GÜNCEL ANA SAYFAYA DÖNÜŞ

08/10/2000

Dünyada Zaman

Türkiye

Arşiv-Arama

Özel Dosyalar

Ana Sayfa

Haberler

Ekonomi

Dış Haberler

Politika

Kültür Sanat

Spor

Yazarlar

Haber İndeksi

Bölge Haberleri

Diziler

Televizyon

Hodri Meydan

Poli-Diyalog

Millet Kürsüsü

Tüketici Masası

Röportaj

Fikir Platformu

Basın Harmanı

Bilişim

Eğitim

Toplum

Akademi

Yaşam

Sağlık

Ulaşım

Otomobil

Medya Analiz

Açık Şemsiye

İnsan Kaynakları

Reklam

İletişim / Künye

 


POLİTİKA 


'TSK 312'de hassas'

Genelkurmay'da yaptıkları görüşmede, AB ile ilgili çalışmaları ele aldıklarını belirten Mesut Yılmaz, TSK'nın 312'nin değiştirilmesi konusunda hassas olduğunu söyledi.

ANAP lideri ve Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin, TCK’nın 312. maddesinin değiştirilmesi konusunda hassas olduğunu söyledi. İspanya’nın Mallorca Adası’nda düzenlenen, “Foro Formentor Yuvarlak Masa Toplantısı”na katılan Yılmaz, İspanya Başbakanı Aznar ile görüşmesinin ardından, gazetecilerin sorularını cevapladı.

Bir gazetecinin, Genelkurmay Başkanlığı’na geçtiğimiz günlerde yaptığı ziyareti hatırlatarak, “AB ile ilgili çalışmalar gündeme geldi mi?” sorusunu yöneltmesi üzerine Yılmaz, “Tabii. Görüşmemizin amacı buydu.” dedi. Görüşmeyi kendisinin talep ettiğini bildiren Yılmaz, Türkiye’nin AB üyeliği doğrultusunda yaptığı çalışmalar, yeni yapılanma ve önümüzdeki günlerde yapmayı öngördükleri yeni düzenlemeleri görüştüklerini kaydetti. TSK’nın hangi konularda hassasiyet gösterdiğinin sorulması üzerine Yılmaz, bu konuların en önemlisinin TCK’nın 312. maddesinin değişikliği olduğunu vurguladı.

Kopenhag Kriterleri kaygısı

Kopenhag Kriterleri konusunda atılması gereken adımlarla ilgili TSK’nın bazı kaygılarını da görüştüklerini anlatan Yılmaz, şöyle konuştu: “Ama Genelkurmay’ın, TSK’nın bana ısrarla vurguladıkları husus, Türkiye’nin AB üyeliğini desteklediği, ancak Türkiye’de yakın geçmişte yaşanan bazı olaylar göz önünde tutularak ve TSK’nın bu konuda kendi yasalarından kaynaklanan sorumlulukları da dikkate alınarak, bu sürecin çok dikkatli götürülmesi gerektiğidir. Yakın geçmişte yaşadığımız iki önemli tehdidin, bölücülük ve irtica tehdidinin yeniden hortlamasına yol açacak adımlardan, çok dikkatle kaçınılması gerektiğini savunuyorlar. Bunlar, zaten bizim de paylaştığımız değerlerdir. Bu konuda hem bu tehditlere geçit vermeyecek, hem bu değerleri koruyacak, aynı zamanda AB normlarına da uyan bir çözümün mümkün olduğu görüşündeyim. Bu, bizim herhangi bir kurumumuzla, Silahlı Kuvvetler’le değil, kendi içimizde sağlamamız gereken bir uzlaşmadır. Türkiye, çok uzun zamandan beri bu arayışın içindedir. Umuyorum ki kısa zamanda da böyle bir uzlaşmayı gerçekleştirecektir.”

İspanya, Türkiye'nin savunucusu

İspanya Başbakanı Jose Maria Aznar ile görüşmesi hakkında da bilgi veren Yılmaz, Türkiye’nin AB’ye tam üyeliğinin, İspanya’nın AB içindeki hedefleriyle tam bir uygunluk arz ettiğini bildirdi. İspanya’nın AB platformlarında devamlı olarak Türkiye’nin savunuculuğunu yaptığını ifade eden Yılmaz, şöyle devam etti: “İspanya, AB’nin sadece Doğu Avrupa yönünde genişlemesinden rahatsızlık duyuyor. AB’nin Akdeniz yönünde genişlemesine büyük önem veriyor.” Yılmaz, Katılım Ortaklığı Belgesi’nde Türkiye’nin kabul edemeyeceği unsurlarla ilgili bir soru üzerine, Türkiye’nin, Kıbrıs konusunun AB ile ilişkilendirilmesine karşı çıktığını, azınlıklar konusundaki yaklaşımın değiştirilmesinin ilişkileri çıkmaza sokacağını söyledi. Mallorca




Ecevit yine tarifeli uçağı seçti

Başbakan Bülent Ecevit, bugün, İstanbul’da düzenlenen Türk–Yunan İkinci Medya Konferansı resepsiyonuna katılarak bir konuşma yapacak.

THY’nin tarifeli uçağı ile İstanbul’a gelecek olan Ecevit, programının ardından yine THY’nin tarifeli uçağı ile Ankara’ya dönecek.

'Ayrıntı bilmiyorum'

Bu arada, Başbakan Bülent Ecevit, devlet bankaları tarafından Egebank’a kredi verildiği iddialarıyla ilgili olarak, “Ayrıntı bilmiyorum.” dedi. Ecevit, Başbakanlığa gelişinde bir gazetecinin, “Egebank’a devlet bankaları tarafından kredi verildiği iddiaları var. Bu konuda ne söyleyeceksiniz?” sorusunu, “Basında çıkanların ötesinde ayrıntı bilmiyorum. Onun için bir şey söylemeyeyim.” diye cevapladı.

Ecevit, bu konuda Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Hüsamettin Özkan ile görüşmesinin olup olmadığını sorulması üzerine de “Hayır.” cevabını verdi. Ankara




Başkan adayı salıya kaldı

MHP Merkez Karar Kurulu ve Merkez Yürütme Kurulu, Devlet Bahçeli başkanlığında dün toplandı.

Meclis Başkanlığı aday çalışmasını 4 gündür yürüten Bahçeli'nin toplantıda, "Milletvekili arkadaşlarımla tek tek görüşerek, isim istiyorum. Salı günü grupta yapacağımız görüşmenin ardından adayımızı açıklayacağız." dediği öğrenildi. Olağan kongre hazırlıkları ve MKK ile MYK'daki üye sayısının azaltılması konularının da ele alındığı toplantıda, Bahçeli'ye, kongrede listelerin oluşturulması sırasında kontenjan kullanması teklif edildi.




Türkiye'nin hiçbir ayıbı yok

Devlet Bahçeli, tarihin çarpıtılarak Türk milletinden intikam almayı hedefleyen bir uluslararası senaryo ile karşı karşıya bulunulduğunu vurguladı.

MHP Genel Başkanı ve Başbakan Yardımcısı Devlet Bahçeli, Türk halkının tarihte hiçbir ayıbının bulunmadığını belirterek, "Türk milleti 1. Dünya Savaşı'nın gerçek mağdurlarından biridir. Tarihi sicilinde soykırımı olarak tanımlanabilecek hiçbir insanlık ayıbı yoktur." dedi.

MHP'nin dün yapılan MKK ve MYK toplantısı öncesinde bir basın toplantısı düzenleyen Bahçeli, tarihin çarpıtılıp bugüne taşınarak Türk milletinden intikam almayı hedefleyen bir uluslararası senaryo ile yine karşı karşıya bulunulduğunu vurguladı. Hiçbir parlamentonun Türkiye tarihini yargılama ve mahkûm etme hakkını kendinde göremeyeceğini ifade eden Bahçeli, meselenin en vahim tarafının, kendini evrensel barışın, adalet ve demokrasi gibi değerlerin hem beşiği hem de kalesi olarak gören ülkelerin içine düştüğü acı durum olduğunu kaydetti.

MHP ve demokrasi kültürü

MHP'nin, uzlaşma kültürünün gelişimine özen gösterdiğini dile getiren Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü: "MHP, sadece partiler arasında değil, hükümet bünyesinde de özenli bir ilişki geleneğinin oluşmasına öncülük etmiştir. Bugün koalisyon hükümetlerinin demokrasilerin kâbusu olarak görülmemesinin sebeplerinden biri budur." Kronikleşen enflasyonun Türkiye'nin 'adeta kaderi haline geldiğine' işaret eden Bahçeli, özellikle son 5 yıldaki hatalı politikaların sonucunda ağır bir ekonomik krizin yaşanmasının kaçınılmaz olduğunu söyledi.

MHP lideri Bahçeli, isim vermeden BBP'ye de göndermede bulundu. Devlet Bahçeli, sözlerini şöyle tamamladı: "MHP'ye karşı önyargılarından ve saplantılarından bir türlü kurtulamayanların ya da siyasî geleceklerini partimize endeksleyenlerin sesinin çok çıkması, gerçekleri değiştirmemiştir. Partimizin, parmak hesabı yapar gibi, oy hesabı yaptığı hiç görülmemiştir.” (Selim KUVEL / Ankara ZAMAN)




Dürüstlük yeniden 'in'

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Türkiye’nin, 20 yıldır yaşanan enflasyon sarhoşluğundan karın ağrıları ve spazmlarla ayılmaya çalıştığını söyleyerek, “Artık köşe dönmek mümkün değil, dürüstlük yeniden ‘in’ olmaya başladı.

Namuslu olmaya mecbur olduğumuzu keşfetmeye başlıyoruz.” diye konuştu.

CHP Parti Meclisi, genel sekreter, genel sayman ve MYK üyelikleri seçimlerini yaptı. Toplantının başında konuşan Baykal, 1998 ile 2000 yıllarındaki Türkiye'yi karşılaştırdı. CHP'nin iki yıl önce emeği, adaleti, hakkı savunduğunu ifade eden Baykal, şöyle konuştu: "İstihza ile değerlendiriliyor, dinozor kabul ediliyorduk. İki yıl sonra tekrar baktığımız Türkiye farklı olmaya başladı. Sofrada heyecanla yiyen değil, masadaki faturayı ödeyen Türkiye var. Sahte cennet bitti, vur-kaç, al-götür bitti. Toplum kendi gerçekleri ile yüzleşiyor. 20 yıldır yaşanan enflasyon sarhoşluğundan Türkiye karın ağrıları ile spazmları ile ayılmaya çalışıyor. Artık köşe dönmek mümkün değil, dürüstlük yeniden 'in' olmaya başladı. Namuslu olmaya mecbur olduğumuzu keşfetmeye başlıyoruz.”

Gelir dağılımı çarpıklığının devam ettiğini, sosyal sorunlar gizlenemez noktaya geldiğini kaydeden Baykal, "Batan 8 bankanın bugünkü bilançosu 8,6 milyar dolardır. Bu rakam ve banka sayısının çok daha fazla olması söz konusudur.” Ankara ZAMAN




Ermeni vatandaşlar azınlık değil

DYP lideri Tansu Çiller, Türkiye’nin, Ermeni kökenli vatandaşlarını hiçbir zaman azınlık olarak görmediğini belirterek, ABD’nin el atmaması gereken bir meseleyi gündeme getirdiğini kaydetti.

Türkiye’nin Irak’a uygulanmakta olan ambargoyu tartışması gerektiğini vurgulayan DYP lideri Çiller, “Türkiye, yıllardır PKK ile mücadelesini dünya kamuoyuna anlatmaya çalışıyor. ABD’nin Irak’a attığı bombalar ve uyguladığı ambargoyu da tartışalım.” dedi. Sözde Ermeni soykırımı iddialarının yerli ve yabancı tarihçiler tarafından araştırılması gerektiğini kaydeden Çiller, akademisyenlerden oluşacak bir araştırma komisyonu kurulmasını önerdi.

Memurlara destek verdi

Memur–Sen Genel Başkanı Fatih Uğurlu’yu kabul ederek bir süre görüşen Tansu Çiller, zorunlu tasarruf, sendikal haklar ve ücret dengesizliği konularında memurlara tam destek verdiklerini açıkladı. Uğurlu’nun memur kıyımı olarak nitelendirdiği KHK’lara da değinen Çiller, “Hukuka ve vicdana aykırı olan KHK Cumhurbaşkanı tarafından geri çevrilince, memurlar üzerindeki zulüm rotasyon şeklinde yapılmaya çalışılıyor. Biz hukuk çerçevesinde yapılacak her şeye destek veririz ve kamuoyuna anlatırız.” şeklinde konuştu. Ankara ZAMAN




Demokrasi yerleşmeli

9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, demokratik rejimin olduğu yerde, demokrasi kültürünün yerleşmesi gerektiğini kaydetti.

Türk-Japon Vakfı ile Ankara Halkla İlişkiler Derneği'nin düzenlediği 'Sivil Toplum Örgütlerinin Ülke İmajına Katkıları' başlıklı toplantıya katılan Demirel, burada yaptığı konuşmada, sivil toplum örgütlerinin önemine işaret etti. Demirel, "Bir ülkenin insanları yaşadığı çağdaki haklarını biliyorsa, sıkıntı çektiği zamanlarda bile 'bu haklar olmasa da olur' demiyorsa, o zaman sivil toplumun asgari şartı teşekkül etmiştir." dedi. Fertleri böyle olan bir toplumun endişe etmemesi gerektiğini kaydeden Demirel, çoksesliliğin demokrasi kültürünün ana şartı olduğunu söyledi.

Demirel, bir gazetecinin, "Dün 'yeğenlerin suçu eğer bölüşülüyorsa ben paylaşırım' dediniz. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?" sorusuna, "O konu kapanmıştır." cevabını verdi.




'Af çıkarsa PKK silah bırakır'

HADEP Genel Başkanı Ahmet Turan Demir, sınır ötesinde bulunan silahlı PKK'lıların çıkarılacak genel afla demokratik yaşama dönmelerinin sağlanabileceğini söyledi.

HADEP Kadın Kolları 1. Olağan Kurultayı'nın açılışında konuşan Demir, hükümetin silahlı PKK'lıların sınır ötesinde kalmasından rahatsız olduğunu, böylece yeniden çatışma ortamının ortaya çıkması ihtimalini düşündüğünü kaydetti. Demir, şöyle konuştu: "Genel afla bunların silahsız hale getirilmesi ve böylece demokratik şartlarda gelip yaşamlarını sürdürmeleri mümkündür." Yunanistan, İsveç ve Norveç'teki partilerden mesajların gediği kurultaya, Fransa'nın Ankara Büyükelçiliği'nden bir temsilci de katıldı. Ankara




Erdoğan'ın 648 günü var

Merkez sağda yeni bir oluşum içinde olduğu savunulan Recep Tayyip Erdoğan'ın siyasi yasaklılık hali, 21 ay 18 gün sonra; yani 26 Temmuz 2002 tarihinde bitiyor.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi eski Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, o zamana kadar bir değişiklik olmazsa 21 ay 18 gün sonra siyasete dönebilecek. Siirt’te yaptığı konuşma nedeniyle bir yıl hapis ve ömür boyu siyaset yasağı cezası alan Erdoğan, 26 Temmuz 2002 tarihinde ceza aldığı mahkemeye başvurarak yasağının kaldırılmasını sağlayabilir.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Vural Savaş tarafından “Değişti, samimi ve uyum gösteriyor.” şeklinde takdir alan Erdoğan’a 21 Nisan 1998 tarihinde Diyarbakır DGM tarafından ceza verilmişti. Erdoğan’ın cezası 23 Eylül 1998 tarihinde Yargıtay tarafından onaylandı. Cezaevine 26 Mart 1999 tarihinde giren Tayyip Erdoğan, 4 ay yattıktan sonra 26 Temmuz 1999 tarihinde tahliye oldu. Erdoğan, TCK’nın 121. maddesine göre, 2002 yılında siyasi yasaklılık halinin kaldırılmasını isteyebilecek. Yasaya göre, memnu hakların iadesi, infaz tamamlandıktan sonra başlıyor. Erdoğan, 26 Temmuz 1999 tarihinde cezaevinden çıktığı için, bu tarihten itibaren üç yıl sonra mahkemeye başvurarak haklarının iadesini isteyecek. Buna göre Erdoğan, en erken 26 Temmuz 2002 tarihinde başvuru yapabilecek. Erdoğan bu talebine Savaş’ın kendisi hakkındaki kanaatini de delil gösterebilecek. (Emine DOLMACI / Ankara ZAMAN)




Fazilet'in Egebank atağı

FP Genel Başkanı Recai Kutan, Egebank soruşturması ile ilgili olarak, "Egebank, buzdağının görünen yüzüdür. Esas, suyun altındaki buzdağı büyük olaylarla ilgilidir." dedi.

Partisinin Ankara'daki Tanıtma Başkanlığı Bölge Toplantısı'nın açılışında konuşan Kutan, olayın bütün yönleriyle ortaya çıkması için TBMM’ye araştırma önergeleri vereceklerini bildirdi.

Egebank konusunu tek başına ele almanın yanlış olduğunu ifade eden Kutan, ortaya çıkan yolsuzluğun milletin geleceğe dönük umutlarını zedelediğini vurguladı. Kutan, şöyle konuştu: “Bu olayın üzerine ciddiyetle gidilmektedir. Olay incelendiğinde çok daha geniş yerlere yayılacaktır. Murat Demirel çok daha geniş ithamlar başlattı. Bunun içine bürokrasinin bir bölümü de girmektedir. Bu bankalarla ilgili konular zamanında rapora bağlanmasına rağmen ciddi tedbirler alınmamıştı. Bunun da hesabı sorulacaktır. Meclis çalışmaları başladığında bu konu FP’nin araştırma önergeleriyle gündeme gelecektir.”

Hükümetin, hukuka aykırı yasa teklifleri hazırladığını da savunan Kutan, bütün KHK'ları iptal ettirmek amacıyla Anayasa Mahkemesi'ne taşıyacaklarını açıkladı.

Kutan, bazı siyasetçilerin Türkiye'deki Ermeni işadamlarının sınırdışı edilmesini önerildiğinin hatırlatılması üzerine, "Türkiye'deki Ermeniler bizim kültürümüz içinde erimiş vatandaşlarımızdır. Kim bu meseleyi Türkiye'deki Ermeniler'le irtibatlandırmaya kalkarsa yanlış yoldadır." cevabını verdi. Ankara ZAMAN




Kimseye yaptığı kâr kalmaz

Devlet Bakanı Ramazan Mirzaoğlu, hükümetleri döneminde, Meclis’ten çıkan Bankalar Kanunu ile hükümete bazı bankalara el koyma yetkisi verildiğini belirterek, “Çok sayılan yeğenler bugün hesap vermek durumunda kaldılar.

Yapanın yanına hiçbir şey kalmayacak.” dedi.

Kırşehir’in Kaman ilçesinde düzenlenen 10. Kaman Ceviz, Kültür ve Sanat Festivali’ne katılan Bakan Mirzaoğlu, geçmiş dönemlerde devlet bankalarının içinin soyulduğunu ifade ederek, “Bu hükümet zamanında bu Meclis’ten çıkan Bankalar Kanunu ile hükümete bazı bankalara el koyma yetkisi verildi. Çok sayılan yeğenler bugün hesap vermek durumunda kaldılar. Yapanın yanına hiçbir şey kalmayacak. Bu fakir–fukara milletin parasını çalanlar en şiddetli şekilde kanunî takibata uğrayacaklardır.” şeklinde konuştu.

Hükümetin Türkiye’yi düzlüğe çıkarmaya kararlı olduğunu kaydeden Mirzaoğlu, ekonomik istikrar programı ile Türkiye’yi en kısa zamanda huzur ve asayişe çıkaracaklarını kaydetti. Kaman




Siyasi partiler birlik olmalı

Yeniden Doğuş Partisi (YDP) Genel Başkanı Rüştü Çelebi, bütün siyasî partiler, sivil toplum kuruluşları ile propaganda ve lobi oluşturan organizasyonların, tarihî iftira niteliğindeki sözde “Ermeni soykırımı” tasarısına karşı bir ve beraber olmaları gerektiğini bildirdi.

Çelebi, yaptığı yazılı açıklamada, ABD Temsilciler Meclisi’nin Alt Komitesi’nde kabul edilen sözde “Ermeni soykırımı” karar tasarısına tepki gösterdi. Bu konunun millî bir mesele olduğunu vurgulayan Çelebi, “Bütün siyasî partilerimiz, toplum örgütleri, sivil toplum kuruluşları, propaganda ve lobi oluşturan organizasyonlar, bu tarihî iftira niteliğindeki tasarıya karşı, tarihi ve milletimizin haklarını savunmada bir ve beraber olmalıdır.” dedi. İstanbul



| Ana Sayfa | Haberler| Ekonomi | Dış Haberler | Politika | Kültür Sanat | Spor | Yazarlar | Haber İndeksi | Hodri Meydan |

Copyright © 1995-2000 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21  34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:
+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: zaman@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.