GÜNCEL ANA SAYFAYA DÖNÜŞ

08/10/2000

Dünyada Zaman

Türkiye

Arşiv-Arama

Özel Dosyalar

Ana Sayfa

Haberler

Ekonomi

Dış Haberler

Politika

Kültür Sanat

Spor

Yazarlar

Haber İndeksi

Bölge Haberleri

Diziler

Televizyon

Hodri Meydan

Poli-Diyalog

Millet Kürsüsü

Tüketici Masası

Röportaj

Fikir Platformu

Basın Harmanı

Bilişim

Eğitim

Toplum

Akademi

Yaşam

Sağlık

Ulaşım

Otomobil

Medya Analiz

Açık Şemsiye

İnsan Kaynakları

Reklam

İletişim / Künye

 


TOPLUM 

Grip ağır bir hastalık

Prof. Dr. Demir Serter, kasım ve aralık aylarında Türkiye’de gribin ağır bir şekilde görüldüğünü belirtti ve ‘Korunma için grip aşısı yapılmalı.’ dedi.

Ege Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Demir Serter, bu yıl Türkiye’de uluslararası kaynaklı bir grip salgını beklenmediğini bildirdi. Serter, Türkiye’nin soğuk havanın etkisi altına yavaş yavaş girmeye başladığını, akciğer, böbrek ve şeker hastaları ile 60–65 yaşın üstündeki risk gruplarının çok dikkatli olması gerektiğini belirtti.
Kasım ve aralık aylarında Türkiye’nin birçok yerinde grip hastalığının ağır şekilde görüldüğüne işaret eden Serter, “Grip ağır bir hastalıktır. Grip komplikasyonlarından korunmak için bu ay içinde grip aşısı yaptırmakta büyük fayda vardır. Grip aşısı şu anda 5–6 milyon lira civarında. Hastalık salgın hale geldiğinde aşının bir yararı olmuyor. 1–2 ay önceden hazırlıklı olmalıyız. Şimdiden grip aşısı yaptırmak, hastalıktan sonra doktora ve ilaca para vermekten çok ucuza geliyor. Hastalık sonucu ayrıca iş kayıpları da büyük oluyor.” dedi.
Antibiyotikin etkisi yok
Demir Serter, grip salgını sırasında çok ilaç kullanılmasının yanlış olduğuna değinerek, antibiyotiklerin gribal enfeksiyonlarda hiç etkisinin olmadığını açıkladı. Antibiyotik kullanan hastaların mutlaka doktor denetiminde bunları almasını öneren Serter, bilinçsizce alınan antibiyotiklerin böbrek rahatsızlıklarını artırdığını kaydetti. Serter, Türkiye’de bu yıl uluslararası kaynaklı ağır bir grip virüsü beklenmediğini öne sürerek, “Dünyanın bir bölgesinde gelişip yayılan ve binlerce insanı ilgilendiren ağır grip virüsü 10–20 yılda bir görülüyor. O yüzden yapılan araştırmalarda şu ana kadar dünyayı etkileyecek, bölgesel virüs olmayacağı yönünde raporlar var.” diye konuştu. İZMİR

Üretim tarihine baktınız mı?


Tüketici dernekleri, tüketiminin kısa sürede gerçekleşmesi gereken gıda maddesi üreten firmaların üretim tarihi üzerinde oynamalar yaptığı belirterek, tüketicileri dikkatli olmaları konusunda uyardı. Tükettiğimiz ürünlerin son kullanım tarihi önemli; fakat ya üretim tarihi? Özellikle kısa sürede tüketilmesi gereken gıda maddelerinde bazı üretici firmalar, üretim tarihini ileri tarihler atarak tüketiciyi aldatıyor. Tüketiciler Derneği Başkanı Engin Başaran, yaz aylarında özellikle et ve süt ürünlerinde hijyenik şartların sağlanmasının zorlaştığını belirterek, şunları söyledi:
“Tüketimi süreye bağlı ürünler çabuk tüketilmeli. Türk tüketicisi son dönemlerde bilinçlenmeye başladı ve aldıkları üründe son kullanım tarihini kontrol ediyor. Fakat son kullanım tarihiyle birlikte üretim tarihi de önemli. Bazı firmalar üretim tarihine ileri tarihleri atarak son kullanım tarihini uzatıyorlar ve tüketiciyi aldatıyorlar. Bizlere tüketicinin aldığı; fakat hâlâ üretim tarihi gelmemiş ürünlerle ilgili şikayetler geliyor. Bu nedenle tüketicilerden üretim tarihini de dikkatle incelemelerini talep ediyoruz.”
Başkan Başaran kanuna göre etiketlerde mutlak surette üretim, son kullanım tarihleriyle birlikte katkı maddelerinin de yer alması gerektiğini söyleyerek, “Bazı firmalar üretim ve son kullanım tarihiyle ilgili bilgileri ambalaj altına yazarak tüketiciyi kontrolde zorluyorlar. Veya kağıt etiketlerle bu bilgileri veriyorlar; fakat bu etiketlerin değiştirilmesi çok kolay oluyor. Bu nedenle tüketiciler, bu bilgilerin kolay görülebilecek ve net okunacak şekilde üretim yapan dürüst üreticileri seçmelidirler.” diye konuştu.
Öte yandan, üretim tarihi gerçeği ifade etmeyen ürünlerin noter tarafından tespit edilmesi halinde verilecek ceza ise ağır. Özellikle üretim tarihinden önce ürünün piyasaya sürüldüğünün ispatı halinde o firmanın ürünleri ayıplı mal kapsamına alınıyor ve bir yıl süreyle tüm ürünleri seri halde toplatılabiliyor. (Mustafa ÖZGE / İstanbul ZAMAN)

Çocuğunuzun ödevini yapmayın


Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Adil Türkoğlu ailelerin, ev ödevleri konusundaki yaklaşımlarının genelde yanlış olduğunu, birçok anne babanın çocuğunun ev ödevlerini yaparak, ona en büyük kötülüğü yaptığını belirtti. Türkoğlu, “Aileler, çocuklarının ev ödevlerine fazla yardım etmemelidir. Bırakınız çocuk eksik ödev yapsın, hatalı yapsın; ama bağımsız çalışma alışkanlığını kazansın. Çocuk, eksiklerini ve hatalarını göre göre zaman içinde az eksikle, az hatayla çalışmasını öğrenecektir.” dedi.

Türk milli eğitim sisteminin ev ödevlerinde yoğunlaştığını ve öğretmenlerin alışkanlıkla her gün fazla miktarda ev ödevleri vererek, öğrenciler için hem okulu hem evi bir hapishaneye dönüştürdüğünü söyleyen Türkoğlu, fazla ev ödevlerinin öğrenciyi bunalttığını ve okuldan uzaklaştırdığını dile getirdi. Türkoğlu, “Bunalan ve sıkılan öğrenci okula gitmek istememekte ve derslerinde başarılı olamamaktadır. Bunun sonucunda çıkan olumsuzlukları, öğretmenler ailelerin ilgisizliğine, aileler ise öğretmenin başarısızlığına fatura etmektedirler.” diye konuştu.
Öğrenciye az ödev verilmesi ve verilen ödevlerin de mutlaka kontrol edilmesi gerektiğini kaydeden Türkoğlu, şu öneride bulundu: “Ev ödevleri, öğrenciyi araştırıcı–geliştirici ve yaratıcılığa yöneltmelidir. Ödevler, oradan buradan kopya edilen düşünceler değil, analize, senteze götüren, sorgulayan ve tartışmaya yönelten biçimde olmalıdır. Ödevler ayda bir kez ya da sömestr tatilinde verilmelidir.”
Özellikle ilköğretim birinci, ikinci ve üçüncü sınıflarda her gün ödev verilmesinin bilimsel ilkelere aykırı olduğunu anlatan Türkoğlu, “İlköğretimde ödevler, az ve ödevi zevkli hale getirecek şekilde olmalıdır.” dedi.

C vitamini koruyor


Japon bilim adamları, kanlarında C vitamini oranı yüksek bulunanların, beyin kanaması ve inmelere karşı dayanıklı olduğunu tesbit ettiler. 20 yıl önce Japonya’da 880 erkek ve bin 241 kadın üzerinde başlatılan araştırmalar sonunda, 196 kişide inme ve beyin kanamasının görüldüğü ve bu kişilerin kanlarındaki C vitamini oranının düşük olduğu belirlendi. Tokyo Tıp Araştırma Enstitüsü bilim adamlarından Tetsuji Yokoyama, kanlarında çok düşük oranda C vitamini bulunanların, yüzde 70 inme ve beyin kanaması riski altında olduklarını açıkladı. Amerikan Kalp Birliği yayın organında yer alan araştırma raporunda, yeterli C vitamini alabilmek için haftanın her günü sebze ve meyve yemenin gerektiği hatırlatıldı. Araştırmacılar, beslenme yoluyla yeterli C vitamini alamayan sigara tiryakilerinin, mutlaka C vitamini haplarını kullanmalarını hatırlatıyor. Sigaranın vücuttaki C vitamini oranını önemli miktarda yok ettiği belirtildi. CHICAGO



Aile Hayatı

Çocuk sahibi olmak için geç kalmayın!

Evlenme Manileri

Evlilik ama nasıl?

Resmisi olmadan Dini nikaha hayır!

Nesrin ve Cemile'nin gizli nikah dramı

Bibliyografya

Ümmü Gülsüm

Alvarlı Efe

Akşemsettin

Şehit Çoban

Hasan Sabbah

Kab İbn-i Malik

Mahmud Sami

Dinin Emrettikleri

Yalan, yalan

Allah, dilenen kimseyi sevmez

Kurban

Müslüman,
emin olunandır

Yalana yakanızı sakın kaptırmayın!

İslam Tarihi

Mazlumun Hakkını Alma Mücadelesi

Hz. Peygamber
ve Gençlik

Sağlık

Suni Döllenme

Tıpta Ilizarov

Sanal Dünya

Gözler Göklerde

İnsanlık Tarihi

Şehir Hayatı

Suçlu Şehir!

Sosyal İlişkiler

Vahşetin Diğer
Adı: TÖRE

14'ünde Sevdiler 15'inde Evlendiler

6 Ayda 28 İntihar

Genel

Adınızı
Bağışlar mısınız?

Editör
Serhat Şeftali
s.seftali@zaman.com.tr

Toplum sayfası haftanın Çarşamba Cuma Cumartesi ve Pazar günleri yenilenir



| Ana Sayfa | Haberler| Ekonomi | Dış Haberler | Politika | Kültür Sanat | Spor | Yazarlar | Haber İndeksi | Hodri Meydan |

Copyright © 1995-2000 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21  34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:
+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: zaman@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.