çıktığını görüyoruz. Özellikle Filler ve Çimen, Oyun Bozan, Melekler Evi ve Eylül Fırtınası bu kategoride değerlendirilebilecek filmler arasında yeralıyor. Derviş Zaim’in senaryosunu yazdığı ve yönettiği Filler ve Çimen, konuya yaklaşımı kadar kurgusu ve kadrosunda yer alan oyuncularla dikkatleri üzerinde topladı. Mafya—devlet ve uyuşturucu ilişkilerini, reelin tuzağına düşmeden anlatan film, Zaim’in kattığı geleneksel motifler sayesinde de ayrı bir ironiye bürünüyor. Bülent Kayabaş, Ali Sürmeli, Sanem Çelik, Uğur Polat, Haluk Bilginer, Taner Birsel ve Taner Barlas’tan oluşan güçlü kadrosuyla Filler ve Çimen, gönüllerdeki filmdi.
Bu anlamda Oyun Bozan da, her ne kadar ödül açısından gözardı edilse de, güçlü senaryosu ve özellikle Zeki Alasya’nın dingin ve Okan Bayülgen’in yer yer trajikomiğe kaçan oyunculuk anlayışıyla festivalin göz dolduran filmlerindendi. Filmde, yönetmen Nesli Çölgeçen bir köşe yazarı ile bir taksi şoförünün hayatını Türkiye gerçeğinde kesiştirirken, faili meçhullere de göndermeler yapıyordu. Filmi, bir aydın ile halktan birisinin, adalet ve şeffaflık arayışı olarak da yorumlamak mümkün.
Kızılordu öldü, Yaşasın Rus balesi
SSCB yıkılmadan önce dünyaca ünlü Kızılordu Orkestrası, komünist Rusya’nın dışa açık! En önemli kültür elçilerinden biriydi. Kızılordu Orkestrası bu şanını dışarda konser vermesini yasaklayan kendi yönetimi ve sınırları içerisinde kasetlerinin satışına izin vermeyen anti komünist ülkelere rağmen kazandı. Sovyet Rusya yıkıldıktan sonra Kızılordu’nun namı azalırken Bolşoy Balesi’nden ayrılan dansçılar tarafından kurulan ‘Rus İmparatorluk Balesi (Imperial Russian Ballet)’in ünü artmaya başladı. Üç günlük gösteri için Türkiye’ye gelen ve geçtiğimiz akşam Mydonose Showland’de sahneye çıkan Rus İmparatorluk Balesi’ne İstanbullu sanatseverler yoğun ilgi gösterdi.
'Barajlar ve Kültürel Miras'
Türkiye'nin binlerce yıllık tarihî ve kültürel mirası gereği gibi gözetmeyen bir anlayışla planlanması sonucunda yaşanan uygarlık dramı, Barajlar ve Kültürel Miras STK İzleme Kurulu’nun oluşmasına sebep oldu. Kurul, bugün, Darphane-i Amire binalarında ‘Zeugma’nın yalnız olmadığı'nı duyurmak üzere bir etkinlik düzenleyecek.
Gaz lambaları
1993 yılından beri faaliyetle rini sürdüren keyfi, damak lezzetini, görselliği, sanatı ve antikaları bir bütün olarak gören Nilantik, bu kez de gaz lambaları ile eski günlere geri döndürüyor. Osmanlı döneminde kullanılmaya başlayan gaz lambaları yalnızca aydınlatma amaçlı değil, birer sanat eseri olarak karşımıza çıkıyor. Nilantik’teki sergi 11 Ekim-11 Kasım tarihleri arasında açık kalacak.
Ersoy'dan 'Nostalji 10-11-12'
Türk müziğnin sevilen sesi Muazzez Ersoy’un heyacanla beklenen Nostalji 10-11-12 albümleri bu ay sonunda piyasaya çıkıyor. 6 aylık yoğun bir çalışmanın ardından stüdyo çalışmalarını bitirdiğini belirten sanatçının albümünde 36 eser yer alıyor. Yeni albümünde son günlerin sevilen parçası 'Güz Gülleri' ni de okuduğunu ifade eden Ersoy, 'Nostalji serisinin bundan sonra devam edip etmeyeceğine halkımız karar verecek.’ dedi.
|